Kelime Haritası

على

1.177ayette
1.445kez geçiyor
93/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %60 · Medenî %40
İlk inen ayet Alak 11

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 1 kez (binde 13.9) 2. inen: Kalem — 9 kez (binde 30) 3. inen: Müzzemmil — 5 kez (binde 25.1) 4. inen: Müddessir — 2 kez (binde 7.8) 5. inen: Fâtiha — 2 kez (binde 69) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 1 kez (binde 9.6) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 1 kez (binde 14.1) 10. inen: Fecr — 3 kez (binde 21.9) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 1 kez (binde 25) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 1 kez (binde 40) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 1 kez (binde 43.5) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 2 kez (binde 5.6) 24. inen: Abese — 2 kez (binde 15) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 1 kez (binde 18.5) 27. inen: Bürûc — 3 kez (binde 27.5) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 5 kez (binde 30.5) 32. inen: Hümeze — 2 kez (binde 60.6) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 3 kez (binde 8) 35. inen: Beled — 2 kez (binde 24.4) 36. inen: Târık — 2 kez (binde 32.8) 37. inen: Kamer — 7 kez (binde 20.5) 38. inen: Sâd — 11 kez (binde 15) 39. inen: A’râf — 54 kez (binde 16.3) 40. inen: Cin — 5 kez (binde 17.5) 41. inen: Yâsîn — 12 kez (binde 16.6) 42. inen: Furkân — 19 kez (binde 21.3) 43. inen: Fâtır — 9 kez (binde 11.6) 44. inen: Meryem — 16 kez (binde 16.6) 45. inen: Tâ-Hâ — 30 kez (binde 22.5) 46. inen: Vâkı’a — 6 kez (binde 15.8) 47. inen: Şu’arâ — 25 kez (binde 19) 48. inen: Neml — 15 kez (binde 13) 49. inen: Kasas — 32 kez (binde 22.4) 50. inen: İsrâ — 32 kez (binde 20.6) 51. inen: Yûnus — 33 kez (binde 18) 52. inen: Hûd — 44 kez (binde 23) 53. inen: Yûsuf — 36 kez (binde 20.3) 54. inen: Hicr — 11 kez (binde 16.8) 55. inen: En’âm — 74 kez (binde 24.3) 56. inen: Sâffât — 25 kez (binde 29.1) 57. inen: Lokman — 7 kez (binde 12.8) 58. inen: Sebe’ — 14 kez (binde 15.9) 59. inen: Zümer — 20 kez (binde 17.1) 60. inen: Mü’min — 14 kez (binde 11.5) 61. inen: Fussilet — 14 kez (binde 17.6) 62. inen: Şûrâ — 18 kez (binde 20.9) 63. inen: Zuhruf — 17 kez (binde 20.5) 64. inen: Duhân — 4 kez (binde 11.6) 65. inen: Câsiye — 11 kez (binde 22.5) 66. inen: Ahkâf — 11 kez (binde 17.1) 67. inen: Zâriyât — 5 kez (binde 13.9) 68. inen: Gâşiye — 2 kez (binde 21.7) 69. inen: Kehf — 32 kez (binde 20.3) 70. inen: Nahl — 40 kez (binde 21.7) 71. inen: Nûh — 2 kez (binde 8.8) 72. inen: İbrahim — 13 kez (binde 15.7) 73. inen: Enbiyâ — 11 kez (binde 9.4) 74. inen: Mü’minûn — 17 kez (binde 16.2) 75. inen: Secde — 1 kez (binde 2.7) 76. inen: Tûr — 5 kez (binde 16) 77. inen: Mülk — 5 kez (binde 15) 78. inen: Hâkka — 5 kez (binde 19.4) 79. inen: Me’âric — 4 kez (binde 18.4) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 1 kez (binde 12.5) 83. inen: İnşikâk — 1 kez (binde 9.3) 84. inen: Rûm — 8 kez (binde 9.8) 85. inen: Ankebût — 11 kez (binde 11.3) 86. inen: Mutaffifîn — 6 kez (binde 35.5) 87. inen: Bakara — 137 kez (binde 22.4) 88. inen: Enfâl — 18 kez (binde 14.6) 89. inen: Âl-i İmrân — 56 kez (binde 16.1) 90. inen: Ahzâb — 33 kez (binde 25.6) 91. inen: Mümtehine — 5 kez (binde 14.4) 92. inen: Nisâ — 73 kez (binde 19.5) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 9 kez (binde 15.7) 95. inen: Muhammed — 7 kez (binde 13) 96. inen: Ra’d — 14 kez (binde 16.4) 97. inen: Rahmân — 4 kez (binde 11.4) 98. inen: İnsan — 7 kez (binde 28.8) 99. inen: Talâk — 6 kez (binde 20.9) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 9 kez (binde 20.2) 102. inen: Nûr — 36 kez (binde 27.4) 103. inen: Hac — 25 kez (binde 19.6) 104. inen: Münâfikûn — 4 kez (binde 22.3) 105. inen: Mücâdele — 7 kez (binde 14.8) 106. inen: Hucurât — 5 kez (binde 14.4) 107. inen: Tahrîm — 5 kez (binde 20.1) 108. inen: Teğâbun — 4 kez (binde 16.6) 109. inen: Saff — 4 kez (binde 18.1) 110. inen: Cum’a — 1 kez (binde 5.7) 111. inen: Fetih — 17 kez (binde 30.4) 112. inen: Mâide — 66 kez (binde 23.5) 113. inen: Tevbe — 49 kez (binde 19.6) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

