Kelime Haritası
ف
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 5 farklı görevde kullanılıyor.
Tümü 3.001
Harfi İstinafiye 1.891
Harfi Atıf 517
Harfi Vakıa fi Cevabi Şart 350
Harfi Zaid 155
Harfi Sebebiyye 88
Harfi İstinafiye: Yeni cümle başlatan ve / fe
1.542ayette
1.891kez geçiyor
98/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %72 · Medenî %28
İlk inen ayet
Alak 17
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
1542 ayet
رُدُّوهَا
عَلَيَّۜ
فَطَفِقَ
مَسْحاً
بِالسُّوقِ
وَالْاَعْنَاقِ
Süleyman: «Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim» demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: «onları bana getirin» dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.[32-33]
فَسَخَّرْنَا
لَهُ
الرّ۪يحَ
تَجْر۪ي
بِاَمْرِه۪
رُخَٓاءً
حَيْثُ
اَصَابَۙ
Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.[36-38]
هٰذَا
عَطَٓاؤُ۬نَا
فَامْنُنْ
اَوْ
اَمْسِكْ
بِغَيْرِ
حِسَابٍ
«İşte Bizim bağışımız budur; ister ver, ister tut, hesapsızdır.» dedik.[39]
هٰذَاۙ
فَلْيَذُوقُوهُ
حَم۪يمٌ
وَغَسَّاقٌۙ
İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.[57]
قَالُوا
بَلْ
اَنْتُمْ۠
لَا
مَرْحَباً
بِكُمْۜ
اَنْتُمْ
قَدَّمْتُمُوهُ
لَنَاۚ
فَبِئْسَ
الْقَرَارُ
(Onlara uyanlar;) «Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin; bunu başımıza getiren sizsiniz; ne kötü bir duraktır!» derler.[60]
قَالُوا
رَبَّنَا
مَنْ
قَدَّمَ
لَنَا
هٰذَا
فَزِدْهُ
عَذَاباً
ضِعْفاً
فِي
النَّارِ
«Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır» derler.[61]
فَاِذَا
سَوَّيْتُهُ
وَنَفَخْتُ
ف۪يهِ
مِنْ
رُوح۪ي
فَقَعُوا
لَهُ
سَاجِد۪ينَ
Rabbin meleklere şöyle demişti: «Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın.»[71-72]
فَسَجَدَ
الْمَلٰٓئِكَةُ
كُلُّهُمْ
اَجْمَعُونَۙ
Bütün melekler secde etmişlerdi, fakat İblis; o, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu.[73-74]
قَالَ
فَاخْرُجْ
مِنْهَا
فَاِنَّكَ
رَج۪يمٌۚ
Allah: «Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Din (kıyamet/ceza) gününe kadar lanetim senin üzerinedir» dedi.[77-78]
قَالَ
رَبِّ
فَاَنْظِرْن۪ٓي
اِلٰى
يَوْمِ
يُبْعَثُونَ
«Rabbim! Dirilecekleri güne kadar beni (canımı almayı) ertele» dedi.[79]
قَالَ
فَاِنَّكَ
مِنَ
الْمُنْظَر۪ينَۙ
Allah: «Sen bilinen güne kadar erteye bırakılanlardansın» dedi.[80-81]
قَالَ
فَبِعِزَّتِكَ
لَاُغْوِيَنَّهُمْ
اَجْمَع۪ينَۙ
İblis: «Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana içten bağlı olan kulların bir yana, hepsini azdıracağım» dedi.[82-83]
قَالَ
فَالْحَقُّۘ
وَالْحَقَّ
اَقُولُۚ
Allah: «Doğrudur; işte Ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım» dedi.[84-85]
اِنَّٓا
اَنْزَلْـنَٓا
اِلَيْكَ
الْكِتَابَ
بِالْحَقِّ
فَاعْبُدِ
اللّٰهَ
مُخْلِصاً
لَهُ
الدّ۪ينَۜ
Biz sana Kitap’ı gerçekle indirdik. Öyle ise dini Allah için halis kılarak O’na kulluk et.[2]
خَلَقَكُمْ
