Kelime Haritası
ل
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 4 farklı görevde kullanılıyor.
2.579ayette
3.849kez geçiyor
107/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %66 · Medenî %34
İlk inen ayet
Alak 6
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
2579 ayet
اِنَّكُمْ
لَف۪ي
قَوْلٍ
مُخْتَلِفٍۙ
İçinde yörüngeler bulunan göğe and olsun ki, ey inkarcılar, siz, şüphesiz aykırı görüştesiniz.[7-8]
وَف۪ٓي
اَمْوَالِهِمْ
حَقٌّ
لِلسَّٓائِلِ
وَالْمَحْرُومِ
Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı, onu verirlerdi.[19]
وَفِي
الْاَرْضِ
اٰيَاتٌ
لِلْمُوقِن۪ينَۙ
Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah’ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?[20-21]
فَوَرَبِّ
السَّمَٓاءِ
وَالْاَرْضِ
اِنَّهُ
لَحَقٌّ
مِثْلَ
مَٓا
اَنَّكُمْ
تَنْطِقُونَ۟
Göğün ve yerin Rabbine and olsun ki bu, sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir.[23]
لِنُرْسِلَ
عَلَيْهِمْ
حِجَارَةً
مِنْ
ط۪ينٍۙ
Elçiler: «Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik» dediler.[32-34]
مُسَوَّمَةً
عِنْدَ
رَبِّكَ
لِلْمُسْرِف۪ينَ
Elçiler: «Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik» dediler.[32-34]
وَتَرَكْنَا
ف۪يهَٓا
اٰيَةً
لِلَّذ۪ينَ
يَخَافُونَ
الْعَذَابَ
الْاَل۪يمَۜ
Can yakıcı azabdan korkanlar için, o beldede bir işaret, bir kalıntı bıraktık.[37]
وَف۪ي
ثَمُودَ
اِذْ
ق۪يلَ
لَهُمْ
تَمَتَّعُوا
حَتّٰى
ح۪ينٍ
Semud milletinin başına gelende de ibret vardır: Onlara, «Bir süreye kadar zevklenin» denmişti.[43]
وَالسَّمَٓاءَ
بَنَيْنَاهَا
بِاَيْدٍ
وَاِنَّا
لَمُوسِعُونَ
Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.[47]
فَفِرُّٓوا
اِلَى
اللّٰهِۜ
اِنّ۪ي
لَكُمْ
مِنْهُ
نَذ۪يرٌ
مُب۪ينٌۚ
De ki: «Öyleyse Allah’a koşusun; doğrusu ben sizi O’nun azabı ile açıkça uyaranım.»[50]
وَلَا
تَجْعَلُوا
مَعَ
اللّٰهِ
اِلٰهاً
اٰخَرَۜ
اِنّ۪ي
لَكُمْ
مِنْهُ
نَذ۪يرٌ
مُب۪ينٌ
«Allah’ın yanında başkasını tanrı kılmayın; doğrusu ben sizi O’nun azabı ile açıkça uyaranım.»[51]
وَمَا
خَلَقْتُ
الْجِنَّ
وَالْاِنْسَ
اِلَّا
لِيَعْبُدُونِ
Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır.[56]
فَاِنَّ
لِلَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
ذَنُوباً
مِثْلَ
ذَنُوبِ
اَصْحَابِهِمْ
فَلَا
يَسْتَعْجِلُونِ
Zulmedenlerin, geçmiş arkadaşlarının suçlarına benzer suçları vardır; cezalarını Benden acele istemesinler.[59]
فَوَيْلٌ
لِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
يَوْمِهِمُ
الَّذ۪ي
يُوعَدُونَ
Söz verilen günün azabından vay o inkar edenlere![60]
اِنَّ
عَذَابَ
رَبِّكَ
لَوَاقِـعٌۙ
Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap’a, mamur bir ev olan Kabe’ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.[1-8]
مَا
لَهُ
مِنْ
دَافِـعٍۙ
Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap’a, mamur bir ev olan Kabe’ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.[1-8]
فَوَيْلٌ
يَوْمَئِذٍ
لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ
Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak![9-12]
وَيَطُوفُ
عَلَيْهِمْ
غِلْمَانٌ
لَهُمْ
كَاَنَّهُمْ
لُؤْلُؤٌ۬
مَكْنُونٌ
Sedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar.[24]
فَلْيَأْتُوا
بِحَد۪يثٍ
مِثْلِه۪ٓ
اِنْ
كَانُوا
صَادِق۪ينَۜ
Eğer iddialarında samimi iseler Kuran’ın benzeri bir söz meydana getirsinler.[34]
اَمْ
لَهُمْ
سُلَّمٌ
يَسْتَمِعُونَ
ف۪يهِۚ
فَلْيَأْتِ
مُسْتَمِعُهُمْ
بِسُلْطَانٍ
مُب۪ينٍۜ
Yoksa, üzerine çıkıp vahiy dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse, dinleyenleri açık bir delil getirsin.[38]
Yükleniyor...