Kelime Haritası
و
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 6 farklı görevde kullanılıyor.
Tümü 9.594
Harfi Atıf 8.177
Harfi İstinafiye 1.034
Harfi Hal 293
Harfi Zaid 59
Harfi Cer 28
Vavı Maiyye 3
Harfi İstinafiye: Yeni cümle başlatan ve / fe
765ayette
1.034kez geçiyor
42/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %24 · Medenî %76
İlk inen ayet
Alak 3
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
765 ayet
وَلَقَدْ
زَيَّنَّا
السَّمَٓاءَ
الدُّنْيَا
بِمَصَاب۪يحَ
وَجَعَلْنَاهَا
رُجُوماً
لِلشَّيَاط۪ينِ
وَاَعْتَدْنَا
لَهُمْ
عَذَابَ
السَّع۪يرِ
And olsun ki, yakın göğü kandillerle donattık, onları şeytanlar için taşlamalar yaptık ve şeytanlara çılgın alev azabını hazırladık.[5]
وَلِلَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِرَبِّهِمْ
عَذَابُ
جَهَنَّمَۜ
وَبِئْسَ
الْمَص۪يرُ
Rablerini inkar eden kimseler için cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür![6]
وَاَسِرُّوا
قَوْلَكُمْ
اَوِ
اجْهَرُوا
بِه۪ۜ
اِنَّهُ
عَل۪يمٌ
بِذَاتِ
الصُّدُورِ
Sizler, sözlerinizi gizleseniz de açıklasanız da birdir; O, kalblerde olanı bilir.[13]
هُوَ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
لَكُمُ
الْاَرْضَ
ذَلُولاً
فَامْشُوا
ف۪ي
مَنَاكِبِهَا
وَكُلُوا
مِنْ
رِزْقِه۪ۜ
وَاِلَيْهِ
النُّشُورُ
Yeryüzünü, size boyun eğdiren O’dur; öyleyse yerin sırtlarında dolaşın, Allah’ın verdiği rızıktan yiyin; sonunda dönüş O’nadır.[15]
وَلَقَدْ
كَذَّبَ
الَّذ۪ينَ
مِنْ
قَبْلِهِمْ
فَكَيْفَ
كَانَ
نَك۪يرِ
And olsun ki, bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Beni inkar etmek nasılmış?[18]
قُلْ
هُوَ
الَّذ۪ي
ذَرَاَكُمْ
فِي
الْاَرْضِ
وَاِلَيْهِ
تُحْشَرُونَ
Sizi yerde yaratıp yayan O’dur ve O’nun huzurunda toplanacaksınız.[24]
وَيَقُولُونَ
مَتٰى
هٰذَا
الْوَعْدُ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
«Doğru sözlü iseniz bildirin bu azap sözü ne zamandır?» derler.[25]
وَاِنَّ
لَكَ
لَاَجْراً
غَيْرَ
مَمْنُونٍۚ
Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.[3]
اِنَّ
رَبَّكَ
هُوَ
اَعْلَمُ
بِمَنْ
ضَلَّ
عَنْ
سَب۪يلِه۪ۖ
وَهُوَ
اَعْلَمُ
بِالْمُهْتَد۪ينَ
Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapıtanları çok iyi bilir; O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.[7]
وَلَا
تُطِـعْ
كُلَّ
حَلَّافٍ
مَه۪ينٍۙ
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.[10-14]
وَاِنْ
يَكَادُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لَيُزْلِقُونَكَ
بِاَبْصَارِهِمْ
لَمَّا
سَمِعُوا
الذِّكْرَ
وَيَقُولُونَ
اِنَّهُ
لَمَجْنُونٌۢ
Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran’ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. «O delidir» diyorlardı.[50-51]
وَمَا
هُوَ
اِلَّا
ذِكْرٌ
لِلْعَالَم۪ينَ
Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.[52]
وَجَٓاءَ
فِرْعَوْنُ
وَمَنْ
قَبْلَهُ
وَالْمُؤْتَفِكَاتُ
بِالْخَاطِئَةِۚ
Firavun, ondan öncekiler ve alt üst olmuş kasabalarda oturanlar da suç işlemişlerdi.[9]
وَمَا
هُوَ
بِقَوْلِ
شَاعِرٍۜ
قَل۪يلاً
مَا
تُـؤْمِنُونَۙ
O, şair sözü değildir; ne az inanıyorsunuz![41]
وَلَوْ
تَقَوَّلَ
عَلَيْنَا
بَعْضَ
الْاَقَاو۪يلِۙ
Eğer o (Muhammed), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık.[44-46]
وَاِنَّهُ
لَتَذْكِرَةٌ
لِلْمُتَّق۪ينَ
Doğrusu Kuran Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.[48]
عَلٰٓى
اَنْ
نُبَدِّلَ
خَيْراً
مِنْهُمْۙ
وَمَا
نَحْنُ
بِمَسْبُوق۪ينَ
Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.[40-41]
وَاللّٰهُ
اَنْبَتَكُمْ
مِنَ
الْاَرْضِ
نَبَاتاًۙ
«Allah sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir.»[17]
وَاَمَّا
الْقَاسِطُونَ
فَكَانُوا
لِجَهَنَّمَ
حَطَباًۙ
«Kendilerine yazık edenlere gelince; onlar, cehennemin odunları oldular.»[15]
لِنَفْتِنَهُمْ
ف۪يهِۚ
وَمَنْ
يُعْرِضْ
عَنْ
ذِكْرِ
رَبِّه۪
يَسْلُكْهُ
عَذَاباً
صَعَداًۙ
Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır.[16-17]
Yükleniyor...