مِنْ
نَفْسٍ
وَاحِدَةٍ
ثُمَّ
جَعَلَ
مِنْهَا
زَوْجَهَا
وَاَنْزَلَ
لَكُمْ
مِنَ
الْاَنْعَامِ
ثَمَانِيَةَ
اَزْوَاجٍۜ
يَخْلُقُكُمْ
ف۪ي
بُطُونِ
اُمَّهَاتِكُمْ
خَلْقاً
مِنْ
بَعْدِ
خَلْقٍ
ف۪ي
ظُلُمَاتٍ
ثَلٰثٍۜ
ذٰلِكُمُ
اللّٰهُ
رَبُّكُمْ
لَهُ
الْمُلْكُۜ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۚ
فَاَنّٰى
تُصْرَفُونَ
Sizi bir tek nefisten yaratmış, sonra ondan eşini varetmiştir; sizin için hayvanlardan sekiz çift meydana getirmiştir; sizi annelerinizin karınlarında üç türlü karanlık içinde, yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratmıştır; işte bu Rabbiniz olan Allah’tır. Hükümranlık O’nundur, O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl olur da O’nu bırakıp başkasına yönelirsiniz?[6]
اِنْ
تَكْفُرُوا
فَاِنَّ
اللّٰهَ
غَنِيٌّ
عَنْكُمْ
وَلَا
يَرْضٰى
لِعِبَادِهِ
الْكُفْرَۚ
وَاِنْ
تَشْكُرُوا
يَرْضَهُ۬
لَكُمْۜ
وَلَا
تَزِرُ
وَازِرَةٌ
وِزْرَ
اُخْرٰىۜ
ثُمَّ
اِلٰى
رَبِّكُمْ
مَرْجِعُكُمْ
فَيُنَبِّئُكُمْ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَۜ
اِنَّهُ
عَل۪يمٌ
بِذَاتِ
الصُّدُورِ
Eğer inkar ederseniz bilin ki Allah sizden müstağnidir. Kullarının inkarından hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz sizden hoşnut olur. Hiçbir günahkar diğerinin günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir; yaptıklarınızı o zaman size haber verir; çünkü O, kalblerde olanı bilir.[7]
فَاعْبُدُوا
مَا
شِئْتُمْ
مِنْ
دُونِه۪ۜ
قُلْ
اِنَّ
الْخَاسِر۪ينَ
الَّذ۪ينَ
خَسِرُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
وَاَهْل۪يهِمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
اَلَا
ذٰلِكَ
هُوَ
الْخُسْرَانُ
الْمُب۪ينُ
Ey Allah’a eş koşanlar! Siz de O’ndan başka dilediğinize kulluk edin.» De ki: Hüsrana uğrayanlar kıyamet günü kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. Dikkat edin, işte apaçık hüsran budur.[15]
لَهُمْ
مِنْ
فَوْقِهِمْ
ظُلَلٌ
مِنَ
النَّارِ
وَمِنْ
تَحْتِهِمْ
ظُلَلٌۜ
ذٰلِكَ
يُخَوِّفُ
اللّٰهُ
بِه۪
عِبَادَهُۜ
يَا عِبَاد
فَاتَّقُونِ
Onlara üstlerinden kat kat ateş vardır. Allah kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, Benden sakının.[16]
وَالَّذ۪ينَ
اجْتَنَبُوا
الطَّاغُوتَ
اَنْ
يَعْبُدُوهَا
وَاَنَابُٓوا
اِلَى
اللّٰهِ
لَهُمُ
الْبُشْرٰىۚ
فَبَشِّرْ
عِبَادِۙ
Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah’a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah’ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.[17-88]
اَلَّذ۪ينَ
يَسْتَمِعُونَ
الْقَوْلَ
فَيَتَّبِعُونَ
اَحْسَنَهُۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
هَدٰيهُمُ
اللّٰهُ
وَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمْ
اُو۬لُوا
الْاَلْبَابِ
Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah’a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah’ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.[17-88]
Yükleniyor...