Kelime Haritası

ب

1.898ayette
2.544kez geçiyor
103/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %62 · Medenî %38
İlk inen ayet Alak 1

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 5 kez 2. inen: Kalem — 11 kez 3. inen: Müzzemmil — 1 kez 4. inen: Müddessir — 3 kez 5. inen: Fâtiha — 1 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 6 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 2 kez 10. inen: Fecr — 4 kez 11. inen: Duhâ — 1 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 2 kez 14. inen: Âdiyât — 3 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 1 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 2 kez 20. inen: Felâk — 1 kez 21. inen: Nâs — 1 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 12 kez 24. inen: Abese — 1 kez 25. inen: Kadr — 1 kez 26. inen: Şems — 2 kez 27. inen: Bürûc — 2 kez 28. inen: Tîn — 2 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 8 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 5 kez 34. inen: Kâf — 16 kez 35. inen: Beled — 5 kez 36. inen: Târık — 1 kez 37. inen: Kamer — 9 kez 38. inen: Sâd — 22 kez 39. inen: A’râf — 129 kez 40. inen: Cin — 9 kez 41. inen: Yâsîn — 13 kez 42. inen: Furkân — 20 kez 43. inen: Fâtır — 22 kez 44. inen: Meryem — 23 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 37 kez 46. inen: Vâkı’a — 7 kez 47. inen: Şu’arâ — 29 kez 48. inen: Neml — 39 kez 49. inen: Kasas — 39 kez 50. inen: İsrâ — 56 kez 51. inen: Yûnus — 65 kez 52. inen: Hûd — 58 kez 53. inen: Yûsuf — 49 kez 54. inen: Hicr — 24 kez 55. inen: En’âm — 124 kez 56. inen: Sâffât — 21 kez 57. inen: Lokman — 22 kez 58. inen: Sebe’ — 28 kez 59. inen: Zümer — 36 kez 60. inen: Mü’min — 51 kez 61. inen: Fussilet — 25 kez 62. inen: Şûrâ — 24 kez 63. inen: Zuhruf — 26 kez 64. inen: Duhân — 11 kez 65. inen: Câsiye — 16 kez 66. inen: Ahkâf — 29 kez 67. inen: Zâriyât — 9 kez 68. inen: Gâşiye — 1 kez 69. inen: Kehf — 40 kez 70. inen: Nahl — 61 kez 71. inen: Nûh — 1 kez 72. inen: İbrahim — 27 kez 73. inen: Enbiyâ — 27 kez 74. inen: Mü’minûn — 39 kez 75. inen: Secde — 14 kez 76. inen: Tûr — 16 kez 77. inen: Mülk — 12 kez 78. inen: Hâkka — 13 kez 79. inen: Me’âric — 6 kez 80. inen: Nebe’ — 2 kez 81. inen: Nâzi’ât — 2 kez 82. inen: İnfitâr — 3 kez 83. inen: İnşikâk — 5 kez 84. inen: Rûm — 26 kez 85. inen: Ankebût — 41 kez 86. inen: Mutaffifîn — 5 kez 87. inen: Bakara — 224 kez 88. inen: Enfâl — 36 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 132 kez 90. inen: Ahzâb — 28 kez 91. inen: Mümtehine — 14 kez 92. inen: Nisâ — 129 kez 93. inen: Zilzâl — 1 kez 94. inen: Hadîd — 24 kez 95. inen: Muhammed — 8 kez 96. inen: Ra’d — 41 kez 97. inen: Rahmân — 37 kez 98. inen: İnsan — 4 kez 99. inen: Talâk — 8 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 8 kez 102. inen: Nûr — 37 kez 103. inen: Hac — 39 kez 104. inen: Münâfikûn — 2 kez 105. inen: Mücâdele — 18 kez 106. inen: Hucurât — 10 kez 107. inen: Tahrîm — 4 kez 108. inen: Teğâbun — 13 kez 109. inen: Saff — 6 kez 110. inen: Cum’a — 5 kez 111. inen: Fetih — 18 kez 112. inen: Mâide — 93 kez 113. inen: Tevbe — 92 kez 114. inen: Nasr — 1 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

