Kelime Haritası
إِلَّا
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 2 farklı görevde kullanılıyor.
Hasr Edatı: Sınırlama: ancak, sadece…
511ayette
558kez geçiyor
68/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %78 · Medenî %22
İlk inen ayet
Kalem 52
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
511 ayet
لَا
يَسْمَعُونَ
ف۪يهَا
لَغْواً
اِلَّا
سَلَاماًۜ
وَلَهُمْ
رِزْقُهُمْ
ف۪يهَا
بُكْرَةً
وَعَشِياًّ
Orada boş sözler değil sadece esenlik veren sözler işitirler. Orada rızıklarını sabah akşam hazır bulurlar.[62]
وَمَا
نَتَنَزَّلُ
اِلَّا
بِاَمْرِ
رَبِّكَۚ
لَهُ
مَا
بَيْنَ
اَيْد۪ينَا
وَمَا
خَلْفَنَا
وَمَا
بَيْنَ
ذٰلِكَۚ
وَمَا
كَانَ
رَبُّكَ
نَسِياًّۚ
Cebrail: «Biz ancak Rabbinin buyruğu ile ineriz, geçmişimizi geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O’na mahsustur. Rabbin unutkan değildir.»[64]
وَاِنْ
مِنْكُمْ
اِلَّا
وَارِدُهَاۚ
كَانَ
عَلٰى
رَبِّكَ
حَتْماً
مَقْضِياًّۚ
Sizden cehenneme uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.[71]
لَا
يَمْلِكُونَ
الشَّفَاعَةَ
اِلَّا
مَنِ
اتَّخَذَ
عِنْدَ
الرَّحْمٰنِ
عَهْداًۢ
Rahman’ın katında bir ahd almış olandan başkası asla şefaatte bulunamıyacaktır.[87]
اِنْ
كُلُّ
مَنْ
فِي
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
اِلَّٓا
اٰتِي
الرَّحْمٰنِ
عَبْداًۜ
Oysa Rahman’a çocuk edinmek yaraşmaz, çünkü göklerde ve yerde olan her şey Rahman’a baş eğmiş kul olarak gelecektir.[92-93]
اِلَّا
تَذْكِرَةً
لِمَنْ
يَخْشٰىۙ
Kuran’ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah’tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.[2-4]
اَللّٰهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۜ
لَهُ
الْاَسْمَٓاءُ
الْحُسْنٰى
Allah’tan başka tanrı yoktur, en güzel isimler O’nundur.[8]
اِنَّـن۪ٓي
اَنَا
اللّٰهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّٓا
اَنَا۬
فَاعْبُدْن۪يۙ
وَاَقِمِ
الصَّلٰوةَ
لِذِكْر۪ي
«Şüphesiz Ben Allah’ım, Benden başka tanrı yoktur; Bana kulluk et; Beni anmak için namaz kıl.»[14]
اِنَّـمَٓا
اِلٰهُكُمُ
اللّٰهُ
الَّذ۪ي
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۜ
وَسِعَ
كُلَّ
شَيْءٍ
عِلْماً
Sizin Tanrınız, ancak, O’ndan başka tanrı olmayan Allah’tır. İlmi her şeyi içine almıştır.[98]
يَتَخَافَتُونَ
بَيْنَهُمْ
اِنْ
لَبِثْتُمْ
اِلَّا
عَشْراً
«Siz dünyada sadece on gün eğleştiniz» diye, aralarında saklı saklı konuşurlar.[103]
نَحْنُ
اَعْلَمُ
بِمَا
يَقُولُونَ
اِذْ
يَقُولُ
اَمْثَلُهُمْ
طَر۪يقَةً
اِنْ
لَبِثْتُمْ
اِلَّا
يَوْماً۟
Aralarında konuştuklarını Biz daha iyi biliriz. En akıllıları: «Sadece bir gün eğleştiniz» der.[104]
