Kelime Haritası
أ
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 2 farklı görevde kullanılıyor.
Harfi İstfiham: Soru: mi?, nasıl?, ne zaman?, nerede?…
472ayette
507kez geçiyor
74/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %82 · Medenî %18
İlk inen ayet
Alak 9
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
472 ayet
اَيَطْمَعُ
كُلُّ
امْرِئٍ
مِنْهُمْ
اَنْ
يُدْخَلَ
جَنَّةَ
نَع۪يمٍۙ
Onlardan herbiri nimet bahçesine konulacağını mı umuyor?[38]
اَلَمْ
تَرَوْا
كَيْفَ
خَلَقَ
اللّٰهُ
سَبْعَ
سَمٰوَاتٍ
طِبَاقاًۙ
«Allah’ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz?»[15]
وَاَنَّا
لَا
نَدْر۪ٓي
اَشَرٌّ
اُر۪يدَ
بِمَنْ
فِي
الْاَرْضِ
اَمْ
اَرَادَ
بِهِمْ
رَبُّهُمْ
رَشَداًۙ
«Yeryüzünde olanlara kötülük mü murad edildi, yahut Rableri onlara bir iyilik mi dilemiştir, doğrusu biz bilemeyiz.»[10]
قُلْ
اِنْ
اَدْر۪ٓي
اَقَر۪يبٌ
مَا
تُوعَدُونَ
اَمْ
يَجْعَلُ
لَهُ
رَبّ۪ٓي
اَمَداً
De ki: Size söz verilen yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır ben bilmem.»[25]
اَيَحْسَبُ
الْاِنْسَانُ
اَلَّنْ
نَجْمَعَ
عِظَامَهُۜ
İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?[3]
اَيَحْسَبُ
الْاِنْسَانُ
اَنْ
يُتْرَكَ
سُدًىۜ
İnsanoğlu kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?[36]
اَلَمْ
يَكُ
نُطْفَةً
مِنْ
مَنِيٍّ
يُمْنٰىۙ
O, katılan bir meni damlası değil miydi?[37]
اَلَيْسَ
ذٰلِكَ
بِقَادِرٍ
عَلٰٓى
اَنْ
يُحْيِيَ
الْمَوْتٰى
Bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? Elbette yeter.[40]
اَلَمْ
نُهْلِكِ
الْاَوَّل۪ينَۜ
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.[16-17]
اَلَمْ
نَخْلُقْكُمْ
مِنْ
مَٓاءٍ
مَه۪ينٍۙ
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?[20-22]
اَلَمْ
نَجْعَلِ
الْاَرْضَ
كِفَاتاًۙ
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?[25-26]
اَلَمْ
نَجْعَلِ
الْاَرْضَ
مِهَاداًۙ
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?[6-7]
يَقُولُونَ
ءَاِنَّا
لَمَرْدُودُونَ
فِي
الْحَافِرَةِۜ
Derler ki: «Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?»[10]
ءَاِذَا
كُنَّا
عِظَاماً
نَخِرَةًۜ
«Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?»[11]
ءَاَنْتُمْ
اَشَدُّ
خَلْقاً
اَمِ
السَّمَٓاءُۜ
بَنٰيهَا۠
Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.[27-28]
اَلَا
يَظُنُّ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَنَّهُمْ
مَبْعُوثُونَۙ
Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?[4-5]
اَفَلَا
يَنْظُرُونَ
اِلَى
الْاِبِلِ
كَيْفَ
خُلِقَتْ۠
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?[17-20]
اَلَمْ
تَرَ
كَيْفَ
فَعَلَ
رَبُّكَ
بِعَادٍۙۖ
Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?[6-8]
اَيَحْسَبُ
اَنْ
لَنْ
يَقْدِرَ
عَلَيْهِ
اَحَدٌۢ
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?[5]
اَيَحْسَبُ
اَنْ
لَمْ
يَرَهُٓ
اَحَدٌۜ
O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor?[7]
Yükleniyor...