ع ل م

728ayette
854kez geçiyor
85/114surede
31farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %59 · Medenî %41
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Alak 4 1. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 102 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
يَعْلَمُونَ Feile-Yefalu يَفْعَلُونَ Bilirler 206
عَل۪يمٌ Sıfat فَعِيلٌ İlim adamı 95
عِلْمٍ İsim فِعْلٍ İlim 91
تَعْلَمُونَ Feile-Yefalu تَفْعَلُونَ Bilirsiniz 86
الْعَالَم۪ينَ İsim الْفَاعَلِينَ Alemler 77
عَل۪يمٌ İsim فَعِيلٌ İlim adamı 44
وَاعْلَمُٓوا Feile-Yefalu وَافْعَلُوا Ve bilin 42
اَعْلَمُ İsim أَفْعَلُ Daha bilen 33
عَلِمَ Feile-Yefalu فَعِلَ Bildi 32
عَلَّمَهُ Tef'il Babı فَعَّلَهُ Öğretti 25
عَل۪يماً İsim فَعِيلًا İlim adamı 16
اَعْلَمُ Sıfat أَفْعَلُ Daha bilen 16
عِلْماً İsim فِعْلًا İlim 14
نَعْلَمُ Feile-Yefalu نَفْعَلُ Biliriz 13
عَالِمُ İsim فَاعِلُ Bilen 13
وَيُعَلِّمُهُمُ Tef'il Babı وَيُفَعِّلُهُمُ Ve onlara öğretir 11
مَعْلُومٌ İsim مَفْعُولٍ Bilinen 9
عَل۪يماً Sıfat فَعِيلًا İlim adamı 6
تُعَلِّمُونَ Tef'il Babı تُفَعِّلُونَ Öğretirsiniz 4
عَلِمَتْ Feile-Yefalu فَعِلَتْ Bildi 3
فَيَتَعَلَّمُونَ Tefe'ale Babı فَيَتَفَعَّلُونَ Hemen öğrenirler 2
مَعْلُومَاتٌۚ Sıfat مَفْعُولَاتٌ Bilinenler 2
عَلَّامُ İsim فَعَّالُ Bilen 2
عَلَّامُ Sıfat فَعَّالُ Bilen 2
عُلَمٰٓؤُ۬ا İsim فُعَلَاءُ İlim adamları 2
كَالْاَعْلَامِۜ İsim كَالْأَفْعَالِ Sivri dağlar gibi 2
مَعْلُومٌۙ Sıfat مَفْعُولٌ Bilinen 2
وَلِنُعَلِّمَهُ Tef'il Babı وَلِنُفَعِّلَهُ Ve ona öğretmemiz için 1
وَعَلَامَاتٍۜ İsim وَفَعَالَاتٍ Ve alametler 1
الْعَالِمُونَ İsim الْفَاعِلُونَ Bilenler 1
مُعَلَّمٌ İsim مُفَعَّلٌ Öğretilen 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 95 anlam
Ve bilir 9 Bilin 7 Ve bilmesi için 7 Biliriz 7 Onu bilir 6 Bildik 6 Bildiniz 5 Öyleyse bilin 5 Onun ilmi 5 Ve ilim 5 Öğretti 4 Size öğretti 4 Ve bilirim 3 Ve onlara öğretir 3 Bilmemiz için 3 Ona öğretti 3 Onun ilmiyle 3 Bilmesi için 3 Bilmeniz için 3 Onları bilir 3 Bildin 3 İlim adamları 3 Bilenler 3 Yakında bilecekler 3 Bil- 2 Ve size öğretir 2 Bilinenler 2 Ona öğretir 2 Öyleyse bil 2 Ve biliriz 2 İlim ile 2 Onları bilirsiniz 2 Ona öğrettik 2 Ve yakında bilecek 2 Ve ona öğrettik 2 Öyleyse yakında bilecekler 2 Ve kesinlikle bileceksiniz 2 Yakında bileceksiniz 2 Ve bilirler 2 Kesinlikle bilecek 2 Ve kesinlikle bilecek 2 Sivri dağlar gibi 2 Alemlerin 1 Bile bile 1 Bize öğrettin 1 Öğretirler 1 İkisi öğretir 1 Hemen öğrenirler 1 Ve öğrenirler 1 Bildiler 1 İşiten 1 Ve ona öğretti 1 Ve bil 1 Size öğretir 1 Öğretirsiniz 1 Alemlere 1 Bilmesiyle beraber 1 Öyleyse onu bildi 1 Ve sana öğretti 1 Öğrettiniz 1 Onlara öğretirsiniz 1 Sana öğrettim 1 Onu bildin 1 Size öğretildi 1 Bilir misiniz? 1 Ve bildi 1 Ve bilirsin 1 Onları bilirsin 1 Onları biliriz 1 Onun ilmini 1 Onu bilirsin 1 Ve sana öğretir 1 Ve ona öğretmemiz için 1 Bana öğretti 1 Ve bana öğrettin 1 İlim- 1 Ve bilmeleri için 1 Ve alametler 1 Ve bilmeniz için 1 Bilmeleri için 1 Bana öğretirsin 1 Sana öğretildi 1 Bilinmesi için 1 İlmim 1 Bize öğretildi 1 Onların ilmi 1 Bildim 1 Hemen bildiler 1 bilirler 1 Öğretilen 1 Bil 1 Hemen bildi 1 Öğretir misiniz? 1 Onları bildiniz 1 Öyleyse yakında bileceksiniz 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 4 kez 2. inen: Kalem — 5 kez 3. inen: Müzzemmil — 3 kez 4. inen: Müddessir — 1 kez 5. inen: Fâtiha — 1 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 3 kez 8. inen: A’lâ — 1 kez 9. inen: Leyl — 0 kez 10. inen: Fecr — 0 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 1 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 4 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 8 kez 24. inen: Abese — 0 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 0 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 1 kez 34. inen: Kâf — 3 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 1 kez 38. inen: Sâd — 4 kez 39. inen: A’râf — 28 kez 40. inen: Cin — 3 kez 41. inen: Yâsîn — 8 kez 42. inen: Furkân — 3 kez 43. inen: Fâtır — 6 kez 44. inen: Meryem — 4 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 