Kelime Haritası
و
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 6 farklı görevde kullanılıyor.
Tümü 9.594
Harfi Atıf 8.177
Harfi İstinafiye 1.034
Harfi Hal 293
Harfi Zaid 59
Harfi Cer 28
Vavı Maiyye 3
Harfi Atıf: Bağlaç: ve, sonra, yahut, bilakis…
4.181ayette
8.177kez geçiyor
113/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %64 · Medenî %36
İlk inen ayet
Alak 13
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Me’âric suresi ✕ Süzgeci kaldır
21 ayet
تَعْرُجُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
وَالرُّوحُ
اِلَيْهِ
ف۪ي
يَوْمٍ
كَانَ
مِقْدَارُهُ
خَمْس۪ينَ
اَلْفَ
سَنَةٍۚ
Melekler ve Cebrail o derecelere, miktarı elli bin yıl olan bir günde yükselirler.[4]
وَتَكُونُ
الْجِبَالُ
كَالْعِهْنِۙ
Dağlar da atılmış pamuğa döner.[9]
وَلَا
يَسْـَٔلُ
حَم۪يمٌ
حَم۪يماًۚ
Hiç bir dost diğer bir dostunu sormaz.[10]
وَصَاحِبَتِه۪
وَاَخ۪يهِۙ
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.[11-14]
وَفَص۪يلَتِهِ
الَّت۪ي
تُـْٔو۪يهِۙ
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.[11-14]
وَمَنْ
فِي
الْاَرْضِ
جَم۪يعاًۙ
ثُمَّ
يُنْج۪يهِۙ
Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.[11-14]
تَدْعُوا
مَنْ
اَدْبَرَ
وَتَوَلّٰىۙ
Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.[15-18]
وَجَمَعَ
فَاَوْعٰى
Hayır, olmaz... Orada sırtını çevirip yüzgeri edeni, malını toplayıp kimseye hakkını vermeden saklayanı çağıran, deriyi soyup kavuran, alevli ateş vardır.[15-18]
وَاِذَا
مَسَّهُ
الْخَيْرُ
مَنُوعاًۙ
Bir iyiliğe uğrarsa onu herkesten meneder;[21]
وَالَّذ۪ينَ
ف۪ٓي
اَمْوَالِهِمْ
حَقٌّ
مَعْلُومٌۙ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
لِلسَّٓائِلِ
وَالْمَحْرُومِۖ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
وَالَّذ۪ينَ
يُصَدِّقُونَ
بِيَوْمِ
الدّ۪ينِۖ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
مِنْ
عَذَابِ
رَبِّهِمْ
مُشْفِقُونَۚ
Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir.[22-27]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
لِفُرُوجِهِمْ
حَافِظُونَۙ
Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.[29-30]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
لِاَمَانَاتِهِمْ
وَعَهْدِهِمْ
رَاعُونَۖ
Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,[32]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
بِشَهَادَاتِهِمْ
قَٓائِمُونَۖ
Şahidliklerini gereği gibi yapanlar,[33]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
عَلٰى
صَلَاتِهِمْ
يُحَافِظُونَۜ
Namazlarına riayet edenler,[34]
عَنِ
الْيَم۪ينِۙ
وَعَنِ
الشِّمَالِ
عِز۪ينَ
İnkar edenlere ne oluyor, sana doğru sağdan soldan topluluklar halinde koşuşuyorlar?[36-37]
فَلَٓا
اُقْسِمُ
بِرَبِّ
الْمَشَارِقِ
وَالْمَغَارِبِ
اِنَّا
لَقَادِرُونَۙ
Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.[40-41]
Yükleniyor...