ظ ل ل
31ayette
33kez geçiyor
20/114surede
13farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %85 · Medenî %15
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Mürselât 30
33. inen sure
En çok geçtiği sure
Nahl
3 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| وَظِلٍّ | İsim | وَفِعْلٍ | Gölge | 8 |
| ظَلَّ | Feale-Yefalu | فَعِلَ | Oldu | 6 |
| ظُلَلٍ | İsim | فُعَلٌ | Gölgelikler | 4 |
| وَظِلَالُهُمْ | İsim | وَفِعَالُهُمْ | Onun gölgeleri | 4 |
| وَظَلَّلْنَا | Tef'il Babı | وَفَعَّلْنَا | Ve gölgelendirdik | 2 |
| ظُلَّةٌ | İsim | فُعْلَةٌ | Gölgelik | 2 |
| ظِلاًّ | İsim | فِعْلًا | Gölge | 1 |
| ظَل۪يلاً | Sıfat | فَعِيلًا | Gölgelendiren | 1 |
| ظِلَالاً | İsim | فِعَالًا | Gölgeler | 1 |
| فَظَلَّتْ | Feale-Yefalu | فَفَعِلَتْ | Hemen oldu | 1 |
| فَنَظَلُّ | Feale-Yefalu | فَنَفْعَلُ | Hemen oluruz | 1 |
| فَيَظْلَلْنَ | Feale-Yefalu | فَيَفْعَلْنَ | Hemen olurlar | 1 |
| ظَل۪يلٍ | Sıfat | فَعِيلٍ | Gölgelendiren | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
31 ayet
هُمْ
وَاَزْوَاجُهُمْ
ف۪ي
ظِلَالٍ
عَلَى
الْاَرَٓائِكِ
مُتَّكِؤُ۫نَ
Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.[56]
لَهُمْ
مِنْ
فَوْقِهِمْ
ظُلَلٌ
مِنَ
النَّارِ
وَمِنْ
تَحْتِهِمْ
ظُلَلٌۜ
ذٰلِكَ
يُخَوِّفُ
اللّٰهُ
بِه۪
عِبَادَهُۜ
يَا عِبَاد
فَاتَّقُونِ
Onlara üstlerinden kat kat ateş vardır. Allah kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, Benden sakının.[16]
اِنْ
يَشَأْ
يُسْكِنِ
الرّ۪يحَ
فَيَظْلَلْنَ
رَوَاكِدَ
عَلٰى
ظَهْرِه۪ۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِكُلِّ
صَبَّارٍ
شَكُورٍۙ
O, dilerse rüzgarı durdurur, yelkenle giden gemiler o zaman denizin yüzünde durakalır. Bunlarda, sabırlı olan ve çok şükreden kimseler için deliller vardır.[33]
وَاِذَا
بُشِّرَ
اَحَدُهُمْ
بِمَا
ضَرَبَ
لِلرَّحْمٰنِ
مَثَلاً
ظَلَّ
وَجْهُهُ
مُسْوَداًّ
وَهُوَ
كَظ۪يمٌ
Ama Rahman olan Allah’a isnat ettiği kız evlat kendilerinden birine müjdelenince, o kimsenin içi gayzla dolarak yüzü simsiyah kesilir.[17]
وَظِلٍّ
مَمْدُودٍۙ
Onlar dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları, uzamış gölge altında, çağlayarak akan sular kenarlarında; bitip tükenmeyen ve yasak da edilmeyen bol meyveler arasında; yüksek döşekler üzerindedirler.[28-34]
وَظِلٍّ
مِنْ
يَحْمُومٍۙ
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.[42-44]
لَوْ
نَشَٓاءُ
لَجَعَلْنَاهُ
حُطَاماً
فَظَلْتُمْ
تَفَكَّهُونَ
Dilersek Biz onu çerçöp yaparız, şaşar kalırsınız; «Doğrusu borç altına girdik, hatta yoksun kaldık».[65-67]
وَدَانِيَةً
عَلَيْهِمْ
ظِلَالُهَا
وَذُلِّلَتْ
قُطُوفُهَا
تَذْل۪يلاً
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkmış ve onların koparılması kolaylaştırılmıştır.[14]
اِنْطَلِقُٓوا
اِلٰى
ظِلٍّ
ذ۪ي
ثَلٰثِ
شُعَبٍۙ
«gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin.»[30-31]
لَا
ظَل۪يلٍ
وَلَا
يُغْن۪ي
مِنَ
اللَّهَبِۜ
«gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin.»[30-31]
اِنَّ
الْمُتَّق۪ينَ
ف۪ي
ظِلَالٍ
وَعُيُونٍۙ
Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.[41]
Yükleniyor...