Kelime Haritası

ف

İşlevleri

Bu edat Kur'an'da 5 farklı görevde kullanılıyor.

Harfi Atıf: Bağlaç: ve, sonra, yahut, bilakis…

469ayette
517kez geçiyor
84/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %72 · Medenî %28
İlk inen ayet Kalem 9

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 4 kez (binde 13.3) 3. inen: Müzzemmil — 0 kez (binde 0) 4. inen: Müddessir — 6 kez (binde 23.5) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 4 kez (binde 55.6) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 5 kez (binde 36.5) 11. inen: Duhâ — 6 kez (binde 150) 12. inen: İnşirâh — 2 kez (binde 74.1) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 4 kez (binde 100) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 1 kez (binde 40) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 1 kez (binde 43.5) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 3 kez (binde 8.3) 24. inen: Abese — 3 kez (binde 22.6) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 3 kez (binde 55.6) 27. inen: Bürûc — 0 kez (binde 0) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 1 kez (binde 58.8) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 6 kez (binde 36.6) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 7 kez (binde 38.7) 34. inen: Kâf — 0 kez (binde 0) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 2 kez (binde 32.8) 37. inen: Kamer — 5 kez (binde 14.6) 38. inen: Sâd — 5 kez (binde 6.8) 39. inen: A’râf — 23 kez (binde 6.9) 40. inen: Cin — 2 kez (binde 7) 41. inen: Yâsîn — 7 kez (binde 9.7) 42. inen: Furkân — 5 kez (binde 5.6) 43. inen: Fâtır — 7 kez (binde 9) 44. inen: Meryem — 7 kez (binde 7.3) 45. inen: Tâ-Hâ — 14 kez (binde 10.5) 46. inen: Vâkı’a — 3 kez (binde 7.9) 47. inen: Şu’arâ — 9 kez (binde 6.8) 48. inen: Neml — 15 kez (binde 13) 49. inen: Kasas — 16 kez (binde 11.2) 50. inen: İsrâ — 7 kez (binde 4.5) 51. inen: Yûnus — 7 kez (binde 3.8) 52. inen: Hûd — 7 kez (binde 3.7) 53. inen: Yûsuf — 15 kez (binde 8.4) 54. inen: Hicr — 7 kez (binde 10.7) 55. inen: En’âm — 18 kez (binde 5.9) 56. inen: Sâffât — 14 kez (binde 16.3) 57. inen: Lokman — 1 kez (binde 1.8) 58. inen: Sebe’ — 0 kez (binde 0) 59. inen: Zümer — 4 kez (binde 3.4) 60. inen: Mü’min — 10 kez (binde 8.2) 61. inen: Fussilet — 2 kez (binde 2.5) 62. inen: Şûrâ — 0 kez (binde 0) 63. inen: Zuhruf — 6 kez (binde 7.2) 64. inen: Duhân — 2 kez (binde 5.8) 65. inen: Câsiye — 2 kez (binde 4.1) 66. inen: Ahkâf — 2 kez (binde 3.1) 67. inen: Zâriyât — 8 kez (binde 22.2) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 14 kez (binde 8.9) 70. inen: Nahl — 3 kez (binde 1.6) 71. inen: Nûh — 3 kez (binde 13.3) 72. inen: İbrahim — 1 kez (binde 1.2) 73. inen: Enbiyâ — 8 kez (binde 6.9) 74. inen: Mü’minûn — 6 kez (binde 5.7) 75. inen: Secde — 1 kez (binde 2.7) 76. inen: Tûr — 0 kez (binde 0) 77. inen: Mülk — 1 kez (binde 3) 78. inen: Hâkka — 4 kez (binde 15.5) 79. inen: Me’âric — 1 kez (binde 4.6) 80. inen: Nebe’ — 3 kez (binde 17.3) 81. inen: Nâzi’ât — 8 kez (binde 44.7) 82. inen: İnfitâr — 2 kez (binde 25) 83. inen: İnşikâk — 1 kez (binde 9.3) 84. inen: Rûm — 7 kez (binde 8.6) 85. inen: Ankebût — 12 kez (binde 12.3) 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez (binde 0) 87. inen: Bakara — 35 kez (binde 5.7) 88. inen: Enfâl — 3 kez (binde 2.4) 89. inen: Âl-i İmrân — 19 kez (binde 5.5) 90. inen: Ahzâb — 6 kez (binde 4.7) 91. inen: Mümtehine — 1 kez (binde 2.9) 92. inen: Nisâ — 21 kez (binde 5.6) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 5 kez (binde 8.7) 95. inen: Muhammed — 4 kez (binde 7.4) 96. inen: Ra’d — 5 kez (binde 5.9) 97. inen: Rahmân — 3 kez (binde 8.5) 98. inen: İnsan — 1 kez (binde 4.1) 99. inen: Talâk — 2 kez (binde 7) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 0 kez (binde 0) 102. inen: Nûr — 1 kez (binde 0.8) 103. inen: Hac — 8 kez (binde 6.3) 104. inen: Münâfikûn — 3 kez (binde 16.8) 105. inen: Mücâdele — 2 kez (binde 4.2) 106. inen: Hucurât — 0 kez (binde 0) 107. inen: Tahrîm — 1 kez (binde 4) 108. inen: Teğâbun — 2 kez (binde 8.3) 109. inen: Saff — 1 kez (binde 4.5) 110. inen: Cum’a — 1 kez (binde 5.7) 111. inen: Fetih — 5 kez (binde 8.9) 112. inen: Mâide — 19 kez (binde 6.8) 113. inen: Tevbe — 6 kez (binde 2.4) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

