Kelime Haritası
و
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 6 farklı görevde kullanılıyor.
Tümü 9.594
Harfi Atıf 8.177
Harfi İstinafiye 1.034
Harfi Hal 293
Harfi Zaid 59
Harfi Cer 28
Vavı Maiyye 3
Harfi Atıf: Bağlaç: ve, sonra, yahut, bilakis…
4.181ayette
8.177kez geçiyor
113/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %64 · Medenî %36
İlk inen ayet
Alak 13
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
4181 ayet
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
وَلَا
تُخْزُونِ
Lut: «Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah’tan korkun, beni utandırmayın» dedi.[68-69]
فَجَعَلْنَا
عَالِيَهَا
سَافِلَهَا
وَاَمْطَرْنَا
عَلَيْهِمْ
حِجَارَةً
مِنْ
سِجّ۪يلٍۜ
Memleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.[74]
وَاِنَّهَا
لَبِسَب۪يلٍ
مُق۪يمٍ
O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.[76]
وَاِنْ
كَانَ
اَصْحَابُ
الْاَيْكَةِ
لَظَالِم۪ينَۙ
Eykeliler de, şüphesiz zalim kimselerdi.[78]
فَانْتَقَمْنَا
مِنْهُمْۢ
وَاِنَّهُمَا
لَبِاِمَامٍ
مُب۪ينٍۜ۟
Bunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.[79]
وَلَقَدْ
كَذَّبَ
اَصْحَابُ
الْحِجْرِ
الْمُرْسَل۪ينَۙ
And olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.[80]
وَاٰتَيْنَاهُمْ
اٰيَاتِنَا
فَكَانُوا
عَنْهَا
مُعْرِض۪ينَۙ
Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.[81]
وَكَانُوا
يَنْحِتُونَ
مِنَ
الْجِبَالِ
بُيُوتاً
اٰمِن۪ينَ
Dağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.[82]
وَمَا
خَلَقْنَا
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَمَا
بَيْنَهُمَٓا
اِلَّا
بِالْحَقِّۜ
وَاِنَّ
السَّاعَةَ
لَاٰتِيَةٌ
فَاصْفَحِ
الصَّفْحَ
الْجَم۪يلَ
Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.[85]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَاكَ
سَبْعاً
مِنَ
الْمَثَان۪ي
وَالْقُرْاٰنَ
الْعَظ۪يمَ
And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha’yı ve Kuran-ı Azim’i verdik.[87]
لَا
تَمُدَّنَّ
عَيْنَيْكَ
اِلٰى
مَا
مَتَّعْنَا
بِه۪ٓ
اَزْوَاجاً
مِنْهُمْ
وَلَا
تَحْزَنْ
عَلَيْهِمْ
وَاخْفِضْ
جَنَاحَكَ
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
Kafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.[88]
وَقُلْ
اِنّ۪ٓي
اَنَا
النَّذ۪يرُ
الْمُب۪ينُۚ
De ki: «Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım.»[89]
فَاصْدَعْ
بِمَا
تُؤْمَرُ
وَاَعْرِضْ
عَنِ
الْمُشْرِك۪ينَ
Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.[94]
وَلَقَدْ
نَعْلَمُ
اَنَّكَ
يَض۪يقُ
صَدْرُكَ
بِمَا
يَقُولُونَۙ
And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.[97]
فَسَبِّـحْ
بِحَمْدِ
رَبِّكَ
وَكُنْ
مِنَ
السَّاجِد۪ينَۙ
Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.[98-99]
وَاعْبُدْ
رَبَّكَ
حَتّٰى
يَأْتِيَكَ
الْيَق۪ينُ
Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.[98-99]
اَتٰٓى
اَمْرُ
اللّٰهِ
فَلَا
تَسْتَعْجِلُوهُۜ
سُبْحَانَهُ
وَتَعَالٰى
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Allah’ın buyruğu gelecektir; acele gelmesini istemeyin, Allah, ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yücedir.[1]
خَلَقَ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
بِالْحَقِّۜ
تَعَالٰى
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Gökleri ve yeri gereğince yaratmıştır. Onların eş koştukları şeylerden yücedir.[3]
وَالْاَنْعَامَ
خَلَقَهَاۚ
لَكُمْ
ف۪يهَا
دِفْءٌ
وَمَنَافِعُ
وَمِنْهَا
تَأْكُلُونَۖ
Hayvanları da yaratmıştır. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Onların etlerini de yersiniz.[5]
وَلَكُمْ
ف۪يهَا
جَمَالٌ
ح۪ينَ
تُر۪يحُونَ
وَح۪ينَ
تَسْرَحُونَۖ
Onları getirirken de, gönderirken de zevk alırsınız.[6]
Yükleniyor...