ك

1.061ayette
1.461kez geçiyor
97/114surede
2farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %72 · Medenî %28
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Alak 1 1. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 93 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
رَبِّكَ Zamir فَعْلِكَ Senin Rabbin 1166
كَذٰلِكَ Harfi Cer كَذَلِكَ Onun gibi 295

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 419 anlam
-an kimseler gibi 9 Kimse gibi 9 -ması gibi 9 Senin katında 9 Senin canın 9 Kavmin 9 Senin sübhanın 8 Yüzün 7 Katın 7 Senin kulların 7 Seni görürüz 7 -an kimse gibi 6 Sana geldiler 6 Seni hüzünlendirmesin 5 Senin elin 5 Öyleyse kesinlikle sen 5 Kendiliğinden sana uydu 5 Ve seninle ... arası 5 Ve sana 4 Senin halkın 4 Ve senin Rabbin 4 Sana dokunur 4 Seni yalanlarlar 4 Sadrın 4 Kesinlikle sana göstereceğiz 4 Umulur ki sen 4 Ve onun gibi 4 Senden acele isterler 4 Senin kanadın 4 Senle 4 Sağ elin 4 Kalbin 3 Senin ayetlerin 3 Ve sana sorarlar 3 Sana gelirler 3 Ara vermemesi gibi 3 Seni yalanladılar 3 Sana isabet etti 3 Seni kıldık 3 Sana mani oldu 3 Senin yolun 3 Sana uydu 3 Sana getirirler 3 Asân 3 Kesinlikle seni vefat ettireceğiz 3 Ve senin ehlin 3 Sana getirdik 3 Senin iki gözün 3 Sen 3 Tortu gibi 3 Annen 3 Sana kavratır 3 Seninle biatlaşırlar 3 gibi 2 Ve senin eşin 2 Senin ilahın 2 Seni hayrete düşürür 2 Seni müjdeler 2 Senin ayetin 2 Biçim gibi 2 Seni hakem tayin ederler 2 Seni saptırırlar 2 Sana zarar verirler 2 Sana fikrini sorarlar 2 Senden ister 2 Seni fitnelerler 2 Seni hayrete düşürdü 2 Seni zannederiz 2 Asân ile 2 Yararlı hayvanlar gibi 2 Kesinlikle seni kışkırtır 2 Seni çıkardı 2 Senin evin 2 Sana yeter 2 Senden izin ister 2 Sana isabet eder 2 Seni hayrete düşürmesin 2 Senden izin isterler 2 Su gibi 2 Senin rahmetinle 2 Ve kesinlikle sen 2 Senin karın 2 Senin gönlün 2 Senin yüz kızartıcı suçunu 2 Kesinlikle sen mi? 2 Ağaç gibi 2 Sonra kesinlikle sen 2 Seni müjdeleriz 2 Ömrün 2 Sana verdik 2 Senin Rabbine and olsun ki 2 Sana gelir 2 Anlık bakışması gibi 2 Senin dışında 2 Seninle ... arası 2 Seni zannederim 2 Seni yaratttı 2 Senin bahçen 2 Senin dilin ile 2 Seni edinirler 2 Senin cebin 2 Senin nimetin 2 Sana getiririm 2 İkisi seninle uğraştı 2 Senin eşlerine 2 Senin eşlerin 2 Sivri dağlar gibi 2 Senin yüz kızartıcı suçun 2 Yün gibi 2 Ve seni buldu 2 gibidir 1 Sağanak yağmur gibi 1 Hamd ile 1 Seni 1 Asân yardımıyla 1 Taşlar gibi 1 Seni kılan 1 Senin ataların 1 Onlara karşı sana yetecek 1 Hemen kesinlikle seni döndüreceğiz 1 Kıblen 1 Sevmek gibi 1 Sana sordu 1 Sizin anmanız gibi 1 Senin yiyeceğin 1 Ve senin içeceğin 1 Senin eşeğin 1 Seni kılmamız için 1 Senin bağışlaman 1 Seninle tartıştılar 1 Senin iraden ile 1 Kadın gibi 1 Seni seçip ayırdı 1 Ve seni temizledi 1 Ve seni seçip ayırdı 1 Senin Rabbine 1 Seni vefat ettiren 1 Ve seni yükselten 1 Ve seni temizleyen 1 Kendiliğinden sana uydular 1 Seninle tartıştı 1 Senin çevren 1 Senin elçilerin 1 Kesinlikle seni aldatmasın 1 And olsun ki senin Rabbin 1 Çekinmek gibi 1 Sana gösterdi 1 Ve sana öğretti 1 Askıya alınmış gibi 1 Kesinlikle seni öldüreceğim 1 Seni öldürmem için 1 Ve senin kötülüğün 1 Seni savunur 1 Senin annen 1 Seni destekledim 1 Sana öğrettim 1 Seninle mücadele ederler 1 Kesinlikle seni hüzünlendirir 1 Senin hesaplaşman 1 Kesinlikle sana unutturacak 1 Seni görüyorum 1 Ve kavmin 1 Sana emrettim 1 Kesinlikle seni çıkaracağız 1 Ve seni bırakır 1 Ve senin ilahların 1 