ك

1.061ayette
1.461kez geçiyor
97/114surede
2farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %72 · Medenî %28
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Alak 1 1. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 93 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
رَبِّكَ Zamir فَعْلِكَ Senin Rabbin 1166
كَذٰلِكَ Harfi Cer كَذَلِكَ Onun gibi 295

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 419 anlam
-an kimseler gibi 9 Kimse gibi 9 -ması gibi 9 Senin katında 9 Senin canın 9 Kavmin 9 Senin sübhanın 8 Yüzün 7 Katın 7 Senin kulların 7 Seni görürüz 7 -an kimse gibi 6 Sana geldiler 6 Seni hüzünlendirmesin 5 Senin elin 5 Öyleyse kesinlikle sen 5 Kendiliğinden sana uydu 5 Ve seninle ... arası 5 Ve sana 4 Senin halkın 4 Ve senin Rabbin 4 Sana dokunur 4 Seni yalanlarlar 4 Sadrın 4 Kesinlikle sana göstereceğiz 4 Umulur ki sen 4 Ve onun gibi 4 Senden acele isterler 4 Senin kanadın 4 Senle 4 Sağ elin 4 Kalbin 3 Senin ayetlerin 3 Ve sana sorarlar 3 Sana gelirler 3 Ara vermemesi gibi 3 Seni yalanladılar 3 Sana isabet etti 3 Seni kıldık 3 Sana mani oldu 3 Senin yolun 3 Sana uydu 3 Sana getirirler 3 Asân 3 Kesinlikle seni vefat ettireceğiz 3 Ve senin ehlin 3 Sana getirdik 3 Senin iki gözün 3 Sen 3 Tortu gibi 3 Annen 3 Sana kavratır 3 Seninle biatlaşırlar 3 gibi 2 Ve senin eşin 2 Senin ilahın 2 Seni hayrete düşürür 2 Seni müjdeler 2 Senin ayetin 2 Biçim gibi 2 Seni hakem tayin ederler 2 Seni saptırırlar 2 Sana zarar verirler 2 Sana fikrini sorarlar 2 Senden ister 2 Seni fitnelerler 2 Seni hayrete düşürdü 2 Seni zannederiz 2 Asân ile 2 Yararlı hayvanlar gibi 2 Kesinlikle seni kışkırtır 2 Seni çıkardı 2 Senin evin 2 Sana yeter 2 Senden izin ister 2 Sana isabet eder 2 Seni hayrete düşürmesin 2 Senden izin isterler 2 Su gibi 2 Senin rahmetinle 2 Ve kesinlikle sen 2 Senin karın 2 Senin gönlün 2 Senin yüz kızartıcı suçunu 2 Kesinlikle sen mi? 2 Ağaç gibi 2 Sonra kesinlikle sen 2 Seni müjdeleriz 2 Ömrün 2 Sana verdik 2 Senin Rabbine and olsun ki 2 Sana gelir 2 Anlık bakışması gibi 2 Senin dışında 2 Seninle ... arası 2 Seni zannederim 2 Seni yaratttı 2 Senin bahçen 2 Senin dilin ile 2 Seni edinirler 2 Senin cebin 2 Senin nimetin 2 Sana getiririm 2 İkisi seninle uğraştı 2 Senin eşlerine 2 Senin eşlerin 2 Sivri dağlar gibi 2 Senin yüz kızartıcı suçun 2 Yün gibi 2 Ve seni buldu 2 gibidir 1 Sağanak yağmur gibi 1 Hamd ile 1 Seni 1 Asân yardımıyla 1 Taşlar gibi 1 Seni kılan 1 Senin ataların 1 Onlara karşı sana yetecek 1 Hemen kesinlikle seni döndüreceğiz 1 Kıblen 1 Sevmek gibi 1 Sana sordu 1 Sizin anmanız gibi 1 Senin yiyeceğin 1 Ve senin içeceğin 1 Senin eşeğin 1 Seni kılmamız için 1 Senin bağışlaman 1 Seninle tartıştılar 1 Senin iraden ile 1 Kadın gibi 1 Seni seçip ayırdı 1 Ve seni temizledi 1 Ve seni seçip ayırdı 1 Senin Rabbine 1 Seni vefat ettiren 1 Ve seni yükselten 1 Ve seni temizleyen 1 Kendiliğinden sana uydular 1 Seninle tartıştı 1 Senin çevren 1 Senin elçilerin 1 Kesinlikle seni aldatmasın 1 And olsun ki senin Rabbin 1 Çekinmek gibi 1 Sana gösterdi 1 Ve sana öğretti 1 Askıya alınmış gibi 1 Kesinlikle seni öldüreceğim 1 Seni öldürmem için 1 Ve senin kötülüğün 1 Seni savunur 1 Senin annen 1 Seni destekledim 1 Sana öğrettim 1 Seninle mücadele ederler 1 Kesinlikle seni hüzünlendirir 1 Senin hesaplaşman 1 Kesinlikle sana unutturacak 1 Seni görüyorum 1 Ve kavmin 1 Sana emrettim 1 Kesinlikle