Kelime Haritası

ان

İşlevleri

Bu edat Kur'an'da 7 farklı görevde kullanılıyor.

1.054ayette
1.332kez geçiyor
84/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %57 · Medenî %43
İlk inen ayet Alak 7

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 4 kez (binde 55.6) 2. inen: Kalem — 8 kez (binde 26.7) 3. inen: Müzzemmil — 3 kez (binde 15.1) 4. inen: Müddessir — 6 kez (binde 23.5) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 3 kez (binde 28.8) 8. inen: A’lâ — 1 kez (binde 13.9) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 7 kez (binde 19.4) 24. inen: Abese — 2 kez (binde 15) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 1 kez (binde 9.2) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 5 kez (binde 30.5) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 1 kez (binde 5.5) 34. inen: Kâf — 1 kez (binde 2.7) 35. inen: Beled — 2 kez (binde 24.4) 36. inen: Târık — 1 kez (binde 16.4) 37. inen: Kamer — 1 kez (binde 2.9) 38. inen: Sâd — 7 kez (binde 9.6) 39. inen: A’râf — 64 kez (binde 19.3) 40. inen: Cin — 7 kez (binde 24.5) 41. inen: Yâsîn — 16 kez (binde 22.1) 42. inen: Furkân — 10 kez (binde 11.2) 43. inen: Fâtır — 12 kez (binde 15.5) 44. inen: Meryem — 12 kez (binde 12.5) 45. inen: Tâ-Hâ — 22 kez (binde 16.5) 46. inen: Vâkı’a — 6 kez (binde 15.8) 47. inen: Şu’arâ — 37 kez (binde 28.1) 48. inen: Neml — 19 kez (binde 16.5) 49. inen: Kasas — 30 kez (binde 21) 50. inen: İsrâ — 33 kez (binde 21.2) 51. inen: Yûnus — 39 kez (binde 21.3) 52. inen: Hûd — 42 kez (binde 21.9) 53. inen: Yûsuf — 34 kez (binde 19.1) 54. inen: Hicr — 7 kez (binde 10.7) 55. inen: En’âm — 58 kez (binde 19) 56. inen: Sâffât — 6 kez (binde 7) 57. inen: Lokman — 8 kez (binde 14.7) 58. inen: Sebe’ — 12 kez (binde 13.6) 59. inen: Zümer — 14 kez (binde 12) 60. inen: Mü’min — 11 kez (binde 9) 61. inen: Fussilet — 12 kez (binde 15.1) 62. inen: Şûrâ — 8 kez (binde 9.3) 63. inen: Zuhruf — 9 kez (binde 10.8) 64. inen: Duhân — 7 kez (binde 20.2) 65. inen: Câsiye — 6 kez (binde 12.3) 66. inen: Ahkâf — 11 kez (binde 17.1) 67. inen: Zâriyât — 1 kez (binde 2.8) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 32 kez (binde 20.3) 70. inen: Nahl — 17 kez (binde 9.2) 71. inen: Nûh — 4 kez (binde 17.7) 72. inen: İbrahim — 15 kez (binde 18.1) 73. inen: Enbiyâ — 17 kez (binde 14.6) 74. inen: Mü’minûn — 15 kez (binde 14.3) 75. inen: Secde — 2 kez (binde 5.4) 76. inen: Tûr — 2 kez (binde 6.4) 77. inen: Mülk — 8 kez (binde 24) 78. inen: Hâkka — 0 kez (binde 0) 79. inen: Me’âric — 2 kez (binde 9.2) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 1 kez (binde 5.6) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 1 kez (binde 9.3) 84. inen: Rûm — 13 kez (binde 15.9) 85. inen: Ankebût — 13 kez (binde 13.3) 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez (binde 0) 87. inen: Bakara — 116 kez (binde 19) 88. inen: Enfâl — 31 kez (binde 25.1) 89. inen: Âl-i İmrân — 53 kez (binde 15.2) 90. inen: Ahzâb — 25 kez (binde 19.4) 91. inen: Mümtehine — 10 kez (binde 28.7) 92. inen: Nisâ — 114 kez (binde 30.4) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 5 kez (binde 8.7) 95. inen: Muhammed — 8 kez (binde 14.8) 96. inen: Ra’d — 8 kez (binde 9.4) 97. inen: Rahmân — 3 kez (binde 8.5) 98. inen: İnsan — 1 kez (binde 4.1) 99. inen: Talâk — 6 kez (binde 20.9) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 7 kez (binde 15.7) 102. inen: Nûr — 28 kez (binde 21.3) 103. inen: Hac — 12 kez (binde 9.4) 104. inen: Münâfikûn — 3 kez (binde 16.8) 105. inen: Mücâdele — 5 kez (binde 10.6) 106. inen: Hucurât — 13 kez (binde 37.5) 107. inen: Tahrîm — 5 kez (binde 20.1) 108. inen: Teğâbun — 4 kez (binde 16.6) 109. inen: Saff — 2 kez (binde 9) 110. inen: Cum’a — 4 kez (binde 22.9) 111. inen: Fetih — 9 kez (binde 16.1) 112. inen: Mâide — 58 kez (binde 20.7) 113. inen: Tevbe — 54 kez (binde 21.6) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

