Kelime Haritası
ف
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 5 farklı görevde kullanılıyor.
Tümü 3.001
Harfi İstinafiye 1.891
Harfi Atıf 517
Harfi Vakıa fi Cevabi Şart 350
Harfi Zaid 155
Harfi Sebebiyye 88
Harfi Atıf: Bağlaç: ve, sonra, yahut, bilakis…
469ayette
517kez geçiyor
84/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %72 · Medenî %28
İlk inen ayet
Kalem 9
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
469 ayet
يَٓا اَيُّهَا
الْاِنْسَانُ
اِنَّكَ
كَادِحٌ
اِلٰى
رَبِّكَ
كَدْحاً
فَمُلَاق۪يهِۚ
Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O’na kavuşacaksın.[6]
فَلْيَنْظُرِ
الْاِنْسَانُ
مِمَّ
خُلِقَۜ
Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.[5]
فَمَا
لَهُ
مِنْ
قُوَّةٍ
وَلَا
نَاصِرٍۜ
O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz.[10]
وَالَّذ۪ي
قَدَّرَ
فَهَدٰىۙۖ
O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir.[3]
فَجَعَلَهُ
غُثَٓاءً
اَحْوٰىۜ
Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir.[5]
وَذَكَرَ
اسْمَ
رَبِّه۪
فَصَلّٰىۜ
Arınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir.[14-5]
فَاَكْثَرُوا
ف۪يهَا
الْفَسَادَۙۖ
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun’a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?[9-12]
فَصَبَّ
عَلَيْهِمْ
رَبُّكَ
سَوْطَ
عَذَابٍۙۖ
Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.[13]
فَاَمَّا
الْاِنْسَانُ
اِذَا
مَا
ابْتَلٰيهُ
رَبُّهُ
فَاَكْرَمَهُ
وَنَعَّمَهُ
فَيَقُولُ
رَبّ۪ٓي
اَكْرَمَنِۜ
Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: «Rabbim beni şerefli kıldı» der.[15]
وَاَمَّٓا
اِذَا
مَا
ابْتَلٰيهُ
فَقَدَرَ
عَلَيْهِ
رِزْقَهُ
فَيَقُولُ
رَبّ۪ٓي
اَهَانَنِۚ
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: «Rabbim bana hor baktı» der.[16]
فَاَلْهَمَهَا
فُجُورَهَا
وَتَقْوٰيهَاۙۖ
Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki:[8]
فَكَذَّبُوهُ
فَعَقَرُوهَاۙۖ
فَدَمْدَمَ
عَلَيْهِمْ
رَبُّهُمْ
بِذَنْبِهِمْ
فَسَوّٰيهَاۙۖ
Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları.[14]
وَلَسَوْفَ
يُعْط۪يكَ
رَبُّكَ
فَتَـرْضٰىۜ
Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.[5]
اَلَمْ
يَجِدْكَ
يَت۪ـيـماً
فَاٰوٰىۖ
Seni öksüz bulup da barındırmadı mı?[6]
وَوَجَدَكَ
ضَٓالاًّ
فَهَدٰىۖ
Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi?[7]
فَاَمَّا
الْيَت۪يمَ
فَلَا
تَقْهَرْۜ
Öyleyse sakın öksüze kötü muamele etme;[9]
وَاَمَّا
السَّٓائِلَ
فَلَا
تَنْهَرْۜ
Ve sakın bir şey isteyeni azarlama;[10]
Yükleniyor...