seni çıkaracağız 1 Ve seni bırakır 1 Ve senin ilahların 1 Seni seçip ayırdım 1 Sana verdim 1 Senin rahmetin 1 Senin fitnen 1 Senin ...man gibi 1 seninle tartışıyorlardı 1 Seni sabitlemeleri için 1 Seni öldürürler 1 Seni çıkarırlar 1 Sana onları gösterir 1 Uyuman 1 Seni aldatırlar 1 Seni destekledi 1 Senin hıyanetin 1 Seninle komşuluk etmek istedi 1 Sana kendiliğinden uydular 1 Seni ayıplar 1 Seni döndürdü 1 Hemen senden izin istediler 1 Senden izin istedi 1 Namazın 1 Senden haber isterler 1 Seni kurtarırız 1 Bedeninle 1 Senin arkan 1 Sana fayda eder 1 Sana zarar verir 1 Sana irade eder 1 Kör gibi 1 Dağlar gibi 1 Suyun 1 Senin vaadin 1 Sana öğüt veririrm 1 Senden isterim 1 Seninle üzerine 1 Sözün 1 Seni deşifre etti 1 Senin kızların 1 Namazın mı? 1 Sana emreder 1 Senin silahlı birliğin 1 Öyleyse seni taşladık 1 Ve sana geldi 1 Senin rüyan 1 Erkek kardeşlerin 1 Seni seçer 1 Ve sana öğretir 1 Senin anne baban 1 Senin ailen 1 Erkek kardeşin 1 Senin oğlun 1 Seni yeğledi 1 Senin sapkınlığın 1 Açan gibi 1 Onun yaratılması gibi 1 Sana gelen 1 Senin için 1 Kül gibi 1 Senin çağırman 1 Seni müjdeledik 1 Ve sana getirdik 1 Sana yasaklarız 1 Şey gibi 1 Sana yettik 1 Sabrın 1 Kitabın 1 Canın 1 Senin boynun 1 Sana gösterdik 1 Sana söylüyorum, gördün mü? 1 Sesinle 1 Senin atınla 1 Ve senin piyaden 1 Öyleyse elbette seni edindiler 1 Seni sabitledik 1 Öyleyse sana tattırdık 1 Seni tedirgin ederler 1 Seni çıkarmaları için 1 Senin çaprazın 1 Seni gönderir 1 Senin yukarı çıkmana 1 Namazında 1 Seni seviyelendirdi 1 Kendiliğimden sana uyarım 1 Sana sordum 1 Sana yakında haber vereceğim 1 ve sana soruyorlar 1 Kılarız 1 Senin çağırman sebebiyle 1 Seni yarattım 1 Senin altın 1 Senin baban 1 Sana yol gösteririm 1 Kesinlikle seni taşlayacağım 1 İki ayakkabın 1 Seni seçtim 1 Kesinlikle seni alıkoymasın 1 Sana göstermemiz için 1 Seni tesbih ederiz 1 Ve seni anarız 1 Senin isteğin 1 Kız kardeşin 1 Hemen onu döndürürsünüz 1 Hemen seni kurtardık 1 Ve seni fitneledik 1 Ve seni yetiştirdim 1 Ve erkek kardeşin 1 Senin sihrin yardımıyla 1 Kesinlikle sana getireceğiz 1 Seni yeğleriz 1 Seni acele ettirdi 1 Senden sonra 1 Sana vaat etmek 1 Hemen onun gibi 1 Senin amacın 1 Ve senin eşin için 1 Ve sen 1 Sana gösteririm 1 Senin ehlin 1 Senden isteriz 1 Sana rızık veririz 1 Seni gördü 1 Sen Subhansın 1 Dürmek gibi 1 Senin iki elin 1 Bin gibi 1 Kesinlikle seninle çekişirler 1 Seninle mücadele ettiler 1 Sana gösteririz 1 Abajur gibi 1 Serap gibi 1 Karanlıklar gibi 1 Senden izin istediler 1 Çağırmak gibi 1 Seni gördüler 1 Seni büyüttük 1 Senin yapman 1 Kesinlikle seni kılacağım 1 Sana getirdim 1 Dik yamaçlı dağ gibi 1 Senin aşiretin 1 Sana isyan ettiler 1 Seni görür 1 Ve senin dönmen 1 Ve sana getirdim 1 Senin makamın 1 Senin bakışın 1 Senin tahtın 1 Seni öldürmeleri için 1 Seni çağırır 1 Sana karşılık vermesi için 1 Seni evlendiririm 1 Senin pazın 1 Kardeşinle 1 Sana verdi 1 Senin payın 1 Seni geri döndüren 1 Kesinlikle seni alıkoymasınlar 1 Azap gibi 1 Seni kurtaranlar 1 Sağ elinle 1 Sizin korkmanız gibi 1 Kesinlikle seni hafife almasın 1 Ve senin anne-babana 1 Yanağın 1 Senin yürümen 1 Sesin 1 Can gibi 1 Gölgelikler gibi 1 Ve senden 1 Biri gibi 1 Senin eşin 1 Seni onunla eşleştirdik 1 Amcan 1 Senin halaların 1 Dayın 1 Senin teyzelerin 1 Ve kızlar 1 Kesinlikle seni bulaştıracağız 1 Seninle komşu olarak kalırlar 1 Havuzlar gibi 1 Sana haber verir 1 