Seni seçip ayırdım 1 Sana verdim 1 Senin rahmetin 1 Senin fitnen 1 Senin ...man gibi 1 seninle tartışıyorlardı 1 Seni sabitlemeleri için 1 Seni öldürürler 1 Seni çıkarırlar 1 Sana onları gösterir 1 Uyuman 1 Seni aldatırlar 1 Seni destekledi 1 Senin hıyanetin 1 Seninle komşuluk etmek istedi 1 Sana kendiliğinden uydular 1 Seni ayıplar 1 Seni döndürdü 1 Hemen senden izin istediler 1 Senden izin istedi 1 Namazın 1 Senden haber isterler 1 Seni kurtarırız 1 Bedeninle 1 Senin arkan 1 Sana fayda eder 1 Sana zarar verir 1 Sana irade eder 1 Kör gibi 1 Dağlar gibi 1 Suyun 1 Senin vaadin 1 Sana öğüt veririrm 1 Senden isterim 1 Seninle üzerine 1 Sözün 1 Seni deşifre etti 1 Senin kızların 1 Namazın mı? 1 Sana emreder 1 Senin silahlı birliğin 1 Öyleyse seni taşladık 1 Ve sana geldi 1 Senin rüyan 1 Erkek kardeşlerin 1 Seni seçer 1 Ve sana öğretir 1 Senin anne baban 1 Senin ailen 1 Erkek kardeşin 1 Senin oğlun 1 Seni yeğledi 1 Senin sapkınlığın 1 Açan gibi 1 Onun yaratılması gibi 1 Sana gelen 1 Senin için 1 Kül gibi 1 Senin çağırman 1 Seni müjdeledik 1 Ve sana getirdik 1 Sana yasaklarız 1 Şey gibi 1 Sana yettik 1 Sabrın 1 Kitabın 1 Canın 1 Senin boynun 1 Sana gösterdik 1 Sana söylüyorum, gördün mü? 1 Sesinle 1 Senin atınla 1 Ve senin piyaden 1 Öyleyse elbette seni edindiler 1 Seni sabitledik 1 Öyleyse sana tattırdık 1 Seni tedirgin ederler 1 Seni çıkarmaları için 1 Senin çaprazın 1 Seni gönderir 1 Senin yukarı çıkmana 1 Namazında 1 Seni seviyelendirdi 1 Kendiliğimden sana uyarım 1 Sana sordum 1 Sana yakında haber vereceğim 1 ve sana soruyorlar 1 Kılarız 1 Senin çağırman sebebiyle 1 Seni yarattım 1 Senin altın 1 Senin baban 1 Sana yol gösteririm 1 Kesinlikle seni taşlayacağım 1 İki ayakkabın 1 Seni seçtim 1 Kesinlikle seni alıkoymasın 1 Sana göstermemiz için 1 Seni tesbih ederiz 1 Ve seni anarız 1 Senin isteğin 1 Kız kardeşin 1 Hemen onu döndürürsünüz 1 Hemen seni kurtardık 1 Ve seni fitneledik 1 Ve seni yetiştirdim 1 Ve erkek kardeşin 1 Senin sihrin yardımıyla 1 Kesinlikle sana getireceğiz 1 Seni yeğleriz 1 Seni acele ettirdi 1 Senden sonra 1 Sana vaat etmek 1 Hemen onun gibi 1 Senin amacın 1 Ve senin eşin için 1 Ve sen 1 Sana gösteririm 1 Senin ehlin 1 Senden isteriz 1 Sana rızık veririz 1 Seni gördü 1 Sen Subhansın 1 Dürmek gibi 1 Senin iki elin 1 Bin gibi 1 Kesinlikle seninle çekişirler 1 Seninle mücadele ettiler 1 Sana gösteririz 1 Abajur gibi 1 Serap gibi 1 Karanlıklar gibi 1 Senden izin istediler 1 Çağırmak gibi 1 Seni gördüler 1 Seni büyüttük 1 Senin yapman 1 Kesinlikle seni kılacağım 1 Sana getirdim 1 Dik yamaçlı dağ gibi 1 Senin aşiretin 1 Sana isyan ettiler 1 Seni görür 1 Ve senin dönmen 1 Ve sana getirdim 1 Senin makamın 1 Senin bakışın 1 Senin tahtın 1 Seni öldürmeleri için 1 Seni çağırır 1 Sana karşılık vermesi için 1 Seni evlendiririm 1 Senin pazın 1 Kardeşinle 1 Sana verdi 1 Senin payın 1 Seni geri döndüren 1 Kesinlikle seni alıkoymasınlar 1 Azap gibi 1 Seni kurtaranlar 1 Sağ elinle 1 Sizin korkmanız gibi 1 Kesinlikle seni hafife almasın 1 Ve senin anne-babana 1 Yanağın 1 Senin yürümen 1 Sesin 1 Can gibi 1 Gölgelikler gibi 1 Ve senden 1 Biri gibi 1 Senin eşin 1 Seni onunla eşleştirdik 1 Amcan 1 Senin halaların 1 Dayın 1 Senin teyzelerin 1 Ve kızlar 1 Kesinlikle seni bulaştıracağız 1 Seninle komşu olarak kalırlar 1 Havuzlar gibi 1 Sana haber verir 1 Mola yeri gibi 1 Seni boğazlarım 1 Senin Rabbin için mi? 1 Sana zulmetti 1 Senin koyunun 1 Seni saptırması sebebiyle 