Kelime Haritası
ل
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 4 farklı görevde kullanılıyor.
Lamu Tekid: Pekiştirme lamı: elbette, mutlaka
810ayette
1.001kez geçiyor
86/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %76 · Medenî %24
İlk inen ayet
Alak 6
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Mü’minûn suresi ✕ Süzgeci kaldır
21 ayet
وَلَقَدْ
خَلَقْنَا
الْاِنْسَانَ
مِنْ
سُلَالَةٍ
مِنْ
ط۪ينٍۚ
And olsun ki, insanı süzme çamurdan yarattık.[12]
ثُمَّ
اِنَّكُمْ
بَعْدَ
ذٰلِكَ
لَمَيِّتُونَۜ
Sizler, bütün bunlardan sonra ölürsünüz.[15]
وَلَقَدْ
خَلَقْنَا
فَوْقَكُمْ
سَبْعَ
طَرَٓائِقَۗ
وَمَا
كُنَّا
عَنِ
الْخَلْقِ
غَافِل۪ينَ
And olsun ki, üstünüzde yedi tabaka yarattık. Biz, yarattığımızdan habersiz değiliz.[17]
وَاَنْزَلْنَا
مِنَ
السَّمَٓاءِ
مَٓاءً
بِقَدَرٍ
فَاَسْكَنَّاهُ
فِي
الْاَرْضِۗ
وَاِنَّا
عَلٰى
ذَهَابٍ
بِه۪
لَقَادِرُونَۚ
Gökten suyu ölçülü indirdik de, onu yerde durdurduk. Şüphesiz onu gidermeye de kadiriz.[18]
وَاِنَّ
لَكُمْ
فِي
الْاَنْعَامِ
لَعِبْرَةًۜ
نُسْق۪يكُمْ
مِمَّا
ف۪ي
بُطُونِهَا
وَلَكُمْ
ف۪يهَا
مَنَافِعُ
كَث۪يرَةٌ
وَمِنْهَا
تَأْكُلُونَۙ
Ehli hayvanlarda size ders vardır; onlardan çıkan sütten size içiririz; onlarda daha birçok menfaatiniz vardır. Onlardan yersiniz.[21]
وَلَقَدْ
اَرْسَلْنَا
نُوحاً
اِلٰى
قَوْمِه۪
فَقَالَ
يَا قَوْمِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
مَا
لَكُمْ
مِنْ
اِلٰهٍ
غَيْرُهُۜ
اَفَلَا
تَتَّقُونَ
And olsun ki Nuh’u milletine gönderdik; onlara: «Ey milletim! Allah’a kulluk edin; O’ndan başka tanrınız yoktur; sakınmaz mısınız?» dedi.[23]
فَقَالَ
الْمَلَؤُا
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
قَوْمِه۪
مَا
هٰذَٓا
اِلَّا
بَشَرٌ
مِثْلُكُمْۙ
يُر۪يدُ
اَنْ
يَتَفَضَّلَ
عَلَيْكُمْۜ
وَلَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
لَاَنْزَلَ
مَلٰٓئِكَةًۚ
مَا
سَمِعْنَا
بِهٰذَا
ف۪ٓي
اٰبَٓائِنَا
الْاَوَّل۪ينَۚ
Milletinin inkarcı ileri gelenleri: «Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Allah dilemiş olsaydı melekler indirirdi. İlk atalarımızdan beri böyle birşey işitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir süreye kadar onu gözetleyin» dediler.[24-25]
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
وَاِنْ
كُنَّا
لَمُبْتَل۪ينَ
Doğrusu bunlarda dersler vardır. Biz şüphesiz insanları denemekteyiz.[30]
وَلَئِنْ
اَطَعْتُمْ
بَشَراً
مِثْلَكُمْ
اِنَّكُمْ
اِذاً
لَخَاسِرُونَ
«Kendiniz gibi bir insana itaat ederseniz hüsrana uğrayacağınızda hiç şüphe yoktur.»[34]
قَالَ
عَمَّا
