ك ف ر

465ayette
525kez geçiyor
77/114surede
33farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %46 · Medenî %54
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 51 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 47 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
كَفَرُوا Feale-Yefilu فَعَلُوا Örttüler 227
الْكَافِر۪ينَ İsim الْفَاعِلِينَ Örtenler 83
كَافِرُونَ İsim الْفَاعِلُونَ Örtenler 36
يَكْفُرُونَ Feale-Yefilu يَفْعُلُونَ Örterler 34
الْكُفْرَ İsim الْفُعْلَ Küfür 29
الْكُفَّارَ İsim الْفُعَّالَ Örtenler 21
تَكْفُرُونَ Feale-Yefilu تَفْعُلُونَ Örtersiniz 20
الْكَافِر۪ينَ Sıfat الْفَاعِلِينَ Örtenler 10
كُفْراً İsim فُعْلًا Küfür 8
يُكَفِّرْ Tef'il Babı يُفَعِّلْ Örter 7
كُفُوراً İsim فَعُولًا Örten 6
كَافِرٌ İsim فَاعِلٌ Örten 5
كَفُورٌ Sıfat فَعُولٍ Örten 5
وَاكْفُرُٓوا Feale-Yefilu وَافْعُلُوا Ve örtün 4
وَكَفِّرْ Tef'il Babı وَفَعِّلْ Ve ört 3
كَفَّارَةٌ İsim فَعَّالَةٌ Kefaret 3
كَفَّارٌ۟ Sıfat فَعَّالٌ Örten 3
لَكَفُورٌ İsim لَفَعُولٌ Örten 3
نُكَفِّرْ Tef'il Babı نُفَعِّلْ Örteriz 2
وَنَكْفُرُ Feale-Yefilu وَنَفْعُلُ Ve örteriz 2
فَكَفَرَتْ Feale-Yefilu فَفَعَلَتْ Hemen örttü 2
كُفَّاراًۚ İsim فُعَّالًا Örtenler 1
كَافِرَةٌ Sıfat فَاعِلَةٌ Örten 1
لَاُكَفِّرَنَّ Tef'il Babı لَأُفَعِّلَنَّ Kesinlikle örteceğim 1
لَاُكَفِّرَنَّ Tef'il Babı لَأُفَعِّلَنَّ Kesinlikle örteceğim 1
فَكَفَّارَتُهُٓ İsim فَكَفَّارَتُهُ Onun kefareti 1
كَفُوراً Sıfat فَعُولًا Örten 1
كُفْرَانَ İsim فُعْلَانَ Örtmek 1
الْكَوَافِرِ İsim الْفَوَاعِلِ Örtenler 1
كَفَّاراً Sıfat فَعَّالًا Örten 1
كَافُوراًۚ İsim فَاعُولًا Kâfur 1
اَكْفَرَهُۜ İfal Babı أَفْعَلَهُ Onu ne kötü örttü 1
الْكَفَرَةُ İsim الْفَعَلَةُ Örtenler 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 56 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 1 kez (binde 3.3) 3. inen: Müzzemmil — 1 kez (binde 5) 4. inen: Müddessir — 3 kez (binde 11.8) 5. inen: Fâtiha — 0 kez (binde 0) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 0 kez (binde 0) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 0 kez (binde 0) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez (binde 0) 18. inen: Kâfirûn — 1 kez (binde 38.5) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 0 kez (binde 0) 24. inen: Abese — 2 kez (binde 15) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 1 kez (binde 9.2) 28. inen: Tîn — 0 kez (binde 0) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 2 kez (binde 5.4) 35. inen: Beled — 1 kez (binde 12.2) 36. inen: Târık — 1 kez (binde 16.4) 37. inen: Kamer — 3 kez (binde 8.8) 38. inen: Sâd — 5 kez (binde 6.8) 39. inen: A’râf — 8 kez (binde 2.4) 40. inen: Cin — 0 kez (binde 0) 41. inen: Yâsîn — 3 kez (binde 4.1) 42. inen: Furkân — 6 kez (binde 6.7) 43. inen: Fâtır — 11 kez (binde 14.2) 44. inen: Meryem — 5 kez (binde 5.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 0 kez (binde 0) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 1 kez (binde 0.8) 48. inen: Neml — 4 kez (binde 3.5) 49. inen: Kasas — 4 kez (binde 2.8) 50. inen: İsrâ — 7 kez (binde 4.5) 51. inen: Yûnus — 5 kez (binde 2.7) 52. inen: Hûd — 8 kez (binde 4.2) 53. inen: Yûsuf — 2 kez (binde 1.1) 54. inen: Hicr — 1 kez (binde 1.5) 55. inen: En’âm — 9 kez (binde 3) 56. inen: Sâffât — 1 kez (binde 1.2) 57. inen: Lokman — 4 kez (binde 7.3) 58. inen: Sebe’ — 10 kez (binde 11.3) 59. inen: Zümer — 10 kez (binde 8.5) 60. inen: Mü’min — 13 kez (binde 10.7) 61. inen: Fussilet — 9 kez (binde 11.3) 62. inen: Şûrâ — 2 kez (binde 2.3) 63. inen: Zuhruf — 4 kez (binde 4.8) 