Kelime Haritası
و
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 6 farklı görevde kullanılıyor.
4.513ayette
9.594kez geçiyor
113/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %59 · Medenî %41
İlk inen ayet
Alak 3
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
4513 ayet
وَمَا
تَنَزَّلَتْ
بِهِ
الشَّيَاط۪ينُ
Kuran’ı şeytanlar indirmemiştir.[210]
وَمَا
يَنْبَغ۪ي
لَهُمْ
وَمَا
يَسْتَط۪يعُونَۜ
Bu onlara düşmez, zaten güçleri de yetmez.[211]
وَاَنْذِرْ
عَش۪يرَتَكَ
الْاَقْرَب۪ينَۙ
Önce en yakın hısımlarını uyar.[214]
وَاخْفِضْ
جَنَاحَكَ
لِمَنِ
اتَّـبَعَكَ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَۚ
Sana uyan müminleri kanatların altına al.[215]
وَتَوَكَّلْ
عَلَى
الْعَز۪يزِ
الرَّح۪يمِۙ
Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah’a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.[217-220]
وَتَقَلُّبَكَ
فِي
السَّاجِد۪ينَ
Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah’a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.[217-220]
يُلْقُونَ
السَّمْعَ
وَاَكْثَرُهُمْ
كَاذِبُونَۜ
Bunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar.[223]
وَالشُّعَرَٓاءُ
يَتَّبِعُهُمُ
الْغَاوُ۫نَۜ
O şairlere gelince; onlara azgınlar uyar.[224]
وَاَنَّهُمْ
يَقُولُونَ
مَا
لَا
يَفْعَلُونَۙ
Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?[225-226]
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
وَذَكَرُوا
اللّٰهَ
كَث۪يراً
وَانْتَصَرُوا
مِنْ
بَعْدِ
مَا
ظُلِمُواۜ
وَسَيَعْلَمُ
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُٓوا
اَيَّ
مُنْقَلَبٍ
يَنْقَلِبُونَ
Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah’ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır. Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.[227]
طٰسٓ۠
تِلْكَ
اٰيَاتُ
الْقُرْاٰنِ
وَكِتَابٍ
مُب۪ينٍۙ
Ta, Sin, Bunlar Kuran’ın, Kitab-ı Mübin’in ayetleridir.[1]
هُدًى
وَبُشْرٰى
لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ
Bunlar, namaz kılan, zekat veren ve ahirete de kesin olarak inanan müminlere doğruluk rehberi ve müjdedir.[2-3]
اَلَّذ۪ينَ
يُق۪يمُونَ
الصَّلٰوةَ
وَيُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَهُمْ
بِالْاٰخِرَةِ
هُمْ
يُوقِنُونَ
Bunlar, namaz kılan, zekat veren ve ahirete de kesin olarak inanan müminlere doğruluk rehberi ve müjdedir.[2-3]
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
لَهُمْ
سُٓوءُ
الْعَذَابِ
وَهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
هُمُ
الْاَخْسَرُونَ
Kötü azap işte bunlaradır. Ahirette en çok kayba uğrayacaklar da bunlardır.[5]
وَاِنَّكَ
لَتُلَقَّى
الْقُرْاٰنَ
مِنْ
لَدُنْ
حَك۪يمٍ
عَل۪يمٍ
Şüphesiz, Kuran’ı, Hakim ve Alim olan Allah katından almaktasın.[6]
فَلَمَّا
جَٓاءَهَا
نُودِيَ
اَنْ
بُورِكَ
مَنْ
فِي
النَّارِ
وَمَنْ
حَوْلَهَاۜ
وَسُبْحَانَ
اللّٰهِ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ
Oraya geldiğinde, kendisine şöyle nida olunmuştu: «Ateşin yanında olan ve çevresinde bulunanlar mübarek kılınmıştır. Alemlerin Rabbi olan Allah münezzehtir»[8]
وَاَلْقِ
عَصَاكَۜ
فَلَمَّا
رَاٰهَا
تَهْتَزُّ
كَاَنَّهَا
جَٓانٌّ
وَلّٰى
مُدْبِراً
وَلَمْ
يُعَقِّبْۜ
يَا مُوسٰى
لَا
تَخَفْ
اِنّ۪ي
لَا
يَخَافُ
لَدَيَّ
الْمُرْسَلُونَۗ
«Değneğini at!» Musa, değneğinin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. «Ey Musa! Korkma; Benim katımda peygamberler korkmaz; yalnız haksızlık eden bunun dışındadır. Kötü hali iyiliğe çeviren kimse bilsin ki Ben şüphesiz bağışlarım, merhamet ederim. Elini koynuna sok, Firavun ve milletine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak kusursuz, bembeyaz çıksın. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir millettir.»[10-12]
وَاَدْخِلْ
يَدَكَ
ف۪ي
جَيْبِكَ
تَخْرُجْ
بَيْضَٓاءَ
مِنْ
غَيْرِ
سُٓوءٍ
ف۪ي
تِسْعِ
اٰيَاتٍ
اِلٰى
فِرْعَوْنَ
وَقَوْمِه۪ۜ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
قَوْماً
فَاسِق۪ينَ
«Değneğini at!» Musa, değneğinin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. «Ey Musa! Korkma; Benim katımda peygamberler korkmaz; yalnız haksızlık eden bunun dışındadır. Kötü hali iyiliğe çeviren kimse bilsin ki Ben şüphesiz bağışlarım, merhamet ederim. Elini koynuna sok, Firavun ve milletine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak kusursuz, bembeyaz çıksın. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir millettir.»[10-12]
وَجَحَدُوا
بِهَا
وَاسْتَيْقَنَتْهَٓا
اَنْفُسُهُمْ
ظُلْماً
وَعُلُواًّۜ
فَانْظُرْ
كَيْفَ
كَانَ
عَاقِبَةُ
الْمُفْسِد۪ينَ۟
Gönülleri kesin olarak kabul ettiği halde, haksızlık ve büyüklenmelerinden ötürü onları bile bile inkar ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak![14]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَا
دَاوُ۫دَ
وَسُلَيْمٰنَ
عِلْماًۚ
وَقَالَا
الْحَمْدُ
لِلّٰهِ
الَّذ۪ي
فَضَّلَنَا
عَلٰى
كَث۪يرٍ
مِنْ
عِبَادِهِ
الْمُؤْمِن۪ينَ
And olsun ki, Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik. İkisi «Bizi mümin kullarının çoğundan üstün kılan Allah’a hamdolsun» dediler.[15]
Yükleniyor...