Mola yeri gibi 1 Seni boğazlarım 1 Senin Rabbin için mi? 1 Sana zulmetti 1 Senin koyunun 1 Seni saptırması sebebiyle 1 Bozanlar gibi 1 Ahlaksızlar gibi 1 Ayağını 1 Senin elinle 1 Öyleyse senin etkinliğine andolsun ki 1 Küfrün ile 1 Seni korkuturlar 1 Senin işin 1 Seni aldatmasın 1 Sana duyurduk 1 Onun benzeri gibi 1 Ve kavmin için 1 Kaynamak gibi 1 Sana vay 1 Senin kasaban 1 Öyleyse sana onları gösterdik 1 Ve sana yol gösterir 1 Ve sana yardım eder 1 Ekin gibi 1 Açıkça söylemek gibi 1 Seni çağırırlar 1 Senin kapağın 1 Görme organın 1 Çürümüş gbi 1 Ufalanmış gibi 1 İçindeki boşlukları çok olan gibi 1 Kızarmış yağ gibi 1 Benzerleri gibi 1 Boyut gibi 1 Seninle mücadele eder 1 Sana sağlık dilediler 1 Sana sağlık diler 1 Sana isyan ederler 1 Ve seni bıraktılar 1 Sana haber verdi 1 Devşirilmiş gibi 1 Suç işleyenler gibi 1 Arkadaş gibi 1 Seni kaydırırlar 1 Sana karşı 1 Ve senin üniformaların 1 Ve Rabbin için 1 Senin dilin 1 Köşk gibi 1 Ve sana yol gösteririm 1 Seni aldattı 1 Senin Rabbinin yardımıyla 1 Hemn seni seviyelendirdi 1 Hemen seni dengeledi 1 Seni terkib etti 1 Yakında seni okutacağız 1 Ve sana kolaylaştırırız 1 Ve sana veda etti 1 Sana bağışlar 1 Seni bulur 1 Yükün 1 Sırtın 1 Senin anılman 1 Seni yalanlar 1 Pervane gibi 1 Ufalanmış ekin gibi 1 sana verdik 1 Senin Rabbin için 1 Sana kinlenen 1 Senin Rabbini 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 3 kez (binde 41.7) 2. inen: Kalem — 12 kez (binde 40) 3. inen: Müzzemmil — 7 kez (binde 35.2) 4. inen: Müddessir — 6 kez (binde 23.5) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 3 kez (binde 41.7) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 5 kez (binde 36.5) 11. inen: Duhâ — 9 kez (binde 225) 12. inen: İnşirâh — 8 kez (binde 296.3) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 3 kez (binde 300) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 2 kez (binde 87) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 4 kez (binde 11.1) 24. inen: Abese — 3 kez (binde 22.6) 25. inen: Kadr — 1 kez (binde 33.3) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 2 kez (binde 18.3) 28. inen: Tîn — 1 kez (binde 29.4) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 4 kez (binde 111.1) 31. inen: Kıyâme — 5 kez (binde 30.5) 32. inen: Hümeze — 1 kez (binde 30.3) 33. inen: Mürselât — 4 kez (binde 22.1) 34. inen: Kâf — 5 kez (binde 13.4) 35. inen: Beled — 1 kez (binde 12.2) 36. inen: Târık — 1 kez (binde 16.4) 37. inen: Kamer — 3 kez (binde 8.8) 38. inen: Sâd — 21 kez (binde 28.7) 39. inen: A’râf — 64 kez (binde 19.3) 40. inen: Cin — 1 kez (binde 3.5) 41. inen: Yâsîn — 3 kez (binde 4.1) 42. inen: Furkân — 20 kez (binde 22.4) 43. inen: Fâtır — 10 kez (binde 12.9) 44. inen: Meryem — 32 kez (binde 33.3) 45. inen: Tâ-Hâ — 71 kez (binde 53.2) 46. inen: Vâkı’a — 4 kez (binde 10.6) 47. inen: Şu’arâ — 32 kez (binde 24.3) 48. inen: Neml — 24 kez (binde 20.9) 49. inen: Kasas — 47 kez (binde 32.9) 50. inen: İsrâ — 66 kez (binde 42.4) 51. inen: Yûnus — 43 kez (binde 23.5) 52. inen: Hûd — 64 kez (binde 33.4) 53. inen: Yûsuf — 38 kez (binde 21.4) 54. inen: Hicr — 31 kez (binde 47.3) 55. inen: En’âm — 60 kez (binde 19.7) 56. inen: Sâffât — 10 kez (binde 11.6) 57. inen: Lokman — 11 kez (binde 20.1) 58. inen: Sebe’ — 8 kez (binde 9.1) 59. inen: Zümer — 11 kez (binde 9.4) 60. inen: Mü’min — 17 kez (binde 13.9) 61. inen: Fussilet — 12 kez (binde 