10 kez 46. inen: Vâkı’a — 5 kez 47. inen: Şu’arâ — 25 kez 48. inen: Neml — 15 kez 49. inen: Kasas — 15 kez 50. inen: İsrâ — 10 kez 51. inen: Yûnus — 14 kez 52. inen: Hûd — 14 kez 53. inen: Yûsuf — 33 kez 54. inen: Hicr — 12 kez 55. inen: En’âm — 44 kez 56. inen: Sâffât — 7 kez 57. inen: Lokman — 8 kez 58. inen: Sebe’ — 9 kez 59. inen: Zümer — 12 kez 60. inen: Mü’min — 10 kez 61. inen: Fussilet — 7 kez 62. inen: Şûrâ — 8 kez 63. inen: Zuhruf — 8 kez 64. inen: Duhân — 5 kez 65. inen: Câsiye — 8 kez 66. inen: Ahkâf — 3 kez 67. inen: Zâriyât — 2 kez 68. inen: Gâşiye — 0 kez 69. inen: Kehf — 12 kez 70. inen: Nahl — 28 kez 71. inen: Nûh — 1 kez 72. inen: İbrahim — 3 kez 73. inen: Enbiyâ — 17 kez 74. inen: Mü’minûn — 6 kez 75. inen: Secde — 3 kez 76. inen: Tûr — 1 kez 77. inen: Mülk — 5 kez 78. inen: Hâkka — 2 kez 79. inen: Me’âric — 2 kez 80. inen: Nebe’ — 2 kez 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez 82. inen: İnfitâr — 2 kez 83. inen: İnşikâk — 1 kez 84. inen: Rûm — 10 kez 85. inen: Ankebût — 23 kez 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez 87. inen: Bakara — 102 kez 88. inen: Enfâl — 19 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 40 kez 90. inen: Ahzâb — 9 kez 91. inen: Mümtehine — 4 kez 92. inen: Nisâ — 27 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 7 kez 95. inen: Muhammed — 6 kez 96. inen: Ra’d — 8 kez 97. inen: Rahmân — 3 kez 98. inen: İnsan — 1 kez 99. inen: Talâk — 2 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 2 kez 102. inen: Nûr — 20 kez 103. inen: Hac — 14 kez 104. inen: Münâfikûn — 2 kez 105. inen: Mücâdele — 4 kez 106. inen: Hucurât — 8 kez 107. inen: Tahrîm — 2 kez 108. inen: Teğâbun — 5 kez 109. inen: Saff — 2 kez 110. inen: Cum’a — 4 kez 111. inen: Fetih — 7 kez 112. inen: Mâide — 29 kez 113. inen: Tevbe — 32 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ ر ب ب ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

129 ayet

قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّٓا اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ
Elçiler: «Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir» demişlerdi.[16-17]
فَمَا ظَنُّكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ
«Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?»[87]
وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Hamd de Alemlerin Rabbi Allah’adır.[182]
اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ۬ لَكُمْۜ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۜ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Eğer inkar ederseniz bilin ki Allah sizden müstağnidir. Kullarının inkarından hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz sizden hoşnut olur. Hiçbir günahkar diğerinin günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir; yaptıklarınızı o zaman size haber verir; çünkü O, kalblerde olanı bilir.[7]
اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ سَاجِداً وَقَٓائِماً يَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ وَيَرْجُوا رَحْمَةَ رَبِّه۪ۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذ۪ينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ۟
Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabbinin rahmetini dileyen kimse inkar eden kimse gibi olur mu? De ki: «Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.»[9]
وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَٓافّ۪ينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَق۪يلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Melekleri, arşın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rablerini hamd ile överken görürsün. Artık insanların aralarında adaletle hüküm olunmuştur. «Övgü, Alemlerin Rabbi olan Allah içindir» denir.[75]
اَلَّذ۪ينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِه۪ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ رَبَّـنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْماً فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ
