ع ج ز
25ayette
26kez geçiyor
21/114surede
10farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %77 · Medenî %23
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kamer 20
37. inen sure
En çok geçtiği sure
Hûd
3 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| بِمُعْجِز۪ينَ | İsim | بِمُفْعِلِينَ | Aciz bırakanlar | 9 |
| مُعَاجِز۪ينَ | İsim | مُفَاعِلِينَ | Etkisiz bırakanlar | 3 |
| يُعْجِزُونَ | İfal Babı | يُفْعِلُونَ | Aciz bırakırlar | 2 |
| مُعْجِزِي | İsim | مُفْعِلِي | Aciz bırakanlar | 2 |
| عَجُوزٌ | İsim | فَعُولٌ | Kocakarı | 2 |
| عَجُوزاً | İsim | فَعُولًا | Kocakarı | 2 |
| اَعْجَازُ | İsim | أَفْعَالُ | Gövdeler | 2 |
| نُعْجِزَ | İfal Babı | نُفْعِلَ | Aciz bırakırız | 2 |
| اَعَجَزْتُ | Feale-Yefilu | أَفَعَلْتُ | Aciz mi kaldım? | 1 |
| بِمُعْجِزٍ | İsim | بِمُفْعِلٍ | Aciz bırakan | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
96
68
73
74
1
111
81
87
92
89
93
94
103
100
108
102
107
109
105
113
114
112
53
80
97
91
85
95
106
101
75
104
77
50
90
86
54
38
7
72
36
25
35
19
20
56
26
27
28
17
10
11
12
15
6
37
31
34
39
40
41
42
43
44
45
46
51
88
18
16
71
14
21
23
32
52
67
69
70
78
79
82
84
30
29
83
2
8
3
33
60
4
99
57
47
13
55
76
65
98
59
24
22
63
58
49
66
64
61
62
48
5
9
110
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
25 ayet
وَمَنْ
لَا
يُجِبْ
دَاعِيَ
اللّٰهِ
فَلَيْسَ
بِمُعْجِزٍ
فِي
الْاَرْضِ
وَلَيْسَ
لَهُ
مِنْ
دُونِه۪ٓ
اَوْلِيَٓاءُۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
ف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍ
Allah’a çağırana uymayan kimse bilsin ki, Allah’ı yeryüzünde aciz bırakamaz; onların O’ndan başka dostları da bulunmaz; işte onlar apaçık sapıklıktadırlar.[32]
فَاَقْبَلَتِ
امْرَاَتُهُ
ف۪ي
صَرَّةٍ
فَصَكَّتْ
وَجْهَهَا
وَقَالَتْ
عَجُوزٌ
عَق۪يمٌ
Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak: «kısır bir kocakarı!» dedi.[29]
تَنْزِعُ
النَّاسَۙ
كَاَنَّهُمْ
اَعْجَازُ
نَخْلٍ
مُنْقَعِرٍ
Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.[19-20]
سَخَّرَهَا
عَلَيْهِمْ
سَبْعَ
لَيَالٍ
وَثَمَانِيَةَ
اَيَّامٍۙ
حُسُوماً
فَتَرَى
الْقَوْمَ
ف۪يهَا
صَرْعٰىۙ
كَاَنَّهُمْ
اَعْجَازُ
نَخْلٍ
خَاوِيَةٍۚ
Allah onların kökünü kesmek üzere, üzerlerine o rüzgarı yedi gece sekiz gün, estirdi. Halkın, kökünden çıkarılmış hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün.[7]
وَاَنَّا
ظَنَنَّٓا
اَنْ
لَنْ
نُعْجِزَ
اللّٰهَ
فِي
الْاَرْضِ
وَلَنْ
نُعْجِزَهُ
هَرَباًۙ
«Yeryüzünde kalsak da Allah’ı aciz bırakamayacağımız, başka yere kaçsak da, O’nu aciz kılamayacağımız gerçeğini şüphesiz anladık.»[12]
Yükleniyor...