Kelime Haritası

و

İşlevleri

Bu edat Kur'an'da 6 farklı görevde kullanılıyor.

Harfi İstinafiye: Yeni cümle başlatan ve / fe

765ayette
1.034kez geçiyor
42/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %24 · Medenî %76
İlk inen ayet Alak 3

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 1 kez (binde 13.9) 2. inen: Kalem — 5 kez (binde 16.7) 3. inen: Müzzemmil — 1 kez (binde 5) 4. inen: Müddessir — 2 kez (binde 7.8) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 3 kez (binde 28.8) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 1 kez (binde 14.1) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 2 kez (binde 50) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 0 kez (binde 0) 24. inen: Abese — 2 kez (binde 15) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 0 kez (binde 0) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 1 kez (binde 6.1) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 1 kez (binde 5.5) 34. inen: Kâf — 0 kez (binde 0) 35. inen: Beled — 0 kez (binde 0) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 0 kez (binde 0) 38. inen: Sâd — 0 kez (binde 0) 39. inen: A’râf — 90 kez (binde 27.1) 40. inen: Cin — 3 kez (binde 10.5) 41. inen: Yâsîn — 0 kez (binde 0) 42. inen: Furkân — 0 kez (binde 0) 43. inen: Fâtır — 0 kez (binde 0) 44. inen: Meryem — 2 kez (binde 2.1) 45. inen: Tâ-Hâ — 7 kez (binde 5.2) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 0 kez (binde 0) 48. inen: Neml — 0 kez (binde 0) 49. inen: Kasas — 0 kez (binde 0) 50. inen: İsrâ — 0 kez (binde 0) 51. inen: Yûnus — 1 kez (binde 0.5) 52. inen: Hûd — 0 kez (binde 0) 53. inen: Yûsuf — 2 kez (binde 1.1) 54. inen: Hicr — 0 kez (binde 0) 55. inen: En’âm — 97 kez (binde 31.8) 56. inen: Sâffât — 1 kez (binde 1.2) 57. inen: Lokman — 0 kez (binde 0) 58. inen: Sebe’ — 0 kez (binde 0) 59. inen: Zümer — 0 kez (binde 0) 60. inen: Mü’min — 0 kez (binde 0) 61. inen: Fussilet — 0 kez (binde 0) 62. inen: Şûrâ — 0 kez (binde 0) 63. inen: Zuhruf — 0 kez (binde 0) 64. inen: Duhân — 0 kez (binde 0) 65. inen: Câsiye — 0 kez (binde 0) 66. inen: Ahkâf — 0 kez (binde 0) 67. inen: Zâriyât — 0 kez (binde 0) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 0 kez (binde 0) 70. inen: Nahl — 0 kez (binde 0) 71. inen: Nûh — 1 kez (binde 4.4) 72. inen: İbrahim — 0 kez (binde 0) 73. inen: Enbiyâ — 0 kez (binde 0) 74. inen: Mü’minûn — 0 kez (binde 0) 75. inen: Secde — 0 kez (binde 0) 76. inen: Tûr — 0 kez (binde 0) 77. inen: Mülk — 9 kez (binde 27) 78. inen: Hâkka — 4 kez (binde 15.5) 79. inen: Me’âric — 1 kez (binde 4.6) 80. inen: Nebe’ — 1 kez (binde 5.8) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 2 kez (binde 25) 83. inen: İnşikâk — 2 kez (binde 18.7) 84. inen: Rûm — 0 kez (binde 0) 85. inen: Ankebût — 0 kez (binde 0) 86. inen: Mutaffifîn — 2 kez (binde 11.8) 87. inen: Bakara — 264 kez (binde 43.2) 88. inen: Enfâl — 50 kez (binde 40.6) 89. inen: Âl-i İmrân — 148 kez (binde 42.5) 90. inen: Ahzâb — 0 kez (binde 0) 91. inen: Mümtehine — 10 kez (binde 28.7) 92. inen: Nisâ — 153 kez (binde 40.8) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 0 kez (binde 0) 95. inen: Muhammed — 0 kez (binde 0) 96. inen: Ra’d — 0 kez (binde 0) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 2 kez (binde 8.2) 99. inen: Talâk — 11 kez (binde 38.3) 100. inen: Beyyine — 1 kez (binde 10.6) 101. inen: Haşr — 13 kez (binde 29.2) 102. inen: Nûr — 1 kez (binde 0.8) 103. inen: Hac — 0 kez (binde 0) 104. inen: Münâfikûn — 9 kez (binde 50.3) 105. inen: Mücâdele — 0 kez (binde 0) 106. inen: Hucurât — 0 kez (binde 0) 107. inen: Tahrîm — 6 kez (binde 24.1) 108. inen: Teğâbun — 18 kez (binde 74.7) 109. inen: Saff — 10 kez (binde 45.2) 110. inen: Cum’a — 5 kez (binde 28.6) 111. inen: Fetih — 0 kez (binde 0) 112. inen: Mâide — 89 kez (binde 31.7) 113. inen: Tevbe — 0 kez (binde 0) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