عَلَيْهِ مِنْ ✕ Süzgeci kaldır

15 ayet

قَالَ مَا خَطْبُكُنَّ اِذْ رَاوَدْتُنَّ يُوسُفَ عَنْ نَفْسِه۪ۜ قُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا عَلِمْنَا عَلَيْهِ مِنْ سُٓوءٍۜ قَالَتِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ الْـٰٔنَ حَصْحَصَ الْحَقُّۘ اَنَا۬ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ وَاِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ
Hükümdar kadınlara: «Yusuf’un olmak istediğiniz zaman durumunuz neydi?» dedi. Kadınlar, «Haşa! Onun bir fenalığını görmedik» dediler. Vezirin karısı: «Şimdi gerçek ortaya çıktı; onun olmak isteyen bendim; doğrusu Yusuf doğrulardandır» dedi.[51]
وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ۟
Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Kuran, alemler için sadece bir öğüttür.[104]
اِنَّٓا اٰمَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَايَانَا وَمَٓا اَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ السِّحْرِۜ وَاللّٰهُ خَيْرٌ وَاَبْقٰى
İman eden sihirbazlar: «Seni, gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin. Doğrusu biz, yanılmalarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah’ın vereceği mükafat daha iyi ve daha devamlıdır» dediler.[72-73]
قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اَنْ يَتَّخِذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلاً
De ki: «Ben buna karşı sizden bir ücret değil, ancak, Rabbine doğru bir yol tutmak dileyen kimseler olmanızı istiyorum.»[57]
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ
Kardeşleri Nuh, onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin» dedi.[106-110]
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
Kardeşleri Hud, onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Siz her yüksek yere koca bir bina kurup, boş şeyle mi uğraşırsınız? Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz? Yakaladığınızı zorbaca mı yakalarsınız? Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeyleri size verenden sakının; davarları, oğulları, bahçeleri ve akarsuları size O vermiştir. Doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkuyorum» dedi.[124-135]
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
Kardeşleri Salih onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah’tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin» dedi.[142-152]
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
Kardeşleri Lut, onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz» dedi.[161-166]
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
Şuayb onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun» dedi.[177-184]
اَشِحَّةً عَلَيْكُمْۚ فَاِذَا جَٓاءَ الْخَوْفُ رَاَيْتَهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ تَدُورُ اَعْيُنُهُمْ كَالَّذ۪ي يُغْشٰى عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۚ فَاِذَا ذَهَبَ الْخَوْفُ سَلَقُوكُمْ بِاَلْسِنَةٍ حِدَادٍ اَشِحَّةً عَلَى الْخَيْرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاَحْبَطَ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يراً
Allah, içinizden sizi alıkoyanları, size Allah’ın yardımını kıskanarak, kardeşlerine «Bize gelin, zorlanmadıkça savaşa gitmeyin» diyenleri bilir. Kalblerine korku gelince ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönerek, sana baktıklarını görürsün. Korkuları gidince iyiliğinize olanı çekemeyip sivri dilleriyle sizi incitirler. Bunlar inanmamışlardır, Allah, bu sebeple işlerini boşa çıkarmıştır; bu, Allah için kolaydır.[18-19]
قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُـكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُتَكَلِّف۪ينَ
De ki: «Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir şey iddia eden kimselerden de değilim.»[86]
وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۚ فَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ ف۪يهَا الْقِتَالُۙ رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ نَظَرَ الْمَغْشِيِّ عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۜ فَاَوْلٰى لَهُمْۚ
İnananlar: «Keşke bir süre indirilse de cihada çıksak» derlerdi. Fakat hükmü açık bir süre inip, orada savaş zikredilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusuyla bayılmış kimselerin bakışları gibi, sana baktıklarını gördün. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olanı söylemek yaraşırdı. İş ciddileşince Allah’a verdikleri yeminde doğruluk gösterselerdi, onların iyiliğine olurdu.[20-21]
ءَاُلْقِيَ الذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ اَشِرٌ
«İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir» dediler.[24-25]
فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَم۪يمِۚ
Onun üzerine kaynar su içeceksiniz;[54]
وَمَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْهُمْ فَمَٓا اَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلَا رِكَابٍ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُسَلِّطُ رُسُلَهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Ey inananlar! Onların mallarından, Allah’ın Peygamberine verdiği şeyler için siz ne at ve ne de deve sürdünüz; fakat Allah peygamberlerine, dilediği kimselere karşı üstünlük verir. Allah herşeye Kadir’dir.[6]
Yükleniyor...