ق و م

597ayette
660kez geçiyor
79/114surede
55farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %70 · Medenî %30
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 39 2. inen sure En çok geçtiği sure A’râf 55 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
لِقَوْمٍ İsim لِفَعْلٍ Kavim 342
الْقِيٰمَةِ İsim الْفِعَالَةِ Kıyamet 70
قَوْماً İsim فَعْلًا Kavim 40
مُسْتَق۪يمٍ İsim مُسْتَفْعِلٍ DOĞRU 19
وَاَق۪يمُوا İfal Babı وَأَفْعِلُوا Ve doğru uygulayın 16
مَقَام۪ي İsim مَفْعَلِي Makam 13
وَاَقَامُوا İfal Babı وَأَفْعَلُوا Ve doğru uyguladılar 13
تَقُومُ Feale-Yefulu تَفْعُلُ Ayakta durursun 13
مُسْتَق۪يمٍ Sıfat مُسْتَفْعِلٍ Doğru 12
يُق۪يمُونَ İfal Babı يُفْعِلُونَ Doğru uygularlar 12
وَاَقِمِ İfal Babı أَفْعِلْ Doğru uygula 10
يَقُومُ Feale-Yefulu يَفْعُلُ Ayakta durur 8
مُق۪يمٌۙ İsim مُفْعِلٌ Yerleşik 6
قَامُوا Feale-Yefulu فَعَلُوا Ayakta durdular 5
قِيَاماً İsim فِعَالًا Ayakta duranlar 5
وَاَقْوَمُ İsim وَأَفْعَلُ Ve daha doğru 4
مُسْتَق۪يماًۙ İsim مُسْتَفْعِلًا DOĞRU 4
اسْتَقَامُوا İstifal اسْتَفْعَلُوا Doğru oldular 4
الْقَيِّمُ Sıfat الْفَيْعِلُ Dosdoğru 4
مَقَاماً İsim مَفْعَلًا Makam 4
الْقَيُّومُۚ Sıfat الْفَيْعُولُ Yönetici 3
قَٓائِماً İsim فَاعِلًا Ayakta duran 3
تَقُمْ Feale-Yefulu تَفْعُلْ Ayakta durma 3
قُمْتُمْ Feale-Yefulu افْعُلْ Ayakta dur 3
فَاسْتَق۪يمُوا İstifal فَاسْتَفْعِلُوا Öyleyse doğru olun 3
قَٓائِمٌ İsim فَاعِلٌ Ayakta duran 3
قَٓائِمَةًۙ İsim فَاعِلَةً Ayakta duran 3
مُسْتَق۪يماً Sıfat مُسْتَفْعِلًا DOĞRU 2
قَوَّام۪ينَ İsim فَعَّالِينَ Yöneticiler 2
مُق۪يمٌ Sıfat مُفْعِلٌ Yerleşik 2
فَاسْتَقِمْ İstifal فَاسْتَفْعِلْ Doğru ol 2
وَاِقَامَ İsim وَإِفْعَالَ Ve doğru uygulamak 2
وَقَٓائِماً İsim وَفَاعِلًا Ve ayakta duran 2
قِيَامٌ İsim فِعَالٌ Ayakta duranlar 2
وَقُومُوا Feale-Yefulu وَافْعُلُوا Ve ayakta durun 1
قَٓائِمٌ İsim فَاعِلٌ Ayakta duran 1
قَٓائِمَةٌ Sıfat فَاعِلَةٌ Ayakta duran 1
قَوَّامُونَ İsim فَعَّالُونَ Yöneticiler 1
وَالْمُق۪يم۪ينَ İsim وَالْمُفْعِلِينَ Ve doğru uygulayanlar 1
تُق۪يمُوا İfal Babı تُفْعِلُوا Doğru uygularsınız 1
قِيَماً Sıfat فِيعَلًا Dosdoğru 1
قَوْمَكَ İsim فَعْلَكَ Kavmin 1
اِقَامَتِكُمْۙ İsim إِفْعَالَتِكُمْ Sizin ikametiniz 1
قَيِّماً Sıfat فَيْعِلًا Dosdoğru 1
نُق۪يمُ İfal Babı نُفْعِلُ Yerleştiririz 1
وَالْقَٓائِم۪ينَ İsim وَالْفَاعِلِينَ Ve ayakta duranlar 1
وَالْمُق۪يمِي İsim وَالْمُفْعِلِي Ve doğru uygulayanlar 1
قَوَاماً İsim فَعَالًا Oranlarda dengeli olmak 1
وَاَقِمْنَ İfal Babı وَأَفْعِلْنَ Ve doğru uygulayın 1
الْمُقَامَةِ İsim الْمُفْعَلَةِ İkametgah 1
قَٓائِمُونَۖ İsim فَاعِلُونَ Ayakta duranlar 1
يَسْتَق۪يمَ İstifal يَسْتَفْعِلَ Doğru olur 1
تَقْو۪يمٍۘ İsim تَفْعِيلٍ Doğru uygulama 1
قَيِّمَةٌۜ Sıfat فَيْعِلَةٌ Dosdoğru 1
الْقَيِّمَةِۜ İsim الْفَيْعِلَةِ Dosdoğru 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 80 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez 2. inen: Kalem — 1 kez 3. inen: Müzzemmil — 4 kez 4. inen: Müddessir — 1 kez 5. inen: Fâtiha — 1 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 1 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 0 kez 10. inen: Fecr — 0 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 1 kez 24. inen: Abese — 0 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 1 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 2 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 0 kez 34. inen: Kâf — 2 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 2 kez 38. inen: Sâd — 2 kez 39. inen: A’râf — 55 kez 40. inen: Cin — 2 kez 41. inen: Yâsîn — 7 kez 42. inen: Furkân — 10 kez 43. inen: