ع ذ ب
336ayette
373kez geçiyor
68/114surede
11farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %63 · Medenî %37
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 33
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
19 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| عَذَابٌ | İsim | فَعَالٌ | Azap | 283 |
| عَذَاباً | İsim | فَعَالًا | Azap | 39 |
| وَيُعَذِّبُ | Tef'il Babı | وَيُفَعِّلُ | Onlara azap eder | 27 |
| بِمُعَذَّب۪ينَ | İsim | بِمُفَعَّلِينَ | Azap edilenler | 5 |
| فَاُعَذِّبُهُمْ | Tef'il Babı | أُفَعِّلُهُ | Ona azap ederim | 4 |
| وَعَذَّبَ | Tef'il Babı | وَفَعَّلَ | Ve azap etti | 4 |
| تُعَذِّبْهُمْ | Tef'il Babı | تُفَعِّلْهُمْ | Onlara azap edersin | 3 |
| نُعَذِّبْ | Tef'il Babı | نُفَعِّلْ | Azap ederiz | 3 |
| مُعَذِّبُهُمْ | İsim | مُفَعِّلُهُمْ | Onlara azap eden | 2 |
| عَذْبٌ | İsim | فَعْلٌ | Tatlı | 2 |
| مُعَذِّبُوهَا | İsim | مُفَعِّلُوهَا | Ona azap edenler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Azap 277
Azap ile 10
Azabım 9
Onlara azap eder 7
Ve azap 6
Ve azap eder 6
Azabı 6
Onun azabı 5
Size azap eder 4
Azap edilenler 4
Azap eder 3
Ona azap ederim 2
Onlara azap edersin 2
Onlara azap eden 2
Diğer 25 anlam
Onlara azap etmesi 2
Azap yardımıyla 2
Tatlı 2
Azabımızı mı? 2
Ona azap eder 2
Bir azap vardır 1
Onlara azap ederim 1
Size azap etmek için 1
Ve azap etti 1
Azap ederiz 1
Onlara azap edeceğiz 1
Azap edenler 1
Ona azap edenler 1
-mak 1
Ona azap ederiz 1
Hemen ona azap eder 1
İkisinin azabı 1
Kesinlikle ona azap edeceğim 1
Azap gibi 1
Azap etmesi için 1
Öyleyse azap ettik 1
Bize azap eder 1
Öyleyse onlara azap etti 1
Ve ona azap ettik 1
Ve öyleyse azap 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
336 ayet
اَئِنَّكُمْ
لَتَأْتُونَ
الرِّجَالَ
وَتَقْطَعُونَ
السَّب۪يلَ
وَتَأْتُونَ
ف۪ي
نَاد۪يكُمُ
الْمُنْكَرَۜ
فَمَا
كَانَ
جَوَابَ
قَوْمِه۪ٓ
اِلَّٓا
اَنْ
قَالُوا
ائْتِنَا
بِعَذَابِ
اللّٰهِ
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
«Erkeklere yaklaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda fena şeyler yapmıyor musunuz?» Milletinin cevabı: «Doğru sözlü isen bize Allah’ın azabını getir» demek oldu.[29]
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ
بِالْعَذَابِۜ
وَلَوْلَٓا
اَجَلٌ
مُسَمًّى
لَجَٓاءَهُمُ
الْعَذَابُۜ
وَلَيَأْتِيَنَّهُمْ
بَغْتَةً
وَهُمْ
لَا
يَشْعُرُونَ
Senden azabı acele bekliyorlar. Eğer süre belirtilmiş olmasaydı azap onlara hemen gelirdi. Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.[53]
يَسْتَعْجِلُونَكَ
بِالْعَذَابِۜ
وَاِنَّ
جَهَنَّمَ
لَمُح۪يطَةٌ
بِالْكَافِر۪ينَۙ
Senden azabı acele bekliyorlar. Doğrusu azap tepelerinden, ayaklarının altından kendilerini içine aldığı gün, cehennem inkarcıları kuşatacaktır. O gün Allah: «Yaptıklarınızın karşılığını tadın» der.[54-55]
يَوْمَ
يَغْشٰيهُمُ
الْعَذَابُ
مِنْ
فَوْقِهِمْ
وَمِنْ
تَحْتِ
اَرْجُلِهِمْ
