Kelime Haritası
ل
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 4 farklı görevde kullanılıyor.
2.579ayette
3.849kez geçiyor
107/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %66 · Medenî %34
İlk inen ayet
Alak 6
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
İsrâ suresi ✕ Süzgeci kaldır
68 ayet
قَالَ
لَقَدْ
عَلِمْتَ
مَٓا
اَنْزَلَ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
اِلَّا
رَبُّ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
بَصَٓائِرَۚ
وَاِنّ۪ي
لَاَظُنُّكَ
يَا فِرْعَوْن
مَثْبُوراً
Musa da: «And olsun ki, bunları göklerin ve yerin Rabbinin açık belgeler olarak indirdiğini biliyorsun. Ey Firavun! Doğrusu senin mahvolacağını sanıyorum» demişti.[102]
وَقُلْنَا
مِنْ
بَعْدِه۪
لِبَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
اسْكُنُوا
الْاَرْضَ
فَاِذَا
جَٓاءَ
وَعْدُ
الْاٰخِرَةِ
جِئْنَا
بِكُمْ
لَف۪يفاًۜ
Sonra İsrailoğullarına: «Bu memlekette siz oturun, kıyamet koptuğunda hepinizi bir araya getiririz.» dedik.[104]
وَقُرْاٰناً
فَرَقْنَاهُ
لِتَقْرَاَهُ۫
عَلَى
النَّاسِ
عَلٰى
مُكْثٍ
وَنَزَّلْنَاهُ
تَنْز۪يلاً
Kuran’ı, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onu gerektikçe indirdik.[106]
قُلْ
اٰمِنُوا
بِه۪ٓ
اَوْ
لَا
تُؤْمِنُواۜ
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَ
مِنْ
قَبْلِه۪ٓ
اِذَا
يُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
يَخِرُّونَ
لِلْاَذْقَانِ
سُجَّداًۙ
De ki: «Kuran’a ister inanın, isten inanmayın, O’ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar» ve «Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz’in sözü şüphesiz yerine gelecektir» derler.[107-108]
وَيَقُولُونَ
سُبْحَانَ
رَبِّنَٓا
اِنْ
كَانَ
وَعْدُ
رَبِّنَا
لَمَفْعُولاً
De ki: «Kuran’a ister inanın, isten inanmayın, O’ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar» ve «Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz’in sözü şüphesiz yerine gelecektir» derler.[107-108]
وَيَخِرُّونَ
لِلْاَذْقَانِ
يَبْكُونَ
وَيَز۪يدُهُمْ
خُشُوعاً ۩
Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar; bu, onların gönüllerindeki saygıyı artırır.[109]
قُلِ
ادْعُوا
اللّٰهَ
اَوِ
ادْعُوا
الرَّحْمٰنَۜ
اَياًّ
مَا
تَدْعُوا
فَلَهُ
الْاَسْمَٓاءُ
الْحُسْنٰىۚ
وَلَا
تَجْهَرْ
بِصَلَاتِكَ
وَلَا
تُخَافِتْ
بِهَا
وَابْتَغِ
بَيْنَ
ذٰلِكَ
سَب۪يلاً
De ki: «İster Allah deyin, ister Rahman deyin, hangisini derseniz deyin, en güzel isimler O’nundur.» Namaz kılarken sesini yükseltme, gizli de okuma, ikisi ortasında bir yol tut.[110]
وَقُلِ
الْحَمْدُ
لِلّٰهِ
الَّذ۪ي
لَمْ
يَتَّخِذْ
وَلَداً
وَلَمْ
يَكُنْ
لَهُ
شَر۪يكٌ
فِي
الْمُلْكِ
وَلَمْ
يَكُنْ
لَهُ
وَلِيٌّ
مِنَ
الذُّلِّ
وَكَبِّرْهُ
تَكْب۪يراً
De ki: «Hamd, çocuk edinmemiş olan, hükümranlığında ortağı bulunmayan, düşkün olmayıp yardımcıya da ihtiyaç göstermeyen Allah’a mahsustur.» O’nu gereği gibi büyükle.[111]
Yükleniyor...