469 ayet

فَرَاغَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ فَجَٓاءَ بِعِجْلٍ سَم۪ينٍۙ
Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: «Yemez misiniz?» demişti.[26-27]
فَقَرَّبَهُٓ اِلَيْهِمْ قَالَ اَلَا تَأْكُلُونَۘ
Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: «Yemez misiniz?» demişti.[26-27]
فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ
Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak: «kısır bir kocakarı!» dedi.[29]
فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُل۪يمٌۜ
Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.[40]
ذُو مِرَّةٍۜ فَاسْتَوٰىۙ
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.[5-7]
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلّٰىۙ
Sonra yaklaşmış ve inmiştir.[8]
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ
Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu.[9]
كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَـكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ
Bu ortak koşanlardan önce Nuh milleti de yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak: «Delidir» demişlerdi, yolu kesilmişti.[9]
فَقَالُٓوا اَبَشَراً مِنَّا وَاحِداً نَتَّبِعُهُٓۙ اِنَّٓا اِذاً لَف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍ
«İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir» dediler.[24-25]
فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطٰى فَعَقَرَ
Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.[29]
اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَاحِدَةً فَـكَانُوا كَـهَش۪يمِ الْمُحْتَظِرِ
Nitekim üzerlerine bir çığlık gönderdik de, ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.[31]
يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِنْ نَارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنْتَصِرَانِۚ
Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız.[35]
فَاِذَا انْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِۚ
Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?[37]
يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِس۪يمٰيهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاص۪ي وَالْاَقْدَامِۚ
Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.[41]
فَجَعَلْنَاهُنَّ اَبْكَاراًۙ
Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.[35-38]
فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَم۪يمِۚ
Onun üzerine kaynar su içeceksiniz;[54]
فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْه۪يمِۜ
Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz;[55]
اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ
Ey insanlar! Allah’a ve Peygamberine inanın; sizi varis kıldığı şeylerden sarfedin; aranızdan, inanıp da sarfeden kimselere büyük ecir vardır[7]
يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُوراًۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُۜ
İkiyüzlü erkek ve kadınlar müminlere: «Bizi de gözetin; ışığınızdan faydalanalım» dedikleri gün, onlara: «Ardınıza dönün de ışık arayın» denir; inananlarla ikiyüzlüler arasına, kapısının içinde rahmet ve dışında azap olan bir sur çekilir.[13]
اَلَمْ يَأْنِ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللّٰهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّۙ وَلَا يَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْاَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ
İnananların gönüllerinin Allah’ı anması ve O’ndan inen gerçeğe içten bağlanması zamanı daha gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar; onların üzerinden uzun zaman geçti de kalbleri katılaştı; çoğu, yoldan çıkmış kimselerdir.[16]
Yükleniyor...