Hûd suresi ✕ Süzgeci kaldır

33 ayet

وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُوداًۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُفْتَرُونَ
Ad milletine kardeşleri Hud’u gönderdik. Şöyle dedi: «Ey milletim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka tanrınız yoktur; yoksa sadece yalan uyduran kimseler olursunuz.»[50]
يَا قَوْمِ لَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ اَجْراًۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى الَّذ۪ي فَطَرَن۪يۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ
«Ey milletim! Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak beni yaratana aittir. Akletmez misiniz?»[51]
اِنْ نَقُولُ اِلَّا اعْتَرٰيكَ بَعْضُ اٰلِهَتِنَا بِسُٓوءٍۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اُشْهِدُ اللّٰهَ وَاشْهَدُٓوا اَنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۙ
Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz» dediler. Hud: «Doğrusu ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O’nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O’na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır» dedi.[54-57]
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ مَٓا اُرْسِلْتُ بِه۪ٓ اِلَيْكُمْۜ وَيَسْتَخْلِفُ رَبّ۪ي قَوْماً غَيْرَكُمْۚ وَلَا تَضُرُّونَهُ شَيْـٔاًۜ اِنَّ رَبّ۪ي عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ
Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz» dediler. Hud: «Doğrusu ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O’nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O’na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır» dedi.[54-57]
قَالُوا يَا صَالِحُ قَدْ كُنْتَ ف۪ينَا مَرْجُواًّ قَبْلَ هٰذَٓا اَتَنْهٰينَٓا اَنْ نَعْبُدَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا وَاِنَّنَا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ
«Ey Salih! Sen bundan önce, aramızda kendisinden iyilik beklenir bir kimseydin; şimdi babalarımızın taptıklarına bizi tapmaktan men mi ediyorsun? Doğrusu bizi çağırdığın şeyden şüphe ve endişedeyiz» dediler.[62]
قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي مِنْهُ رَحْمَةً فَمَنْ يَنْصُرُن۪ي مِنَ اللّٰهِ اِنْ عَصَيْتُهُ فَمَا تَز۪يدُونَن۪ي غَيْرَ تَخْس۪يرٍ
«Ey milletim! Eğer Rabbimden bir belgem olur ve bana rahmet eder de ben O’na baş kaldırırsam, söyleyin, Allah’a karşı beni kim savunur? Bana zararımı artırmaktan başka birşey yapamazsınız» dedi.[63]
كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَٓا اِنَّ ثَمُودَا۬ كَفَرُوا رَبَّهُمْۜ اَلَا بُعْداً لِثَمُودَ۟
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki, Semud milleti Rabbini inkar etmişti. Bilin ki, Semud milleti Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.[68]
وَلَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰى قَالُوا سَلَاماًۜ قَالَ سَلَامٌۚ فَمَا لَبِثَ اَنْ جَٓاءَ بِعِجْلٍ حَن۪يذٍ
And olsun ki, elçilerimiz müjde ile İbrahim’e geldiler. «Selam sana» dediler, «Size de selam» dedi, hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.[69]
بَقِيَّتُ اللّٰهِ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ وَمَٓا اَنَا۬ عَلَيْكُمْ بِحَف۪يظٍ
«İnanıyorsanız, Allah’ın geri bıraktığı helal kar sizin için daha hayırlıdır. Ben size bekçi değilim.»[86]
قَالُوا يَا شُعَيْبُ اَصَلٰوتُكَ تَأْمُرُكَ اَنْ نَتْرُكَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَوْ اَنْ نَفْعَلَ ف۪ٓي اَمْوَالِنَا مَا نَشٰٓؤُ۬اۜ اِنَّكَ لَاَنْتَ الْحَل۪يمُ الرَّش۪يدُ
«Ey Şuayb! Babalarımızın taptığını bırakmamızı emreden veya mallarımızı istediğimiz gibi kullanmamızı meneden senin namazın mıdır? Sen doğrusu aklı başında, yumuşak huylu birisin» dediler.[87]
قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَرَزَقَن۪ي مِنْهُ رِزْقاً حَسَناًۜ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ اُخَالِفَكُمْ اِلٰى مَٓا اَنْهٰيكُمْ عَنْهُۜ اِنْ اُر۪يدُ اِلَّا الْاِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُۜ وَمَا تَوْف۪يق۪ٓي اِلَّا بِاللّٰهِۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُن۪يبُ
«Ey Milletim! Rabbimden benim bir belgem olduğu ve bana güzel bir rızık da verdiği halde, O’na karşı gelebilir miyim? Söylesenize! Size yasak ettiğim şeylerde, aykırı hareket etmek istemem; gücümün yettiği kadar ıslah etmekten başka bir dileğim yoktur. Başarım ancak Allah’tandır, O’na güvendim; O’na yöneliyorum» dedi.[88]
وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاق۪ٓي اَنْ يُص۪يبَكُمْ مِثْلُ مَٓا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ قَوْمَ صَالِحٍۜ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَع۪يدٍ
«Ey Milletim! Bana karşı gelmeniz, Nuh milletine veya Hud milletine yahut da Salih milletine gelen felaketin bir benzerini, sakın başınıza getirmesin. Lut milleti sizden uzak değildir.»[89]
كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۜ اَلَا بُعْداً لِمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ۟
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki Semud milleti Allah’ın rahmetinden uzaklaştığı gibi Medyen halkı da uzaklaştı.[95]
Yükleniyor...