ق و م

597ayette
660kez geçiyor
79/114surede
55farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %70 · Medenî %30
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 39 2. inen sure En çok geçtiği sure A’râf 55 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
لِقَوْمٍ İsim لِفَعْلٍ Kavim 342
الْقِيٰمَةِ İsim الْفِعَالَةِ Kıyamet 70
قَوْماً İsim فَعْلًا Kavim 40
مُسْتَق۪يمٍ İsim مُسْتَفْعِلٍ DOĞRU 19
وَاَق۪يمُوا İfal Babı وَأَفْعِلُوا Ve doğru uygulayın 16
مَقَام۪ي İsim مَفْعَلِي Makam 13
وَاَقَامُوا İfal Babı وَأَفْعَلُوا Ve doğru uyguladılar 13
تَقُومُ Feale-Yefulu تَفْعُلُ Ayakta durursun 13
مُسْتَق۪يمٍ Sıfat مُسْتَفْعِلٍ Doğru 12
يُق۪يمُونَ İfal Babı يُفْعِلُونَ Doğru uygularlar 12
وَاَقِمِ İfal Babı أَفْعِلْ Doğru uygula 10
يَقُومُ Feale-Yefulu يَفْعُلُ Ayakta durur 8
مُق۪يمٌۙ İsim مُفْعِلٌ Yerleşik 6
قَامُوا Feale-Yefulu فَعَلُوا Ayakta durdular 5
قِيَاماً İsim فِعَالًا Ayakta duranlar 5
وَاَقْوَمُ İsim وَأَفْعَلُ Ve daha doğru 4
مُسْتَق۪يماًۙ İsim مُسْتَفْعِلًا DOĞRU 4
اسْتَقَامُوا İstifal اسْتَفْعَلُوا Doğru oldular 4
الْقَيِّمُ Sıfat الْفَيْعِلُ Dosdoğru 4
مَقَاماً İsim مَفْعَلًا Makam 4
الْقَيُّومُۚ Sıfat الْفَيْعُولُ Yönetici 3
قَٓائِماً İsim فَاعِلًا Ayakta duran 3
تَقُمْ Feale-Yefulu تَفْعُلْ Ayakta durma 3
قُمْتُمْ Feale-Yefulu افْعُلْ Ayakta dur 3
فَاسْتَق۪يمُوا İstifal فَاسْتَفْعِلُوا Öyleyse doğru olun 3
قَٓائِمٌ İsim فَاعِلٌ Ayakta duran 3
قَٓائِمَةًۙ İsim فَاعِلَةً Ayakta duran 3
مُسْتَق۪يماً Sıfat مُسْتَفْعِلًا DOĞRU 2
قَوَّام۪ينَ İsim فَعَّالِينَ Yöneticiler 2
مُق۪يمٌ Sıfat مُفْعِلٌ Yerleşik 2
فَاسْتَقِمْ İstifal فَاسْتَفْعِلْ Doğru ol 2
وَاِقَامَ İsim وَإِفْعَالَ Ve doğru uygulamak 2
وَقَٓائِماً İsim وَفَاعِلًا Ve ayakta duran 2
قِيَامٌ İsim فِعَالٌ Ayakta duranlar 2
وَقُومُوا Feale-Yefulu وَافْعُلُوا Ve ayakta durun 1
قَٓائِمٌ İsim فَاعِلٌ Ayakta duran 1
قَٓائِمَةٌ Sıfat فَاعِلَةٌ Ayakta duran 1
قَوَّامُونَ İsim فَعَّالُونَ Yöneticiler 1
وَالْمُق۪يم۪ينَ İsim وَالْمُفْعِلِينَ Ve doğru uygulayanlar 1
تُق۪يمُوا İfal Babı تُفْعِلُوا Doğru uygularsınız 1
قِيَماً Sıfat فِيعَلًا Dosdoğru 1
قَوْمَكَ İsim فَعْلَكَ Kavmin 1
اِقَامَتِكُمْۙ İsim إِفْعَالَتِكُمْ Sizin ikametiniz 1
قَيِّماً Sıfat فَيْعِلًا Dosdoğru 1
نُق۪يمُ İfal Babı نُفْعِلُ Yerleştiririz 1
وَالْقَٓائِم۪ينَ İsim وَالْفَاعِلِينَ Ve ayakta duranlar 1
وَالْمُق۪يمِي İsim وَالْمُفْعِلِي Ve doğru uygulayanlar 1
قَوَاماً İsim فَعَالًا Oranlarda dengeli olmak 1
وَاَقِمْنَ İfal Babı وَأَفْعِلْنَ Ve doğru uygulayın 1
الْمُقَامَةِ İsim الْمُفْعَلَةِ İkametgah 1
قَٓائِمُونَۖ İsim فَاعِلُونَ Ayakta duranlar 1
يَسْتَق۪يمَ İstifal يَسْتَفْعِلَ Doğru olur 1
تَقْو۪يمٍۘ İsim تَفْعِيلٍ Doğru uygulama 1
قَيِّمَةٌۜ Sıfat فَيْعِلَةٌ Dosdoğru 1
الْقَيِّمَةِۜ İsim الْفَيْعِلَةِ Dosdoğru 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 80 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez 2. inen: Kalem — 1 kez 3. inen: Müzzemmil — 4 kez 4. inen: Müddessir — 1 kez 5. inen: Fâtiha — 1 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 1 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 0 kez 10. inen: Fecr — 0 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 1 kez 24. inen: Abese — 0 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 1 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 2 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 0 kez 34. inen: Kâf — 2 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 2 kez 38. inen: Sâd — 2 kez 39. inen: A’râf — 55 kez 40. inen: Cin — 2 kez 41. inen: Yâsîn — 7 kez 42. inen: Furkân — 10 kez 43. inen: Fâtır — 4 kez 44. inen: Meryem — 6 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 12 kez 46. inen: Vâkı’a — 0 kez 47. inen: