ا نّ

1.755ayette
2.043kez geçiyor
98/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %67 · Medenî %33
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Alak 6 1. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 134 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
اِنَّ Harfi Nasb إِنَّ Kesinlikle 2043

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 47 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 3 kez 2. inen: Kalem — 13 kez 3. inen: Müzzemmil — 9 kez 4. inen: Müddessir — 4 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 1 kez 8. inen: A’lâ — 2 kez 9. inen: Leyl — 3 kez 10. inen: Fecr — 1 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 2 kez 13. inen: Asr — 1 kez 14. inen: Âdiyât — 4 kez 15. inen: Kevser — 2 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 14 kez 24. inen: Abese — 2 kez 25. inen: Kadr — 1 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 4 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 3 kez 32. inen: Hümeze — 2 kez 33. inen: Mürselât — 5 kez 34. inen: Kâf — 2 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 3 kez 37. inen: Kamer — 10 kez 38. inen: Sâd — 30 kez 39. inen: A’râf — 67 kez 40. inen: Cin — 21 kez 41. inen: Yâsîn — 17 kez 42. inen: Furkân — 7 kez 43. inen: Fâtır — 24 kez 44. inen: Meryem — 24 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 38 kez 46. inen: Vâkı’a — 10 kez 47. inen: Şu’arâ — 54 kez 48. inen: Neml — 40 kez 49. inen: Kasas — 40 kez 50. inen: İsrâ — 37 kez 51. inen: Yûnus — 44 kez 52. inen: Hûd — 70 kez 53. inen: Yûsuf — 59 kez 54. inen: Hicr — 35 kez 55. inen: En’âm — 61 kez 56. inen: Sâffât — 53 kez 57. inen: Lokman — 25 kez 58. inen: Sebe’ — 13 kez 59. inen: Zümer — 28 kez 60. inen: Mü’min — 33 kez 61. inen: Fussilet — 26 kez 62. inen: Şûrâ — 20 kez 63. inen: Zuhruf — 30 kez 64. inen: Duhân — 25 kez 65. inen: Câsiye — 8 kez 66. inen: Ahkâf — 11 kez 67. inen: Zâriyât — 16 kez 68. inen: Gâşiye — 3 kez 69. inen: Kehf — 25 kez 70. inen: Nahl — 55 kez 71. inen: Nûh — 10 kez 72. inen: İbrahim — 22 kez 73. inen: Enbiyâ — 27 kez 74. inen: Mü’minûn — 31 kez 75. inen: Secde — 9 kez 76. inen: Tûr — 9 kez 77. inen: Mülk — 5 kez 78. inen: Hâkka — 10 kez 79. inen: Me’âric — 7 kez 80. inen: Nebe’ — 5 kez 81. inen: Nâzi’ât — 7 kez 82. inen: İnfitâr — 3 kez 83. inen: İnşikâk — 4 kez 84. inen: Rûm — 11 kez 85. inen: Ankebût — 35 kez 86. inen: Mutaffifîn — 8 kez 87. inen: Bakara — 134 kez 88. inen: Enfâl — 47 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 85 kez 90. inen: Ahzâb — 23 kez 91. inen: Mümtehine — 6 kez 92. inen: Nisâ — 66 kez 93. inen: Zilzâl — 1 kez 94. inen: Hadîd — 8 kez 95. inen: Muhammed — 14 kez 96. inen: Ra’d — 16 kez 97. inen: Rahmân — 0 kez 98. inen: İnsan — 11 kez 99. inen: Talâk — 3 kez 100. inen: Beyyine — 2 kez 101. inen: Haşr — 12 kez 102. inen: Nûr — 25 kez 103. inen: Hac — 53 kez 104. inen: Münâfikûn — 6 kez 105. inen: Mücâdele — 15 kez 106. inen: Hucurât — 15 kez 107. inen: Tahrîm — 3 kez 108. inen: Teğâbun — 5 kez 109. inen: Saff — 3 kez 110. inen: Cum’a — 3 kez 111. inen: Fetih — 6 kez 112. inen: Mâide — 70 kez 113. inen: Tevbe — 67 kez 114. inen: Nasr — 1 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