قَل۪يلٍ
لَيُصْبِحُنَّ
نَادِم۪ينَۚ
Allah da: «Az sonra pişman olacaklar» buyurdu.[40]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
مُوسَى
الْكِتَابَ
لَعَلَّهُمْ
يَهْتَدُونَ
And olsun ki Musa’ya, doğru yola girsinler diye Kitap verdik.[49]
وَلَوِ
اتَّبَعَ
الْحَقُّ
اَهْوَٓاءَهُمْ
لَفَسَدَتِ
السَّمٰوَاتُ
وَالْاَرْضُ
وَمَنْ
ف۪يهِنَّۜ
بَلْ
اَتَيْنَاهُمْ
بِذِكْرِهِمْ
فَهُمْ
عَنْ
ذِكْرِهِمْ
مُعْرِضُونَۜ
Eğer gerçek onların heveslerine uysaydı, gökler, yer ve onlarda bulananlar bozulup giderdi. Onlara, kendilerine öğüt veren bir şey getirdik; onlar ise öğütlerinden yüz çevirirler.[71]
وَاِنَّكَ
لَتَدْعُوهُمْ
اِلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ
Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun ama, ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadırlar.[73-74]
وَاِنَّ
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
عَنِ
الصِّرَاطِ
لَنَاكِبُونَ
Aslında sen onları doğru yola çağırıyorsun ama, ahirete inanmayanlar bu yoldan sapmaktadırlar.[73-74]
وَلَوْ
رَحِمْنَاهُمْ
وَكَشَفْنَا
مَا
بِهِمْ
مِنْ
ضُرٍّ
لَلَجُّوا
ف۪ي
طُغْيَانِهِمْ
يَعْمَهُونَ
Biz onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek bile, azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.[75]
وَلَقَدْ
اَخَذْنَاهُمْ
بِالْعَذَابِ
فَمَا
اسْتَكَانُوا
لِرَبِّهِمْ
وَمَا
يَتَضَرَّعُونَ
And olsun ki, Biz onları azabla yakalamıştık, yine de Rablerine boyun eğmemiş ve yakarmamışlardı.[76]
قَالُٓوا
ءَاِذَا
مِتْنَا
وَكُنَّا
تُرَاباً
وَعِظَاماً
ءَاِنَّا
لَمَبْعُوثُونَ
Öncekiler: «Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? And olsun ki biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir» demişlerdi.[82-83]
لَقَدْ
وُعِدْنَا
نَحْنُ
وَاٰبَٓاؤُ۬نَا
هٰذَا
مِنْ
قَبْلُ
اِنْ
هٰذَٓا
اِلَّٓا
اَسَاط۪يرُ
الْاَوَّل۪ينَ
Öncekiler: «Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? And olsun ki biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir» demişlerdi.[82-83]
بَلْ
اَتَيْنَاهُمْ
بِالْحَقِّ
وَاِنَّهُمْ
لَكَاذِبُونَ
Hayır; Biz onlara gerçeği getirdik ama, onlar yalancıdırlar.[90]
مَا
اتَّخَذَ
اللّٰهُ
مِنْ
وَلَدٍ
وَمَا
كَانَ
مَعَهُ
مِنْ
اِلٰهٍ
اِذاً
لَذَهَبَ
كُلُّ
اِلٰهٍ
بِمَا
خَلَقَ
وَلَعَلَا
بَعْضُهُمْ
عَلٰى
بَعْضٍۜ
سُبْحَانَ
اللّٰهِ
عَمَّا
يَصِفُونَۙ
Allah çocuk edinmemiştir; O’nun yanında hiçbir tanrı yoktur, olsaydı, her tanrı kendi yarattığı ile beraber gider ve birbirinden üstün olmağa çalışırlardı. Allah onların vasıflandırdıklarından münezzehtir.[91]
Yükleniyor...