Kelime Haritası

ما

İşlevleri

Bu edat Kur'an'da 6 farklı görevde kullanılıyor.

907ayette
1.087kez geçiyor
92/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %68 · Medenî %32
İlk inen ayet Kalem 2

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 4 kez (binde 13.3) 3. inen: Müzzemmil — 2 kez (binde 10.1) 4. inen: Müddessir — 10 kez (binde 39.2) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 1 kez (binde 43.5) 7. inen: Tekvîr — 4 kez (binde 38.5) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 2 kez (binde 28.2) 10. inen: Fecr — 2 kez (binde 14.6) 11. inen: Duhâ — 2 kez (binde 50) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 9 kez (binde 25) 24. inen: Abese — 3 kez (binde 22.6) 25. inen: Kadr — 2 kez (binde 66.7) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 1 kez (binde 9.2) 28. inen: Tîn — 1 kez (binde 29.4) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 5 kez (binde 138.9) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 2 kez (binde 60.6) 33. inen: Mürselât — 2 kez (binde 11) 34. inen: Kâf — 7 kez (binde 18.8) 35. inen: Beled — 2 kez (binde 24.4) 36. inen: Târık — 4 kez (binde 65.6) 37. inen: Kamer — 2 kez (binde 5.8) 38. inen: Sâd — 12 kez (binde 16.4) 39. inen: A’râf — 43 kez (binde 13) 40. inen: Cin — 3 kez (binde 10.5) 41. inen: Yâsîn — 16 kez (binde 22.1) 42. inen: Furkân — 6 kez (binde 6.7) 43. inen: Fâtır — 17 kez (binde 21.9) 44. inen: Meryem — 11 kez (binde 11.4) 45. inen: Tâ-Hâ — 10 kez (binde 7.5) 46. inen: Vâkı’a — 5 kez (binde 13.2) 47. inen: Şu’arâ — 29 kez (binde 22) 48. inen: Neml — 15 kez (binde 13) 49. inen: Kasas — 23 kez (binde 16.1) 50. inen: İsrâ — 19 kez (binde 12.2) 51. inen: Yûnus — 30 kez (binde 16.4) 52. inen: Hûd — 44 kez (binde 23) 53. inen: Yûsuf — 25 kez (binde 14.1) 54. inen: Hicr — 15 kez (binde 22.9) 55. inen: En’âm — 45 kez (binde 14.8) 56. inen: Sâffât — 11 kez (binde 12.8) 57. inen: Lokman — 6 kez (binde 11) 58. inen: Sebe’ — 20 kez (binde 22.7) 59. inen: Zümer — 12 kez (binde 10.2) 60. inen: Mü’min — 19 kez (binde 15.6) 61. inen: Fussilet — 14 kez (binde 17.6) 62. inen: Şûrâ — 18 kez (binde 20.9) 63. inen: Zuhruf — 8 kez (binde 9.6) 64. inen: Duhân — 6 kez (binde 17.3) 65. inen: Câsiye — 9 kez (binde 18.4) 66. inen: Ahkâf — 9 kez (binde 14) 67. inen: Zâriyât — 10 kez (binde 27.8) 68. inen: Gâşiye — 1 kez (binde 10.9) 69. inen: Kehf — 16 kez (binde 10.2) 70. inen: Nahl — 26 kez (binde 14.1) 71. inen: Nûh — 2 kez (binde 8.8) 72. inen: İbrahim — 14 kez (binde 16.9) 73. inen: Enbiyâ — 15 kez (binde 12.9) 74. inen: Mü’minûn — 17 kez (binde 16.2) 75. inen: Secde — 3 kez (binde 8.1) 76. inen: Tûr — 4 kez (binde 12.8) 77. inen: Mülk — 6 kez (binde 18) 78. inen: Hâkka — 6 kez (binde 23.3) 79. inen: Me’âric — 2 kez (binde 9.2) 80. inen: Nebe’ — 1 kez (binde 5.8) 81. inen: Nâzi’ât — 3 kez (binde 16.8) 82. inen: İnfitâr — 5 kez (binde 62.5) 83. inen: İnşikâk — 1 kez (binde 9.3) 84. inen: Rûm — 5 kez (binde 6.1) 85. inen: Ankebût — 20 kez (binde 20.5) 86. inen: Mutaffifîn — 6 kez (binde 35.5) 87. inen: Bakara — 84 kez (binde 13.7) 88. inen: Enfâl — 19 kez (binde 15.4) 89. inen: Âl-i İmrân — 63 kez (binde 18.1) 90. inen: Ahzâb — 16 kez (binde 12.4) 91. inen: Mümtehine — 3 kez (binde 8.6) 92. inen: Nisâ — 36 kez (binde 9.6) 93. inen: Zilzâl — 1 kez (binde 27.8) 94. inen: Hadîd — 7 kez (binde 12.2) 95. inen: Muhammed — 3 kez (binde 5.6) 96. inen: Ra’d — 14 kez (binde 16.4) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 2 kez (binde 8.2) 99. inen: Talâk — 0 kez (binde 0) 100. inen: Beyyine — 2 kez (binde 21.3) 101. inen: Haşr — 8 kez (binde 18) 102. inen: Nûr — 10 kez (binde 7.6) 103. inen: Hac — 8 kez (binde 6.3) 104. inen: Münâfikûn — 0 kez (binde 0) 105. inen: Mücâdele — 6 kez (binde 12.7) 106. inen: Hucurât — 2 kez (binde 5.8) 107. inen: Tahrîm — 2 kez (binde 8) 108. inen: Teğâbun — 4 kez (binde 16.6) 109. inen: Saff — 3 kez (binde 13.6) 110. inen: Cum’a — 0 kez (binde 0) 111. inen: Fetih — 3 kez (binde 5.4) 112. inen: Mâide — 33 kez (binde 11.8) 113. inen: Tevbe — 28 kez (binde 11.2) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

