ع ج ل
44ayette
47kez geçiyor
25/114surede
14farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %81 · Medenî %19
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kıyâme 16
31. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
5 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| الْعِجْلَ | İsim | الْفِعْلَ | Buzağı | 9 |
| تَسْتَعْجِلُونَ | İstifal | تَسْتَفْعِلُونَ | Acele istersiniz | 9 |
| وَيَسْتَعْجِلُونَكَ | İstifal | وَيَسْتَفْعِلُونَكَ | Senden acele isterler | 9 |
| عَجَّلْنَا | Tef'il Babı | فَعَّلْنَا | Çabuklaştırdık | 4 |
| الْعَاجِلَةَ | İsim | الْفَاعِلَةَ | Acil | 3 |
| تَعْجَلْ | Feile-Yefalu | تَفْعَلْ | Acele etme | 3 |
| عِجْلاً | İsim | فِعْلًا | Buzağı | 2 |
| اَعَجِلْتُمْ | Feile-Yefalu | أَفَعِلْتُمْ | Acele ettiniz mi? | 2 |
| تَعَجَّلَ | Tefe'ale Babı | تَفَعَّلَ | Çabuk yaptı | 1 |
| يُعَجِّلُ | Tef'il Babı | يُفَعِّلُ | Çabuklaştırır | 1 |
| اسْتِعْجَالَهُمْ | İsim | اسْتِفْعَالَهُمْ | Onların acele istemesi | 1 |
| عَجُولاً | Sıfat | فَعُولًا | Aceleci | 1 |
| اَعْجَلَكَ | İfal Babı | أَفْعَلَكَ | Seni acele ettirdi | 1 |
| اسْتَعْجَلْتُمْ | İstifal | اسْتَفْعَلْتُمْ | Acele istediniz | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
44 ayet
فَلَا
تَعْجَلْ
عَلَيْهِمْۜ
اِنَّمَا
نَعُدُّ
لَهُمْ
عَداًّۚ
Öyleyse onların acele yok olmalarını isteme. Biz onların günlerini saydıkça sayıyoruz.[84]
وَمَٓا
اَعْجَلَكَ
عَنْ
قَوْمِكَ
يَا مُوسٰى
«Musa! Seni milletinden daha çabuk gelmeye sevkeden nedir?» dedik.[83]
قَالَ
هُمْ
اُو۬لَٓاءِ
عَلٰٓى
اَثَر۪ي
وَعَجِلْتُ
اِلَيْكَ
رَبِّ
لِتَرْضٰى
Musa: «Onlar ardımdadır, Rabbim! Hoşnut olman için Sana acele geldim» dedi.[84]
فَاَخْرَجَ
لَهُمْ
عِجْلاً
جَسَداً
لَهُ
خُوَارٌ
فَقَالُوا
هٰذَٓا
اِلٰهُكُمْ
وَاِلٰهُ
مُوسٰى
فَنَسِيَۜ
Bunun üzerine Samiri onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya koydu. O ve adamları: «Bu sizin de Musa’nın da tanrısıdır, ama o unuttu» dediler.[88]
فَتَعَالَى
اللّٰهُ
الْمَلِكُ
الْحَقُّۚ
وَلَا
تَعْجَلْ
بِالْقُرْاٰنِ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
يُقْضٰٓى
اِلَيْكَ
وَحْيُهُۘ
وَقُلْ
رَبِّ
زِدْن۪ي
عِلْماً
Gerçek hükümdar olan Allah Yüce’dir. Kuran sana vahyedilirken, vahy bitmezden önce, unutmamak için, tekrarda acele edip durma, «Rabbim! ilmimi artır» de.[114]
خُلِقَ
الْاِنْسَانُ
مِنْ
عَجَلٍۜ
سَاُر۪يكُمْ
اٰيَات۪ي
فَلَا
تَسْتَعْجِلُونِ
İnsan aceleci olarak yaratılmıştır. Size ayetlerimi göstereceğim, bunu Benden acele istemeyin.[37]
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ
بِالْعَذَابِ
وَلَنْ
يُخْلِفَ
اللّٰهُ
وَعْدَهُۜ
وَاِنَّ
يَوْماً
عِنْدَ
رَبِّكَ
كَاَلْفِ
سَنَةٍ
مِمَّا
تَعُدُّونَ
Senden, başlarına acele azap getirmeni istiyorlar. Allah sözünden asla caymayacaktır. Rabbinin katında bir gün, saydıklarınızdan bin yıl gibidir.[47]
اَفَبِعَذَابِنَا
يَسْتَعْجِلُونَ
Bizim azabımızı mı acele istiyorlardı?[204]
قَالَ
يَا قَوْمِ
لِمَ
تَسْتَعْجِلُونَ
بِالسَّيِّئَةِ
قَبْلَ
الْحَسَنَةِۚ
لَوْلَا
تَسْتَغْفِرُونَ
اللّٰهَ
لَعَلَّكُمْ
تُرْحَمُونَ
Salih: «Ey milletim! Niye iyilikten önce, acele kötülük istiyorsunuz? Merhamet olunasınız diye Allah’tan mağfiret dileseniz olmaz mı?» dedi.[46]
قُلْ
عَسٰٓى
اَنْ
يَكُونَ
رَدِفَ
لَكُمْ
بَعْضُ
الَّذ۪ي
تَسْتَعْجِلُونَ