Fâtır — 4 kez 44. inen: Meryem — 6 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 12 kez 46. inen: Vâkı’a — 0 kez 47. inen: Şu’arâ — 10 kez 48. inen: Neml — 16 kez 49. inen: Kasas — 14 kez 50. inen: İsrâ — 8 kez 51. inen: Yûnus — 24 kez 52. inen: Hûd — 42 kez 53. inen: Yûsuf — 6 kez 54. inen: Hicr — 5 kez 55. inen: En’âm — 27 kez 56. inen: Sâffât — 6 kez 57. inen: Lokman — 2 kez 58. inen: Sebe’ — 1 kez 59. inen: Zümer — 12 kez 60. inen: Mü’min — 10 kez 61. inen: Fussilet — 5 kez 62. inen: Şûrâ — 6 kez 63. inen: Zuhruf — 13 kez 64. inen: Duhân — 6 kez 65. inen: Câsiye — 9 kez 66. inen: Ahkâf — 11 kez 67. inen: Zâriyât — 6 kez 68. inen: Gâşiye — 0 kez 69. inen: Kehf — 10 kez 70. inen: Nahl — 17 kez 71. inen: Nûh — 4 kez 72. inen: İbrahim — 10 kez 73. inen: Enbiyâ — 9 kez 74. inen: Mü’minûn — 13 kez 75. inen: Secde — 2 kez 76. inen: Tûr — 2 kez 77. inen: Mülk — 1 kez 78. inen: Hâkka — 1 kez 79. inen: Me’âric — 1 kez 80. inen: Nebe’ — 1 kez 81. inen: Nâzi’ât — 1 kez 82. inen: İnfitâr — 0 kez 83. inen: İnşikâk — 0 kez 84. inen: Rûm — 15 kez 85. inen: Ankebût — 13 kez 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez 87. inen: Bakara — 33 kez 88. inen: Enfâl — 5 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 20 kez 90. inen: Ahzâb — 2 kez 91. inen: Mümtehine — 3 kez 92. inen: Nisâ — 26 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 1 kez 95. inen: Muhammed — 1 kez 96. inen: Ra’d — 7 kez 97. inen: Rahmân — 2 kez 98. inen: İnsan — 0 kez 99. inen: Talâk — 1 kez 100. inen: Beyyine — 3 kez 101. inen: Haşr — 3 kez 102. inen: Nûr — 3 kez 103. inen: Hac — 12 kez 104. inen: Münâfikûn — 1 kez 105. inen: Mücâdele — 4 kez 106. inen: Hucurât — 3 kez 107. inen: Tahrîm — 1 kez 108. inen: Teğâbun — 0 kez 109. inen: Saff — 4 kez 110. inen: Cum’a — 3 kez 111. inen: Fetih — 4 kez 112. inen: Mâide — 34 kez 113. inen: Tevbe — 30 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

“Kavim” ✕ Süzgeci kaldır

172 ayet

اَفَاَمِنُوا مَكْرَ اللّٰهِۚ فَلَا يَأْمَنُ مَكْرَ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْخَاسِرُونَ۟
Onlar Allah’ın düzeninden güvende miydiler? Allah’ın düzeninden ancak mahvolacak millet güvende olur. Sahiplerinden sonra yeryüzüne mirasçı olan kimselere hala şu açıkça anlaşılmadı mı ki Biz dileseydik onları da suçlarının cezasına uğratırdık.[99]
قَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ
Firavun milletinin ileri gelenleri, «Doğrusu bu bilgin bir sihirbazdır, sizi memleketinizden çıkarmak istiyor» dediler. Firavun: «Ne buyurursunuz?» dedi.[109-110]
وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اَتَذَرُ مُوسٰى وَقَوْمَهُ لِيُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَيَذَرَكَ وَاٰلِهَتَكَۜ قَالَ سَنُقَتِّلُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَنَسْتَحْـي۪ نِسَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّا فَوْقَهُمْ قَاهِرُونَ
Firavun milletinin ileri gelenleri: «Musa’yı ve milletini yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve tanrılarını bıraksınlar diye mi koyveriyorsun?» dediler. Firavun: «Onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz» dedi.[127]
فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَالْجَرَادَ وَالْقُمَّلَ وَالضَّفَادِعَ وَالدَّمَ اٰيَاتٍ مُفَصَّلَاتٍ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْماً مُجْرِم۪ينَ
Bunun üzerine su baskınını, çekirgeyi, haşeratı, kurbağaları ve kanı birbirinden ayrı mucizeler olarak onlara musallat kıldık; yine de büyüklük taslayıp suçlu bir millet oldular.[133]
