Kelime Haritası
ما
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 6 farklı görevde kullanılıyor.
Tümü 1.087
Harfi Nefi 705
Harfi Kef 162
Harfi İstfiham 93
Harfi Masdari 83
Harfi Şart 23
Harfi Zaid 21
Harfi İstfiham: Soru: mi?, nasıl?, ne zaman?, nerede?…
80ayette
93kez geçiyor
40/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %68 · Medenî %32
İlk inen ayet
Kalem 36
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
80 ayet
فَمَا
ظَنُّكُمْ
بِرَبِّ
الْعَالَم۪ينَ
«Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?»[87]
مَا
لَكُمْ
لَا
تَنْطِقُونَ
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: «Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?» dedi.[91-92]
مَا
لَـكُمْ۠
كَيْفَ
تَحْكُمُونَ
Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?[154]
وَقَالُوا
لِجُلُودِهِمْ
لِمَ
شَهِدْتُمْ
عَلَيْنَاۜ
قَالُٓوا
اَنْطَقَنَا
اللّٰهُ
الَّـذ۪ٓي
اَنْطَقَ
كُلَّ
شَيْءٍ
وَهُوَ
خَلَقَكُمْ
اَوَّلَ
مَرَّةٍ
وَاِلَيْهِ
تُرْجَعُونَ
Derilerine: «Aleyhimize niçin şahidlik ettiniz?» derler. «Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi önce yaratan O’dur ve O’na döndürülüyorsunuz» cevabını verirler.[21]
فَاَصْحَابُ
الْمَيْمَنَةِ
مَٓا
اَصْحَابُ
الْمَيْمَنَةِۜ
İyi işler işlediklerini belirtmek için, amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara![8]
وَاَصْحَابُ
الْمَشْـَٔمَةِ
مَٓا
اَصْحَابُ
الْمَشْـَٔمَةِۜ
Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara![9]
وَاَصْحَابُ
الْيَم۪ينِ
مَٓا
اَصْحَابُ
الْيَم۪ينِۜ
Defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara![27]
وَاَصْحَابُ
الشِّمَالِۙ
مَٓا
اَصْحَابُ
الشِّمَالِۜ
Defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara![41]
وَمَا
لَكُمْ
لَا
تُؤْمِنُونَ
بِاللّٰهِۚ
وَالرَّسُولُ
يَدْعُوكُمْ
لِتُؤْمِنُوا
بِرَبِّكُمْ
وَقَدْ
اَخَذَ
م۪يثَاقَكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
مُؤْمِن۪ينَ
Peygamber sizi, Rabbinize inanmaya çağırdığı halde, Allah’a niçin inanmazsınız? Hem O, sizden söz almıştı, inanmışlar iseniz; bu çağrıya koşun.[8]
وَمَا
لَكُمْ
اَلَّا
تُنْفِقُوا
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَلِلّٰهِ
م۪يرَاثُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
لَا
يَسْتَو۪ي
مِنْكُمْ
مَنْ
اَنْفَقَ
مِنْ
قَبْلِ
الْفَتْحِ
وَقَاتَلَۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَعْظَمُ
دَرَجَةً
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اَنْفَقُوا
مِنْ
بَعْدُ
وَقَاتَلُواۜ
وَكُلاًّ
وَعَدَ
اللّٰهُ
الْحُسْنٰىۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ۟
Göklerin ve yerin mirasçısı Allah olduğu halde, Allah yolunda siz niçin sarf etmiyorsunuz? İçinizden Mekke’nin fethinden önce sarfeden ve savaşan kimseler, daha sonra sarfedip savaşan kimselerle bir değildirler, öncekiler daha üstün derecededirler. Allah, hepsine cenneti vadetmiştir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.[10]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لِمَ
تَقُولُونَ
مَا
لَا
تَفْعَلُونَ
Ey inananlar! Yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz?[2]
وَاِذْ
قَالَ
مُوسٰى
لِقَوْمِه۪
يَا قَوْمِ
لِمَ
تُؤْذُونَن۪ي
وَقَدْ
تَعْلَمُونَ
اَنّ۪ي
رَسُولُ
اللّٰهِ
اِلَيْكُمْۜ
فَلَمَّا
زَاغُٓوا
اَزَاغَ
اللّٰهُ
قُلُوبَهُمْۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يَهْدِي
الْقَوْمَ
الْفَاسِق۪ينَ
Musa milletine: «Ey milletim! Beni niçin incitirsiniz? Oysa, benim size gönderilmiş Allah’ın bir peygamberi olduğumu biliyorsunuz» demişti. Ama onlar yoldan sapınca, Allah da onların kalblerini saptırmıştı. Allah, yoldan çıkan milleti doğru yola eriştirmez.[5]
يَٓا اَيُّهَا
النَّبِيُّ
لِمَ
تُحَرِّمُ
مَٓا
اَحَلَّ
اللّٰهُ
لَكَۚ
تَبْتَغ۪ي
مَرْضَاتَ
اَزْوَاجِكَۜ
وَاللّٰهُ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Eşlerinin rızasını gözeterek, Allah’ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine yasak ediyorsun? Allah bağışlayandır, acıyandır.[1]
مَا
لَـكُمْ۠
كَيْفَ
تَحْكُمُونَۚ
Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?[36]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
الْحَٓاقَّةُۜ
Gerçekleşecek olanın ne olduğunu sana ne bildirir?[3]
فَمَالِ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
قِبَلَكَ
مُهْطِع۪ينَۙ
İnkar edenlere ne oluyor, sana doğru sağdan soldan topluluklar halinde koşuşuyorlar?[36-37]
مَا
لَكُمْ
لَا
تَرْجُونَ
لِلّٰهِ
وَقَاراًۚ
«Ne oluyorsunuz ki Allah’a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz.»[13]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
سَقَرُۜ
Yakıcı ateşin ne olduğunu sen nerden bilirsin?[27]
مَا
سَلَـكَكُمْ
ف۪ي
سَقَرَ
Ancak, defteri sağdan verilenler böyle değildir; onlar cennettedirler. Suçlulara: «Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?» diye sorarlar.[39-42]
Yükleniyor...