“Ve -mak” ✕ Süzgeci kaldır

39 ayet

وَكَذٰلِكَ اَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُٓوا اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاَنَّ السَّاعَةَ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۚ اِذْ يَتَنَازَعُونَ بَيْنَهُمْ اَمْرَهُمْ فَقَالُوا ابْنُوا عَلَيْهِمْ بُنْيَاناًۜ رَبُّهُمْ اَعْلَمُ بِهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ غَلَبُوا عَلٰٓى اَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِمْ مَسْجِداً
Böylece, Allah’ın sözünün gerçek olduğunu ve kıyametin kopmasından şüphe edilemeyeceğini bilmeleri için, insanların onları bulmalarını sağladık. Nitekim halk, bunların hakkında çekişip duruyor: «Onların mağaralarının çevresine bir bina kurun» diyorlardı. Oysa, Rableri onları çok iyi bilir. Tartışmayı kazananlar: «Onların mağaralarının çevresinde mutlaka bir mescid kuracağız» dediler.[21]
وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ
Bunlar, yalnız Allah’ın gerçek olduğunu, ölüleri dirilttiğini, gücünün herşeye yettiğini, şüphe götürmeyen kıyamet saatinin geleceğini, Allah’ın kabirlerde olanı dirilteceğini gösterir.[6-7]
ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟
Ona: «Bunlar senin yaptıklarından ötürüdür» denir, yoksa Allah, kullarına karşı hiç de zalim değildir.[10]
وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يُر۪يدُ
İşte böylece Kuran’ı apaçık ayetler olarak indirdik. Allah, şüphesiz, dilediğini doğru yola eriştirir.[16]
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ
Böyledir; Allah geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar ve Allah şüphesiz işitir ve görür.[61]
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ هُوَ الْبَاطِلُ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ
Keza Hak yalnız Allah’tır; O’nu bırakıp taptıkları sadece batıldır. Doğrusu Allah yücedir büyüktür.[62]
وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ تَـوَّابٌ حَك۪يمٌ۟
Allah’ın size nimet ve rahmeti bulunmasa ve Allah tevbeleri kabul eden ve Hakim olmasaydı suçlunun hemen cezasını verirdi.[10]
وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟
Allah’ın size lütuf ve merhameti bulunmasaydı, Allah şefkatli ve merhametli olmasaydı hemen cezanızı verirdi.[20]
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۘ كُلٌّ يَجْر۪ٓي اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَاَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ
Allah’ın geceyi gündüze ve gündüzü geceye kattığını, her biri belirli bir süreye kadar hareket edecek olan güneşi ve ayı buyruk altında tuttuğunu; Allah’ın, yaptıklarınızdan haberdar olduğunu bilmez misin?[29]
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الْبَاطِلُۙ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ۟
Bu, Allah’ın hak olmasından ve O’ndan başka taptıkları şeylerin batıl olmasındandır. Doğrusu Allah yücedir, büyüktür.[30]
لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِ لَيْسَ لَهُ دَعْوَةٌ فِي الدُّنْيَا وَلَا فِي الْاٰخِرَةِ وَاَنَّ مَرَدَّنَٓا اِلَى اللّٰهِ وَاَنَّ الْمُسْرِف۪ينَ هُمْ اَصْحَابُ النَّارِ
«Beni kendisine çağırdığınızın, bu dünyada da ahirette de çağırabilecek kabiliyette olmadığında, hepimizin Allah’a döneceğinde, aşırı gidenlerin ateşlikler olduklarında şüphe yoktur.»[43]
ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ
Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından ötürü böyledir. Allah böylece insanlara kendilerinin misallerini anlatır.[3]
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟
Çünkü Allah inananların sahibidir. Kafirlerin ise sahibi yoktur.[11]
وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىۖ
Onun çalışması şüphesiz görülecektir.[40]
وَاَنَّ اِلٰى رَبِّكَ الْمُنْتَهٰىۙ
Doğrusu son varış Rabbinedir.[42]
وَاَنَّ عَلَيْهِ النَّشْاَةَ الْاُخْرٰىۙ
Doğrusu ölümden sonra tekrar dirilten de O’dur.[47]
لِئَلَّا يَعْلَمَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَلَّا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاَنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ
Kitap ehli bilsinler ki, Allah’ın lütfundan hiçbir şey elde edemezler (bu lütfa malik değillerdir); lütuf Allah’ın elindedir, onu dilediğine verir; Allah büyük lütuf sahibidir.[29]
اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَمِنَ الْاَرْضِ مِثْلَهُنَّۜ يَتَنَزَّلُ الْاَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْماً
Yedi göğü ve yerden de bir o kadarını yaratan Allah’tır, Allah’ın herşeye Kadir olduğunu ve Allah’ın ilminin herşeyi kuşattığını bilmeniz için Allah’ın buyruğu bunlar arasında iner durur.[12]
وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَداًۙ
Mescidler şüphesiz Allah’ındır, öyleyse oralarda Allah’a yalvarırken başkasını katmayın.[18]
Yükleniyor...