وَاَوْرَثْنَا الْقَوْمَ الَّذ۪ينَ كَانُوا يُسْتَضْعَفُونَ مَشَارِقَ الْاَرْضِ وَمَغَارِبَهَا الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَاۜ وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ الْحُسْنٰى عَلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ بِمَا صَبَرُواۜ وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُ وَمَا كَانُوا يَعْرِشُونَ
Hor görülen yahudileri, bereketlendirdiğimiz yerin doğularına ve batılarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, sabırlarına karşılık yerine geldi. Firavun ve milletinin yaptığını ve yükselttiklerini yıktık.[137]
وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ الْبَحْرَ فَاَتَوْا عَلٰى قَوْمٍ يَعْكُفُونَ عَلٰٓى اَصْنَامٍ لَهُمْۚ قَالُوا يَا مُوسَى اجْعَلْ لَـنَٓا اِلٰهاً كَمَا لَهُمْ اٰلِهَةٌۜ قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ
İsrailoğullarının denizden geçmelerini sağladık. Puta gönülden tapan bir millete rastladılar. «Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap» dediler, Musa: « Doğrusu siz bilgisiz bir milletsiniz, bunlar yok olacaklar ve işledikleri boşa gidecektir» dedi.[138-139]
وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلاً جَسَداً لَهُ خُوَارٌۜ اَلَمْ يَرَوْا اَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْد۪يهِمْ سَب۪يلاًۢ اِتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِم۪ينَ
Musa’nın ardından milleti, ziynet takımlarından, canlıymış gibi böğüren bir buzağı heykeli yaparak onu tanrı edindiler. O buzağının kendileriyle konuşmadığını ve yol da göstermediğini görmediler mi? Onu tanrı olarak benimseyip kendilerine yazık ettiler.[148]
وَلَمَّا رَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفاًۙ قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُون۪ي مِنْ بَعْد۪يۚ اَعَجِلْتُمْ اَمْرَ رَبِّكُمْۚ وَاَلْقَى الْاَلْوَاحَ وَاَخَذَ بِرَأْسِ اَخ۪يهِ يَجُرُّهُٓ اِلَيْهِۜ قَالَ ابْنَ اُمَّ اِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُون۪ي وَكَادُوا يَقْتُلُونَن۪يۘ فَلَا تُشْمِتْ بِيَ الْاَعْدَٓاءَ وَلَا تَجْعَلْن۪ي مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ
Musa, milletine, kızgın ve üzgün olarak dönünce «Benim arkamdan ne kötü olmuşsunuz! Rabbinizin emrinin çabucak gelmesini mi istiyorsunuz?» dedi, levhaları attı ve kardeşinin başından tutup kendine doğru çekti. Harun: «Ey annem oğlu! Bu millet beni küçümsedi; az kalsın öldürüyorlardı. Bana, düşmanları sevindirecek şekilde davranma, beni bu zalim milletle bir sayma» dedi.[150]
وَمِنْ قَوْمِ مُوسٰٓى اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ
Musa’nın milletinden bir topluluk hakkı gösterirler ve onunla hükmederlerdi.[159]
وَاِذْ قَالَتْ اُمَّةٌ مِنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْماًۙۨ اللّٰهُ مُهْلِكُهُمْ اَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَاباً شَد۪يداًۜ قَالُوا مَعْذِرَةً اِلٰى رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Aralarından bir topluluk: «Allah’ın yok edeceği veya şiddetli azaba uğratacağı bir millete niçin öğüt veriyorsunuz?» dediler. Öğüt verenler: «Rabbinize, hiç değilse bir özür beyan edebilmemiz içindir, belki Allah’a karşı gelmekten sakınırlar» dediler.[164]
وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّـبَعَ هَوٰيهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْۜ ذٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
Dileseydik, onu ayetlerimizle üstün kılardık; fakat o, dünyaya meyletti ve hevesine uydu. Durumu, üstüne varsan da, kendi haline bıraksan da, dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir. İşte ayetlerimizi yalan sayan kimselerin hali böyledir. Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.[176]
