Kelime Haritası
و
İşlevleri
Bu edat Kur'an'da 6 farklı görevde kullanılıyor.
4.513ayette
9.594kez geçiyor
113/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %59 · Medenî %41
İlk inen ayet
Alak 3
Kalıplaşmış ifadeler
Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
4513 ayet
وَاِلَى
الْجِبَالِ
كَيْفَ
نُصِبَتْ۠
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?[17-20]
وَاِلَى
الْاَرْضِ
كَيْفَ
سُطِحَتْ۠
Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?[17-20]
اِلَّا
مَنْ
تَوَلّٰى
وَكَفَرَۙ
Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.[23-4]
وَالَّيْلِ
اِذَا
يَسْرِۚ
Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?[4-5]
وَثَمُودَ
الَّذ۪ينَ
جَابُوا
الصَّخْرَ
بِالْوَادِۙۖ
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun’a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?[9-12]
وَفِرْعَوْنَ
ذِي
الْاَوْتَادِۙۖ
Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun’a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?[9-12]
فَاَمَّا
الْاِنْسَانُ
اِذَا
مَا
ابْتَلٰيهُ
رَبُّهُ
فَاَكْرَمَهُ
وَنَعَّمَهُ
فَيَقُولُ
رَبّ۪ٓي
اَكْرَمَنِۜ
Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: «Rabbim beni şerefli kıldı» der.[15]
وَاَمَّٓا
اِذَا
مَا
ابْتَلٰيهُ
فَقَدَرَ
عَلَيْهِ
رِزْقَهُ
فَيَقُولُ
رَبّ۪ٓي
اَهَانَنِۚ
Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: «Rabbim bana hor baktı» der.[16]
وَلَا
تَحَٓاضُّونَ
عَلٰى
طَعَامِ
الْمِسْك۪ينِۙ
Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.[18]
وَتَأْكُلُونَ
التُّرَاثَ
اَكْلاً
لَماًّۙ
Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.[19]
وَجَٓاءَ
رَبُّكَ
وَالْمَلَكُ
صَفاًّ
صَفاًّۚ
Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,[22]
وَج۪ٓيءَ
يَوْمَئِذٍ
بِجَهَنَّمَ
يَوْمَئِذٍ
يَتَذَكَّرُ
الْاِنْسَانُ
وَاَنّٰى
لَهُ
الذِّكْرٰىۜ
O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?[23]
وَلَا
يُوثِقُ
وَثَاقَهُٓ
اَحَدٌۜ
Hiç kimse O’nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.[26]
وَاَنْتَ
حِلٌّ
بِهٰذَا
الْبَلَدِۙ
Bu şehre (Mekke’ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun.[1-2]
Yükleniyor...