Şu’arâ — 10 kez 48. inen: Neml — 16 kez 49. inen: Kasas — 14 kez 50. inen: İsrâ — 8 kez 51. inen: Yûnus — 24 kez 52. inen: Hûd — 42 kez 53. inen: Yûsuf — 6 kez 54. inen: Hicr — 5 kez 55. inen: En’âm — 27 kez 56. inen: Sâffât — 6 kez 57. inen: Lokman — 2 kez 58. inen: Sebe’ — 1 kez 59. inen: Zümer — 12 kez 60. inen: Mü’min — 10 kez 61. inen: Fussilet — 5 kez 62. inen: Şûrâ — 6 kez 63. inen: Zuhruf — 13 kez 64. inen: Duhân — 6 kez 65. inen: Câsiye — 9 kez 66. inen: Ahkâf — 11 kez 67. inen: Zâriyât — 6 kez 68. inen: Gâşiye — 0 kez 69. inen: Kehf — 10 kez 70. inen: Nahl — 17 kez 71. inen: Nûh — 4 kez 72. inen: İbrahim — 10 kez 73. inen: Enbiyâ — 9 kez 74. inen: Mü’minûn — 13 kez 75. inen: Secde — 2 kez 76. inen: Tûr — 2 kez 77. inen: Mülk — 1 kez 78. inen: Hâkka — 1 kez 79. inen: Me’âric — 1 kez 80. inen: Nebe’ — 1 kez 81. inen: Nâzi’ât — 1 kez 82. inen: İnfitâr — 0 kez 83. inen: İnşikâk — 0 kez 84. inen: Rûm — 15 kez 85. inen: Ankebût — 13 kez 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez 87. inen: Bakara — 33 kez 88. inen: Enfâl — 5 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 20 kez 90. inen: Ahzâb — 2 kez 91. inen: Mümtehine — 3 kez 92. inen: Nisâ — 26 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 1 kez 95. inen: Muhammed — 1 kez 96. inen: Ra’d — 7 kez 97. inen: Rahmân — 2 kez 98. inen: İnsan — 0 kez 99. inen: Talâk — 1 kez 100. inen: Beyyine — 3 kez 101. inen: Haşr — 3 kez 102. inen: Nûr — 3 kez 103. inen: Hac — 12 kez 104. inen: Münâfikûn — 1 kez 105. inen: Mücâdele — 4 kez 106. inen: Hucurât — 3 kez 107. inen: Tahrîm — 1 kez 108. inen: Teğâbun — 0 kez 109. inen: Saff — 4 kez 110. inen: Cum’a — 3 kez 111. inen: Fetih — 4 kez 112. inen: Mâide — 34 kez 113. inen: Tevbe — 30 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

“Onun kavmi” ✕ Süzgeci kaldır

37 ayet

وَحَٓاجَّهُ قَوْمُهُۜ قَالَ اَتُحَٓاجُّٓونّ۪ي فِي اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينِۜ وَلَٓا اَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ رَبّ۪ي شَيْـٔاًۜ وَسِعَ رَبّ۪ي كُلَّ شَيْءٍ عِلْماًۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ
Milleti onunla tartışmaya girişti. «Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? O’na ortak koştuklarınızdan korkmuyorum, meğer ki Rabbim bir şeyi dilemiş ola. Rabbim ilimce her şeyi kuşatmıştır; hala öğüt kabul etmez misiniz?» dedi.[80]
وَتِلْكَ حُجَّتُنَٓا اٰتَيْنَاهَٓا اِبْرٰه۪يمَ عَلٰى قَوْمِه۪ۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ
Bu, İbrahim’e, milletine karşı verdiğimiz hüccetimizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Doğrusu Rabbin Hakim’dir, Bilen’dir.[83]
لَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحاً اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ
And olsun ki Nuh’u milletine gönderdik. «Ey milletim! Allah’a kulluk edin, O’ndan başka tanrınız yoktur; doğrusu sizin için büyük günün azabından korkuyorum» dedi.[59]
قَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ
Milletinin ileri gelenleri: «Biz senin apaçık sapıklıkta olduğunu görüyoruz» dediler.[60]
قَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ٓ اِنَّا لَنَرٰيكَ ف۪ي سَفَاهَةٍ وَاِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ الْكَاذِب۪ينَ
Milletinin inkarcı ileri gelenleri, «Biz senin beyinsiz olduğunu görüyor ve seni yalancılardan sanıyoruz» dediler.[66]
قَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لِلَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا لِمَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ اَتَعْلَمُونَ اَنَّ صَالِحاً مُرْسَلٌ مِنْ رَبِّه۪ۜ قَالُٓوا اِنَّا بِمَٓا اُرْسِلَ بِه۪ مُؤْمِنُونَ
Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, aralarından iman eden ve bu sebeple hor gördükleri kimselere, «Salih’in Rabbi tarafından gönderildiğini sahiden biliyor musunuz?» dediler, onlar da, «Doğrusu biz onunla gönderilene inanıyoruz» dediler.[75]
وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْيَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ يَتَطَهَّرُونَ
Milletinin cevabı sadece, «Onları kasabanızdan çıkarın, güya onlar temiz kalmaya uğraşan insanlarmış» demek oldu.[82]
قَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَنُخْرِجَنَّكَ يَا شُعَيْبُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَكَ مِنْ قَرْيَتِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ قَالَ اَوَلَوْ كُنَّا كَارِه۪ينَ
Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, «Ey Şuayb! Ya dinimize dönersiniz ya da, and olsun ki seni ve inananları seninle beraber kentimizden çıkarırız» dediler. Şuayb, onlara: «İstemezsek de mi? Allah bizi dininizden kurtardıktan sonra ona dönecek olursak, doğrusu Allah’a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimizin dilemesi bir yana, dininize dönmek bize yakışmaz. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz yalnız Allah’a güvendik. Rabbimiz! Bizimle milletimiz arasında hak ile Sen hüküm ver, Sen hükmedenlerin en hayırlısısın» dedi.[88-89]
وَقَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْباً اِنَّكُمْ اِذاً لَخَاسِرُونَ
Milletinin inkar eden ileri gelenleri, «Şuayb’a uyarsanız, and olsun ki siz kaybedersiniz» dediler.[90]
وَلَمَّا رَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفاًۙ قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُون۪ي مِنْ بَعْد۪يۚ اَعَجِلْتُمْ اَمْرَ رَبِّكُمْۚ وَاَلْقَى الْاَلْوَاحَ وَاَخَذَ بِرَأْسِ اَخ۪يهِ يَجُرُّهُٓ اِلَيْهِۜ قَالَ ابْنَ اُمَّ اِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُون۪ي وَكَادُوا يَقْتُلُونَن۪يۘ فَلَا تُشْمِتْ بِيَ الْاَعْدَٓاءَ وَلَا تَجْعَلْن۪ي مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ
Musa, milletine, kızgın ve üzgün olarak dönünce «Benim arkamdan ne kötü olmuşsunuz! Rabbinizin emrinin çabucak gelmesini mi istiyorsunuz?» dedi, levhaları attı ve kardeşinin başından tutup kendine doğru çekti. Harun: «Ey annem oğlu! Bu millet beni küçümsedi; az kalsın öldürüyorlardı. Bana, düşmanları sevindirecek şekilde davranma, beni bu zalim milletle bir sayma» dedi.[150]
وَاخْتَارَ مُوسٰى قَوْمَهُ سَبْع۪ينَ رَجُلاً لِم۪يقَاتِنَاۚ فَلَمَّٓا اَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ اَهْلَكْتَهُمْ مِنْ قَبْلُ وَاِيَّايَۜ اَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ السُّفَـهَٓاءُ مِنَّاۚ اِنْ هِيَ اِلَّا فِتْنَتُكَۜ تُضِلُّ بِهَا مَنْ تَشَٓاءُ وَتَهْد۪ي مَنْ تَشَٓاءُۜ اَنْتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الْغَافِر۪ينَ
Musa, tayin ettiğimiz müddette milletinden yetmiş kişi seçti; onları sarsıntı tutunca dedi ki: «Rabbim! Dileseydin daha önce beni ve onları yok ederdin, aramızdaki beyinsizlerin yaptıklarından ötürü bizi yok eder misin? Bu, Senin imtihanından başka birşey değildir, bununla dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletirsin; bizim dostumuz Sensin; bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bağışlayanların en iyisisin.»[155]
وَقَطَّعْنَاهُمُ اثْنَتَيْ عَشْرَةَ اَسْبَاطاً اُمَماًۜ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اِذِ اسْتَسْقٰيهُ قَوْمُهُٓ اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۚ فَانْبَجَسَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْناًۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ وَظَلَّلْنَا عَلَيْهِمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْهِمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ
Biz İsrailoğullarını oymaklar halinde on iki topluluğa ayırdık. Milleti Musa’dan su isteyince ona: «Asanla taşa vur» diye bildirdik; ondan on iki pınar fışkırdı. Herkes içeceği yeri öğrendi. Bulutla üzerlerine gölge yaptık, onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik, «Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin» dedik. Onlar, karşı gelmekle, Bize değil kendilerine zulmediyorlardı.[160]
فَمَٓا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِه۪ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْۜ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِۚ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِف۪ينَ
Firavun ve erkanının kendilerine fenalık yapmasından korktuklarından, milletinin bir kısım gençleri dışında, kimse Musa’ya inanmamıştı, çünkü Firavun o yerde hakimdi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.[83]
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحاً اِلٰى قَوْمِه۪ۘ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ
And olsun ki biz Nuh’u kendi milletine gönderdik; «Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım; Allah’tan başkasına kulluk etmeyin; doğrusu ben hakkınızda can yakıcı bir günün azabından korkuyorum» dedi.[25-26]
فَقَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا نَرٰيكَ اِلَّا بَشَراً مِثْلَنَا وَمَا نَرٰيكَ اتَّبَعَكَ اِلَّا الَّذ۪ينَ هُمْ اَرَاذِلُنَا بَادِيَ الرَّأْيِۚ وَمَا نَرٰى لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ بَلْ نَظُنُّكُمْ كَاذِب۪ينَ
Milletinin inkarcı ileri gelenleri: «Senin ancak kendimiz gibi bir insan olduğunu görüyoruz. Daha başlangıçta, sana bizim ayak takımı dışında kimsenin uyduğunu görmüyoruz. Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktur; biz sizi yalancı sanıyoruz» dediler.[27]
وَيَصْنَعُ الْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَيْهِ مَلَاٌ مِنْ قَوْمِه۪ سَخِرُوا مِنْهُۜ قَالَ اِنْ تَسْخَرُوا مِنَّا فَاِنَّا نَسْخَرُ مِنْكُمْ كَمَا تَسْخَرُونَۜ
Gemiyi yaparken, milletinin inkarcı ileri gelenleri yanına uğradıkça onunla alay ederlerdi. O da: «Bizimle alay ediyorsunuz ama, alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz; rezil edecek olan azabın kime geleceğini ve kime sürekli azabın ineceğini göreceksiniz» dedi.[38-39]
وَجَٓاءَهُ قَوْمُهُ يُهْرَعُونَ اِلَيْهِ وَمِنْ قَبْلُ كَانُوا يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۜ قَالَ يَا قَوْمِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ي هُنَّ اَطْهَرُ لَكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ ف۪ي ضَيْف۪يۜ اَلَيْسَ مِنْكُمْ رَجُلٌ رَش۪يدٌ
Milleti ona koşarak geldiler. Daha önce kötü işler işliyorlardı. «Ey milletim! İşte bunlar benim kızlarım, onlar sizin için daha temizdir. (size nikahlıyabilirim!) Allah’tan sakının, konuklarımın önünde beni rezil etmeyin. İçinizde aklı başında kimse yok mudur?» dedi.[78]
يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ
Firavun, kıyamet gününde milletine öncülük eder, onları cehenneme götürür. Gittikleri yer ne kötü yerdir![98]
وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ اِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِه۪ لِيُبَيِّنَ لَهُمْۜ فَيُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
Kendilerine apaçık anlatabilsin diye, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik. Allah dilediğini saptırır ve dilediğini de doğru yola eriştirir; güçlü olan, Hakim olan O’dur.[4]
فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ مِنَ الْمِحْرَابِ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ اَنْ سَبِّحُوا بُكْرَةً وَعَشِياًّ
Zekeriya bunun üzerine mabedden çıkıp milletine: «Sabah akşam Allah’ı tesbih edin» diye işarette bulundu.[11]
Yükleniyor...