ع ه د
36ayette
46kez geçiyor
17/114surede
6farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %39 · Medenî %61
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’râf 102
39. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
11 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| بِعَهْدِ | İsim | بِفَعْلِ | Söz | 24 |
| عَاهَدْتُمْ | Faale Babı | فَاعَلُوا | Sözleştiler | 11 |
| عَهِدَ | Feile-Yefalu | فَعِلَ | Söz verdi | 5 |
| عَهْداً | İsim | فَعْلًا | Söz | 4 |
| بِعَهْد۪ٓي | İsim | بِفَعْلِي | Benim sözümü | 1 |
| اَعْهَدْ | Feile-Yefalu | أَفْعَلْ | Söz alırım | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Söz 11
Sözü 5
Sözleştiler 4
Sözleştiniz 4
Onların sözü 3
Onun sözünü 2
Söz verdi 2
Sözleşti 2
Ve onların sözü 2
Benim sözümü 1
Sözünüzü 1
Onun sözü 1
Sözüm 1
Ve söz aldık 1
Diğer 6 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
36 ayet
اَلَّذ۪ينَ
يُوفُونَ
بِعَهْدِ
اللّٰهِ
وَلَا
يَنْقُضُونَ
الْم۪يثَاقَۙ
Onlar, Allah’ın ahdini yerine getirirler, anlaşmayı bozmazlar.[20]
وَالَّذ۪ينَ
يَنْقُضُونَ
عَهْدَ
اللّٰهِ
مِنْ
بَعْدِ
م۪يثَاقِه۪
وَيَقْطَعُونَ
مَٓا
اَمَرَ
اللّٰهُ
بِه۪ٓ
اَنْ
يُوصَلَ
وَيُفْسِدُونَ
فِي
الْاَرْضِۙ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمُ
اللَّعْنَةُ
وَلَهُمْ
سُٓوءُ
الدَّارِ
Sağlam söz verdikten sonra Allah’ın ahdini bozanlar ve Allah’ın birleştirilmesini emrettiğini ayıranlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar, işte lanet onlara ve kötü yurt, cehennem, onlaradır.[25]
وَاَوْفُوا
بِعَهْدِ
اللّٰهِ
اِذَا
عَاهَدْتُمْ
وَلَا
تَنْقُضُوا
الْاَيْمَانَ
بَعْدَ
تَوْك۪يدِهَا
وَقَدْ
جَعَلْتُمُ
اللّٰهَ
عَلَيْكُمْ
كَف۪يلاًۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يَعْلَمُ
مَا
تَفْعَلُونَ
Ahitleştiğiniz zaman Allah’ın ahdini yerine getirin. Allah’ı kendinize kefil kılarak sağlama bağladığınız yeminleri bozmayın. Allah yaptıklarınızı şüphesiz bilir.[91]
وَلَا
تَشْتَرُوا
بِعَهْدِ
اللّٰهِ
ثَمَناً
قَل۪يلاًۜ
اِنَّمَا
عِنْدَ
اللّٰهِ
هُوَ
خَيْرٌ
لَكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
Allah’ın ahdini hiçbir değere değişmeyin. Eğer bilirseniz, Allah katında olan sizin için daha iyidir.[95]
وَلَا
تَقْرَبُوا
مَالَ
الْيَت۪يمِ
اِلَّا
بِالَّت۪ي
هِيَ
اَحْسَنُ
حَتّٰى
يَبْلُغَ
اَشُدَّهُۖ
وَاَوْفُوا
بِالْعَهْدِۚ
اِنَّ
الْعَهْدَ
كَانَ
مَسْؤُ۫لاً
Yetimin malına ergin çağa ulaşana kadar en güzel şeklin dışında yaklaşmayın. Ahdi de yerine getirin, doğrusu verilen ahidde sorumluluk vardır.[34]
اَطَّـلَعَ
الْغَيْبَ
اَمِ
اتَّخَذَ
عِنْدَ
الرَّحْمٰنِ
عَهْداًۙ
O görülmeyeni mi biliyor, yoksa Rahman katından bir söz mü almıştır?[78]
لَا
يَمْلِكُونَ
الشَّفَاعَةَ
اِلَّا
