ا ن
1.054ayette
1.332kez geçiyor
84/114surede
7farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %57 · Medenî %43
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 7
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
116 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
1054 ayet
وَاَنْ
لَوِ
اسْتَقَامُوا
عَلَى
الطَّر۪يقَةِ
لَاَسْقَيْنَاهُمْ
مَٓاءً
غَدَقاً
Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır.[16-17]
قُلْ
اِنْ
اَدْر۪ٓي
اَقَر۪يبٌ
مَا
تُوعَدُونَ
اَمْ
يَجْعَلُ
لَهُ
رَبّ۪ٓي
اَمَداً
De ki: Size söz verilen yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır ben bilmem.»[25]
لِيَعْلَمَ
اَنْ
قَدْ
اَبْلَغُوا
رِسَالَاتِ
رَبِّهِمْ
وَاَحَاطَ
بِمَا
لَدَيْهِمْ
وَاَحْصٰى
كُلَّ
شَيْءٍ
عَدَداً
Ancak peygamberlerden, bildirmek istediği bunun dışındadır. Rablerinin bildirilerini tebliğ etmelerini ortaya koymak için her peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar; onların yaptıklarını ilmiyle kuşatır ve herşeyi bir bir sayar.[27-28]
فَـكَيْفَ
تَتَّقُونَ
اِنْ
كَفَرْتُمْ
يَوْماً
يَجْعَلُ
الْوِلْدَانَ
ش۪يباًۗ
Eğer inkar ederseniz, gençleri ihtiyarlatan günden nasıl korunursunuz?[17]
اِنَّ
رَبَّكَ
يَعْلَمُ
اَنَّكَ
تَقُومُ
اَدْنٰى
مِنْ
ثُلُثَيِ
الَّيْلِ
وَنِصْفَهُ
وَثُلُثَهُ
وَطَٓائِفَةٌ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
مَعَكَۜ
وَاللّٰهُ
يُقَدِّرُ
الَّيْلَ
وَالنَّهَارَۜ
عَلِمَ
اَنْ
لَنْ
تُحْصُوهُ
فَتَابَ
عَلَيْكُمْ
فَاقْرَؤُ۫ا
مَا
تَيَسَّرَ
مِنَ
الْقُرْاٰنِۜ
عَلِمَ
اَنْ
سَيَكُونُ
مِنْكُمْ
مَرْضٰىۙ
وَاٰخَرُونَ
يَضْرِبُونَ
فِي
الْاَرْضِ
يَبْتَغُونَ
مِنْ
فَضْلِ
اللّٰهِۙ
وَاٰخَرُونَ
يُقَاتِلُونَ
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِۘ
فَاقْرَؤُ۫ا
مَا
تَيَسَّرَ
مِنْهُۙ
وَاَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَاٰتُوا
الزَّكٰوةَ
وَاَقْرِضُوا
اللّٰهَ
قَرْضاً
حَسَناًۜ
وَمَا
تُقَدِّمُوا
لِاَنْفُسِكُمْ
مِنْ
خَيْرٍ
تَجِدُوهُ
عِنْدَ
اللّٰهِ
هُوَ
خَيْراً
وَاَعْظَمَ
اَجْراًۜ
وَاسْتَغْفِرُوا
اللّٰهَۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık, Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun; Allah, içinizden, hasta olanları, Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kuran’dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın; zekatı verin; Allah’a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.[20]
ثُمَّ
يَطْمَعُ
اَنْ
اَز۪يدَۗ
Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar;[15]
فَقَالَ
اِنْ
هٰذَٓا
اِلَّا
سِحْرٌ
يُؤْثَرُۙ
«Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür» dedi.[24-25]
اِنْ
هٰذَٓا
اِلَّا
قَوْلُ
الْبَشَرِۜ
«Bu sadece öğretilegelen bir sihirdir. Bu Kuran yalnızca bir insan sözüdür» dedi.[24-25]
لِمَنْ
شَٓاءَ
مِنْكُمْ
اَنْ
يَتَقَدَّمَ
اَوْ
يَتَاَخَّرَۜ
Hayır, hayır öğüt almazlar. Aya, dönüp gelen geceye, ağarmakta olan sabaha and olsun ki, içinizden öne geçmek veya geri kalmak isteyen kimseye, insanoğlunu uyarıcı olarak anlatılan cehennem büyük olaylardan biridir.[32-37]
بَلْ
يُر۪يدُ
كُلُّ
امْرِئٍ
مِنْهُمْ
اَنْ
يُؤْتٰى
صُحُفاً
مُنَشَّرَةًۙ
Hayır; her biri önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.[52]
وَمَا
يَذْكُرُونَ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُۜ
هُوَ
اَهْلُ
التَّقْوٰى
وَاَهْلُ
الْمَغْفِرَةِ
Allah dilemeksizin öğüt alamazlar. O, kendisinden korkulmaya daha layıktır ve bağışlamaya daha ehildir.[56]
اَيَحْسَبُ
الْاِنْسَانُ
اَلَّنْ
نَجْمَعَ
عِظَامَهُۜ
İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?[3]
بَلٰى
قَادِر۪ينَ
عَلٰٓى
اَنْ
نُسَوِّيَ
بَنَانَهُ
Evet, Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmaya kadiriz.[4]
تَظُنُّ
اَنْ
يُفْعَلَ
بِهَا
فَاقِرَةٌۜ
Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır.[25]
اَيَحْسَبُ
الْاِنْسَانُ
اَنْ
يُتْرَكَ
سُدًىۜ
İnsanoğlu kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?[36]
اَلَيْسَ
ذٰلِكَ
بِقَادِرٍ
عَلٰٓى
اَنْ
يُحْيِيَ
الْمَوْتٰى
Bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? Elbette yeter.[40]
وَمَا
تَشَٓاؤُ۫نَ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
عَل۪يماً
حَك۪يماًۗ
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Doğrusu Allah, bilendir, Hakim’dir.[30]
فَاِنْ
كَانَ
لَكُمْ
كَيْدٌ
فَك۪يدُونِ
«Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun.»[39]
فَقُلْ
هَلْ
لَكَ
اِلٰٓى
اَنْ
تَزَكّٰىۙ
«Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?»[18]
اَنْ
جَٓاءَهُ
الْاَعْمٰىۜ
Yanına kör bir kimse geldi diye (Peygamber) yüzünü asıp çevirdi.[1-2]
Yükleniyor...