Kelime Haritası
ل
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 4 farklı görevde kullanılıyor.
Lamu Tekid: Pekiştirme lamı: elbette, mutlaka
810ayette
1.001kez geçiyor
86/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %76 · Medenî %24
İlk inen ayet
Alak 6
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Yâsîn suresi ✕ Süzgeci kaldır
8 ayet
اِنَّكَ
لَمِنَ
الْمُرْسَل۪ينَۙ
Kuran’ı Hakim’e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.[2-4]
لَقَدْ
حَقَّ
الْقَوْلُ
عَلٰٓى
اَكْثَرِهِمْ
فَهُمْ
لَا
يُؤْمِنُونَ
And olsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.[7]
قَالُوا
رَبُّنَا
يَعْلَمُ
اِنَّٓا
اِلَيْكُمْ
لَمُرْسَلُونَ
Elçiler: «Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir» demişlerdi.[16-17]
قَالُٓوا
اِنَّا
تَطَيَّرْنَا
بِكُمْۚ
لَئِنْ
لَمْ
تَنْتَهُوا
لَنَرْجُمَنَّكُمْ
وَلَيَمَسَّنَّكُمْ
مِنَّا
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
«Doğrusu sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık; vazgeçmezseniz and olsun ki sizi taşlayacağız ve bizden size can yakıcı bir azap dokunacaktır» dediler.[18]
اِنّ۪ٓي
اِذاً
لَف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍ
«Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum.»[24]
وَلَقَدْ
اَضَلَّ
مِنْكُمْ
جِبِلاًّ
كَث۪يراًۜ
اَفَلَمْ
تَكُونُوا
تَعْقِلُونَ
And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?[62]
وَلَوْ
نَشَٓاءُ
لَطَمَسْنَا
عَلٰٓى
اَعْيُنِهِمْ
فَاسْتَبَقُوا
الصِّرَاطَ
فَاَنّٰى
يُبْصِرُونَ
Dilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı. Nasıl görebilirlerdi?[66]
وَلَوْ
نَشَٓاءُ
لَمَسَخْنَاهُمْ
عَلٰى
مَكَانَتِهِمْ
فَمَا
اسْتَطَاعُوا
مُضِياًّ
وَلَا
يَرْجِعُونَ۟
Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.[67]
Yükleniyor...