907 ayet

وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
Kardeşleri Salih onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah’tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin» dedi.[142-152]
قَالُٓوا اِنَّـمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۚ
«Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir» dediler.[153-154]
مَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۚ فَأْتِ بِاٰيَةٍ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
«Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir» dediler.[153-154]
فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda bir ders vardır, fakat çoğu inanmamıştır.[158]
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
Kardeşleri Lut, onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Rabbinizin sizin için yarattığı eşleri bırakıp da, insanlar arasında, erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz azmış bir milletsiniz» dedi.[161-166]
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Şüphesiz bunda bir ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.[174]
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
Şuayb onlara: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum, benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkını azaltmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratandan korkun» dedi.[177-184]
قَالُٓوا اِنَّـمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۙ
«Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür» dediler.[185-187]
وَمَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَاِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۚ
«Sen ancak büyülenmişin birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu seni yalancılardan sanıyoruz. Eğer doğru sözlü isen göğün bir parçasını üstümüze düşür» dediler.[185-187]
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Doğrusu bunda bir ders vardır. Fakat çoğu inanmamıştır.[190]
فَقَرَاَهُ عَلَيْهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ مُؤْمِن۪ينَۜ
Biz Kuran’ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.[198-199]
مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَۜ
Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?[205-207]
وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَۗۛ
Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.[208-209]
ذِكْرٰى۠ۛ وَمَا كُنَّا ظَالِم۪ينَ
Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.[208-209]
وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ الشَّيَاط۪ينُ
Kuran’ı şeytanlar indirmemiştir.[210]
وَمَا يَنْبَغ۪ي لَهُمْ وَمَا يَسْتَط۪يعُونَۜ
Bu onlara düşmez, zaten güçleri de yetmez.[211]
وَتَفَقَّدَ الطَّيْرَ فَقَالَ مَا لِيَ لَٓا اَرَى الْهُدْهُدَۘ اَمْ كَانَ مِنَ الْغَٓائِب۪ينَ
Süleyman, kuşları araştırarak: «Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana apaçık bir delil getirmelidir; yoksa onu ya şiddetli bir azaba uğratırım yahut keserim» dedi.[20-21]
قَالَتْ يَٓا اَيُّهَا الْمَلَؤُ۬ا اَفْتُون۪ي ف۪ٓي اَمْر۪يۚ مَا كُنْتُ قَاطِعَةً اَمْراً حَتّٰى تَشْهَدُونِ
«Ey ileri gelenler! Vereceğim emir hakkında bana fikrinizi söyleyin; siz benim yanımda bulunmadıkça, bir iş hakkında kesin bir hüküm vermem» dedi.[32]
وَاِنّ۪ي مُرْسِلَةٌ اِلَيْهِمْ بِهَدِيَّةٍ فَنَاظِرَةٌ بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ
Melike: «Doğrusu hükümdarlar bir şehre girdikleri zaman orasını bozarlar, onurlu kimselerini aşağılık yaparlar. İşte böyle davranırlar. Ben onlara bir hediye göndereyim de, elçilerin ne ile döneceklerine bakayım» dedi.[34-35]
قَالَ الَّذ۪ي عِنْدَهُ عِلْمٌ مِنَ الْكِتَابِ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ اِلَيْكَ طَرْفُكَۜ فَلَمَّا رَاٰهُ مُسْتَقِراًّ عِنْدَهُ قَالَ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّ۪ي۠ لِيَبْلُوَن۪ٓي ءَاَشْكُرُ اَمْ اَكْفُرُۜ وَمَنْ شَكَرَ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ رَبّ۪ي غَنِيٌّ كَر۪يمٌ
Kitabın bilgisine sahip olan biri: «Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm» dedi. Süleyman, tahtı yanına yerleşivermiş görünce: «Bu, şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınayan Rabbimin lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur; fakat nankörlük eden bilsin ki Rabbim müstağnidir, kerem sahibidir» dedi.[40]
Yükleniyor...