وَيَقُولُ
ذُوقُوا
مَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
Senden azabı acele bekliyorlar. Doğrusu azap tepelerinden, ayaklarının altından kendilerini içine aldığı gün, cehennem inkarcıları kuşatacaktır. O gün Allah: «Yaptıklarınızın karşılığını tadın» der.[54-55]
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَكَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَلِقَٓائِ
الْاٰخِرَةِ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
فِي
الْعَذَابِ
مُحْضَرُونَ
İnkar edip, ayetlerimizi ve ahirette Bana kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabla yüzyüze bırakılırlar.[16]
وَمِنَ
النَّاسِ
مَنْ
يَشْتَر۪ي
لَهْوَ
الْحَد۪يثِ
لِيُضِلَّ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۙ
وَيَتَّخِذَهَا
هُزُواًۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمْ
عَذَابٌ
مُه۪ينٌ
İnsanlar arasında, bir bilgisi olmadığı halde Allah yolundan saptırmak için gerçeği boş sözlerle değişenler ve Allah yolunu alaya alanlar vardır. İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.[6]
وَاِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِ
اٰيَاتُنَا
وَلّٰى
مُسْتَكْبِراً
كَاَنْ
لَمْ
يَسْمَعْهَا
كَاَنَّ
ف۪ٓي
اُذُنَيْهِ
وَقْراًۚ
فَبَشِّرْهُ
بِعَذَابٍ
اَل۪يمٍ
Ayetlerimiz sapık kimseye okunduğu zaman sanki kulaklarında ağırlık var da işitmiyormuş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte ona can yakıcı azabı müjde et.[7]
وَاِذَا
ق۪يلَ
لَهُمُ
اتَّبِعُوا
مَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
قَالُوا
بَلْ
نَتَّبِعُ
مَا
وَجَدْنَا
عَلَيْهِ
اٰبَٓاءَنَاۜ
اَوَلَوْ
كَانَ
الشَّيْطَانُ
يَدْعُوهُمْ
اِلٰى
عَذَابِ
السَّع۪يرِ
Onlara, «Allah’ın indirdiğine uyun» denince: «Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız» derler. Ya şeytan, babalarını alevli ateşin azabına çağırmışsa?[21]
نُمَتِّعُهُمْ
قَل۪يلاً
ثُمَّ
نَضْطَرُّهُمْ
اِلٰى
عَذَابٍ
غَل۪يظٍ
Onları az bir süre geçindiririz, sonra da ağır bir azaba sürükleriz.[24]
فَذُوقُوا
بِمَا
نَس۪يتُمْ
لِقَٓاءَ
يَوْمِكُمْ
هٰذَاۚ
اِنَّا
نَس۪ينَاكُمْ
وَذُوقُوا
عَذَابَ
الْخُلْدِ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَعْمَلُونَ
«Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını görün; doğrusu Biz de sizi unuttuk, yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın» deriz.[14]
وَاَمَّا
الَّذ۪ينَ
فَسَقُوا
فَمَأْوٰيهُمُ
النَّارُۜ
كُلَّمَٓا
اَرَادُٓوا
اَنْ
يَخْرُجُوا
مِنْهَٓا
اُع۪يدُوا
ف۪يهَا
وَق۪يلَ
لَهُمْ
ذُوقُوا
عَذَابَ
النَّارِ
الَّذ۪ي
كُنْتُمْ
بِه۪
تُكَذِّبُونَ
Ama yoldan çıkanların, işte onların varacağı yer ateştir. Oradan çıkmak isteyişlerinin her defasında geri çevrilirler ve onlara: «Yalanlayıp, durduğunuz ateşin azabını tadın» denir.[20]
وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ
مِنَ
الْعَذَابِ
الْاَدْنٰى
دُونَ
الْعَذَابِ
الْاَكْبَرِ
لَعَلَّهُمْ
يَرْجِعُونَ
Belki yollarından dönerler diye and olsun onlara büyük azabdan önce dünya azabından tattırırız.[21]