15.1) 62. inen: Şûrâ — 17 kez (binde 19.8) 63. inen: Zuhruf — 19 kez (binde 22.9) 64. inen: Duhân — 8 kez (binde 23.1) 65. inen: Câsiye — 7 kez (binde 14.3) 66. inen: Ahkâf — 6 kez (binde 9.3) 67. inen: Zâriyât — 6 kez (binde 16.7) 68. inen: Gâşiye — 1 kez (binde 10.9) 69. inen: Kehf — 39 kez (binde 24.7) 70. inen: Nahl — 29 kez (binde 15.7) 71. inen: Nûh — 3 kez (binde 13.3) 72. inen: İbrahim — 9 kez (binde 10.8) 73. inen: Enbiyâ — 14 kez (binde 12) 74. inen: Mü’minûn — 7 kez (binde 6.7) 75. inen: Secde — 4 kez (binde 10.8) 76. inen: Tûr — 6 kez (binde 19.2) 77. inen: Mülk — 1 kez (binde 3) 78. inen: Hâkka — 3 kez (binde 11.6) 79. inen: Me’âric — 3 kez (binde 13.8) 80. inen: Nebe’ — 1 kez (binde 5.8) 81. inen: Nâzi’ât — 6 kez (binde 33.5) 82. inen: İnfitâr — 8 kez (binde 100) 83. inen: İnşikâk — 2 kez (binde 18.7) 84. inen: Rûm — 10 kez (binde 12.2) 85. inen: Ankebût — 15 kez (binde 15.4) 86. inen: Mutaffifîn — 2 kez (binde 11.8) 87. inen: Bakara — 93 kez (binde 15.2) 88. inen: Enfâl — 24 kez (binde 19.5) 89. inen: Âl-i İmrân — 58 kez (binde 16.7) 90. inen: Ahzâb — 35 kez (binde 27.2) 91. inen: Mümtehine — 10 kez (binde 28.7) 92. inen: Nisâ — 46 kez (binde 12.3) 93. inen: Zilzâl — 1 kez (binde 27.8) 94. inen: Hadîd — 3 kez (binde 5.2) 95. inen: Muhammed — 11 kez (binde 20.4) 96. inen: Ra’d — 24 kez (binde 28.1) 97. inen: Rahmân — 5 kez (binde 14.2) 98. inen: İnsan — 3 kez (binde 12.3) 99. inen: Talâk — 0 kez (binde 0) 100. inen: Beyyine — 0 kez (binde 0) 101. inen: Haşr — 5 kez (binde 11.2) 102. inen: Nûr — 12 kez (binde 9.1) 103. inen: Hac — 15 kez (binde 11.8) 104. inen: Münâfikûn — 4 kez (binde 22.3) 105. inen: Mücâdele — 6 kez (binde 12.7) 106. inen: Hucurât — 3 kez (binde 8.6) 107. inen: Tahrîm — 5 kez (binde 20.1) 108. inen: Teğâbun — 0 kez (binde 0) 109. inen: Saff — 1 kez (binde 4.5) 110. inen: Cum’a — 2 kez (binde 11.4) 111. inen: Fetih — 13 kez (binde 23.2) 112. inen: Mâide — 39 kez (binde 13.9) 113. inen: Tevbe — 23 kez (binde 9.2) 114. inen: Nasr — 1 kez (binde 52.6)
← ilk inenson inen →

Ayetler

1061 ayet

مَنْ يُطِـعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظاًۜ
Peygamber’e itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik.[80]
وَيَقُولُونَ طَاعَةٌۘ فَاِذَا بَرَزُوا مِنْ عِنْدِكَ بَيَّتَ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ غَيْرَ الَّذ۪ي تَقُولُۜ وَاللّٰهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَۚ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً
«Peki» derler, fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin senin dediklerinden başka bir şey kurarlar. Allah gece tasarladıklarını yazıyor, onlara aldırış etme. Allah’a güven, vekil olarak Allah yeter.[81]
فَقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ لَا تُكَلَّفُ اِلَّا نَفْسَكَ وَحَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ عَسَى اللّٰهُ اَنْ يَكُفَّ بَأْسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَاللّٰهُ اَشَدُّ بَأْساً وَاَشَدُّ تَنْك۪يلاً
Allah yolunda savaş; sen ancak kendinden sorumlusun, inananları teşvik et; umulur ki Allah, inkar edenlerin baskınını önler. Allah’ın kahrı da, ibret alınacak cezası da pek şiddetlidir.[84]
وَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا فَتَكُونُونَ سَوَٓاءً فَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ اَوْلِيَٓاءَ حَتّٰى يُهَاجِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْۖ وَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ وَلِياًّ وَلَا نَص۪يراًۙ
