ط و ع
118ayette
129kez geçiyor
40/114surede
24farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %45 · Medenî %55
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 19
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Nisâ
13 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| وَاَط۪يعُوا | İfal Babı | وَأَفْعِلُوا | Ve itaat edin | 30 |
| يَسْتَط۪يعُونَ | İstifal | يَسْتَفْعِلُونَ | Güç yetirirler | 17 |
| وَاَطَعْنَا | İfal Babı | وَأَفْعَلْنَا | Ve itaat ettik | 12 |
| تُطِـعْ | İfal Babı | تُفْعِلْ | İtaat etme | 11 |
| اسْتَطَعْتُمْ | İstifal | اسْتَفْعَلْتُمْ | Güç yetirdiniz | 9 |
| تُط۪يعُوا | İfal Babı | تُفْعِلُوا | İtaat edersiniz | 6 |
| يُطِـعِ | İfal Babı | يُفْعِلِ | İtaat eder | 6 |
| تَسْتَط۪يعَ | İstifal | تَسْتَفْعِلَ | Güç yetirirsin | 6 |
| اسْتَطَاعُوا | İstifal | اسْتَفْعَلُوا | Güç yetirdiler | 5 |
| طَوْعاً | İsim | فَعْلًا | Gönüllü olmak | 4 |
| اَطَاعُونَا | İfal Babı | أَفْعَلُونَا | Bize itaat ettiler | 3 |
| طَاعَةٌ | İsim | فَعَلَةٌ | İtaat | 3 |
| تَطَوَّعَ | Tefe'ale Babı | تَفَعَّلَ | Fazladan yaptı | 2 |
| يَسْتَطِـعْ | İstifal | يَسْتَفْعِلْ | Güç yetirir | 2 |
| لِيُطَاعَ | Feale-Yefulu | لِيُفْعَلَ | İtaat edilmesi için | 2 |
| وَيُط۪يعُونَ | İfal Babı | وَيُفْعِلُونَ | Ve itaat ederler | 2 |
| سَنُط۪يعُكُمْ | İfal Babı | سَنُفْعِلُكُمْ | Size itaat edeceğiz | 2 |
| فَطَوَّعَتْ | Tef'il Babı | فَفَعَّلَتْ | İtaat ettirdi | 1 |
| الْمُطَّوِّع۪ينَ | İsim | الْمُتَفَعِّلِينَ | Fazladan yapanlar | 1 |
| تَسْتَطِـعْ | İstifal | تَسْتَفْعِلْ | Güç yetirirsin | 1 |
| تَسْطِـعْ | İstifal | تَسْتَفْعِلْ | Güç yetirirsin | 1 |
| اسْطَاعُٓوا | İstifal | اسْتَفْعَلُوا | Güç yetirdiler | 1 |
| طَٓائِع۪ينَ | İsim | فَاعِلِينَ | Gönüllü olanlar | 1 |
| مُطَاعٍ | Sıfat | مُفْعَلٍ | İtaat edilen | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Güç yetirirler 15
Ve itaat edin 13
Ve bana itaat edin 11
İtaat etme 8
Ve itaat ettik 6
İtaat edin 6
İtaat eder 6
Güç yetirirsin 6
Güç yetirdiler 5
Güç yetirdiniz 5
Güç yetirir 4
Gönüllü olmak 4
İtaat edersiniz 4
İtaat 3
Diğer 28 anlam
Fazladan yaptı 2
Güç yetirirsiniz 2
Güç yetirdin 2
İkisine itaat etme 2
İtaat ettik 2
Güç yetirdi 1
Bize itaat ettiler 1
Size itaat ettiler 1
İtaat edilmesi için 1
İtaat etti 1
İtaat ettirdi 1
İitaat edin 1
İtaat edersin 1
Onlara itaat ettiniz 1
Güç yetirdik 1
Ve itaat ederler 1
Fazladan yapanlar 1
Güç yetirdim 1
İtaat ettiniz 1
Ona itaat edersiniz 1
İtaat edilir 1
Gönüllü olanlar 1
Hemen ona itaat ettiler 1
Size itaat edeceğiz 1
Size itaat eder 1
İtaat ederiz 1
İtaat edilen 1
Ona itaat etme 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ ل ه ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
72 ayet
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
قَالُوا
لِلَّذ۪ينَ
كَرِهُوا
مَا
نَزَّلَ
اللّٰهُ
سَنُط۪يعُكُمْ
ف۪ي