وَمَا كَانَ ✕ Süzgeci kaldır

9 ayet

وَقَالُوا كُونُوا هُوداً اَوْ نَصَارٰى تَهْتَدُواۜ قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفاًۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ
«Yahudi veya Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız» dediler. «Doğruya yönelmiş olan ve Allah’a eş koşanlardan olmayan İbrahim’in dinine uyarız» de.[135]
وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطاً لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَه۪يداًۜ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِـعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِۜ وَاِنْ كَانَتْ لَكَب۪يرَةً اِلَّا عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُض۪يعَ ا۪يمَانَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ
Böylece sizi insanlara şahid ve örnek olmanız için tam ortada bulunan bir ümmet kıldık. Peygamber de size şahid ve örnektir. Senin yöneldiğin yönü, Peygambere uyanları, cayacaklardan ayırdetmek için kıble yaptık. Doğrusu Allah’ın yola koyduğu kimselerden başkasına bu ağır bir şeydir. Allah ibadetlerinizi boşa çıkaracak değildir. Doğrusu Allah insanlara şefkat gösterir, merhamet eder.[143]
قُلْ صَدَقَ اللّٰهُ فَاتَّبِعُوا مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفاًۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ
De ki: «Allah doğru söyledi, doğruya meyleden İbrahim’in dinine uyun; O, puta tapanlardan değildi».[95]
وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَاباً مُؤَجَّلاًۜ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَاۚ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِه۪ مِنْهَاۜ وَسَنَجْزِي الشَّاكِر۪ينَ
Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükafatını vereceğiz.[145]
وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
Dedikleri ancak şu idi: «Rabbimiz! Günahlarımızı, işimizdeki aşırılıklarımızı bize bağışla, sebatımızı arttır, inkarcı topluluğa karşı bize yardım et».[147]
وَمَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَغُلَّۜ وَمَنْ يَغْلُلْ يَأْتِ بِمَا غَلَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
Hiçbir peygambere ganimete ve millet malına hiyanet yaraşmaz; haksızlık kim yaparsa, kıyamet günü yaptığı ile gelir, sonra, haksızlık yapılmaksızın herkese kazanmış olduğu ödenir.[161]
وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ اَنْ يَقْتُلَ مُؤْمِناً اِلَّا خَطَـٔاًۚ وَمَنْ قَتَلَ مُـؤْمِناً خَطَــٔاً فَـتَـحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍ وَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَصَّدَّقُواۜ فَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ عَدُوٍّ لَكُمْ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۜ وَاِنْ كَانَ مِنْ قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌ فَدِيَةٌ مُسَلَّمَةٌ اِلٰٓى اَهْلِه۪ وَتَحْر۪يرُ رَقَبَةٍ مُؤْمِنَةٍۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِۘ تَوْبَةً مِنَ اللّٰهِۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً
Bir müminin diğer mümini yanlışlık dışında öldürmesi asla caiz değildir. Bir mümini yanlışlıkla öldürenin, bir mümin köleyi azad etmesi ve öldürülenin ailesi bağışlamadıkça, ona diyet ödemesi gerekir. Eğer o mümin, size düşman bir topluluktan ise mümin bir köleyi azad etmek gerekir. Şayet aranızda anlaşma olan bir millettense, ailesine diyet ödemek ve mümin bir köleyi azat etmek gerekir. Bulamayana, Allah tarafından tevbesinin kabulü için, ard arda iki ay oruç tutmak gerekir. Allah bilendir. Hakim’dir.[92]
وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ
Milletinin cevabı sadece, «Onları kasabanızdan çıkarın, güya onlar temiz kalmaya uğraşan insanlarmış» demek oldu.[82]
وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ ف۪يهِمْۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ
Oysa, sen içlerinde iken Allah onlara azabetmez. Onlar bağışlanma dilerlerken de elbette Allah azab edecek değildir.[33]
Yükleniyor...