Kelime Haritası
ك
278ayette
295kez geçiyor
64/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %66 · Medenî %34
İlk inen ayet
Kalem 17
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
كَذٰلِكَ نَجْزِي ✕ Süzgeci kaldır
12 ayet
وَلَقَدْ
اَهْلَكْنَا
الْقُرُونَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
لَمَّا
ظَلَمُواۙ
وَجَٓاءَتْهُمْ
رُسُلُهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
وَمَا
كَانُوا
لِيُؤْمِنُواۜ
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْقَوْمَ
الْمُجْرِم۪ينَ
And olsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmişken, haksızlık ederek inanmadıkları zaman yok etmiştik. İşte biz suçlu milleti böyle cezalandırırız.[13]
قَالُوا
جَزَٓاؤُ۬هُ
مَنْ
وُجِدَ
ف۪ي
رَحْلِه۪
فَهُوَ
جَزَٓاؤُ۬هُۜ
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الظَّالِم۪ينَ
«Cezası, kimin yükünde bulunursa, ceza olarak ona el konulur; biz zalimleri böyle cezalandırırız» dediler.[75]
وَمَنْ
يَقُلْ
مِنْهُمْ
اِنّ۪ٓي
اِلٰهٌ
مِنْ
دُونِه۪
فَذٰلِكَ
نَجْز۪يهِ
جَهَنَّمَۜ
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الظَّالِم۪ينَ۟
Bunlar içinde kim «Ben, Allah’tan başka bir tanrıyım» derse, işte onu cehennemle cezalandırırız. Zulmedenlerin cezasını böyle veririz.[29]
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لَهُمْ
نَارُ
جَهَنَّمَۚ
لَا
يُقْضٰى
عَلَيْهِمْ
فَيَمُوتُوا
وَلَا
يُخَفَّفُ
عَنْهُمْ
مِنْ
عَذَابِهَاۜ
كَذٰلِكَ
نَجْز۪ي
كُلَّ
كَفُورٍۚ
İnkar edenlere cehennem ateşi vardır. Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler; kendilerinden cehennemin azabı da hafifletilmez. Her inkarcıyı böylece cezalandırırız.[36]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
İşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.[80]
قَدْ
صَدَّقْتَ
الرُّءْيَاۚ
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
Böylece ikisi de Allah’ a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: «Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız» diye seslendik.[103-105]
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
İşte iyileri böylece mükafatlandırırız.[110]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
Doğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.[121]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
Doğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız.[131]
تُدَمِّرُ
كُلَّ
شَيْءٍ
بِاَمْرِ
رَبِّهَا
فَاَصْبَحُوا
لَا
يُرٰٓى
اِلَّا
مَسَاكِنُهُمْۜ
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْقَوْمَ
الْمُجْرِم۪ينَ
O azabın, yayılarak vadilerine doğru yöneldiğini gördüklerinde: «Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracaktır» dediler. Hud: «Hayır, o, acele beklediğiniz şeydir; can yakıcı azap veren bir rüzgardır; Rabbinin buyruğu ile her şeyi yok eder» dedi. Bunun üzerine evlerinin harabelerinden başka bir şey görünmez oldu. Biz, suçlu milleti işte böyle cezalandırırız.[24-25]
نِعْمَةً
مِنْ
عِنْدِنَاۜ
كَذٰلِكَ
نَجْز۪ي
مَنْ
شَكَرَ
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut’un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.[34-35]
اِنَّا
كَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَ
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.[44]
Yükleniyor...