1 Bozanlar gibi 1 Ahlaksızlar gibi 1 Ayağını 1 Senin elinle 1 Öyleyse senin etkinliğine andolsun ki 1 Küfrün ile 1 Seni korkuturlar 1 Senin işin 1 Seni aldatmasın 1 Sana duyurduk 1 Onun benzeri gibi 1 Ve kavmin için 1 Kaynamak gibi 1 Sana vay 1 Senin kasaban 1 Öyleyse sana onları gösterdik 1 Ve sana yol gösterir 1 Ve sana yardım eder 1 Ekin gibi 1 Açıkça söylemek gibi 1 Seni çağırırlar 1 Senin kapağın 1 Görme organın 1 Çürümüş gbi 1 Ufalanmış gibi 1 İçindeki boşlukları çok olan gibi 1 Kızarmış yağ gibi 1 Benzerleri gibi 1 Boyut gibi 1 Seninle mücadele eder 1 Sana sağlık dilediler 1 Sana sağlık diler 1 Sana isyan ederler 1 Ve seni bıraktılar 1 Sana haber verdi 1 Devşirilmiş gibi 1 Suç işleyenler gibi 1 Arkadaş gibi 1 Seni kaydırırlar 1 Sana karşı 1 Ve senin üniformaların 1 Ve Rabbin için 1 Senin dilin 1 Köşk gibi 1 Ve sana yol gösteririm 1 Seni aldattı 1 Senin Rabbinin yardımıyla 1 Hemn seni seviyelendirdi 1 Hemen seni dengeledi 1 Seni terkib etti 1 Yakında seni okutacağız 1 Ve sana kolaylaştırırız 1 Ve sana veda etti 1 Sana bağışlar 1 Seni bulur 1 Yükün 1 Sırtın 1 Senin anılman 1 Seni yalanlar 1 Pervane gibi 1 Ufalanmış ekin gibi 1 sana verdik 1 Senin Rabbin için 1 Sana kinlenen 1 Senin Rabbini 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 3 kez 2. inen: Kalem — 12 kez 3. inen: Müzzemmil — 7 kez 4. inen: Müddessir — 6 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 0 kez 8. inen: A’lâ — 3 kez 9. inen: Leyl — 0 kez 10. inen: Fecr — 5 kez 11. inen: Duhâ — 9 kez 12. inen: İnşirâh — 8 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 3 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 0 kez 19. inen: Fil — 2 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 4 kez 24. inen: Abese — 3 kez 25. inen: Kadr — 1 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 2 kez 28. inen: Tîn — 1 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 4 kez 31. inen: Kıyâme — 5 kez 32. inen: Hümeze — 1 kez 33. inen: Mürselât — 4 kez 34. inen: Kâf — 5 kez 35. inen: Beled — 1 kez 36. inen: Târık — 1 kez 37. inen: Kamer — 3 kez 38. inen: Sâd — 21 kez 39. inen: A’râf — 64 kez 40. inen: Cin — 1 kez 41. inen: Yâsîn — 3 kez 42. inen: Furkân — 20 kez 43. inen: Fâtır — 10 kez 44. inen: Meryem — 32 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 71 kez 46. inen: Vâkı’a — 4 kez 47. inen: Şu’arâ — 32 kez 48. inen: Neml — 24 kez 49. inen: Kasas — 47 kez 50. inen: İsrâ — 66 kez 51. inen: Yûnus — 43 kez 52. inen: Hûd — 64 kez 53. inen: Yûsuf — 38 kez 54. inen: Hicr — 31 kez 55. inen: En’âm — 60 kez 56. inen: Sâffât — 10 kez 57. inen: Lokman — 11 kez 58. inen: Sebe’ — 8 kez 59. inen: Zümer — 11 kez 60. inen: Mü’min — 17 kez 61. inen: Fussilet — 12 kez 62. inen: Şûrâ — 17 kez 63. inen: Zuhruf — 19 kez 64. inen: Duhân — 8 kez 65. inen: Câsiye — 7 kez 66. inen: Ahkâf — 6 kez 67. inen: Zâriyât — 6 kez 68. inen: Gâşiye — 1 kez 69. inen: Kehf — 39 kez 70. inen: Nahl — 29 kez 71. inen: Nûh — 3 kez 72. inen: İbrahim — 9 kez 73. inen: Enbiyâ — 14 kez 74. inen: Mü’minûn — 7 kez 75. inen: Secde — 4 kez 76. inen: Tûr — 6 kez 77. inen: Mülk — 1 kez 78. inen: Hâkka — 3 kez 79. inen: Me’âric — 3 kez 80. inen: Nebe’ — 1 kez 81. inen: Nâzi’ât — 6 kez 82. inen: İnfitâr — 8 kez 83. inen: İnşikâk — 2 kez 84. inen: Rûm — 10 kez 85. inen: Ankebût — 15 kez 86. inen: Mutaffifîn — 2 kez 87. inen: Bakara — 93 kez 88. inen: Enfâl — 24 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 58 