De ki: «Acele ettiğiniz şeyin bir kısmı belki hemen başınıza gelir.»[72]
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ
بِالْعَذَابِۜ
وَلَوْلَٓا
اَجَلٌ
مُسَمًّى
لَجَٓاءَهُمُ
الْعَذَابُۜ
وَلَيَأْتِيَنَّهُمْ
بَغْتَةً
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَ
Senden azabı acele bekliyorlar. Eğer süre belirtilmiş olmasaydı azap onlara hemen gelirdi. Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.[53]
يَسْتَعْجِلُونَكَ
بِالْعَذَابِۜ
وَاِنَّ
جَهَنَّمَ
لَمُح۪يطَةٌ
بِالْكَافِر۪ينَۙ
Senden azabı acele bekliyorlar. Doğrusu azap tepelerinden, ayaklarının altından kendilerini içine aldığı gün, cehennem inkarcıları kuşatacaktır. O gün Allah: «Yaptıklarınızın karşılığını tadın» der.[54-55]
اَفَبِعَذَابِنَا
يَسْتَعْجِلُونَ
Azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?[176]
وَقَالُوا
رَبَّنَا
عَجِّلْ
لَنَا
قِطَّنَا
قَبْلَ
يَوْمِ
الْحِسَابِ
Onlar ise «Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver» derler.[16]
يَسْتَعْجِلُ
بِهَا
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِهَاۚ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مُشْفِقُونَ
مِنْهَاۙ
وَيَعْلَمُونَ
اَنَّهَا
الْحَقُّۜ
اَلَٓا
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يُمَارُونَ
فِي
السَّاعَةِ
لَف۪ي
ضَلَالٍ
بَع۪يدٍ
O’na inanmayanlar, acele olmasını beklerler; inananlar ise korku ile titrerler ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.[18]
فَلَمَّا
رَاَوْهُ
عَارِضاً
مُسْتَقْبِلَ
اَوْدِيَتِهِمْۙ
قَالُوا
هٰذَا
عَارِضٌ
مُمْطِرُنَاۜ
بَلْ
هُوَ
مَا
اسْتَعْجَلْتُمْ
بِه۪ۜ
ر۪يحٌ
ف۪يهَا
عَذَابٌ
اَل۪يمٌۙ
O azabın, yayılarak vadilerine doğru yöneldiğini gördüklerinde: «Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracaktır» dediler. Hud: «Hayır, o, acele beklediğiniz şeydir; can yakıcı azap veren bir rüzgardır; Rabbinin buyruğu ile her şeyi yok eder» dedi. Bunun üzerine evlerinin harabelerinden başka bir şey görünmez oldu. Biz, suçlu milleti işte böyle cezalandırırız.[24-25]
فَاصْبِرْ
كَمَا
صَبَرَ
اُو۬لُوا
الْعَزْمِ
مِنَ
الرُّسُلِ
وَلَا
تَسْتَعْجِلْ
لَهُمْۜ
كَاَنَّهُمْ
يَوْمَ
يَرَوْنَ
مَا
يُوعَدُونَۙ
لَمْ
يَلْبَثُٓوا
اِلَّا
سَاعَةً
مِنْ
نَهَارٍۜ
بَلَاغٌۚ
فَهَلْ
يُهْلَكُ
اِلَّا
الْقَوْمُ
الْفَاسِقُونَ
Peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret; inkarcılar için acele etme; onlar, kendilerine söz verileni gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir müddeti eğlendiklerini sanırlar. Bu bir bildiridir; yoldan çıkmış olanlardan başkası mı yok edilir?[35]
وَعَدَكُمُ
اللّٰهُ
مَغَانِمَ
كَث۪يرَةً
تَأْخُذُونَهَا
فَعَجَّلَ
لَكُمْ
هٰذِه۪
وَكَفَّ
اَيْدِيَ
النَّاسِ
عَنْكُمْۚ
وَلِتَكُونَ
اٰيَةً
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
وَيَهْدِيَكُمْ
صِرَاطاً
مُسْتَق۪يماًۙ
Allah size, ele geçireceğiniz bol bol ganimetler vadetmiştir. İnananlar için bir belge olması, sizi doğru yola eriştirmesi için bunları size hemen vermiş ve insanların size uzanan ellerini önlemiştir.[20]
ذُوقُوا
فِتْنَتَكُمْۜ
هٰذَا
الَّذ۪ي
كُنْتُمْ
بِه۪
تَسْتَعْجِلُونَ
Onlara: «Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi» denir.[14]
فَرَاغَ
اِلٰٓى
اَهْلِه۪
فَجَٓاءَ
بِعِجْلٍ
سَم۪ينٍۙ
Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: «Yemez misiniz?» demişti.[26-27]
Yükleniyor...