Kelime Haritası

و

İşlevleri

Bu edat Kur'an'da 6 farklı görevde kullanılıyor.

4.513ayette
9.594kez geçiyor
113/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %59 · Medenî %41
İlk inen ayet Alak 3

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 4 kez (binde 55.6) 2. inen: Kalem — 24 kez (binde 80) 3. inen: Müzzemmil — 28 kez (binde 140.7) 4. inen: Müddessir — 32 kez (binde 125.5) 5. inen: Fâtiha — 2 kez (binde 69) 6. inen: Tebbet — 3 kez (binde 130.4) 7. inen: Tekvîr — 18 kez (binde 173.1) 8. inen: A’lâ — 10 kez (binde 138.9) 9. inen: Leyl — 16 kez (binde 225.4) 10. inen: Fecr — 18 kez (binde 131.4) 11. inen: Duhâ — 9 kez (binde 225) 12. inen: İnşirâh — 3 kez (binde 111.1) 13. inen: Asr — 4 kez (binde 285.7) 14. inen: Âdiyât — 4 kez (binde 100) 15. inen: Kevser — 1 kez (binde 100) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 2 kez (binde 80) 18. inen: Kâfirûn — 4 kez (binde 153.8) 19. inen: Fil — 1 kez (binde 43.5) 20. inen: Felâk — 3 kez (binde 130.4) 21. inen: Nâs — 1 kez (binde 50) 22. inen: İhlâs — 2 kez (binde 133.3) 23. inen: Necm — 49 kez (binde 136.1) 24. inen: Abese — 18 kez (binde 135.3) 25. inen: Kadr — 2 kez (binde 66.7) 26. inen: Şems — 15 kez (binde 277.8) 27. inen: Bürûc — 15 kez (binde 137.6) 28. inen: Tîn — 5 kez (binde 147.1) 29. inen: Kureyş — 2 kez (binde 117.6) 30. inen: Kâri’a — 4 kez (binde 111.1) 31. inen: Kıyâme — 16 kez (binde 97.6) 32. inen: Hümeze — 2 kez (binde 60.6) 33. inen: Mürselât — 17 kez (binde 93.9) 34. inen: Kâf — 50 kez (binde 134) 35. inen: Beled — 10 kez (binde 122) 36. inen: Târık — 9 kez (binde 147.5) 37. inen: Kamer — 40 kez (binde 117) 38. inen: Sâd — 87 kez (binde 118.9) 39. inen: A’râf — 384 kez (binde 115.7) 40. inen: Cin — 35 kez (binde 122.4) 41. inen: Yâsîn — 82 kez (binde 113.1) 42. inen: Furkân — 134 kez (binde 150.1) 43. inen: Fâtır — 95 kez (binde 122.6) 44. inen: Meryem — 125 kez (binde 130.1) 45. inen: Tâ-Hâ — 147 kez (binde 110.1) 46. inen: Vâkı’a — 44 kez (binde 116.1) 47. inen: Şu’arâ — 145 kez (binde 110) 48. inen: Neml — 121 kez (binde 105.1) 49. inen: Kasas — 149 kez (binde 104.2) 50. inen: İsrâ — 188 kez (binde 120.8) 51. inen: Yûnus — 184 kez (binde 100.4) 52. inen: Hûd — 218 kez (binde 113.7) 53. inen: Yûsuf — 181 kez (binde 101.9) 54. inen: Hicr — 75 kez (binde 114.5) 55. inen: En’âm — 388 kez (binde 127.2) 56. inen: Sâffât — 92 kez (binde 107) 57. inen: Lokman — 63 kez (binde 115.4) 58. inen: Sebe’ — 110 kez (binde 124.6) 59. inen: Zümer — 102 kez (binde 87.1) 60. inen: Mü’min — 126 kez (binde 103.4) 61. inen: Fussilet — 102 kez (binde 128.5) 62. inen: Şûrâ — 121 kez (binde 140.7) 63. inen: Zuhruf — 106 kez (binde 127.7) 64. inen: Duhân — 35 kez (binde 101.2) 65. inen: Câsiye — 66 kez (binde 135.2) 66. inen: Ahkâf — 72 kez (binde 112) 67. inen: Zâriyât — 34 kez (binde 94.4) 68. inen: Gâşiye — 8 kez (binde 87) 69. inen: Kehf — 161 kez (binde 102.2) 70. inen: Nahl — 237 kez (binde 128.5) 71. inen: Nûh — 37 kez (binde 163.7) 72. inen: İbrahim — 105 kez (binde 126.5) 73. inen: Enbiyâ — 154 kez (binde 132) 74. inen: Mü’minûn — 113 kez (binde 107.7) 75. inen: Secde — 35 kez (binde 94.1) 76. inen: Tûr — 30 kez (binde 96.2) 77. inen: Mülk — 30 kez (binde 90.1) 78. inen: Hâkka — 26 kez (binde 100.8) 79. inen: Me’âric — 24 kez (binde 110.6) 80. inen: Nebe’ — 25 kez (binde 144.5) 81. inen: Nâzi’ât — 16 kez (binde 89.4) 82. inen: İnfitâr — 9 kez (binde 112.5) 83. inen: İnşikâk — 16 kez (binde 149.5) 84. inen: Rûm — 99 kez (binde 121.2) 85. inen: Ankebût — 142 kez (binde 145.5) 86. inen: Mutaffifîn — 10 kez (binde 59.2) 87. inen: Bakara — 835 kez (binde 136.5) 88. inen: Enfâl — 186 kez (binde 150.9) 89. inen: Âl-i İmrân — 468 kez (binde 134.4) 90. inen: Ahzâb — 214 kez (binde 166.3) 91. inen: Mümtehine — 47 kez (binde 135.1) 92. inen: Nisâ — 507 kez (binde 135.3) 93. inen: Zilzâl — 3 kez (binde 83.3) 94. inen: Hadîd — 98 kez (binde 170.7) 95. inen: Muhammed — 74 kez (binde 137.3) 96. inen: Ra’d — 120 kez (binde 140.7) 97. inen: Rahmân — 34 kez (binde 96.9) 98. inen: İnsan — 35 kez (binde 144) 99. inen: Talâk — 31 kez (binde 108) 100. inen: Beyyine — 9 kez (binde 95.7) 101. inen: Haşr — 51 kez (binde 114.6) 102. inen: Nûr — 165 kez (binde 125.4) 103. inen: Hac — 163 kez (binde 127.9) 104. inen: Münâfikûn — 20 kez (binde 111.7) 105. inen: Mücâdele — 53 kez (binde 112.3) 106. inen: Hucurât — 40 kez (binde 115.3) 107. inen: Tahrîm — 32 kez (binde 128.5) 108. inen: Teğâbun — 45 kez (binde 186.7) 109. inen: Saff — 23 kez (binde 104.1) 110. inen: Cum’a — 19 kez (binde 108.6) 111. inen: Fetih — 77 kez (binde 137.5) 112. inen: Mâide — 357 kez (binde 127.3) 113. inen: Tevbe — 354 kez (binde 141.7) 114. inen: Nasr — 3 kez (binde 157.9)
← ilk inenson inen →