28 ayet

يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّٓا اَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارٰى وَمَا هُمْ بِسُكَارٰى وَلٰكِنَّ عَذَابَ اللّٰهِ شَد۪يدٌ
Kıyameti gören her emzikli kadın emzirdiğini unutur, her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş gibi görürsün oysa sarhoş değildirler, fakat bu sadece Allah’ın azabının çetin olmasındandır.[2]
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَر۪يدٍۙ
Allah hakkında bilmeden taşıyan ve her azılı şeytana uyan insanlar vardır.[3]
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّهُ يُحْـيِ الْمَوْتٰى وَاَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ
Bunlar, yalnız Allah’ın gerçek olduğunu, ölüleri dirilttiğini, gücünün herşeye yettiğini, şüphe götürmeyen kıyamet saatinin geleceğini, Allah’ın kabirlerde olanı dirilteceğini gösterir.[6-7]
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍۙ
Bilmeden, doğruya götüren bir rehberi olmadan, aydınlatıcı bir kitabı da bulunmadan Allah yolundan saptırmak için büyüklük taslayarak Allah hakkında tartışan insan vardır. Dünyada rezillik onadır; ona kıyamet günü yakıcı azabı tattırırız.[8-9]
ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟
Ona: «Bunlar senin yaptıklarından ötürüdür» denir, yoksa Allah, kullarına karşı hiç de zalim değildir.[10]
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللّٰهَ عَلٰى حَرْفٍۚ فَاِنْ اَصَابَهُ خَيْرٌۨ اطْمَاَنَّ بِه۪ۚ وَاِنْ اَصَابَتْهُ فِتْنَةٌۨ انْقَلَبَ عَلٰى وَجْهِه۪۠ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ
İnsanlar içinde Allah’a, bir yar kenarındaymış gibi kulluk eden vardır. Ona bir iyilik gelirse yatışır, başına bir bela gelirse yüz üstü döner. Dünyayı da ahireti de kaybeder. İşte apaçık kayıp budur.[11]
مَنْ كَانَ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ اِلَى السَّمَٓاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغ۪يظُ
Allah’ın peygamber’e dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse, yukarı bağladığı bir ipe kendini asıp, boğsun; bir düşünsün bakalım, bu hilesi kendisini öfkelendiren şeye engel olabilir mi?[15]
يُصْهَرُ بِه۪ مَا ف۪ي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُۜ
İşte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf: O’nu inkar edenlere, ateşten elbiseler kesilmiştir, başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.[19-21]
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذ۪ي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَٓاءًۨ الْعَاكِفُ ف۪يهِ وَالْبَادِۜ وَمَنْ يُرِدْ ف۪يهِ بِـاِلْحَادٍ بِظُـلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ۟
Doğrusu inkar edenleri, Allah’ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescidi Haram’dan alıkoyanları ve orada zulm ile yanlış yola saptırmak isteyeni, can yakıcı bir azaba uğratırız.[25]
وَاِذْ بَوَّأْنَا لِاِبْرٰه۪يمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ ب۪ي شَيْـٔاً وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْقَٓائِم۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ
«Bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, orada kıyama duranlar, rüku edenler ve secdeye varanlar için Evimi temiz tut» diye İbrahim’i Kabe’nin yerine yerleştirmiştik.[26]
وَاَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالاً وَعَلٰى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْت۪ينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَم۪يقٍۙ
İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya binekler üstünde uzak yollardan sana gelsinler.[27]
ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَت۪يقِ
Sonra kirlerini giderip temizlensinler. Adaklarını yerine getirsinler. Kabe’yi tavaf etsinler.[29]
حُنَفَٓاءَ لِلّٰهِ غَيْرَ مُشْرِك۪ينَ بِه۪ۜ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَكَاَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَٓاءِ فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ اَوْ تَهْو۪ي بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي مَكَانٍ سَح۪يقٍ
Allah’a ortak koşmaksızın O’na yönelerek pis putlardan kaçının, yalan sözden çekinin. Allah’a ortak koşan kimse, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın bir uçuruma attığı şeye benzer.[31]
اُذِنَ لِلَّذ۪ينَ يُقَاتَلُونَ بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواۜ وَاِنَّ اللّٰهَ عَلٰى نَصْرِهِمْ لَقَد۪يرٌۙ
Haksızlığa uğratılarak kendilerine savaş açılan kimselerin karşı koyup savaşmasına izin verilmiştir. Allah onlara yardım etmeğe elbette Kadir’dir.[39]
اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِــعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يراًۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ
Onlar haksız yere ve «Rabbimiz Allah’tır» dediler diye yurtlarından çıkarılmışlardır. Allah insanların bir kısmını diğeriyle savmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın adı çok anılan camiler yıkılıp giderdi. And olsun ki, Allah’a yardım edenlere O da yardım eder. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.[40]
اَلَّذ۪ينَ اِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ اَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ وَاَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَلِلّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ
Onları biz yeryüzüne yerleştirirsek namaz kılarlar, zekat verirler, uygun olanı emrederler, fenalığı yasak ederler. İşlerin sonucu Allah’a aittir.[41]
اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَٓا اَوْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۚ فَاِنَّهَا لَا تَعْمَى الْاَبْصَارُ وَلٰكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّت۪ي فِي الصُّدُورِ
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.[46]
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ وَعْدَهُۜ وَاِنَّ يَوْماً عِنْدَ رَبِّكَ كَاَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ
Senden, başlarına acele azap getirmeni istiyorlar. Allah sözünden asla caymayacaktır. Rabbinin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir.[47]
وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِه۪ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
Bu, kendilerine ilim verilenlerin Kuran’ın, senin Rabbin’den bir gerçek olduğunu bilip de ona inanmaları ve gönüllerini bağlamaları içindir. Allah inananları şüphesiz doğru yola eriştirir.[54]
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ
İnkar edenler, ayetlerimizi yalan sayan kimseler, işte onlar için hakir düşüren azap vardır.[57]
Yükleniyor...