kez 90. inen: Ahzâb — 35 kez 91. inen: Mümtehine — 10 kez 92. inen: Nisâ — 46 kez 93. inen: Zilzâl — 1 kez 94. inen: Hadîd — 3 kez 95. inen: Muhammed — 11 kez 96. inen: Ra’d — 24 kez 97. inen: Rahmân — 5 kez 98. inen: İnsan — 3 kez 99. inen: Talâk — 0 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 5 kez 102. inen: Nûr — 12 kez 103. inen: Hac — 15 kez 104. inen: Münâfikûn — 4 kez 105. inen: Mücâdele — 6 kez 106. inen: Hucurât — 3 kez 107. inen: Tahrîm — 5 kez 108. inen: Teğâbun — 0 kez 109. inen: Saff — 1 kez 110. inen: Cum’a — 2 kez 111. inen: Fetih — 13 kez 112. inen: Mâide — 39 kez 113. inen: Tevbe — 23 kez 114. inen: Nasr — 1 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ ع ل م ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

170 ayet

وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اَرِن۪ي كَيْفَ تُحْـيِ الْمَوْتٰىۜ قَالَ اَوَلَمْ تُؤْمِنْۜ قَالَ بَلٰى وَلٰكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْب۪يۜ قَالَ فَخُذْ اَرْبَعَةً مِنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ اِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلٰى كُلِّ جَبَلٍ مِنْهُنَّ جُزْءاً ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَأْت۪ينَكَ سَعْياًۜ وَاعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟
İbrahim: «Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster» dediğinde, «İnanmıyor musun?» deyince de, «Hayır öyle değil, fakat kalbim iyice kansın» demişti. «Öyleyse dört çeşit kuş al, onları kendine alıştır, sonra onları parçalayıp her dağın üzerine bir parça koy, sonra onları çağır; koşarak sana gelirler. O halde Allah’ın güçlü ve Hakim olduğunu bil» demişti.[260]
مَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ ف۪ي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍۜ وَاللّٰهُ يُضَاعِفُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ
Mallarını Allah yolunda sarfedenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tanenin durumu gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah’ın lütfü geniştir, O her şeyi bilendir.[261]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُۜ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كَاتِبٌ بِالْعَدْلِۖ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ اَنْ يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ اللّٰهُ فَلْيَكْتُبْۚ وَلْيُمْلِلِ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـٔاًۜ فَاِنْ كَانَ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ سَف۪يهاً اَوْ ضَع۪يفاً اَوْ لَا يَسْتَط۪يعُ اَنْ يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِۜ وَاسْتَشْهِدُوا شَه۪يدَيْنِ مِنْ رِجَالِكُمْۚ فَاِنْ لَمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَاَتَانِ مِمَّنْ تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَٓاءِ اَنْ تَضِلَّ اِحْدٰيهُمَا فَتُذَكِّرَ اِحْدٰيهُمَا الْاُخْرٰىۜ وَلَا يَأْبَ الشُّهَدَٓاءُ اِذَا مَا دُعُواۜ وَلَا تَسْـَٔمُٓوا اَنْ تَكْتُبُوهُ صَغ۪يراً اَوْ كَب۪يراً اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاَقْوَمُ لِلشَّهَادَةِ وَاَدْنٰٓى اَلَّا تَرْتَابُٓوا اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً حَاضِرَةً تُد۪يرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ وَاَشْهِدُٓوا اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ وَلَا يُضَٓارَّ كَاتِبٌ وَلَا شَه۪يدٌۜ وَاِنْ تَفْعَلُوا فَاِنَّهُ فُسُوقٌ بِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَيُعَلِّمُكُمُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Birbirinize belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız. İçinizden bir katip doğru olarak yazsın; katip onu Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin, yazsın. Borçlu olan da yazdırsın, Rabbi olan Allah’tan sakınsın, ondan bir şey eksiltmesin. Eğer borçlu, aptal veya aciz, ya da yazdıramıyacak durumda ise, velisi, doğru olarak yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahid tutun; eğer iki erkek bulunmazsa, şahidlerden razı olacağınız bir erkek, biri unuttuğunda diğeri ona hatırlatacak iki kadın olabilir. Şahidler çağırıldıklarında çekinmesinler. Borç büyük veya küçük olsun, onu süresiyle beraber yazmaya üşenmeyin; bu, Allah katında en doğru, şahidlik için en sağlam ve şüphelenmenizden en uzak olandır. Ancak aranızdaki alışveriş peşin olursa, onu yazmamanızda size bir sorumluluk yoktur. Alışveriş yaptığınızda şahid tutun. Katibe de şahide de zarar verilmesin; eğer zarar verirseniz, o zaman doğru yoldan çıkmış olursunuz. Allah’tan sakının, Allah size öğretiyor; Allah her şeyi bilir.[282]
هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَٓاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَٓاءَ تَأْو۪يلِه۪ۚ وَمَا يَعْلَمُ تَأْو۪يلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۢ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِه۪ۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ
Sana Kitap’ı indiren O’dur. Onda Kitap’ın temeli olan kesin anlamlı ayetler vardır, diğerleri de çeşitli anlamlıdırlar. Kalblerinde eğrilik olan kimseler, fitne çıkarmak, kendilerine göre yorumlamak için onların çeşitli anlamlı olanlarına uyarlar. Oysa onların yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: «Ona inandık, hepsi Rabbimiz’in katındandır» derler. Bunu ancak akıl sahipleri düşünür;[7]
اِذْ قَالَتِ امْرَاَتُ عِمْرٰنَ رَبِّ اِنّ۪ي نَذَرْتُ لَكَ مَا ف۪ي بَطْن۪ي مُحَرَّراً فَتَقَبَّلْ مِنّ۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
İmran’ın karısı: «Ya Rabbi! Karnımda olanı, sadece sana hizmet etmek üzere adadım, benden kabul buyur, doğrusu işiten ve bilen ancak Sensin» demişti.[35]
فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي وَضَعْتُهَٓا اُنْثٰىۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْۜ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰىۚ وَاِنّ۪ي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنّ۪ٓي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ
Onu doğurduğunda, Allah onun ne doğurduğunu bilirken «Ya Rabbi! Kız doğurdum. Erkek, kız gibi değildir, ben ona Meryem adını verdim, ben onu da soyunu da, kovulmuş şeytandan Sana sığındırırım» dedi.[36]
وَاِذْ قَالَتِ الْمَلٰٓئِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيكِ وَطَهَّرَكِ وَاصْطَفٰيكِ عَلٰى نِسَٓاءِ الْعَالَم۪ينَ
Melekler şöyle demişti: «Ey Meryem! Allah seni seçip temizledi. Dünyaların kadınlarından seni üstün tuttu.»[42]
فَمَنْ حَٓاجَّكَ ف۪يهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ اَبْنَٓاءَنَا وَاَبْنَٓاءَكُمْ وَنِسَٓاءَنَا وَنِسَٓاءَكُمْ وَاَنْفُسَنَا وَاَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَى الْكَاذِب۪ينَ
Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki: «Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra lanetleşelim de, Allah’ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim».[61]
وَمِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مَنْ اِنْ تَأْمَنْهُ بِقِنْطَارٍ يُؤَدِّه۪ٓ اِلَيْكَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اِنْ تَأْمَنْهُ بِد۪ينَارٍ لَا يُؤَدِّه۪ٓ اِلَيْكَ اِلَّا مَا دُمْتَ عَلَيْهِ قَٓائِماًۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَيْسَ عَلَيْنَا فِي الْاُمِّيّ۪نَ سَب۪يلٌۚ وَيَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
Kitap ehli arasında kantarla emanet bıraksan onu sana ödeyen ve bir lira emanet etsen, tepesine dikilmedikçe onu sana ödemeyen vardır. Bu, onların: «Kitapsızlara karşı üzerimize bir sorumluluk yoktur» demelerindendir. Onlar bile bile Allah’a karşı yalan söylemektedirler.[75]
تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۜ وَمَا اللّٰهُ يُر۪يدُ ظُلْماً لِلْعَالَم۪ينَ
İşte bunlar, sana doğru olarak okuduğumuz Allah’ın ayetleridir. Allah hiç kimseye zulmetmek istemez.[108]
وَاِذْ غَدَوْتَ مِنْ اَهْلِكَ تُبَوِّئُ الْمُؤْمِن۪ينَ مَقَاعِدَ لِلْقِتَالِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ
Sen inananları savaş için duracakları yerlere yerleştirmek üzere, erkenden evinden ayrılmıştın. Allah işitir ve bilir.[121]
ثُمَّ اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِ الْغَمِّ اَمَنَةً نُعَاساً يَغْشٰى طَٓائِفَةً مِنْكُمْۙ وَطَٓائِفَةٌ قَدْ اَهَمَّتْهُمْ اَنْفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللّٰهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِۜ يَقُولُونَ هَلْ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ اِنَّ الْاَمْرَ كُلَّهُ لِلّٰهِۜ يُخْفُونَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ مَا لَا يُبْدُونَ لَكَۜ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ مَا قُتِلْنَا هٰهُنَاۜ قُلْ لَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذ۪ينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ اِلٰى مَضَاجِعِهِمْۚ وَلِيَبْتَلِيَ اللّٰهُ مَا ف۪ي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Kederden sonra, bir takımınızı kendinden geçirecek şekilde size huzur ve emniyet indirdi; oysa bir takımınız da kendi derdlerine düşmüşlerdi. Haksız yere Allah hakkında, cahiliye devrinde olduğu gibi inanıyorlar. «Bu işte bizim bir fikrimiz var mı?» diyorlardı; De ki: «Buyruğun hepsi Allah’ındır». Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlar. «Bu işte bizim fikrimiz alınsaydı, burada öldürülmezdik» diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı. Bu, Allah’ın içinizde olanı denemesi, kalblerinizde olanı arıtması içindir. Allah gönüllerde olanı bilir.[154]
وَلَا تَهِنُوا فِي ابْتِغَٓاءِ الْقَوْمِۜ اِنْ تَكُونُوا تَأْلَمُونَ فَاِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَۚ وَتَرْجُونَ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا يَرْجُونَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً۟
Düşman milleti kovalamakta gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar; oysa siz Allah’tan onların beklemedikleri şeyleri bekliyorsunuz. Allah Bilendir, Hakim olandır.[104]
وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُ لَهَمَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ اَنْ يُضِلُّوكَۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِنْ شَيْءٍۜ وَاَنْزَلَ اللّٰهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُۜ وَكَانَ فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ عَظ۪يماً
Eğer sana Allah’ın bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir takımı seni sapıtmaya çalışırdı. Halbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar, sana da bir zarar vermezler. Allah sana Kitap ve hikmet indirmiş, sana bilmediğini öğretmiştir. Allah’ın sana olan nimeti ne büyüktür.[113]
وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَٓاءِۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ ف۪يهِنَّۙ وَمَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ ف۪ي يَتَامَى النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الْوِلْدَانِۙ وَاَنْ تَقُومُوا لِلْيَتَامٰى بِالْقِسْطِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِه۪ عَل۪يماً
Kadınlar hakkında senden fetva isterler, de ki: «Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor: «Bu fetva, kendilerine yazılan şeyi vermeyip kendileriyle evlenmeyi arzuladığınız yetim kadınlara ve bir de zavallı çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız hususunda Kitap’da size okunandır». Ne iyilik yaparsaniz Allah onu şüphesiz bilir.[127]
لٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَالْمُق۪يم۪ينَ الصَّلٰوةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَنُؤْت۪يهِمْ اَجْراً عَظ۪يماً۟
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlara, sana indirilen Kitap’a ve senden önce indirilen Kitap’a inanan müminlere, namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah’a ve ahiret gününe inananlara, elbette büyük ecir vereceğiz.[162]
لٰكِنِ اللّٰهُ يَشْهَدُ بِمَٓا اَنْزَلَ اِلَيْكَ اَنْزَلَهُ بِعِلْمِه۪ۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَشْهَدُونَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يداً
Fakat Allah sana indirdiğine şahidlik eder, onu bilerek indirmiştir, melekler de şahidlik ederler. Şahid olarak Allah yeter.[166]
يَسْتَفْتُونَكَۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ فِي الْكَلَالَةِۜ اِنِ امْرُؤٌا هَلَكَ لَيْسَ لَهُ وَلَدٌ وَلَهُٓ اُخْتٌ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُـهَٓا اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهَا وَلَدٌۜ فَاِنْ كَانَتَا اثْنَتَيْنِ فَلَهُمَا الثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۜ وَاِنْ كَانُٓوا اِخْوَةً رِجَالاً وَنِسَٓاءً فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۜ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اَنْ تَضِلُّواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ
Senden fetva isterler, de ki: «Allah size ikinci dereceden mirasçılar hakkında fetva veriyor: «Şayet çocuğu olmayıp bir kızkardeşi bulunan kimse ölürse, bıraktığının yarısı kızkardeşe kalır. Fakat kızkardeşinin çocuğu yoksa kendisi, ona tamamen varis olur. Eğer iki kızkardeş kalmışsa, bıraktığının üçte ikisi onlaradır. Eğer mirasçılar erkek ve kadın kardeşlerse, erkeğe, iki dişinin hissesi kadar vardır. Doğru yoldan saparsınız diye Allah size açıklıyor.» Allah her şeyi bilir.[176]
يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَٓا اُحِلَّ لَهُمْۜ قُلْ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۙ وَمَا عَلَّمْتُمْ مِنَ الْجَوَارِحِ مُكَلِّب۪ينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ اللّٰهُۘ فَكُلُوا مِمَّٓا اَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar, de ki: Size temiz olanlar helal kılındı; Allah’ın size öğrettiği üzere alıştırıp yetiştirerek öğrettiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah’ın adını anın. Allah’tan sakının, doğrusu Allah hesabı çabuk görür.[4]
لَئِنْ بَسَطْتَ اِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَن۪ي مَٓا اَنَا۬ بِبَاسِطٍ يَدِيَ اِلَيْكَ لِاَقْتُلَكَۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ
«Beni öldürmek üzere elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için sana elimi uzatmam, çünkü ben, Alemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.[28]
Yükleniyor...