Arşı yüklenen ve çevresinde bulunanlar, Rablerini överek tesbih ederler; O’na inanırlar. Müminler için: «Rabbimiz! İlmin ve rahmetin herşeyi içine almıştır. Tevbe edip Senin yoluna uyanları bağışla; onları cehennemin azabından koru» diye bağışlanma dilerler.[7]
اَللّٰهُ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ قَرَاراً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءً وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْۚ فَـتَبَارَكَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ
Sizin için yeri durak, göğü bina eden, size şekil verip de, şeklinizi güzel yapan, sizi temiz şeylerle rızıklandıran Allah’tır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir![64]
هُوَ الْحَيُّ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
O diridir, O’ndan başka tanrı yoktur. Dini yalnız O’na has kılarak O’na yalvarın. Övgü, Alemlerin Rabbi Allah içindir.[65]
قُلْ اِنّ۪ي نُه۪يتُ اَنْ اَعْبُدَ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَمَّا جَٓاءَنِيَ الْبَيِّنَاتُ مِنْ رَبّ۪ي وَاُمِرْتُ اَنْ اُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ
De ki: «Sizin, Allah’ı bırakıp da kulluk ettiklerinize kulluk etmek bana yasak kılınmıştır. Zira bana Rabbimden belgeler gelmiştir. Ben, kendimi Alemlerin Rabbine vermekle emrolundum.»[66]
قُلْ اَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَرْضَ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَتَجْعَلُونَ لَـهُٓ اَنْدَاداًۜ ذٰلِكَ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۚ
«Siz yeri iki günde yaratanı mı inkar ediyor ve O’na eşler koşuyorsunuz! O, alemlerin Rabbidir» de.[9]
وَمَا تَفَرَّقُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْياً بَيْنَهُمْۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫رِثُوا الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِهِمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ
Kendilerine ilim geldikten sonra ayrılığa düşmeleri, ancak, birbirini çekememekten oldu. Eğer belirli bir süre için Rabbinin verilmiş bir sözü olmasaydı, aralarında hemen hükmedilirdi. Arkalarından Kitaba varis kılınanlar da ondan şüphe ve endişe içindedirler.[14]
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَقَالَ اِنّ۪ي رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
And olsun ki Biz Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve erkanına göndermiştik, «Şüphesiz ben, Alemlerin Rabbinin elçisiyim» demişti.[46]
رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۙ
Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.[4-7]
وَاٰتَيْنَاهُمْ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْاَمْرِۚ فَمَا اخْتَلَفُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۙ بَغْياً بَيْنَهُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ
Din konusunda, onlara belgeler verdik; ancak, kendilerine ilim geldikten sonra birbirini çekememezlikten ayrılığa düştüler. Rabbin kıyamet günü, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında şüphesiz aralarında hükmedecektir.[17]
فَلِلّٰهِ الْحَمْدُ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَرَبِّ الْاَرْضِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Övülmek, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir.[36]
قَالُوا كَذٰلِكِۙ قَالَ رَبُّكِۜ اِنَّهُ هُوَ الْحَك۪يمُ الْعَل۪يمُ
Melekler: «Bu böyledir, Rabbin söylemiştir; doğrusu O, Hakim olandır, bilendir» dediler.[30]
ذٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدٰى
Bu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir.[30]
اَلَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَـبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَۜ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِۜ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْۚ فَلَا تُزَكُّٓوا اَنْفُسَكُمْۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى۟
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah’ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O’dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.[31-32]
تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap’da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim’dir.[77-80]
Yükleniyor...