Kelime Haritası

ان

İşlevleri

Bu edat Kur'an'da 7 farklı görevde kullanılıyor.

Harfi Masdari: Fiili isme çeviren edatlar: -mesi, -dığı…

497ayette
578kez geçiyor
77/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %57 · Medenî %43
İlk inen ayet Alak 7

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 1 kez (binde 13.9) 2. inen: Kalem — 3 kez (binde 10) 3. inen: Müzzemmil — 2 kez (binde 10.1) 4. inen: Müddessir — 4 kez (binde 15.7) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 2 kez (binde 19.2) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 3 kez (binde 8.3) 24. inen: Abese — 2 kez (binde 15) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 1 kez (binde 9.2) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 5 kez (binde 30.5) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 1 kez (binde 2.7) 35. inen: Beled — 2 kez (binde 24.4) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 0 kez (binde 0) 38. inen: Sâd — 2 kez (binde 2.7) 39. inen: A’râf — 29 kez (binde 8.7) 40. inen: Cin — 5 kez (binde 17.5) 41. inen: Yâsîn — 3 kez (binde 4.1) 42. inen: Furkân — 4 kez (binde 4.5) 43. inen: Fâtır — 1 kez (binde 1.3) 44. inen: Meryem — 6 kez (binde 6.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 14 kez (binde 10.5) 46. inen: Vâkı’a — 1 kez (binde 2.6) 47. inen: Şu’arâ — 10 kez (binde 7.6) 48. inen: Neml — 12 kez (binde 10.4) 49. inen: Kasas — 20 kez (binde 14) 50. inen: İsrâ — 17 kez (binde 10.9) 51. inen: Yûnus — 14 kez (binde 7.6) 52. inen: Hûd — 16 kez (binde 8.3) 53. inen: Yûsuf — 17 kez (binde 9.6) 54. inen: Hicr — 3 kez (binde 4.6) 55. inen: En’âm — 19 kez (binde 6.2) 56. inen: Sâffât — 0 kez (binde 0) 57. inen: Lokman — 3 kez (binde 5.5) 58. inen: Sebe’ — 5 kez (binde 5.7) 59. inen: Zümer — 7 kez (binde 6) 60. inen: Mü’min — 6 kez (binde 4.9) 61. inen: Fussilet — 3 kez (binde 3.8) 62. inen: Şûrâ — 3 kez (binde 3.5) 63. inen: Zuhruf — 3 kez (binde 3.6) 64. inen: Duhân — 1 kez (binde 2.9) 65. inen: Câsiye — 3 kez (binde 6.1) 66. inen: Ahkâf — 4 kez (binde 6.2) 67. inen: Zâriyât — 1 kez (binde 2.8) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 22 kez (binde 14) 70. inen: Nahl — 7 kez (binde 3.8) 71. inen: Nûh — 3 kez (binde 13.3) 72. inen: İbrahim — 6 kez (binde 7.2) 73. inen: Enbiyâ — 5 kez (binde 4.3) 74. inen: Mü’minûn — 3 kez (binde 2.9) 75. inen: Secde — 1 kez (binde 2.7) 76. inen: Tûr — 0 kez (binde 0) 77. inen: Mülk — 2 kez (binde 6) 78. inen: Hâkka — 0 kez (binde 0) 79. inen: Me’âric — 2 kez (binde 9.2) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 1 kez (binde 5.6) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 1 kez (binde 9.3) 84. inen: Rûm — 7 kez (binde 8.6) 85. inen: Ankebût — 6 kez (binde 6.1) 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez (binde 0) 87. inen: Bakara — 53 kez (binde 8.7) 88. inen: Enfâl — 5 kez (binde 4.1) 89. inen: Âl-i İmrân — 18 kez (binde 5.2) 90. inen: Ahzâb — 12 kez (binde 9.3) 91. inen: Mümtehine — 6 kez (binde 17.2) 92. inen: Nisâ — 49 kez (binde 13.1) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 4 kez (binde 7) 95. inen: Muhammed — 3 kez (binde 5.6) 96. inen: Ra’d — 5 kez (binde 5.9) 97. inen: Rahmân — 1 kez (binde 2.8) 98. inen: İnsan — 1 kez (binde 4.1) 99. inen: Talâk — 2 kez (binde 7) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 2 kez (binde 4.5) 102. inen: Nûr — 15 kez (binde 11.4) 103. inen: Hac — 4 kez (binde 3.1) 104. inen: Münâfikûn — 1 kez (binde 5.6) 105. inen: Mücâdele — 3 kez (binde 6.4) 106. inen: Hucurât — 7 kez (binde 20.2) 107. inen: Tahrîm — 2 kez (binde 8) 108. inen: Teğâbun — 1 kez (binde 4.1) 109. inen: Saff — 1 kez (binde 4.5) 110. inen: Cum’a — 0 kez (binde 0) 111. inen: Fetih — 5 kez (binde 8.9) 112. inen: Mâide — 29 kez (binde 10.3) 113. inen: Tevbe — 25 kez (binde 10) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