لِيَسْـَٔلَ
الصَّادِق۪ينَ
عَنْ
صِدْقِهِمْۚ
وَاَعَدَّ
لِلْكَافِر۪ينَ
عَذَاباً
اَل۪يماً۟
Allah, doğrulardan doğruluklarını sormak ve inkarcılara can yakıcı azap hazırlamak için bunu yapmıştır.[8]
لِيَجْزِيَ
اللّٰهُ
الصَّادِق۪ينَ
بِصِدْقِهِمْ
وَيُعَذِّبَ
الْمُنَافِق۪ينَ
اِنْ
شَٓاءَ
اَوْ
يَتُوبَ
عَلَيْهِمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
غَفُوراً
رَح۪يماًۚ
Bu sebeple Allah, doğruları doğrulukları ile mükafatlandırır; ikiyüzlüleri de dilerse azablandırır veya tevbelerini kabul eder. Şüphesiz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.[24]
يَا نِسَٓاءَ
النَّبِيِّ
مَنْ
يَأْتِ
مِنْكُنَّ
بِفَاحِشَةٍ
مُبَيِّنَةٍ
يُضَاعَفْ
لَهَا
الْعَذَابُ
ضِعْفَيْنِۜ
وَكَانَ
ذٰلِكَ
عَلَى
اللّٰهِ
يَس۪يراً
Ey Peygamber’in hanımları! Sizlerden biri açık bir hayasızlık yapacak olursa, onun azabı iki kat olur. Bu Allah’a kolaydır.[30]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يُؤْذُونَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
لَعَنَهُمُ
اللّٰهُ
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِ
وَاَعَدَّ
لَهُمْ
عَذَاباً
مُه۪يناً
Allah’ı ve Peygamber’ini incitenlere, Allah dünyada da ahirette de lanet eder; onlara alçaltıcı bir azap hazırlar.[57]
رَبَّنَٓا
اٰتِهِمْ
ضِعْفَيْنِ
مِنَ
الْعَذَابِ
وَالْعَنْهُمْ
لَعْناً
كَب۪يراً۟
«Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar.», «Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver, onları büyük bir lanete uğrat» derler.[67-68]
لِيُعَذِّبَ
اللّٰهُ
الْمُنَافِق۪ينَ
وَالْمُنَافِقَاتِ
وَالْمُشْرِك۪ينَ
وَالْمُشْرِكَاتِ
وَيَتُوبَ
اللّٰهُ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُؤْمِنَاتِۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Bunun sonucu olarak, Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara, Allah’a ortak koşan erkek ve kadınlara azap verecektir. Allah inanan erkek ve kadınların tevbelerini kabul buyuracaktır. Allah bağışlar ve merhamet eder.[73]
وَالَّذ۪ينَ
سَعَوْ
ف۪ٓي
اٰيَاتِنَا
مُعَاجِز۪ينَ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمْ
عَذَابٌ
مِنْ
رِجْزٍ
اَل۪يمٌۗ
Allah’ın, inanıp yararlı iş işleyenlere ki onlar için mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır ve ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara ki onlara iğrenç ve can yakıcı azap vardır işlerinin karşılıklarını vermesi için kıyamet saati gelecektir.[4-5]
اَفْتَرٰى
عَلَى
اللّٰهِ
كَذِباً
اَمْ
بِه۪
جِنَّةٌۜ
بَلِ
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
فِي
الْعَذَابِ
وَالضَّلَالِ
الْبَع۪يدِ
İnkar edenler, insanlara: «Size, siz parça parça dağılıp yok olduğunuz zaman yeniden dirileceğinizi haber veren bir adam gösterelim mi? Allah’a karşı yalan mı uyduruyor, yoksa kendisinde delilik mi vardır?» derler. Hayır; ahirete inanmayanlar, azapta ve derin bir sapıklık içindedirler.[7-8]
Yükleniyor...