ك ر م
46ayette
47kez geçiyor
29/114surede
17farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %77 · Medenî %23
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 3
1. inen sure
En çok geçtiği sure
İsrâ
3 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| كَر۪يمٌ | Sıfat | فَعِيلٌ | Cömert | 22 |
| كَر۪يماً | Sıfat | فَعِيلًا | Cömert | 4 |
| اَكْرِم۪ي | İfal Babı | أَفْعَلِي | İkram et | 3 |
| مُكْرَمُونَۙ | İsim | مُفْعَلُونَ | İkram edilenler | 3 |
| كَرَّمْتَ | Tef'il Babı | فَعَّلْتَ | İkram ettin | 2 |
| وَالْاِكْرَامِۚ | İsim | وَالْإِفْعَالِ | Ve ikram etmek | 2 |
| مُكْرِمٍۜ | İsim | مُفْعِلٍ | İkram eden | 1 |
| كِرَاماً | İsim | فِعَالًا | Cömertler | 1 |
| الْمُكْرَم۪ينَ | İsim | الْمُفْعَلِينَ | İkram edilenler | 1 |
| اَكْرَمَكُمْ | İsim | أَفْعَلَكُمْ | En cömertiniz | 1 |
| الْمُكْرَم۪ينَۢ | Sıfat | الْمُفْعَلِينَ | İkram edilenler | 1 |
| كَر۪يمٍ | İsim | فَعِيلٍ | Cömert | 1 |
| مُكَرَّمَةٍۙ | Sıfat | مُفَعَّلَةٍ | İkram edilen | 1 |
| كِرَامٍ | Sıfat | فِعَالٍ | Cömertler | 1 |
| كِرَاماً | Sıfat | فِعَالًا | Cömertler | 1 |
| تُكْرِمُونَ | İfal Babı | تُفْعِلُونَ | İkram edersiniz | 1 |
| الْاَكْرَمُۙ | Sıfat | الْأَفْعَلُ | En cömert | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
46 ayet
تَحِيَّتُهُمْ
يَوْمَ
يَلْقَوْنَهُ
سَلَامٌۚ
وَاَعَدَّ
لَهُمْ
اَجْراً
كَر۪يماً
O’na kavuştukları gün müminlere yapılacak dirlik temennileri «Selam» demek olacaktır. Onlara cömertçe verilecek ecir hazırlamıştır.[44]
لِيَجْزِيَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمْ
مَغْفِرَةٌ
وَرِزْقٌ
كَر۪يمٌ
Allah’ın, inanıp yararlı iş işleyenlere ki onlar için mağfiret ve cömertçe verilmiş rızık vardır ve ayetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara ki onlara iğrenç ve can yakıcı azap vardır işlerinin karşılıklarını vermesi için kıyamet saati gelecektir.[4-5]
اِنَّمَا
تُنْذِرُ
مَنِ
اتَّبَعَ
الذِّكْرَ
وَخَشِيَ
الرَّحْمٰنَ
بِالْغَيْبِۚ
فَبَشِّرْهُ
بِمَغْفِرَةٍ
وَاَجْرٍ
كَر۪يمٍ
Sen ancak, Kuran’a uyan ve görmediği halde Rahman’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele.[11]
بِمَا
غَفَرَ
ل۪ي
رَبّ۪ي
وَجَعَلَن۪ي
مِنَ
الْمُكْرَم۪ينَ
Ona «Cennete gir» denince, «Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi!» demişti.[26-27]
فَوَاكِهُۚ
وَهُمْ
مُكْرَمُونَۙ
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.[41-44]
وَلَقَدْ
فَتَنَّا
قَبْلَهُمْ
قَوْمَ
فِرْعَوْنَ
وَجَٓاءَهُمْ
رَسُولٌ
كَر۪يمٌۙ
And olsun ki, onlardan önce, Firavun milletini denemiştik. Onlara gelen değerli bir peygamber demişti ki:[17]
وَزُرُوعٍ
وَمَقَامٍ
كَر۪يمٍۙ
Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı.[25-27]
ذُقْۙ ۚ
اِنَّكَ
اَنْتَ
الْعَز۪يزُ
الْكَر۪يمُ
«Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün» denir, sonra ona: «Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir» denir.[47-50]
يَٓا اَيُّهَا
النَّاسُ
اِنَّا
خَلَقْنَاكُمْ
مِنْ
ذَكَرٍ
وَاُنْثٰى
وَجَعَلْنَاكُمْ
شُعُوباً
وَقَـبَٓائِلَ
لِتَعَارَفُواۜ
اِنَّ
اَكْرَمَكُمْ
عِنْدَ
اللّٰهِ
اَتْقٰيكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَل۪يمٌ
خَب۪يرٌ
Ey insanlar! Doğrusu Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi kolayca tanıyasınız. Şüphesiz, Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır.[13]
هَلْ
اَتٰيكَ
حَد۪يثُ
ضَيْفِ
اِبْرٰه۪يمَ
الْمُكْرَم۪ينَۢ
İbrahim’in ikram edilmiş konuklarının haberi sana geldi mi?[24]
وَيَبْقٰى
وَجْهُ
رَبِّكَ
ذُو
الْجَلَالِ
وَالْاِكْرَامِۚ
Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir.[27]
تَبَارَكَ
اسْمُ
رَبِّكَ
ذِي
الْجَلَالِ
وَالْاِكْرَامِ
Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir![78]
لَا
بَارِدٍ
وَلَا
كَر۪يمٍ
İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serinliği ve hoşluğu olmayan kara bir dumanın gölgesinde bulunurlar.[42-44]
اِنَّهُ
لَقُرْاٰنٌ
كَر۪يمٌۙ
Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap’da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim’dir.[77-80]
مَنْ
ذَا
الَّذ۪ي
يُقْرِضُ
اللّٰهَ
قَرْضاً
حَسَناً
فَيُضَاعِفَهُ
لَهُ
وَلَهُٓ
اَجْرٌ
كَر۪يمٌۚ
Allah’a kim güzel bir ödünç takdiminde bulunursa, Allah karşılığını kat kat verir, ona cömertçe verilecek bir ecir de vardır.[11]
اِنَّ
الْمُصَّدِّق۪ينَ
وَالْمُصَّدِّقَاتِ
وَاَقْرَضُوا
اللّٰهَ
قَرْضاً
حَسَناً
يُضَاعَفُ
لَهُمْ
وَلَهُمْ
اَجْرٌ
كَر۪يمٌ
Doğrusu, sadaka veren erkek ve kadınlara, Allah’a güzel bir takdimde bulunanlara kat kat karşılık verilir; onlara cömertçe verilecek bir ecir vardır.[18]
اِنَّهُ
لَقَوْلُ
رَسُولٍ
كَر۪يمٍۚ
Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki, Kuran şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.[38-40]
اُو۬لٰٓئِكَ
ف۪ي
جَنَّاتٍ
مُكْرَمُونَۜ ۟
İşte onlar, cennetlerde ikram olunacak kimselerdir.[35]
ف۪ي
صُحُفٍ
مُكَرَّمَةٍۙ
O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir.[13-14]
كِرَامٍ
بَرَرَةٍۜ
İyi kimseler, saygıdeğer elçilerin eliyle yazılmıştır.[15-16]
Yükleniyor...