Kelime Haritası
لا
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 2 farklı görevde kullanılıyor.
Harfi Nehiy: Yasaklama: yapma…
289ayette
332kez geçiyor
61/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %49 · Medenî %51
İlk inen ayet
Alak 19
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Yûsuf suresi ✕ Süzgeci kaldır
6 ayet
قَالَ
يَا بُنَيَّ
لَا
تَقْصُصْ
رُءْيَاكَ
عَلٰٓى
اِخْوَتِكَ
فَيَك۪يدُوا
لَكَ
كَيْداًۜ
اِنَّ
الشَّيْطَانَ
لِلْاِنْسَانِ
عَدُوٌّ
مُب۪ينٌ
Babası şunları söyledi: «Oğulcuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana tuzak kurarlar; zira şeytan insanın apaçık düşmanıdır».[5]
قَالَ
قَٓائِلٌ
مِنْهُمْ
لَا
تَقْتُلُوا
يُوسُفَ
وَاَلْقُوهُ
ف۪ي
غَيَابَتِ
الْجُبِّ
يَلْتَقِطْهُ
بَعْضُ
السَّيَّارَةِ
اِنْ
كُنْتُمْ
فَاعِل۪ينَ
İçlerinden biri: «Yusuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Böyle yaparsanız yolculardan onu bulup alan olur» dedi.[10]
فَاِنْ
لَمْ
تَأْتُون۪ي
بِه۪
فَلَا
كَيْلَ
لَكُمْ
عِنْد۪ي
وَلَا
تَقْرَبُونِ
«Eğer onu bana getirmezseniz bundan böyle benden bir ölçek bile alamazsınız ve bana artık yaklaşmayın da.»[60]
وَقَالَ
يَا بَنِيَّ
لَا
تَدْخُلُوا
مِنْ
بَابٍ
وَاحِدٍ
وَادْخُلُوا
مِنْ
اَبْوَابٍ
مُتَفَرِّقَةٍۜ
وَمَٓا
اُغْن۪ي
عَنْكُمْ
مِنَ
اللّٰهِ
مِنْ
شَيْءٍۜ
اِنِ
الْحُكْمُ
اِلَّا
لِلّٰهِۜ
عَلَيْهِ
تَوَكَّلْتُۚ
وَعَلَيْهِ
فَلْيَتَوَكَّلِ
الْمُتَوَكِّلُونَ
Babaları: «Oğullarım! Tek bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah katında size bir faydam olmaz, hüküm ancak Allah’ındır, O’na güvendim, güvenenler de O’na güvensinler» dedi.[67]
وَلَمَّا
دَخَلُوا
عَلٰى
يُوسُفَ
اٰوٰٓى
اِلَيْهِ
اَخَاهُ
قَالَ
اِنّ۪ٓي
اَنَا۬
اَخُوكَ
فَلَا
تَبْتَئِسْ
بِمَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Yusuf’un yanına girdiklerinde, kardeşini bağrına bastı ve: «Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme» dedi.[69]
يَا بَنِيَّ
اذْهَبُوا
فَتَحَسَّسُوا
مِنْ
يُوسُفَ
وَاَخ۪يهِ
وَلَا
تَايْـَٔسُوا
مِنْ
رَوْحِ
اللّٰهِۜ
اِنَّهُ
لَا
يَايْـَٔسُ
مِنْ
رَوْحِ
اللّٰهِ
اِلَّا
الْقَوْمُ
الْكَافِرُونَ
«Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf’u ve kardeşini arayın. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kafirlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.»[87]
Yükleniyor...