يَوْمَئِذٍ
يَتَّبِعُونَ
الدَّاعِيَ
لَا
عِوَجَ
لَهُۚ
وَخَشَعَتِ
الْاَصْوَاتُ
لِلرَّحْمٰنِ
فَلَا
تَسْمَعُ
اِلَّا
هَمْساً
Sana dağları sorarlar; de ki: «Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman’ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin.»[105-108]
يَوْمَئِذٍ
لَا
تَنْفَعُ
الشَّفَاعَةُ
اِلَّا
مَنْ
اَذِنَ
لَهُ
الرَّحْمٰنُ
وَرَضِيَ
لَهُ
قَوْلاً
O gün Rahman’ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.[109]
وَاِذْ
قُلْنَا
لِلْمَلٰٓئِكَةِ
اسْجُدُوا
لِاٰدَمَ
فَسَجَدُٓوا
اِلَّٓا
اِبْل۪يسَۜ
اَبٰى
Meleklere: «Adem’e secde edin» demiştik; İblis’ten başka hepsi secde etmiş, o çekinmişti.[116]
مَا
يَأْت۪يهِمْ
مِنْ
ذِكْرٍ
مِنْ
رَبِّهِمْ
مُحْدَثٍ
اِلَّا
اسْتَمَعُوهُ
وَهُمْ
يَلْعَبُونَۙ
Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtarı mutlaka, gönülleri gaflet içinde eğlenerek dinlerler. Zulmedenler, gizli toplantılarında: «Bu zat, sizin gibi bir insandan başka bir şey midir? Siz, göz göre göre sihre mi uyarsınız?» diye konuşurlar.[2-3]
لَاهِيَةً
قُلُوبُهُمْۜ
وَاَسَرُّوا
النَّجْوٰىۗ
اَلَّذ۪ينَ
ظَلَمُواۗ
هَلْ
هٰذَٓا
اِلَّا
بَشَرٌ
مِثْلُكُمْۚ
اَفَتَأْتُونَ
السِّحْرَ
وَاَنْتُمْ
تُبْصِرُونَ
Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtarı mutlaka, gönülleri gaflet içinde eğlenerek dinlerler. Zulmedenler, gizli toplantılarında: «Bu zat, sizin gibi bir insandan başka bir şey midir? Siz, göz göre göre sihre mi uyarsınız?» diye konuşurlar.[2-3]
وَمَٓا
اَرْسَلْنَا
قَبْلَكَ
اِلَّا
رِجَالاً
نُوح۪ٓي
اِلَيْهِمْ
فَسْـَٔلُٓوا
اَهْلَ
الذِّكْرِ
اِنْ
كُنْتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun.[7]
لَوْ
كَانَ
ف۪يهِمَٓا
اٰلِهَةٌ
اِلَّا
اللّٰهُ
لَفَسَدَتَاۚ
فَسُبْحَانَ
اللّٰهِ
رَبِّ
الْعَرْشِ
عَمَّا
يَصِفُونَ
Eğer yerle gökte Allah’tan başka tanrılar olsaydı, ikisi de bozulurdu. Arşın Rabbi olan Allah, onların vasıflandırdıklarından münezzehtir.[22]
وَمَٓا
اَرْسَلْنَا
مِنْ
قَبْلِكَ
مِنْ
رَسُولٍ
اِلَّا
نُوح۪ٓي
اِلَيْهِ
اَنَّهُ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّٓا
اَنَا۬
فَاعْبُدُونِ
Senden önce gönderdiğimiz her peygambere: «Benden başka tanrı yoktur, Bana kulluk edin» diye vahyetmişizdir.[25]
يَعْلَمُ
مَا
بَيْنَ
اَيْد۪يهِمْ
وَمَا
خَلْفَهُمْ
وَلَا
يَشْفَعُونَۙ
اِلَّا
لِمَنِ
ارْتَضٰى
وَهُمْ
مِنْ
خَشْيَتِه۪
مُشْفِقُونَ
Allah, onların yaptıklarını ve yapmakta olduklarını bilir. Onlar Allah’ın hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler; O’nun korkusundan titrerler.[28]
Yükleniyor...