Kelime Haritası
ف
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 5 farklı görevde kullanılıyor.
147ayette
155kez geçiyor
44/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %75 · Medenî %25
İlk inen ayet
Kalem 35
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Bakara suresi ✕ Süzgeci kaldır
8 ayet
اَتَأْمُرُونَ
النَّاسَ
بِالْبِرِّ
وَتَنْسَوْنَ
اَنْفُسَكُمْ
وَاَنْتُمْ
تَتْلُونَ
الْكِتَابَۜ
اَفَلَا
تَعْقِلُونَ
Kitap’ı okuyup durduğunuz halde kendinizi unutur da başkalarına mı iyilikle emredersiniz? Düşünmez misiniz?[44]
اَفَتَطْمَعُونَ
اَنْ
يُؤْمِنُوا
لَكُمْ
وَقَدْ
كَانَ
فَر۪يقٌ
مِنْهُمْ
يَسْمَعُونَ
كَلَامَ
اللّٰهِ
ثُمَّ
يُحَرِّفُونَهُ
مِنْ
بَعْدِ
مَا
عَقَلُوهُ
وَهُمْ
يَعْلَمُونَ
Size inanacaklarını umuyor musunuz? Oysa onlardan bir takımı Allah’ın sözünü işitiyor, ona akılları yattıktan sonra, bile bile onu tahrif ediyorlardı.[75]
وَاِذَا
لَقُوا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
قَالُٓوا
اٰمَنَّاۚ
وَاِذَا
خَلَا
بَعْضُهُمْ
اِلٰى
بَعْضٍ
قَالُٓوا
اَتُحَدِّثُونَهُمْ
بِمَا
فَتَحَ
اللّٰهُ
عَلَيْكُمْ
لِيُحَٓاجُّوكُمْ
بِه۪
عِنْدَ
رَبِّكُمْۜ
اَفَلَا
تَعْقِلُونَ
İnananlarla karşılaştıkları zaman, «İnandık» derlerdi; birbirleriyle yalnız kaldıklarında, «Rabbinizin katında size karşı hüccet göstersinler diye mi Allah’ın size açıkladığını onlara anlatıyorsunuz? Bunu akletmiyor musunuz?» derlerdi.[76]
ثُمَّ
اَنْتُمْ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
تَقْتُلُونَ
اَنْفُسَكُمْ
وَتُخْرِجُونَ
فَر۪يقاً
مِنْكُمْ
مِنْ
دِيَارِهِمْۘ
تَظَاهَرُونَ
عَلَيْهِمْ
بِالْاِثْمِ
وَالْعُدْوَانِۜ
وَاِنْ
يَأْتُوكُمْ
اُسَارٰى
تُفَادُوهُمْ
وَهُوَ
مُحَرَّمٌ
عَلَيْكُمْ
اِخْرَاجُهُمْۜ
اَفَتُؤْمِنُونَ
بِبَعْضِ
الْكِتَابِ
وَتَكْفُرُونَ
بِبَعْضٍۚ
فَمَا
جَزَٓاءُ
مَنْ
يَفْعَلُ
ذٰلِكَ
مِنْكُمْ
اِلَّا
خِزْيٌ
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَاۚ
وَيَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
يُرَدُّونَ
اِلٰٓى
اَشَدِّ
الْعَذَابِۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.[85]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
مُوسَى
الْكِتَابَ
وَقَفَّيْنَا
مِنْ
بَعْدِه۪
بِالرُّسُلِ
وَاٰتَيْنَا
ع۪يسَى
ابْنَ
مَرْيَمَ
الْبَيِّنَاتِ
وَاَيَّدْنَاهُ
بِرُوحِ
الْقُدُسِۜ
اَفَكُلَّمَا
جَٓاءَكُمْ
رَسُولٌ
بِمَا
لَا
تَهْوٰٓى
اَنْفُسُكُمُ
اسْتَكْبَرْتُمْۚ
فَفَر۪يقاً
كَذَّبْتُمْۘ
وَفَر۪يقاً
تَقْتُلُونَ
And olsun ki, Musa’ya kitap verdik, ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya belgeler verdik, onu Ruhul Kudüs ile destekledik. Size bir peygamber nefsinizin hoşlanmadığı bir şey getirdikçe, büyüklük taslayarak, bir kısmını yalancı sayıp, bir kısmını öldürür müsünüz?[87]
وَاِذَا
ق۪يلَ
لَهُمْ
اٰمِنُوا
بِمَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
قَالُوا
نُؤْمِنُ
بِمَٓا
اُنْزِلَ
عَلَيْنَا
وَيَكْفُرُونَ
بِمَا
وَرَٓاءَهُ
وَهُوَ
الْحَقُّ
مُصَدِّقاً
لِمَا
مَعَهُمْۜ
قُلْ
فَلِمَ
تَقْتُلُونَ
اَنْبِيَٓاءَ
اللّٰهِ
مِنْ
قَبْلُ
اِنْ
كُنْتُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Onlara, «Allah’ın indirdiğine inanın» denildiğinde «Bize indirilene inanırız» deyip ondan sonra gelen Kuran’ı inkar ederler; halbuki o, ellerinde bulunan Tevrat’ı tasdik eden hak bir Kitap’dır. Onlara «Eğer inanıyor idiyseniz niçin daha önce Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?» diye sor.[91]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ي
حَٓاجَّ
اِبْرٰه۪يمَ
ف۪ي
رَبِّه۪ٓ
اَنْ
اٰتٰيهُ
اللّٰهُ
الْمُلْكَۢ
اِذْ
قَالَ
اِبْرٰه۪يمُ
رَبِّيَ
الَّذ۪ي
يُحْـي۪
وَيُم۪يتُۙ
قَالَ
اَنَا۬
اُحْـي۪
وَاُم۪يتُۜ
قَالَ
اِبْرٰه۪يمُ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
يَأْت۪ي
بِالشَّمْسِ
مِنَ
الْمَشْرِقِ
فَأْتِ
بِهَا
مِنَ
الْمَغْرِبِ
فَبُهِتَ
الَّذ۪ي
كَفَرَۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الظَّالِم۪ينَۚ
Allah kendisine mülk verdi diye İbrahim ile Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi? İbrahim: «Rabbim, dirilten ve öldürendir» demişti. «Ben de diriltir ve öldürürüm» dedi; İbrahim, «Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene» dedi. İnkar eden şaşırıp kaldı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.[258]
اَلَّذ۪ينَ
يُنْفِقُونَ
اَمْوَالَهُمْ
بِالَّيْلِ
وَالنَّهَارِ
سِراًّ
وَعَلَانِيَةً
فَلَهُمْ
اَجْرُهُمْ
عِنْدَ
رَبِّهِمْۚ
وَلَا
خَوْفٌ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
هُمْ
يَحْزَنُونَ
Gece gündüz, açık gizli, mallarını sarfedenlerin mükafatlarını Rab’leri verecektir. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.[274]
Yükleniyor...