64. inen: Duhân — 0 kez (binde 0) 65. inen: Câsiye — 2 kez (binde 4.1) 66. inen: Ahkâf — 8 kez (binde 12.4) 67. inen: Zâriyât — 1 kez (binde 2.8) 68. inen: Gâşiye — 1 kez (binde 10.9) 69. inen: Kehf — 9 kez (binde 5.7) 70. inen: Nahl — 11 kez (binde 6) 71. inen: Nûh — 2 kez (binde 8.8) 72. inen: İbrahim — 9 kez (binde 10.8) 73. inen: Enbiyâ — 6 kez (binde 5.1) 74. inen: Mü’minûn — 3 kez (binde 2.9) 75. inen: Secde — 2 kez (binde 5.4) 76. inen: Tûr — 1 kez (binde 3.2) 77. inen: Mülk — 4 kez (binde 12) 78. inen: Hâkka — 1 kez (binde 3.9) 79. inen: Me’âric — 2 kez (binde 9.2) 80. inen: Nebe’ — 1 kez (binde 5.8) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 1 kez (binde 9.3) 84. inen: Rûm — 9 kez (binde 11) 85. inen: Ankebût — 10 kez (binde 10.2) 86. inen: Mutaffifîn — 2 kez (binde 11.8) 87. inen: Bakara — 47 kez (binde 7.7) 88. inen: Enfâl — 17 kez (binde 13.8) 89. inen: Âl-i İmrân — 43 kez (binde 12.4) 90. inen: Ahzâb — 5 kez (binde 3.9) 91. inen: Mümtehine — 8 kez (binde 23) 92. inen: Nisâ — 38 kez (binde 10.1) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 3 kez (binde 5.2) 95. inen: Muhammed — 11 kez (binde 20.4) 96. inen: Ra’d — 11 kez (binde 12.9) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 4 kez (binde 16.5) 99. inen: Talâk — 1 kez (binde 3.5) 100. inen: Beyyine — 2 kez (binde 21.3) 101. inen: Haşr — 4 kez (binde 9) 102. inen: Nûr — 3 kez (binde 2.3) 103. inen: Hac — 9 kez (binde 7.1) 104. inen: Münâfikûn — 1 kez (binde 5.6) 105. inen: Mücâdele — 2 kez (binde 4.2) 106. inen: Hucurât — 1 kez (binde 2.9) 107. inen: Tahrîm — 4 kez (binde 16.1) 108. inen: Teğâbun — 6 kez (binde 24.9) 109. inen: Saff — 2 kez (binde 9) 110. inen: Cum’a — 0 kez (binde 0) 111. inen: Fetih — 8 kez (binde 14.3) 112. inen: Mâide — 31 kez (binde 11.1) 113. inen: Tevbe — 31 kez (binde 12.4) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

465 ayet

وَعَدَ اللّٰهُ الْمُنَافِق۪ينَ وَالْمُنَافِقَاتِ وَالْكُفَّارَ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ هِيَ حَسْبُهُمْۚ وَلَعَنَهُمُ اللّٰهُۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُق۪يمٌۙ
Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara ve inkarcılara, ebedi kalacakları cehennem ateşini hazırlamıştır. O, onlara yeter. Allah onları lanetlemiştir (rahmetinden uzak kılmıştır). Onlara devamlı azab vardır.[68]
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ جَاهِدِ الْكُفَّارَ وَالْمُنَافِق۪ينَ وَاغْلُظْ عَلَيْهِمْۜ وَمَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ
Ey Peygamber! İnkarcılarla, ikiyüzlülerle savaş; onlara karşı sert davran. Varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür.[73]
يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ مَا قَالُواۜ وَلَقَدْ قَالُوا كَلِمَةَ الْكُفْرِ وَكَفَرُوا بَعْدَ اِسْلَامِهِمْ وَهَمُّوا بِمَا لَمْ يَنَالُواۚ وَمَا نَقَمُٓوا اِلَّٓا اَنْ اَغْنٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ مِنْ فَضْلِه۪ۚ فَاِنْ يَتُوبُوا يَكُ خَيْراً لَهُمْۚ وَاِنْ يَتَوَلَّوْا يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ عَذَاباً اَل۪يماً فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَمَا لَهُمْ فِي الْاَرْضِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ
And olsun ki, müslüman olduktan sonra inkar edip küfür sözünü söylemişler iken, söylemedik diye Allah’a yemin ettiler, başaramayacakları bir şeye giriştiler; Allah ve Peygamberi bol nimetinden onları zenginleştirdi ve öç almaya kalktılar. Eğer tevbe ederlerse iyiliklerine olur; şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünya ve ahirette can yakıcı azaba uğratır. Yeryüzünde bir dost ve yardımcıları yoktur.[74]