بَعْضِ
الْاَمْرِۚ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
اِسْرَارَهُمْ
Bu, Allah’ın indirdiğini beğenmeyen kimselerin: «Biz bazı işlerde size itaat edeceğiz» demelerindendir. Allah onların gizlediklerini bilir.[26]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَاَط۪يعُوا
الرَّسُولَ
وَلَا
تُبْطِلُٓوا
اَعْمَالَكُمْ
Ey inananlar! Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin; işlerinizi boşa çıkarmayın.[33]
قُلْ
لِلْمُخَلَّف۪ينَ
مِنَ
الْاَعْرَابِ
سَتُدْعَوْنَ
اِلٰى
قَوْمٍ
اُو۬ل۪ي
بَأْسٍ
شَد۪يدٍ
تُقَاتِلُونَهُمْ
اَوْ
يُسْلِمُونَۚ
فَاِنْ
تُط۪يعُوا
يُؤْتِكُمُ
اللّٰهُ
اَجْراً
حَسَناًۚ
وَاِنْ
تَتَوَلَّوْا
كَمَا
تَوَلَّيْتُمْ
مِنْ
قَبْلُ
يُعَذِّبْكُمْ
عَذَاباً
اَل۪يماً
Bedevilerden geri kalmış olanlara de ki: «güçlü kuvvetli bir millete karşı, onlar müslüman olana kadar savaşmaya çağrılacaksanız; eğer itaat ederseniz Allah size güzel ecir verir, ama daha önce döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız sizi can yakan bir azaba uğratır.»[16]
لَيْسَ
عَلَى
الْاَعْمٰى
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
الْاَعْرَجِ
حَرَجٌ
وَلَا
عَلَى
الْمَر۪يضِ
حَرَجٌۜ
وَمَنْ
يُطِـعِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
يُدْخِلْهُ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۚ
وَمَنْ
يَتَوَلَّ
يُعَذِّبْهُ
عَذَاباً
اَل۪يماً۟
Ama, gözleri görmeyen kimse savaşa gelmezse ona bir sorumluluk yoktur; topala ve hastaya da sorumluluk yoktur. Kim Allah’a ve peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim yüz çevirirse, onu can yakıcı azaba uğratır.[17]
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
ف۪يكُمْ
رَسُولَ
اللّٰهِۜ
لَوْ
يُط۪يعُكُمْ
ف۪ي
كَث۪يرٍ
مِنَ
الْاَمْرِ
لَعَنِتُّمْ
وَلٰكِنَّ
اللّٰهَ
حَبَّبَ
اِلَيْكُمُ
الْا۪يمَانَ
وَزَيَّـنَهُ
ف۪ي
قُلُوبِكُمْ
وَكَرَّهَ
اِلَيْكُمُ
الْكُفْرَ
وَالْفُسُوقَ
وَالْعِصْيَانَۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الرَّاشِدُونَۙ
Bilin ki, içinizde Allah’ın Peygamberi bulunmaktadır. Eğer o, bir çok işlerde size uymuş olsaydı şüphesiz kötü duruma düşerdiniz; ama Allah size imanı sevdirmiş, onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkarcılığı, yoldan çıkmayı ve baş kaldırmayı size iğrenç göstermiştir. İşte böyle olanlar, Allah katından bir lütuf ve nimet sayesinde doğru yolda bulunanlardır. Allah bilendir, Hakim’dir.[7-8]
قَالَتِ
الْاَعْرَابُ
اٰمَنَّاۜ
قُلْ
لَمْ
تُؤْمِنُوا
وَلٰكِنْ
قُولُٓوا
اَسْلَمْنَا
وَلَمَّا
يَدْخُلِ
الْا۪يمَانُ
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَاِنْ
تُط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
لَا
يَلِتْكُمْ
مِنْ
اَعْمَالِكُمْ
شَيْـٔاًۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Bedeviler: «İnandık» dediler, de ki: «İnanmadınız ama İslam olduk deyin; inanç henüz gönüllerinize yerleşmedi; eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, işlediklerinizden bir şey eksilmez; doğrusu Allah, bağışlar, merhamet eder.»[14]