497 ayet

مَا كَانَ لِلّٰهِ اَنْ يَتَّخِذَ مِنْ وَلَدٍۙ سُبْحَانَهُۜ اِذَا قَضٰٓى اَمْراً فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُۜ
Allah çocuk edinmez, O münezzehtir. Bir işin olmasına hükmederse ona ancak «Ol» der, o da olur.[35]
يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَانِ وَلِياًّ
«Babacığım! Doğrusu sana Rahman katından bir azabın gelmesinden korkuyorum ki böylece şeytanın dostu olarak kalırsın.»[45]
وَاَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَاَدْعُوا رَبّ۪يۘ عَسٰٓى اَلَّٓا اَكُونَ بِدُعَٓاءِ رَبّ۪ي شَقِياًّ
«Sizi Allah’tan başka taptıklarınızla bırakıp çekilir, Rabbime yalvarırım. Rabbime yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım.»[48]
اَنْ دَعَوْا لِلرَّحْمٰنِ وَلَداًۚ
Rahman’a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar göçecekti.[90-91]
وَمَا يَنْبَغ۪ي لِلرَّحْمٰنِ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَداًۜ
Oysa Rahman’a çocuk edinmek yaraşmaz, çünkü göklerde ve yerde olan her şey Rahman’a baş eğmiş kul olarak gelecektir.[92-93]
قَالَا رَبَّـنَٓا اِنَّـنَا نَخَافُ اَنْ يَفْرُطَ عَلَيْنَٓا اَوْ اَنْ يَطْغٰى
Musa ve kardeşi: «Rabbimiz! Onun bize kötülük etmesinden veya azgınlığının artmasından korkarız» dediler.[45]
قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزّ۪ينَةِ وَاَنْ يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى
Musa: «Buluşma zamanımız sizin bayram gününüzde, insanların toplandığı kuşluk vaktidir» dedi.[59]
قَالُٓوا اِنْ هٰذَانِ لَسَاحِرَانِ يُر۪يدَانِ اَنْ يُخْرِجَاكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَر۪يقَتِكُمُ الْمُثْلٰى
Musa ile Harun’u göstererek: «Bu iki sihirbaz, sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak, sizin en üstün dininizi ortadan kaldırmak istiyorlar; onun için tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra sırayla gelin. Bugün üstün gelen başarıya erecektir» dediler.[63-64]
قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ وَاِمَّٓا اَنْ نَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَلْقٰى
«Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy, ya da önce biz koyalım» dediler.[65]
قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۜ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ف۪ي جُذُوعِ النَّخْلِۘ وَلَتَعْلَمُنَّ اَيُّـنَٓا اَشَدُّ عَذَاباً وَاَبْقٰى
Firavun «Ben size izin vermeden mi O’na inandınız? Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sizi hurma kütüklerine asacağım. Hangimizin azabının daha çetin ve daha devamlı olduğunu bileceksiniz» dedi.[71]
فَرَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفاًۚ قَالَ يَا قَوْمِ اَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْداً حَسَناًۜ اَفَطَالَ عَلَيْكُمُ الْعَهْدُ اَمْ اَرَدْتُمْ اَنْ يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَخْلَفْتُمْ مَوْعِد۪ي
Musa, milletine kızgın ve üzgün olarak döndü. «Ey milletim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? Uzun bir zaman mı geçti, yoksa Rabbinizin gazabına mı uğramak istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?» dedi.[86]
اَلَّا تَتَّبِعَنِۜ اَفَعَصَيْتَ اَمْر۪ي
Musa gelince: «Harun! Onların sapıttığını görünce seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir? Benim emrime karşı mı geldin?» dedi.[92-93]
قَالَ يَبْنَؤُ۬مَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَت۪ي وَلَا بِرَأْس۪يۚ اِنّ۪ي خَش۪يتُ اَنْ تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْل۪ي
Harun: «Ey Annemoğlu! Saçımdan sakalımdan tutma; doğrusu İsrailoğulları arasına ayrılık koydun, sözüme bakmadın demenden korktum» dedi.[94]
قَالَ فَاذْهَبْ فَاِنَّ لَكَ فِي الْحَيٰوةِ اَنْ تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَاِنَّ لَكَ مَوْعِداً لَنْ تُخْلَفَهُۚ وَانْظُرْ اِلٰٓى اِلٰهِكَ الَّذ۪ي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفاًۜ لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنْسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفاً
Musa: «Defol! Doğrusu artık hayatta, «Bana dokunmayın!» demenden başka yapacağın yoktur. Senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Durup üzerinde titrediğin tanrına bak, onu yakacağız, sonra denize dökeceğiz» dedi.[97]
فَتَعَالَى اللّٰهُ الْمَلِكُ الْحَقُّۚ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْاٰنِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يُقْضٰٓى اِلَيْكَ وَحْيُهُۘ وَقُلْ رَبِّ زِدْن۪ي عِلْماً
Gerçek hükümdar olan Allah Yüce’dir. Kuran sana vahyedilirken, vahy bitmezden önce, unutmamak için, tekrarda acele edip durma, «Rabbim! ilmimi artır» de.[114]
اِنَّ لَكَ اَلَّا تَجُوعَ ف۪يهَا وَلَا تَعْرٰىۙ
«Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın» dedik.[117-119]
وَلَوْ اَنَّٓا اَهْلَكْنَاهُمْ بِعَذَابٍ مِنْ قَبْلِه۪ لَقَالُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولاً فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَذِلَّ وَنَخْزٰى
Eğer onları ondan önce bir azaba uğratarak yok etseydik: «Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?» diyeceklerdi.[134]
لَوْ اَرَدْنَٓا اَنْ نَتَّخِذَ لَهْواً لَاتَّخَذْنَاهُ مِنْ لَدُنَّاۗ اِنْ كُنَّا فَاعِل۪ينَ
Eğlenme dileseydik, bunu yapacak olsaydık, şanımıza uygun şekilde yapardık; ama yapmayız.[17]
وَجَعَلْنَا فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا فِجَاجاً سُبُلاً لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
Yeryüzüne, insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yerleştirdik; rahat gidebilsinler diye aralarında geniş yollar varettik.[31]
وَتَاللّٰهِ لَاَك۪يدَنَّ اَصْنَامَكُمْ بَعْدَ اَنْ تُوَلُّوا مُدْبِر۪ينَ
«Allah’a yemin ederim ki, siz ayrıldıktan sonra, putlarınıza bir tuzak kuracağım!»[57]
Yükleniyor...