ك ف ر
465ayette
525kez geçiyor
77/114surede
33farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %46 · Medenî %54
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 51
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
47 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| كَفَرُوا | Feale-Yefilu | فَعَلُوا | Örttüler | 227 |
| الْكَافِر۪ينَ | İsim | الْفَاعِلِينَ | Örtenler | 83 |
| كَافِرُونَ | İsim | الْفَاعِلُونَ | Örtenler | 36 |
| يَكْفُرُونَ | Feale-Yefilu | يَفْعُلُونَ | Örterler | 34 |
| الْكُفْرَ | İsim | الْفُعْلَ | Küfür | 29 |
| الْكُفَّارَ | İsim | الْفُعَّالَ | Örtenler | 21 |
| تَكْفُرُونَ | Feale-Yefilu | تَفْعُلُونَ | Örtersiniz | 20 |
| الْكَافِر۪ينَ | Sıfat | الْفَاعِلِينَ | Örtenler | 10 |
| كُفْراً | İsim | فُعْلًا | Küfür | 8 |
| يُكَفِّرْ | Tef'il Babı | يُفَعِّلْ | Örter | 7 |
| كُفُوراً | İsim | فَعُولًا | Örten | 6 |
| كَافِرٌ | İsim | فَاعِلٌ | Örten | 5 |
| كَفُورٌ | Sıfat | فَعُولٍ | Örten | 5 |
| وَاكْفُرُٓوا | Feale-Yefilu | وَافْعُلُوا | Ve örtün | 4 |
| وَكَفِّرْ | Tef'il Babı | وَفَعِّلْ | Ve ört | 3 |
| كَفَّارَةٌ | İsim | فَعَّالَةٌ | Kefaret | 3 |
| كَفَّارٌ۟ | Sıfat | فَعَّالٌ | Örten | 3 |
| لَكَفُورٌ | İsim | لَفَعُولٌ | Örten | 3 |
| نُكَفِّرْ | Tef'il Babı | نُفَعِّلْ | Örteriz | 2 |
| وَنَكْفُرُ | Feale-Yefilu | وَنَفْعُلُ | Ve örteriz | 2 |
| فَكَفَرَتْ | Feale-Yefilu | فَفَعَلَتْ | Hemen örttü | 2 |
| كُفَّاراًۚ | İsim | فُعَّالًا | Örtenler | 1 |
| كَافِرَةٌ | Sıfat | فَاعِلَةٌ | Örten | 1 |
| لَاُكَفِّرَنَّ | Tef'il Babı | لَأُفَعِّلَنَّ | Kesinlikle örteceğim | 1 |
| لَاُكَفِّرَنَّ | Tef'il Babı | لَأُفَعِّلَنَّ | Kesinlikle örteceğim | 1 |
| فَكَفَّارَتُهُٓ | İsim | فَكَفَّارَتُهُ | Onun kefareti | 1 |
| كَفُوراً | Sıfat | فَعُولًا | Örten | 1 |
| كُفْرَانَ | İsim | فُعْلَانَ | Örtmek | 1 |
| الْكَوَافِرِ | İsim | الْفَوَاعِلِ | Örtenler | 1 |
| كَفَّاراً | Sıfat | فَعَّالًا | Örten | 1 |
| كَافُوراًۚ | İsim | فَاعُولًا | Kâfur | 1 |
| اَكْفَرَهُۜ | İfal Babı | أَفْعَلَهُ | Onu ne kötü örttü | 1 |
| الْكَفَرَةُ | İsim | الْفَعَلَةُ | Örtenler | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Örttüler 190
Örtenler 115
Örten 23
Örttü 19
Örtenlere 17
Örtersiniz 16
Örterler 16
Küfür 16
Örter 15
Örttünüz 6
Ve küfür 5
Onların küfrü sebebiyle 4
Örtenlere ait 4
Ve örtenler 4
Diğer 56 anlam
Örtmek 4
Kefaret 3
Örtmeleri için 3