Onlar kendileri inkar ettikleri gibi, keşki siz de inkar etseniz de eşit olsanız isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun, bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.[89]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا ضَرَبْتُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَتَبَيَّنُوا وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ اَلْقٰٓى اِلَيْكُمُ السَّلَامَ لَسْتَ مُؤْمِناًۚ تَبْتَغُونَ عَرَضَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۘ فَعِنْدَ اللّٰهِ مَغَانِمُ كَث۪يرَةٌۜ كَذٰلِكَ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلُ فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ فَتَبَيَّنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يراً
Ey İnananlar! Allah yolunda yürüdüğünüz vakit, her şeyi iyice anlayın. Size, müslüman olduğunu bildirene, dünya hayatının geçici menfaatine göz dikerek: «Sen mümin değilsin» demeyin. Allah katında birçok ganimetler vardır. Evvelce siz de öyleydiniz. Allah size iyilikte bulundu, iyice araştırıp anlayın, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.[94]
وَاِذَا كُنْتَ ف۪يهِمْ فَاَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلٰوةَ فَلْتَقُمْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُٓوا اَسْلِحَتَهُمْ۠ فَاِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَٓائِكُمْۖ وَلْتَأْتِ طَٓائِفَةٌ اُخْرٰى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا حِذْرَهُمْ وَاَسْلِحَتَهُمْۚ وَدَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ اَسْلِحَتِكُمْ وَاَمْتِعَتِكُمْ فَيَم۪يلُونَ عَلَيْكُمْ مَيْلَةً وَاحِدَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ كَانَ بِكُمْ اَذًى مِنْ مَطَرٍ اَوْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَنْ تَضَعُٓوا اَسْلِحَتَكُمْۚ وَخُذُوا حِذْرَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناً
Sen içlerinde olup da namazlarını kıldırdığın zaman, bir kısmı seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar; secdeyi yaptıktan sonra onlar arkanıza geçsinler; kılmayan öbür kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar, tedbirli olsunlar, silahlarını alsınlar. Kafirler, size ansızın bir baskın vermek için, silah ve eşyanızdan ayrılmış bulunmanızı dilerler. Yağmurdan zarar görecekseniz veya hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanıza engel yoktur, fakat dikkatli olun. Allah kafirlere şüphesiz ağır bir azab hazırlamıştır.[102]
وَلَا تَهِنُوا فِي ابْتِغَٓاءِ الْقَوْمِۜ اِنْ تَكُونُوا تَأْلَمُونَ فَاِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَۚ وَتَرْجُونَ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا يَرْجُونَۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً۟
Düşman milleti kovalamakta gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da sizin çektiğiniz gibi acı çekiyorlar; oysa siz Allah’tan onların beklemedikleri şeyleri bekliyorsunuz. Allah Bilendir, Hakim olandır.[104]
اِنَّٓا اَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ بِمَٓا اَرٰيكَ اللّٰهُۜ وَلَا تَكُنْ لِلْخَٓائِن۪ينَ خَص۪يماًۙ
Doğrusu, insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye Kitap’ı sana hak olarak indirdik; hakkı gözet, hainlerden taraf olma.[105]
وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ وَرَحْمَتُهُ لَهَمَّتْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ اَنْ يُضِلُّوكَۜ وَمَا يُضِلُّونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَضُرُّونَكَ مِنْ شَيْءٍۜ وَاَنْزَلَ اللّٰهُ عَلَيْكَ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَكَ مَا لَمْ تَكُنْ تَعْلَمُۜ وَكَانَ فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكَ عَظ۪يماً
Eğer sana Allah’ın bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir takımı seni sapıtmaya çalışırdı. Halbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar, sana da bir zarar vermezler. Allah sana Kitap ve hikmet indirmiş, sana bilmediğini öğretmiştir. Allah’ın sana olan nimeti ne büyüktür.[113]
لَعَنَهُ اللّٰهُۢ وَقَالَ لَاَتَّخِذَنَّ مِنْ عِبَادِكَ نَص۪يباً مَفْرُوضاًۙ
Onlar Allah’ı bırakıp tanrıçalara taparlar ve: «Elbette senin kullarından belli bir takımı alıp onları saptıracağım, onlara kuruntu kurduracağım, develerin kulaklarını yarmalarını emredeceğim, Allah’ın yarattığını değiştirmelerini emredeceğim» diyen, Allah’ın lanet ettiği azgın şeytana taparlar. Allah’ı bırakıp şeytanı dost edinen şüphesiz açıktan açığa kayba uğramıştır.[117-119]
وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَٓاءِۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ ف۪يهِنَّۙ وَمَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ ف۪ي يَتَامَى النِّسَٓاءِ الّٰت۪ي لَا تُؤْتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرْغَبُونَ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ وَالْمُسْتَضْعَف۪ينَ مِنَ الْوِلْدَانِۙ وَاَنْ تَقُومُوا لِلْيَتَامٰى بِالْقِسْطِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِه۪ عَل۪يماً
Kadınlar hakkında senden fetva isterler, de ki: «Onlar hakkında fetvayı size Allah veriyor: «Bu fetva, kendilerine yazılan şeyi vermeyip kendileriyle evlenmeyi arzuladığınız yetim kadınlara ve bir de zavallı çocuklara ve yetimlere doğrulukla bakmanız hususunda Kitap’da size okunandır». Ne iyilik yaparsaniz Allah onu şüphesiz bilir.[127]
وَلَنْ تَسْتَط۪يعُٓوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَٓاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَم۪يلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِۜ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُوراً رَح۪يماً
Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.[129]
يَسْـَٔلُكَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَنْ تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَاباً مِنَ السَّمَٓاءِ فَقَدْ سَاَلُوا مُوسٰٓى اَكْبَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَقَالُٓوا اَرِنَا اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْۚ ثُمَّ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَنْ ذٰلِكَۚ وَاٰتَيْنَا مُوسٰى سُلْطَاناً مُب۪يناً
Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve «Bize Allah’ı apaçık göster» demişlerdi. Zulümlerinden ötürü onları yıldırım çarpmıştı. Belgeler kendilerine geldikten sonra da, buzağıyı tanrı olarak benimsediler, fakat bunları affettik ve Musa’ya apaçık bir hüccet verdik, söz vermelerine karşılık Tur dağını üzerlerine kaldırdık ve onlara: «Kapıdan secde ederek girin» dedik, «Cumartesileri aşırı gitmeyin» dedik, onlardan sağlam bir söz aldık.[153-154]
لٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَالْمُق۪يم۪ينَ الصَّلٰوةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ اُو۬لٰٓئِكَ سَنُؤْت۪يهِمْ اَجْراً عَظ۪يماً۟
