Kelime Haritası
و
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 6 farklı görevde kullanılıyor.
4.513ayette
9.594kez geçiyor
113/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %59 · Medenî %41
İlk inen ayet
Alak 3
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
4513 ayet
وَاِذَا
ق۪يلَ
لَهُمْ
اَنْفِقُوا
مِمَّا
رَزَقَكُمُ
اللّٰهُۙ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَنُطْعِمُ
مَنْ
لَوْ
يَشَٓاءُ
اللّٰهُ
اَطْعَمَهُۗ
اِنْ
اَنْتُمْ
اِلَّا
ف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍ
Onlara: «Allah’ın size verdiği rızıktan sarfedin» denince inkar edenler inananlara: «Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız» derler.[47]
وَيَقُولُونَ
مَتٰى
هٰذَا
الْوَعْدُ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
«Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?» derler.[48]
مَا
يَنْظُرُونَ
اِلَّا
صَيْحَةً
وَاحِدَةً
تَأْخُذُهُمْ
وَهُمْ
يَخِصِّمُونَ
Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.[49]
فَلَا
يَسْتَط۪يعُونَ
تَوْصِيَةً
وَلَٓا
اِلٰٓى
اَهْلِهِمْ
يَرْجِعُونَ۟
O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.[50]
وَنُفِـخَ
فِي
الصُّورِ
فَاِذَا
هُمْ
مِنَ
الْاَجْدَاثِ
اِلٰى
رَبِّهِمْ
يَنْسِلُونَ
Sura üflenince, kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar.[51]
قَالُوا
يَا وَيْلَنَا
مَنْ
بَعَثَنَا
مِنْ
مَرْقَدِنَ۔اۢ
هٰذَا
مَا
وَعَدَ
الرَّحْمٰنُ
وَصَدَقَ
الْمُرْسَلُونَ
«Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?» derler. Onlara: «İşte Rahman olan Allah’ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi» denir.[52]
فَالْيَوْمَ
لَا
تُظْلَمُ
نَفْسٌ
شَيْـٔاً
وَلَا
تُجْزَوْنَ
اِلَّا
مَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Artık bugün kimseye hiçbir haksızlıkta bulunulmaz. İşlediklerinizden başkasıyla karşılık görmezsiniz.[54]
هُمْ
وَاَزْوَاجُهُمْ
ف۪ي
ظِلَالٍ
عَلَى
الْاَرَٓائِكِ
مُتَّكِؤُ۫نَ
Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.[56]
لَهُمْ
ف۪يهَا
فَاكِهَةٌ
وَلَهُمْ
مَا
يَدَّعُونَۚ
Orada meyveler ve her istedikleri onlarındır.[57]
وَامْتَازُوا
الْيَوْمَ
اَيُّهَا
الْمُجْرِمُونَ
Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?[59-61]
وَاَنِ
اعْبُدُون۪يۜ
هٰذَا
صِرَاطٌ
مُسْتَق۪يمٌ
Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?[59-61]
وَلَقَدْ
اَضَلَّ
مِنْكُمْ
جِبِلاًّ
كَث۪يراًۜ
اَفَلَمْ
تَكُونُوا
تَعْقِلُونَ
And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?[62]
اَلْيَوْمَ
نَخْتِمُ
عَلٰٓى
اَفْوَاهِهِمْ
وَتُكَلِّمُنَٓا
اَيْد۪يهِمْ
وَتَشْهَدُ
اَرْجُلُهُمْ
بِمَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
İşte o gün ağızlarını mühürleriz, Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahidlik eder.[65]
وَلَوْ
نَشَٓاءُ
لَطَمَسْنَا
عَلٰٓى
اَعْيُنِهِمْ
فَاسْتَبَقُوا
الصِّرَاطَ
فَاَنّٰى
يُبْصِرُونَ
Dilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı. Nasıl görebilirlerdi?[66]
وَلَوْ
نَشَٓاءُ
لَمَسَخْنَاهُمْ
عَلٰى
مَكَانَتِهِمْ
فَمَا
اسْتَطَاعُوا
مُضِياًّ
وَلَا
يَرْجِعُونَ۟
Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.[67]
وَمَنْ
نُعَمِّرْهُ
نُنَكِّسْهُ
فِي
الْخَلْقِۜ
اَفَلَا
يَعْقِلُونَ
Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?[68]
وَمَا
عَلَّمْنَاهُ
الشِّعْرَ
وَمَا
يَنْبَغ۪ي
لَهُۜ
اِنْ
هُوَ
اِلَّا
ذِكْرٌ
وَقُرْاٰنٌ
مُب۪ينٌۙ
Biz ona şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kuran’dır.[69]
لِيُنْذِرَ
مَنْ
كَانَ
حَياًّ
وَيَحِقَّ
الْقَوْلُ
عَلَى
الْكَافِر۪ينَ
Diri olan kimseyi uyarsın ve verilen söz de inkarcıların aleyhine çıksın.[70]
اَوَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّا
خَلَقْنَا
لَهُمْ
مِمَّا
عَمِلَتْ
اَيْد۪ينَٓا
اَنْعَاماً
فَهُمْ
لَهَا
مَالِكُونَ
Kudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Onlara sahip olmaktadırlar.[71]
وَذَلَّلْنَاهَا
لَهُمْ
فَمِنْهَا
رَكُوبُهُمْ
وَمِنْهَا
يَأْكُلُونَ
Onları kendilerinin buyruğuna verdik; bindikleri de, etini yedikleri de vardır.[72]
Yükleniyor...