ع ر ض
72ayette
79kez geçiyor
35/114surede
17farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %67 · Medenî %33
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 49
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Nisâ
6 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| فَاَعْرِضْ | İfal Babı | فَأَفْعِلْ | İlgilenme | 26 |
| مُعْرِضُونَ | İsim | مُفْعِلُونَ | İlgilenmeyenler | 14 |
| عَرَضَ | İsim | فَعَلَ | Çıkar | 8 |
| عَرَضَهُمْ | Feale-Yefilu | فَعَلَهُمْ | Onlara sundu | 5 |
| مُعْرِض۪ينَ | İsim | مُفْعِلِينَ | İlgilenmeyenler | 5 |
| يُعْرَضُونَ | Feale-Yefilu | يُفْعَلُونَ | Sunulurlar | 5 |
| تُعْرِضُوا | İfal Babı | تُفْعِلُوا | İlgilenmezsiniz | 4 |
| عَرَضاً | İsim | فَعَلًا | Çıkar | 2 |
| يُعْرِضُوا | İfal Babı | يُفْعِلُوا | İlgilenmezler | 2 |
| عُرْضَةً | İsim | فُعْلَةً | Bahane | 1 |
| عَرَّضْتُمْ | Tef'il Babı | فَعَّلْتُمْ | Çıtlattınız | 1 |
| اِعْرَاضاً | İsim | إِفْعَالًا | İlgilenmemek | 1 |
| اِعْرَاضُهُمْ | İsim | إِفْعَالُهُمْ | Onların ilgilenmemesi | 1 |
| عَر۪يضٍ | Sıfat | فَعِيلٍ | Kapsamlı | 1 |
| عَارِضاً | İsim | فَاعِلًا | Belirti | 1 |
| عَارِضٌ | İsim | فَاعِلٌ | Belirti | 1 |
| تُعْرَضُونَ | Feale-Yefilu | تُفْعَلُونَ | Sunulursunuz | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
İlgilenmeyenler 19
İlgilenme 7
Çıkar 6
İlgilenmedi 5
İlgilenmediler 4
Ve ilgilenme 3
Sunulurlar 3
Onun boyutu 2
İlgilenmeyin 2
Hemen ilgilenmedi 2
Sunulur 2
Belirti 2
Onlara sundu 1
Bahane 1
Diğer 20 anlam
Çıtlattınız 1
İlgilenmemek 1
İlgilenmezsiniz 1
İlgilenmezsin 1
Onların ilgilenmemesi 1
Öyleyse ilgilenme 1
İlgilenmemeniz için 1
Kesinlikle ilgilenmezsin 1
İlgilenmediniz 1
Sunuldular 1
Ve yaklaştırdık 1
Sunmak 1
Sunduk 1
Sunuldu 1
Kapsamlı 1
İlgilenmezler 1
Boyut gibi 1
Ve ilgilenmedi 1
Sunulursunuz 1
İlgilenmez 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Ahkâf suresi ✕ Süzgeci kaldır
4 ayet
مَا
خَلَقْنَا
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضَ
وَمَا
بَيْنَهُمَٓا
اِلَّا
بِالْحَقِّ
وَاَجَلٍ
مُسَمًّىۜ
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
عَمَّٓا
اُنْذِرُوا
مُعْرِضُونَ
Biz, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, ancak gerçek üzere ve belirli bir süre için yarattık; inkar edenler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.[3]
وَيَوْمَ
يُعْرَضُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
عَلَى
النَّارِۜ
اَذْهَبْتُمْ
طَيِّبَاتِكُمْ
ف۪ي
حَيَاتِكُمُ
الدُّنْيَا
وَاسْتَمْتَعْتُمْ
بِهَاۚ
فَالْيَوْمَ
تُجْزَوْنَ
عَذَابَ
الْهُونِ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَسْتَكْبِرُونَ
فِي
الْاَرْضِ
بِغَيْرِ
الْحَقِّ
وَبِمَا
كُنْتُمْ
تَفْسُقُونَ۟
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün, onlara: «Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz»[20]
فَلَمَّا
رَاَوْهُ
عَارِضاً
مُسْتَقْبِلَ
اَوْدِيَتِهِمْۙ
قَالُوا
هٰذَا
عَارِضٌ
مُمْطِرُنَاۜ
بَلْ
هُوَ
مَا
اسْتَعْجَلْتُمْ
بِه۪ۜ
ر۪يحٌ
ف۪يهَا
عَذَابٌ
اَل۪يمٌۙ
O azabın, yayılarak vadilerine doğru yöneldiğini gördüklerinde: «Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracaktır» dediler. Hud: «Hayır, o, acele beklediğiniz şeydir; can yakıcı azap veren bir rüzgardır; Rabbinin buyruğu ile her şeyi yok eder» dedi. Bunun üzerine evlerinin harabelerinden başka bir şey görünmez oldu. Biz, suçlu milleti işte böyle cezalandırırız.[24-25]
وَيَوْمَ
يُعْرَضُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
عَلَى
النَّارِۜ
اَلَيْسَ
هٰذَا
بِالْحَقِّۜ
قَالُوا
بَلٰى
وَرَبِّنَاۜ
قَالَ
فَذُوقُوا
الْعَذَابَ
بِمَا
كُنْتُمْ
تَكْفُرُونَ
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün onlara: «Bu, gerçek değil miydi?» denir, onlar: «Rabbimize and olsun ki evet gerçekti» derler. Allah: «İnkar etmenizden ötürü azabı tadın» der.[34]
Yükleniyor...