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlara, sana indirilen Kitap’a ve senden önce indirilen Kitap’a inanan müminlere, namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah’a ve ahiret gününe inananlara, elbette büyük ecir vereceğiz.[162]
اِنَّٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ كَمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلٰى نُوحٍ وَالنَّبِيّ۪نَ مِنْ بَعْدِه۪ۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَع۪يسٰى وَاَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهٰرُونَ وَسُلَيْمٰنَۚ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُوراًۚ
Nuh’a, ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyub’a, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a vahyettiğimiz gibi şüphesiz sana da vahyettik. Davud’a da Zebur verdik.[163]
وَرُسُلاً قَدْ قَصَصْنَاهُمْ عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُ وَرُسُلاً لَمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَۜ وَكَلَّمَ اللّٰهُ مُوسٰى تَكْل۪يماًۚ
Peygamberlerden sonra, insanların Allah’a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa’ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim’dir.[164-165]
لٰكِنِ اللّٰهُ يَشْهَدُ بِمَٓا اَنْزَلَ اِلَيْكَ اَنْزَلَهُ بِعِلْمِه۪ۚ وَالْمَلٰٓئِكَةُ يَشْهَدُونَۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ شَه۪يداً
Fakat Allah sana indirdiğine şahidlik eder, onu bilerek indirmiştir, melekler de şahidlik ederler. Şahid olarak Allah yeter.[166]
يَسْتَفْتُونَكَۜ قُلِ اللّٰهُ يُفْت۪يكُمْ فِي الْكَلَالَةِۜ اِنِ امْرُؤٌا هَلَكَ لَيْسَ لَهُ وَلَدٌ وَلَهُٓ اُخْتٌ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُـهَٓا اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهَا وَلَدٌۜ فَاِنْ كَانَتَا اثْنَتَيْنِ فَلَهُمَا الثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۜ وَاِنْ كَانُٓوا اِخْوَةً رِجَالاً وَنِسَٓاءً فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْاُنْثَيَيْنِۜ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اَنْ تَضِلُّواۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ
Senden fetva isterler, de ki: «Allah size ikinci dereceden mirasçılar hakkında fetva veriyor: «Şayet çocuğu olmayıp bir kızkardeşi bulunan kimse ölürse, bıraktığının yarısı kızkardeşe kalır. Fakat kızkardeşinin çocuğu yoksa kendisi, ona tamamen varis olur. Eğer iki kızkardeş kalmışsa, bıraktığının üçte ikisi onlaradır. Eğer mirasçılar erkek ve kadın kardeşlerse, erkeğe, iki dişinin hissesi kadar vardır. Doğru yoldan saparsınız diye Allah size açıklıyor.» Allah her şeyi bilir.[176]
يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَٓا اُحِلَّ لَهُمْۜ قُلْ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۙ وَمَا عَلَّمْتُمْ مِنَ الْجَوَارِحِ مُكَلِّب۪ينَ تُعَلِّمُونَهُنَّ مِمَّا عَلَّمَكُمُ اللّٰهُۘ فَكُلُوا مِمَّٓا اَمْسَكْنَ عَلَيْكُمْ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهِۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ
Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar, de ki: Size temiz olanlar helal kılındı; Allah’ın size öğrettiği üzere alıştırıp yetiştirerek öğrettiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah’ın adını anın. Allah’tan sakının, doğrusu Allah hesabı çabuk görür.[4]
قَالُوا يَا مُوسٰٓى اِنَّا لَنْ نَدْخُلَـهَٓا اَبَداً مَا دَامُوا ف۪يهَا فَاذْهَبْ اَنْتَ وَرَبُّكَ فَقَاتِلَٓا اِنَّا هٰهُنَا قَاعِدُونَ
«Ey Musa! Onlar orada oldukça biz asla oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin savaşın, doğrusu biz burada oturacağız» demişlerdi.[24]
Yükleniyor...