Onun küfrü 3
Ve örtenlere ait 3
Kesinlikle örteceğim 2
Örteriz 2
Ve örter 2
Ve örttüler 2
Örtenlere aittir 2
Örttük 2
Onların küfrü 2
Ve örttü 2
Kafirlik ettiler 1
Kafirleri 1
Kafirler için. 1
Ve örtersiniz 1
Örtenlerin 1
Örtme 1
Beni örtmeyin? 1
Ve örtün 1
Küfretmeyi 1
Örttünüz mü? 1
Onlara o örtülür 1
Ve ört 1
Örtülür 1
Ve örteriz 1
Ve onların küfrü 1
Ve onların küfretmelei sebebiyle 1
Küfür ile 1
Öyleyse örttük 1
Onun kefareti 1
Küfrüne 1
Örtenleri 1
Örttüm 1
Küfre 1
Hemen örttü 1
Öyleyse örtsün 1
Örttün mü? 1
Yakında örtecekler 1
Örterim 1
Kesinlikle örteceğiz 1
Küfrün ile 1
Örtmesi için 1
Hemen örtersiniz 1
Örtmem için 1
Ve örttük 1
Ve örttünüz 1
Örtüldü 1
Örtenleriniz mi? 1
Çiftçiler 1
Ört 1
Hemen örttüler 1
Kâfur 1
Onu ne kötü örttü 1
Kafirler 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
465 ayet
وَاِذَا
مَسَّ
الْاِنْسَانَ
ضُرٌّ
دَعَا
رَبَّهُ
مُن۪يباً
اِلَيْهِ
ثُمَّ
اِذَا
خَوَّلَهُ
نِعْمَةً
مِنْهُ
نَسِيَ
مَا
كَانَ
يَدْعُٓوا
اِلَيْهِ
مِنْ
قَبْلُ
وَجَعَلَ
لِلّٰهِ
اَنْدَاداً
لِيُضِلَّ
عَنْ
سَب۪يلِه۪ۜ
قُلْ
تَمَتَّعْ
بِكُفْرِكَ
قَل۪يلاًۗ
اِنَّكَ
مِنْ
اَصْحَابِ
النَّارِ
İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah, katından bir nimet verince önceden kime yalvarmış olduğunu unutuverir; Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: «İnkarınla az bir müddet zevklen, şüphesiz sen cehennemliksin.»[8]
فَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنْ
كَذَبَ
عَلَى
اللّٰهِ
وَكَذَّبَ
بِالصِّدْقِ
اِذْ
جَٓاءَهُۜ
اَلَيْسَ
ف۪ي
جَهَنَّمَ
مَثْوًى
لِلْكَافِر۪ينَ
Allah’a karşı yalan uydurandan, kendisine gelmiş gerçeği yalan sayandan daha zalim olan kimdir? İnkarcılar için cehennemde dur durak olmaz olur mu?[32]
لِيُكَفِّرَ
اللّٰهُ
عَنْهُمْ
اَسْوَاَ
الَّذ۪ي
عَمِلُوا
وَيَجْزِيَهُمْ
اَجْرَهُمْ
بِاَحْسَنِ
الَّذ۪ي
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
Zira Allah, onların yaptıkları kötülükleri örter, onlara, işledikleri şeylerin en güzel karşılıklarını verir.[35]
بَلٰى
قَدْ
جَٓاءَتْكَ
اٰيَات۪ي
فَكَذَّبْتَ
بِهَا
وَاسْتَكْبَرْتَ
وَكُنْتَ
مِنَ
الْكَافِر۪ينَ
Ey insanoğlu! Evet; ayetlerim sana gelmişti de onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştun.[59]
لَهُ
مَقَال۪يدُ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِۜ
وَالَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْخَاسِرُونَ۟