فَمَنْ
لَمْ
يَجِدْ
فَصِيَامُ
شَهْرَيْنِ
مُتَتَابِعَيْنِ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
يَتَمَٓاسَّاۚ
فَمَنْ
لَمْ
يَسْتَطِعْ
فَاِطْعَامُ
سِتّ۪ينَ
مِسْك۪يناًۜ
ذٰلِكَ
لِتُؤْمِنُوا
بِاللّٰهِ
وَرَسُولِه۪ۜ
وَتِلْكَ
حُدُودُ
اللّٰهِۜ
وَلِلْكَافِر۪ينَ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
Azad edecek köle bulamayanın, ailesiyle temastan önce iki ay birbiri peşinden oruç tutması gerekir. Buna gücü yetmeyen, altmış düşkünü doyurur. Bu kolaylık, Allah’a ve Peygamberine inanmış olmanızdan ötürüdür; bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır; inkar edenler için can yakıcı azap vardır.[4]
ءَاَشْفَقْتُمْ
اَنْ
تُقَدِّمُوا
بَيْنَ
يَدَيْ
نَجْوٰيكُمْ
صَدَقَاتٍۜ
فَاِذْ
لَمْ
تَفْعَلُوا
وَتَابَ
اللّٰهُ
عَلَيْكُمْ
فَاَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَاٰتُوا
الزَّكٰوةَ
وَاَط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُۜ
وَاللّٰهُ
خَب۪يرٌ
بِمَا
تَعْمَلُونَ۟
Hususi konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü ki bunu yerine getirmediniz? Ama Allah, tevbenizi kabul etmiştir. Öyleyse namazı kılın, zekatı verin, Allah’a ve Peygamberine itaat edin. Allah, işlediklerinizden haberdardır.[13]
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
نَافَقُوا
يَقُولُونَ
لِاِخْوَانِهِمُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
لَئِنْ
اُخْرِجْتُمْ
لَنَخْرُجَنَّ
مَعَكُمْ
وَلَا
نُط۪يعُ
ف۪يكُمْ
اَحَداً
اَبَداًۚ
وَاِنْ
قُوتِلْتُمْ
لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ
وَاللّٰهُ
يَشْهَدُ
اِنَّهُمْ
لَكَاذِبُونَ
Münafıkların, kitap ehlinin inkarcılarından olan kardeşlerine: «Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız and olsun ki, biz de sizinle beraber çıkarız; sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız; eğer savaşa tutuşursanız mutlaka size yardım ederiz» dediklerini görmedin mi? Allah onların yalancı olduklarına şahidlik eder.[11]
وَاَط۪يعُوا
اللّٰهَ
وَاَط۪يعُوا
الرَّسُولَۚ
فَاِنْ
تَوَلَّيْتُمْ
فَاِنَّمَا
عَلٰى
رَسُولِنَا
الْبَلَاغُ
الْمُب۪ينُ
Allah’a itaat edin; eğer bundan yüz çevirirseniz bilin ki Peygamberimize düşen apaçık tebliğdir.[12]
فَاتَّقُوا
اللّٰهَ
مَا
اسْتَطَعْتُمْ
وَاسْمَعُوا
وَاَط۪يعُوا
وَاَنْفِقُوا
خَيْراً
لِاَنْفُسِكُمْۜ
وَمَنْ
يُوقَ
شُحَّ
نَفْسِه۪
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْمُفْلِحُونَ
Allah’a karşı gelmekten gücünüzün yettiği kadar sakının, buyruklarını dinleyin, itaat edin; kendinizin iyiliğine olarak mallarınızdan sarfedin; nefsinin tamahkarlığından korunan kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.[16]
اَنِ
اعْبُدُوا
اللّٰهَ
وَاتَّقُوهُ
وَاَط۪يعُونِۙ
«Allah’a kulluk edin; O’ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah’ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!»[3-4]
Yükleniyor...