ق ر ي
54ayette
57kez geçiyor
26/114surede
4farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %82 · Medenî %18
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’râf 4
39. inen sure
En çok geçtiği sure
A’râf
10 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| قَرْيَةٍ | İsim | فَعْلَةٍ | Kasaba | 33 |
| الْقُرٰى | İsim | الْفُعَلِ | Kasabalar | 19 |
| قَرْيَتِكُمْۚ | İsim | فَعْلَتِكُمْ | Kasabanız | 4 |
| الْقَرْيَتَيْنِ | İsim | الْفَعْلَتَيْنِ | İki kasaba | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Kasaba” ✕ Süzgeci kaldır
33 ayet
وَكَاَيِّنْ
مِنْ
قَرْيَةٍ
اَمْلَيْتُ
لَهَا
وَهِيَ
ظَالِمَةٌ
ثُمَّ
اَخَذْتُهَاۚ
وَاِلَيَّ
الْمَص۪يرُ۟
Nice kasabalara, haksız oldukları halde, mehil vermiştim; sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş ancak Bana’dır.[48]
وَلَقَدْ
اَتَوْا
عَلَى
الْقَرْيَةِ
الَّت۪ٓي
اُمْطِرَتْ
مَطَرَ
السَّوْءِۜ
اَفَلَمْ
يَكُونُوا
يَرَوْنَهَاۚ
بَلْ
كَانُوا
لَا
يَرْجُونَ
نُشُوراً
Bu putperestler and olsun ki, bela yağmuruna tutulmuş olan kasabaya uğramışlardı. Onu görmediler mi? Hayır; tekrar dirilmeyi ummuyorlardı.[40]
وَلَوْ
شِئْنَا
لَبَعَثْنَا
ف۪ي
كُلِّ
قَرْيَةٍ
نَذ۪يراًۘ
Dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.[51]
وَمَٓا
اَهْلَكْنَا
مِنْ
قَرْيَةٍ
اِلَّا
لَهَا
مُنْذِرُونَۗۛ
Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.[208-209]
قَالَتْ
اِنَّ
الْمُلُوكَ
اِذَا
دَخَلُوا
قَرْيَةً
اَفْسَدُوهَا
وَجَعَلُٓوا
اَعِزَّةَ
اَهْلِهَٓا
اَذِلَّةًۚ
وَكَذٰلِكَ
يَفْعَلُونَ
Melike: «Doğrusu hükümdarlar bir şehre girdikleri zaman orasını bozarlar, onurlu kimselerini aşağılık yaparlar. İşte böyle davranırlar. Ben onlara bir hediye göndereyim de, elçilerin ne ile döneceklerine bakayım» dedi.[34-35]
وَكَمْ
اَهْلَكْنَا
مِنْ
قَرْيَةٍ
بَطِرَتْ
مَع۪يشَتَهَاۚ
فَتِلْكَ
مَسَاكِنُهُمْ
لَمْ
تُسْكَنْ
مِنْ
بَعْدِهِمْ
اِلَّا
قَل۪يلاًۜ
وَكُنَّا
نَحْنُ
الْوَارِث۪ينَ
Nimet ve refaha karşı nankörlük eden nice şehri yok etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra pek az kimseler oturabilmiştir. Oralara Biz varis olmuşuzdur.[58]
وَلَمَّا
جَٓاءَتْ
رُسُلُـنَٓا
اِبْرٰه۪يمَ
بِالْبُشْرٰىۙ
قَالُٓوا
اِنَّا
مُهْلِكُٓوا
اَهْلِ
هٰذِهِ
الْقَرْيَةِۚ
اِنَّ
اَهْلَهَا
كَانُوا
ظَالِم۪ينَۚ
Elçilerimiz İbrahim’e müjde ile geldiklerinde: «Biz şu kent halkını yok edeceğiz, çünkü oranın halkı zalim kimselerdir» dediler.[31]
اِنَّا
مُنْزِلُونَ
عَلٰٓى
اَهْلِ
هٰذِهِ
الْقَرْيَةِ
رِجْزاً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
بِمَا
كَانُوا
يَفْسُقُونَ
Elçilerimiz Lut’a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı. Ona, «Korkma ve üzülme, doğrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karının dışında, aileni kurtaracağız. Bu kent halkına yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten, elbette bir azap indireceğiz» dediler.[33-24]
وَمَٓا
اَرْسَلْنَا
ف۪ي
قَرْيَةٍ
مِنْ
نَذ۪يرٍ
اِلَّا
قَالَ
مُتْرَفُوهَٓاۙ
اِنَّا
بِمَٓا
اُرْسِلْتُمْ
بِه۪
كَافِرُونَ
Doğrusu uyarıcı göndermiş olduğumuz her kentin varlıklı kimseleri, «Biz sizinle gönderilen şeyleri inkar ediyoruz» dediler.[34]
وَاضْرِبْ
لَهُمْ
مَثَلاً
اَصْحَابَ
الْقَرْيَةِۢ
اِذْ
جَٓاءَهَا
الْمُرْسَلُونَۚ
İnsanlara, halkına elçiler gelen şehri mesel olarak anlat:[13]
وَكَذٰلِكَ
مَٓا
اَرْسَلْنَا
مِنْ
قَبْلِكَ
ف۪ي
قَرْيَةٍ
مِنْ
نَذ۪يرٍ
اِلَّا
قَالَ
مُتْرَفُوهَٓاۙ
اِنَّا
وَجَدْنَٓا
اٰبَٓاءَنَا
عَلٰٓى
اُمَّةٍ
وَاِنَّا
عَلٰٓى
اٰثَارِهِمْ
مُقْتَدُونَ
Senden önce, herhangi bir şehre gönderdiğimiz uyarıcıya, şımarık varlıklıları sadece: «Doğrusu babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerini izlemekteyiz» dediler.[23]
وَكَاَيِّنْ
مِنْ
قَرْيَةٍ
هِيَ
اَشَدُّ
قُوَّةً
مِنْ
قَرْيَتِكَ
الَّت۪ٓي
اَخْرَجَتْكَۚ
اَهْلَكْنَاهُمْ
فَلَا
نَاصِرَ
لَهُمْ
Seni sürüp çıkaran şehirden daha kuvvetli olan nice şehirler yok ettik. Yardım edenleri bulunmadı.[13]
وَكَاَيِّنْ
مِنْ
قَرْيَةٍ
عَتَتْ
عَنْ
اَمْرِ
رَبِّهَا
وَرُسُلِه۪
فَحَاسَبْنَاهَا
حِسَاباً
شَد۪يداً
وَعَذَّبْنَاهَا
عَذَاباً
نُكْراً
Rablerinin ve O’nun peygamberlerinin buyruğundan çıkan nice kasabalar halkını Biz, çetin bir hesaba çekmiş, onları, görülmedik bir azaba uğratmışızdır.[8]
Yükleniyor...