Göklerin ve yerin kilitleri O’nundur. Allah’ın ayetlerini inkar edenler, işte onlar hüsrandadırlar.[63]
وَس۪يقَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اِلٰى
جَهَنَّمَ
زُمَراًۜ
حَتّٰٓى
اِذَا
جَٓاؤُ۫هَا
فُتِحَتْ
اَبْوَابُهَا
وَقَالَ
لَهُمْ
خَزَنَتُـهَٓا
اَلَمْ
يَأْتِكُمْ
رُسُلٌ
مِنْكُمْ
يَتْلُونَ
عَلَيْكُمْ
اٰيَاتِ
رَبِّكُمْ
وَيُنْذِرُونَكُمْ
لِقَٓاءَ
يَوْمِكُمْ
هٰذَاۜ
قَالُوا
بَلٰى
وَلٰكِنْ
حَقَّتْ
كَلِمَةُ
الْعَذَابِ
عَلَى
الْكَافِر۪ينَ
İnkar edenler, bölük bölük cehenneme sürülür. Oraya vardıklarında kapıları açılır; bekçileri onlara: «Size içinizden Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi» derler. «Evet geldi» derler. Lakin azap sözü inkarcıların aleyhine gerçekleşir.[71]
مَا
يُجَادِلُ
ف۪ٓي
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
اِلَّا
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
فَلَا
يَغْرُرْكَ
تَقَلُّبُهُمْ
فِي
الْبِلَادِ
Allah’ın ayetleri üzerinde, inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. İnkarcıların memlekette gezip dolaşması seni aldatmasın.[4]
وَكَذٰلِكَ
حَقَّتْ
كَلِمَتُ
رَبِّكَ
عَلَى
الَّذ۪ينَ
كَفَرُٓوا
اَنَّهُمْ
اَصْحَابُ
النَّارِۢ
İnkar edenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşti.[6]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
يُنَادَوْنَ
لَمَقْتُ
اللّٰهِ
اَكْبَرُ
مِنْ
مَقْتِكُمْ
اَنْفُسَكُمْ
اِذْ
تُدْعَوْنَ
اِلَى
الْا۪يمَانِ
فَتَكْفُرُونَ
Ama inkar edenlere, «Allah’ın gazabı, sizin birbirinize olan öfkenizden daha büyüktür; imana çağrıldığınızda inkar ederdiniz» diye seslenilir.[10]
ذٰلِكُمْ
بِاَنَّـهُٓ
اِذَا
دُعِيَ
اللّٰهُ
وَحْدَهُ
كَفَرْتُمْۚ
وَاِنْ
يُشْرَكْ
بِه۪
تُؤْمِنُواۜ
فَالْحُكْمُ
لِلّٰهِ
الْعَلِيِّ
الْكَب۪يرِ
Onlara: «Yalnız Allah çağrıldığı zaman inkar ederdiniz de, O’na eş koşulunca inanırdınız. Bugün hüküm, yüce Allah’ındır» denir.[12]
فَادْعُوا
اللّٰهَ
مُخْلِص۪ينَ
لَهُ
الدّ۪ينَ
وَلَوْ
كَرِهَ
الْكَافِرُونَ
Ey inananlar! İnkarcılar istemese de, dini yalnız Allah’a has kılarak O’na yalvarın.[14]
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
كَانَتْ
تَأْت۪يهِمْ
رُسُلُهُمْ
بِالْبَيِّنَاتِ
فَكَفَرُوا
فَاَخَذَهُمُ
اللّٰهُۜ
اِنَّهُ
قَوِيٌّ
شَد۪يدُ
الْعِقَابِ
Bu, kendilerine açık belgelerle gelen peygamberlerini inkar etmelerinden ötürüdür. Allah da onları bunun için yakalamıştır. Doğrusu O, kuvvetlidir, cezalandırması da şiddetlidir.[22]
فَلَمَّا
جَٓاءَهُمْ
بِالْحَقِّ
مِنْ
عِنْدِنَا
قَالُوا
اقْتُلُٓوا
اَبْنَٓاءَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مَعَهُ
وَاسْتَحْيُوا
نِسَٓاءَهُمْۜ
وَمَا
كَيْدُ
الْكَافِر۪ينَ
اِلَّا
ف۪ي
ضَلَالٍ
Musa katımızdan onlara gerçeği getirince: «Onunla beraber iman etmiş kimselerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın» dediler. Ama inkarcıların hilesi elbette boşa gider.[25]
تَدْعُونَن۪ي
لِاَكْفُرَ
بِاللّٰهِ
وَاُشْرِكَ
بِه۪
مَا
لَيْسَ
ل۪ي
بِه۪
عِلْمٌۘ
وَاَنَا۬
اَدْعُوكُمْ
اِلَى
الْعَز۪يزِ
الْغَفَّارِ
«Siz beni Allah’ı inkar etmeye, bilmediğim bir şeyi O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz; ben ise sizi, güçlü olan, çok bağışlayan Allah’a çağırıyorum.»[42]
قَالُٓوا
اَوَلَمْ
تَكُ
تَأْت۪يكُمْ
رُسُلُكُمْ
بِالْبَيِّنَاتِۜ
قَالُوا
بَلٰىۜ
قَالُوا
فَادْعُواۚ
وَمَا
دُعٰٓـؤُا
الْكَافِر۪ينَ
اِلَّا
ف۪ي
ضَلَالٍ۟
Bekçiler: «Size, belgelerle peygamberleriniz gelmiş miydi?» derler. Onlar da: «Evet, gelmişti» derler. Bekçiler: «O halde kendiniz yalvarın» derler. İnkarcıların yalvarışı şüphesiz boşunadır.[50]
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۜ
قَالُوا
ضَلُّوا
عَنَّا
بَلْ
لَمْ
نَكُنْ
نَدْعُوا
مِنْ
قَبْلُ
شَيْـٔاًۜ
كَذٰلِكَ
يُضِلُّ
اللّٰهُ
الْكَافِر۪ينَ
Sonra onlara: «Allah’ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir?» denir. «Bizden uzaklaştılar; hayır, biz zaten önceleri hiçbir şeye kulluk etmiyorduk» derler. İşte Allah inkarcıları böyle saptırır.[73-74]
فَلَمَّا
رَاَوْا
بَأْسَنَا
قَالُٓوا
اٰمَنَّا
بِاللّٰهِ
وَحْدَهُ
وَكَفَرْنَا
بِمَا
كُنَّا
بِه۪
مُشْرِك۪ينَ
Şiddetli azabımızı gördüklerinde: «Yalnız Allah’a inandık; O’na koştuğumuz eşleri inkar ettik» dediler.[84]
فَلَمْ
يَكُ
يَنْفَعُهُمْ
ا۪يمَانُهُمْ
لَمَّا
رَاَوْا
بَأْسَنَاۜ
سُنَّتَ
اللّٰهِ
الَّت۪ي
قَدْ
خَلَتْ
ف۪ي
عِبَادِه۪ۚ
وَخَسِرَ
هُنَالِكَ
الْكَافِرُونَ
Ama, Bizim şiddetli azabımızı görüp de öyle inanmaları kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında, öteden beri yürürlükte olan yasasıdır. İşte inkarcılar o zaman hüsranda kaldılar.[85]
اَلَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَهُمْ
بِالْاٰخِرَةِ
هُمْ
كَافِرُونَ
Onlar zekat vermezler; ahireti inkar edenler de yalnız onlardır.[7]
قُلْ
اَئِنَّكُمْ
لَتَكْفُرُونَ
بِالَّذ۪ي
خَلَقَ
الْاَرْضَ
ف۪ي
يَوْمَيْنِ
وَتَجْعَلُونَ
لَـهُٓ
اَنْدَاداًۜ
ذٰلِكَ
رَبُّ
الْعَالَم۪ينَۚ
«Siz yeri iki günde yaratanı mı inkar ediyor ve O’na eşler koşuyorsunuz! O, alemlerin Rabbidir» de.[9]
Yükleniyor...