Ayetler

İnsan suresi ✕ Süzgeci kaldır

22 ayet

اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّب۪يلَ اِمَّا شَا‌كِراً وَاِمَّا كَفُوراً
Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük.[3]
اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْـكَافِر۪ينَ سَلَاسِلَا۬ وَاَغْلَالاً وَسَع۪يراً
Doğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık.[4]
يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْماً كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يراً
Onlar verdikleri sözleri yerine getirirler, fenalığı yaygın olan bir günden korkarlar.[7]
وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪يناً وَيَت۪يماً وَاَس۪يراً
Onlar içleri çektiği halde, yiyeceği yoksula, öksüze ve esire yedirirler.[8]
اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُوراً
«Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız» derler.[9-10]
فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُوراًۚ
Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.[11]
وَجَزٰيهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَر۪يراًۙ
Sabırlarının karşılığı, cennet ve oradaki ipeklerdir.[12]
مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۚ لَا يَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْساً وَلَا زَمْهَر۪يراًۚ
Orada tahtlara yaslanırlar; orada yakıcı sıcak ve dondurucu soğuk görmezler.[13]
وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلاً
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.[14]
وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاٰنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَار۪يرَاۙ
Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır.[15]
وَيُسْقَوْنَ ف۪يهَا كَأْساً كَانَ مِزَاجُهَا زَنْجَب۪يلاًۚ
Orada, zencefil karışık bir tasla içirilirler.[17]
وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤ۬اً مَنْثُوراً
Yanlarında ölümsüz gençler dolaşır; onları gördüğünde saçılmış birer inci sanırsın.[19]
وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَع۪يماً وَمُلْـكاً كَب۪يراً
Oranın neresine baksan, nimet ve büyük bir saltanat görürsün.[20]
عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَاباً طَهُوراً
Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır; gümüş bileziklerle süslenmişlerdir Rableri onlara tertemiz içecekler içirir.[21]
اِنَّ هٰذَا كَانَ لَـكُمْ جَزَٓاءً وَكَانَ سَعْيُكُمْ مَشْكُوراً۟
«İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer» denir.[22]
فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ اٰثِماً اَوْ كَفُوراًۚ
Rabbinin hükmüne kadar sabret; onların günah işleyen ve inkarcı olanlarına uyma.[24]
وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَص۪يلاًۚ
Rabbinin adını sabah akşam an.[25]
وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلاً طَو۪يلاً
Geceleyin O’na secde et; O’nu geceleri uzun uzun tesbih et.[26]
اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْماً ثَق۪يلاً
Doğrusu insanlar, çabuk elde edilen dünya nimetlerini severler de ağırlığı çekilmez günü arkalarında bırakırlar.[27]
نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْـنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلاً
Onları yaratan, mafsallarını pekiştiren Biziz; dilersek onları benzerleri ile değiştiriveririz.[28]
Yükleniyor...