Kelime Haritası

أ

İşlevleri

Bu edat Kur'an'da 2 farklı görevde kullanılıyor.

478ayette
513kez geçiyor
75/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %81 · Medenî %19
İlk inen ayet Alak 9

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 4 kez 2. inen: Kalem — 2 kez 3. inen: Müzzemmil — 0 kez 4. inen: Müddessir — 0 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 0 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 0 kez 10. inen: Fecr — 1 kez 11. inen: Duhâ — 1 kez 12. inen: İnşirâh — 1 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 1 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 1 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 2 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 6 kez 24. inen: Abese — 0 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 1 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 4 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 3 kez 34. inen: Kâf — 3 kez 35. inen: Beled — 3 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 3 kez 38. inen: Sâd — 4 kez 39. inen: A’râf — 29 kez 40. inen: Cin — 2 kez 41. inen: Yâsîn — 13 kez 42. inen: Furkân — 9 kez 43. inen: Fâtır — 5 kez 44. inen: Meryem — 6 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 7 kez 46. inen: Vâkı’a — 12 kez 47. inen: Şu’arâ — 21 kez 48. inen: Neml — 17 kez 49. inen: Kasas — 10 kez 50. inen: İsrâ — 10 kez 51. inen: Yûnus — 20 kez 52. inen: Hûd — 15 kez 53. inen: Yûsuf — 8 kez 54. inen: Hicr — 2 kez 55. inen: En’âm — 22 kez 56. inen: Sâffât — 20 kez 57. inen: Lokman — 4 kez 58. inen: Sebe’ — 4 kez 59. inen: Zümer — 14 kez 60. inen: Mü’min — 5 kez 61. inen: Fussilet — 6 kez 62. inen: Şûrâ — 0 kez 63. inen: Zuhruf — 10 kez 64. inen: Duhân — 1 kez 65. inen: Câsiye — 3 kez 66. inen: Ahkâf — 6 kez 67. inen: Zâriyât — 3 kez 68. inen: Gâşiye — 1 kez 69. inen: Kehf — 8 kez 70. inen: Nahl — 9 kez 71. inen: Nûh — 1 kez 72. inen: İbrahim — 7 kez 73. inen: Enbiyâ — 15 kez 74. inen: Mü’minûn — 13 kez 75. inen: Secde — 8 kez 76. inen: Tûr — 1 kez 77. inen: Mülk — 7 kez 78. inen: Hâkka — 0 kez 79. inen: Me’âric — 1 kez 80. inen: Nebe’ — 1 kez 81. inen: Nâzi’ât — 3 kez 82. inen: İnfitâr — 0 kez 83. inen: İnşikâk — 0 kez 84. inen: Rûm — 3 kez 85. inen: Ankebût — 8 kez 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez 87. inen: Bakara — 26 kez 88. inen: Enfâl — 0 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 12 kez 90. inen: Ahzâb — 0 kez 91. inen: Mümtehine — 0 kez 92. inen: Nisâ — 13 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 2 kez 95. inen: Muhammed — 3 kez 96. inen: Ra’d — 7 kez 97. inen: Rahmân — 0 kez 98. inen: İnsan — 0 kez 99. inen: Talâk — 0 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 1 kez 102. inen: Nûr — 4 kez 103. inen: Hac — 6 kez 104. inen: Münâfikûn — 1 kez 105. inen: Mücâdele — 4 kez 106. inen: Hucurât — 2 kez 107. inen: Tahrîm — 0 kez 108. inen: Teğâbun — 2 kez 109. inen: Saff — 0 kez 110. inen: Cum’a — 0 kez 111. inen: Fetih — 0 kez 112. inen: Mâide — 8 kez 113. inen: Tevbe — 11 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

478 ayet

اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٓافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَص۪يرٌ
Üzerlerinde kanat çırpan dizi dizi kuşları görmezler mi? Onları havada Rahman olan Allah’tan başkası tutmuyor; doğrusu, O, herşeyi görendir.[19]
اَفَمَنْ يَمْش۪ي مُكِباًّ عَلٰى وَجْهِه۪ٓ اَهْدٰٓى اَمَّنْ يَمْش۪ي سَوِياًّ عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
Yüzükoyun sürünen mi, yoksa doğru yolda düpedüz yürüyen mi daha doğru yoldadır?[22]
قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَهْلَكَنِيَ اللّٰهُ وَمَنْ مَعِيَ اَوْ رَحِمَنَاۙ فَمَنْ يُج۪يرُ الْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ
De ki: «Allah, beni ve benimle beraber bulunanları isterse yok eder veya isterse merhamet eder; söyleyin, bu takdirde inkarcıları, can yakıcı azabdan kim alıkoyabilir?»[28]
قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَٓاؤُ۬كُمْ غَوْراً فَمَنْ يَأْت۪يكُمْ بِمَٓاءٍ مَع۪ينٍ
De ki: «Suyunuz yere batarsa, söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir?»[30]
قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَـكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ
Ortancaları: «Ben size Allah’ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?» dedi.[28]
اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِم۪ينَ كَالْمُجْرِم۪ينَۜ
Kendilerini Allah’a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?[35]
اَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَع۪يمٍۙ
Onlardan herbiri nimet bahçesine konulacağını mı umuyor?[38]
اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقاًۙ
«Allah’ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz?»[15]
وَاَنَّا لَا نَدْر۪ٓي اَشَرٌّ اُر۪يدَ بِمَنْ فِي الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَداًۙ
«Yeryüzünde olanlara kötülük mü murad edildi, yahut Rableri onlara bir iyilik mi dilemiştir, doğrusu biz bilemeyiz.»[10]
قُلْ اِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ مَا تُوعَدُونَ اَمْ يَجْعَلُ لَهُ رَبّ۪ٓي اَمَداً
De ki: Size söz verilen yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır ben bilmem.»[25]
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ
İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?[3]
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ
İnsanoğlu kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?[36]
اَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِيٍّ يُمْنٰىۙ
O, katılan bir meni damlası değil miydi?[37]
اَلَيْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰى
Bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? Elbette yeter.[40]
اَلَمْ نُهْلِكِ الْاَوَّل۪ينَۜ
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.[16-17]
اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?[20-22]
اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ كِفَاتاًۙ
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?[25-26]
اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ مِهَاداًۙ
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?[6-7]
يَقُولُونَ ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِي الْحَافِرَةِۜ
Derler ki: «Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?»[10]
ءَاِذَا كُنَّا عِظَاماً نَخِرَةًۜ
«Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?»[11]
Yükleniyor...