مَنِ
اتَّخَذَ
عِنْدَ
الرَّحْمٰنِ
عَهْداًۢ
Rahman’ın katında bir ahd almış olandan başkası asla şefaatte bulunamıyacaktır.[87]
فَرَجَعَ
مُوسٰٓى
اِلٰى
قَوْمِه۪
غَضْبَانَ
اَسِفاًۚ
قَالَ
يَا قَوْمِ
اَلَمْ
يَعِدْكُمْ
رَبُّكُمْ
وَعْداً
حَسَناًۜ
اَفَطَالَ
عَلَيْكُمُ
الْعَهْدُ
اَمْ
اَرَدْتُمْ
اَنْ
يَحِلَّ
عَلَيْكُمْ
غَضَبٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
فَاَخْلَفْتُمْ
مَوْعِد۪ي
Musa, milletine kızgın ve üzgün olarak döndü. «Ey milletim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? Uzun bir zaman mı geçti, yoksa Rabbinizin gazabına mı uğramak istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?» dedi.[86]
وَلَقَدْ
عَهِدْنَٓا
اِلٰٓى
اٰدَمَ
مِنْ
قَبْلُ
فَنَسِيَ
وَلَمْ
نَجِدْ
لَهُ
عَزْماً۟
And olsun ki daha önce Adem’e ahd vermiştik, fakat unuttu; onu azimli bulmadık.[115]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
لِاَمَانَاتِهِمْ
وَعَهْدِهِمْ
رَاعُونَۙ
Onlar emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler.[8]
وَلَقَدْ
كَانُوا
عَاهَدُوا
اللّٰهَ
مِنْ
قَبْلُ
لَا
يُوَلُّونَ
الْاَدْبَارَۜ
وَكَانَ
عَهْدُ
اللّٰهِ
مَسْؤُ۫لاً
And olsun ki, daha önce, sırt çevirip kaçmayacaklarına dair Allah’a ahd vermişlerdi. Allah’a verilen ahd sorulacaktır.[15]
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
رِجَالٌ
صَدَقُوا
مَا
عَاهَدُوا
اللّٰهَ
عَلَيْهِۚ
فَمِنْهُمْ
مَنْ
قَضٰى
نَحْبَهُ
وَمِنْهُمْ
مَنْ
يَنْتَظِرُۘ
وَمَا
بَدَّلُوا
تَبْد۪يلاًۙ
İnananlardan, Allah’a verdiği ahdi yerine getiren adamlar vardır. Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hiç değiştirmemişlerdir.[23]
اَلَمْ
اَعْهَدْ
اِلَيْكُمْ
يَا بَن۪ٓي
اٰدَمَ
اَنْ
لَا
تَعْبُدُوا
الشَّيْطَانَۚ
اِنَّهُ
لَكُمْ
عَدُوٌّ
مُب۪ينٌۙ
Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?[59-61]
وَقَالُوا
يَٓا اَيُّهَ
السَّاحِرُ
ادْعُ
لَنَا
رَبَّكَ
بِمَا
عَهِدَ
عِنْدَكَ
اِنَّـنَا
لَمُهْتَدُونَ
«Ey Sihirbaz! Sana verdiği ahde göre Rabbine bizim için yalvar da doğru yola erişelim» dediler.[49]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يُبَايِعُونَكَ
اِنَّمَا
يُبَايِعُونَ
اللّٰهَۜ
يَدُ
اللّٰهِ
فَوْقَ
اَيْد۪يهِمْۚ
فَمَنْ
نَكَثَ
فَاِنَّمَا
يَنْكُثُ
عَلٰى
نَفْسِه۪ۚ
وَمَنْ
اَوْفٰى
بِمَا
عَاهَدَ
عَلَيْهُ
اللّٰهَ
فَسَيُؤْت۪يهِ
اَجْراً
عَظ۪يماً۟
Şüphesiz sana baş eğerek ellerini verenler (biat edenler), Allah’a baş eğip el vermiş sayılırlar. Allah’ın eli onların ellerinin üstündedir. Verdiği bu sözden dönen, ancak kendi aleyhine dönmüş olur. Allah’a verdiği sözü yerine getirene, Allah büyük ecir verecektir.[10]
وَالَّذ۪ينَ
هُمْ
لِاَمَانَاتِهِمْ
وَعَهْدِهِمْ
رَاعُونَۖ
Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler,[32]
Yükleniyor...