ض ل ل
170ayette
191kez geçiyor
56/114surede
29farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %75 · Medenî %25
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 7
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Nisâ
17 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| ضَلَّ | Feale-Yefilu | فَعَلَ | Saptı | 38 |
| يُضِلُّ | İfal Babı | يُفْعِلُ | Saptırır | 32 |
| ضَلَالٍ | İsim | فَعَالٍ | Sapkınlık | 32 |
| اَضَلَّ | İfal Babı | أَفْعَلَ | Saptırdı | 13 |
| يُضْلِلِ | İfal Babı | يُفْعِلِ | Saptırır | 13 |
| اَضَلُّ | İsim | أَفْعَلُ | Daha sapkın | 9 |
| يَضِلُّ | Feale-Yefilu | يَفْعِلُ | Sapar | 8 |
| ضَلَالاً | İsim | فَعَالًا | Sapkınlık | 6 |
| الضَّٓالُّونَ | İsim | الْفَاعِلُونَ | Sapanlar | 5 |
| الضَّٓالّ۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Sapanlar | 4 |
| الضَّلَالَةُۜ | İsim | الْفَعَالَةُ | Sapkınlık | 4 |
| تَضِلَّ | Feale-Yefilu | تَفْعِلُوا | Saparsınız | 3 |
| ضَلَلْتُ | Feale-Yefilu | فَعَلْتُ | Saptım | 3 |
| الضَّٓالّ۪ينَ | Sıfat | الْفَاعِلِينَ | Sapanlar | 3 |
| اَضْلَلْنَ | İfal Babı | أَفْعَلْنَ | Saptırdılar | 2 |
| ضَلَالَتِهِمْۜ | İsim | فَعَالَتِهِمْ | Onların sapkınlığı | 2 |
| مُضِلٌّ | İsim | مُفْعِلٌ | Saptıran | 2 |
| الضَّٓالّ۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Sapmışlar | 1 |
| الضَّلَالَةَ | İsim | الْفَعَالَةَ | Sapkınlığı | 1 |
| الضَّلَالَةَ | İsim | الْفَعَالَةَ | Sapkınlık | 1 |
| الضَّلَالَةَ | İsim | الْفَعَالَةَ | Sapkınlık | 1 |
| وَلَاُضِلَّنَّهُمْ | İfal Babı | وَلَأُفْعِلَنَّهُمْ | Ve kesinlikle onları saptıracağım | 1 |
| اَضَلُّونَا | İfal Babı | أَفْعَلُونَا | Bizi saptırdılar | 1 |
| تُضِلُّ | İfal Babı | تُفْعِلُ | Saptırırsın | 1 |
| الْمُضِلّ۪ينَ | İsim | الْمُفْعِلِينَ | Saptıranlar | 1 |
| اَضِلُّ | Feale-Yefilu | أَفْعِلُ | Saparım | 1 |
| اَضَلَّانَا | İfal Babı | أَفْعَلَانَا | İkisi bizi saptırdı | 1 |
| ضَٓالاًّ | İsim | فَاعِلًا | Sapan | 1 |
| تَضْل۪يلٍۙ | İsim | تَفْعِيلٍ | Saptırmak | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Sapkınlık 42
Saptırır 24
Saptı 20
Sapanlar 12
Saptılar 9
Sapar 7
Ve saptı 6
Daha sapkın 6
Saptırdı 5
Saptırırlar 4
Saptırması için 4
Ve daha sapkın 3
Onu saptırır 3
Saparsınız 2
Diğer 38 anlam
Seni saptırırlar 2
Saptım 2
Saptırmaları için 2
Saptırdılar 2
Onların sapkınlığı 2
Saptıran 2
Sapmışlar 1
Sapkınlığı 1
Sizi saptırırlar 1
Onları saptırır 1
Ve kesinlikle onları saptıracağım 1
Ve saptırdılar 1
Ve saptılar 1
uzaklaştılar 1
Bizi saptırdılar 1
Saptırırsın 1
Saptırılır 1
Senin sapkınlığın 1
Ve saptırır 1
Onları saptırırlar 1
Hemen saptılar 1
Saptıranlar 1
Ve onları saptırdı 1
Saptırdınız 1
Beni saptırdı 1
Bizi saptırır 1
Bizi saptırdı 1
Saptık 1
Hemen bizi saptırdılar 1
Ve sapkınlık 1
Saparım 1
Seni saptırması sebebiyle 1
Saparlar 1
İkisi bizi saptırdı 1
Ve onu saptırdı 1
Ve saptırdı 1
Sapan 1
Saptırmak 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Âl-i İmrân suresi ✕ Süzgeci kaldır
3 ayet
وَدَّتْ
طَٓائِفَةٌ
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
لَوْ
يُضِلُّونَكُمْۜ
وَمَا
يُضِلُّونَ
اِلَّٓا
اَنْفُسَهُمْ
وَمَا
يَشْعُرُونَ
Kitap ehlinden bir takımı sizi sapıtmak isterler; oysa kendilerini saptırırlar da farkına varmazlar.[69]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بَعْدَ
ا۪يمَانِهِمْ
ثُمَّ
ازْدَادُوا
كُفْراً
لَنْ
تُقْبَلَ
تَوْبَتُهُمْۚ
وَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الضَّٓالُّونَ
İnandıktan sonra inkar edip, inkarda aşırı gidenler var ya, onların tevbeleri kabul edilmeyecektir. İşte sapıklar onlardır.[90]
لَقَدْ
مَنَّ
اللّٰهُ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
اِذْ
بَعَثَ
ف۪يهِمْ
رَسُولاً
مِنْ
اَنْفُسِهِمْ
يَتْلُوا
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتِه۪
وَيُزَكّ۪يهِمْ
وَيُعَلِّمُهُمُ
الْكِتَابَ
وَالْحِكْمَةَۚ
وَاِنْ
كَانُوا
مِنْ
قَبْلُ
لَف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍ
And olsun ki Allah, inananlara, ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitap ve hikmeti öğreten, kendilerinden bir peygamber göndermekle iyilikte bulunmuştur. Halbuki onlar, önceleri apaçık sapıklıkta idiler.[164]
Yükleniyor...