اِسْتَغْفِرْ لَهُمْ اَوْ لَا تَسْتَغْفِرْ لَهُمْۜ اِنْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْع۪ينَ مَرَّةً فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟
Onların ister bağışlanmasını dile, ister dileme, birdir. Onlara yetmiş defa bağışlanma dilesen Allah onları bağışlamayacaktır. Bu, Allah’ı ve Peygamberini inkar etmelerinden ötürüdür. Allah fasık topluluğu doğru yola eriştirmez.[80]
وَلَا تُصَلِّ عَلٰٓى اَحَدٍ مِنْهُمْ مَاتَ اَبَداً وَلَا تَقُمْ عَلٰى قَبْرِه۪ۜ اِنَّهُمْ كَفَرُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَمَاتُوا وَهُمْ فَاسِقُونَ
Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah’ı ve peygamberini inkar ettiler, fasık olarak öldüler.[84]
وَلَا تُعْجِبْكَ اَمْوَالُهُمْ وَاَوْلَادُهُمْۜ اِنَّمَا يُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُعَذِّبَهُمْ بِهَا فِي الدُّنْيَا وَتَزْهَقَ اَنْفُسُهُمْ وَهُمْ كَافِرُونَ
Malları ve çocukları seni hayrete düşürmesin; Allah bunlarla onlara dünyada azabetmek ve canlarının inkarcı olarak çıkmasını ister.[85]
وَجَٓاءَ الْمُعَذِّرُونَ مِنَ الْاَعْرَابِ لِيُؤْذَنَ لَهُمْ وَقَعَدَ الَّذ۪ينَ كَذَبُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ سَيُص۪يبُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Bedevilerden, izin almak üzere, özür beyan eden kimseler geldiler. Allah’a ve Peygamberine yalan söyleyenler ise, özür bile beyan etmeksizin geri kaldılar. Onlardan kafir olanlar can yakıcı azaba uğrayacaktır.[90]
اَلْاَعْرَابُ اَشَدُّ كُفْراً وَنِفَاقاً وَاَجْدَرُ اَلَّا يَعْلَمُوا حُدُودَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ
Bedevilerin küfür ve nifakları her yönden, daha ileridir. Allah’ın, Peygamberine indirdiğinin sınırlarını bilmemek, onlara daha layıktır. Allah bilendir, hakimdir.[97]
وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مَسْجِداً ضِرَاراً وَكُفْراً وَتَفْر۪يقاً بَيْنَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَاِرْصَاداً لِمَنْ حَارَبَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ مِنْ قَبْلُۜ وَلَيَحْلِفُنَّ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّا الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ
Zarar vermek, inkar etmek, müminlerin arasını ayırmak, Allah ve Peygamber’ine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük yapmak üzere bir mescid kurup: «Biz sadece iyilik yapmak istedik» diye yemin edenlerin yalancı olduklarına şüphesiz ki Allah şahiddir.[107]
مَا كَانَ لِاَهْلِ الْمَد۪ينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ اَنْ يَتَخَلَّفُوا عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ وَلَا يَرْغَبُوا بِاَنْفُسِهِمْ عَنْ نَفْسِه۪ۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ لَا يُص۪يبُهُمْ ظَمَاٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا يَطَؤُ۫نَ مَوْطِئاً يَغ۪يظُ الْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَيْلاً اِلَّا كُتِبَ لَهُمْ بِه۪ عَمَلٌ صَالِحٌۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُض۪يعُ اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَۙ
Medinelilere ve çevrelerinde bulunan Bedevilere, savaşta Allah’ın Peygamberinden geri kalmak, kendilerini ona tercih etmek yaraşmaz. Çünkü Allah yolunda susuzluğa, yorgunluğa, açlığa uğramak, kafirleri kızdıracak bir yeri işgal etmek ve düşmana başarı kazanmak karşılığında, onların yararlı bir iş yaptıkları mutlaka yazılır. Doğrusu Allah iyilik yapanların ecrini zayi etmez.[120]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَاتِلُوا الَّذ۪ينَ يَلُونَكُمْ مِنَ الْكُفَّارِ وَلْيَجِدُوا ف۪يكُمْ غِلْظَةًۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ
Ey inananlar! Yakınınızda bulunan inkarcılarla savaşın; sizi kendilerine karşı sert bulsunlar. Bilin ki Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.[123]
وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ فَزَادَتْهُمْ رِجْساً اِلٰى رِجْسِهِمْ وَمَاتُوا وَهُمْ كَافِرُونَ
Kalblerinde hastalık olanların ise pisliklerine pislik katmıştır; onlar kafir olarak ölmüşlerdir.[125]
اَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَباً اَنْ اَوْحَيْنَٓا اِلٰى رَجُلٍ مِنْهُمْ اَنْ اَنْذِرِ النَّاسَ وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ قَالَ الْكَافِرُونَ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ مُب۪ينٌ
İçlerinden birine, «İnsanları uyar ve inananlara, Rableri katında yüksek makamlar olduğunu müjdele» diye vahyetmemiz, insanların tuhafına mı gitti ki, kafirler: «Bu apaçık bir büyücüdür» dediler?[2]
اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَم۪يعاًۜ وَعْدَ اللّٰهِ حَقاًّۜ اِنَّهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ بِالْقِسْطِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ شَرَابٌ مِنْ حَم۪يمٍ وَعَذَابٌ اَل۪يمٌ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ
Hepinizin dönüşü, O’nadır. Allah’ın vadi haktır. O, önce yaratır, sonra inanıp yararlı işler yapanların ve inkar edenlerin hareketlerinin karşılığını adaletle vermek için tekrar diriltir. İnkarcılara, inkarlarından ötürü kızgın bir içecek ve can yakıcı azab vardır.[4]
مَتَاعٌ فِي الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذ۪يقُهُمُ الْعَذَابَ الشَّد۪يدَ بِمَا كَانُوا يَكْفُرُونَ۟
Onlar için dünyada bir müddet geçinme vardır, sonra dönüşleri Bizedir. İnkarlarına karşılık onlara çetin azab taddıracağız.[70]
وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
«Allah’a güvendik; Ey Rabbimiz! Zalim bir millet ile bizi sınama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar» dediler.[85-86]
وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاًۜ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ
Arş’ı su üzerinde iken, hanginizin daha güzel işi işleyeceğini ortaya koymak için, gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. And olsun ki, «Siz gerçekten, ölümden sonra dirileceksiniz» desen, inkar edenler: «Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir» derler.[7]
وَلَئِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُۚ اِنَّهُ لَيَؤُ۫سٌ كَفُورٌ
And olsun ki, insana nimetimizi tattırır sonra onu ondan çekip alırsak, o şüphesiz umutsuz bir nanköre döner.[9]
اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِنْهُ وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَاماً وَرَحْمَةًۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ مِنَ الْاَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُۚ فَلَا تَكُ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ
Rabbinin katından bir belgesi ve onun arkasından da bir şahidi olanlar, önlerinde de Musa’nın Kitap’ı önder ve rahmet olarak bulunanlardır ki, işte onlar Kuran’a inanırlar. Hangi topluluk onu inkar ederse yeri ateştir; senin de bundan şüphen olmasın. Doğrusu o, Rabbinden bir gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar.[17]
اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجاًۜ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ
Bunlar Allah’ın yolundan alıkorlar ve o yolu eğriltmeğe çalışırlar; işte onlar ahireti inkar edenlerdir.[19]
Yükleniyor...