سَٓاءَ مَثَلاًۨ الْقَوْمُ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاَنْفُسَهُمْ كَانُوا يَظْلِمُونَ
Ayetlerimizi yalan sayan, kendine zulmeden millet ne kötü bir misaldir![177]
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّراً نِعْمَةً اَنْعَمَهَا عَلٰى قَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ
Bu, bir topluluk iyi gidişini değiştirmedikçe Allah’ın da verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden ve Allah’ın işiten, bilen olmasındandır.[53]
وَاِمَّا تَخَافَنَّ مِنْ قَوْمٍ خِيَانَةً فَانْبِذْ اِلَيْهِمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْخَٓائِن۪ينَ۟
Eğer bir topluluğun anlaşmaya hıyanet etmesinden korkarsan, sen de onlara karşı anlaşmayı bozarak aynı şekilde davran. Doğrusu Allah hainleri sevmez.[58]
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلَى الْقِتَالِۜ اِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفاً مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ
Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah’ın izniyle, ikibin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.[65-66]
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يُهَاجِرُوا مَا لَكُمْ مِنْ وَلَايَتِهِمْ مِنْ شَيْءٍ حَتّٰى يُهَاجِرُواۚ وَاِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ اِلَّا عَلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ
Doğrusu inanıp hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat edenler ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte bunlar birbirinin dostudurlar. İnanıp hicret etmeyenlerle, hicret edene kadar sizin dostluğunuz yoktur. Fakat din uğrunda yardım isterlerse, aranızda anlaşma olmayan topluluktan başkasına karşı onlara yardım etmeniz gerekir. Allah işlediklerinizi görür.[72]
وَاِنْ اَحَدٌ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ اسْتَجَارَكَ فَاَجِرْهُ حَتّٰى يَسْمَعَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ اَبْلِغْهُ مَأْمَنَهُۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْلَمُونَ۟
Puta tapanlardan biri sana sığınırsa, onu güvene al; ta ki Allah’ın sözünü dinlesin. Sonra onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.[6]
اَلَا تُقَاتِلُونَ قَوْماً نَكَثُٓوا اَيْمَانَهُمْ وَهَمُّوا بِاِخْرَاجِ الرَّسُولِ وَهُمْ بَدَؤُ۫كُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍۜ اَتَخْشَوْنَهُمْۚ فَاللّٰهُ اَحَقُّ اَنْ تَخْشَوْهُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Yeminlerini bozan, Peygamberi sürgüne göndermeye azmeden bir toplumla savaşmanız gerekmez mi ki, önce onlar başlamışlardır? Onlardan korkar mısınız? Eğer inanıyorsanız bilin ki asıl korkmanız gereken Allah’tır.[13]
قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْد۪يكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِن۪ينَۙ
Onlarla savaşın ki Allah sizin elinizle onları azablandırsın, rezil etsin ve sizi üstün getirsin de müminlerin gönüllerini ferahlandırsın, kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakimdir.[14-15]
اَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ الْحَٓاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَجَاهَدَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ عِنْدَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۢ
Hacca gelenlere su vermeyi, Mescidi Haramı onarmayı, Allah’a ve ahiret gününe inananla, Allah yolunda cihat edenle bir mi tuttunuz? Allah katında bir olmazlar; Allah zulmeden milleti doğru yola eriştirmez.[19]
Yükleniyor...