ك ل م
71ayette
75kez geçiyor
32/114surede
15farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %63 · Medenî %37
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
A’râf 137
39. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
6 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| كَلِمَةٌ | İsim | فَعِلَةٌ | Kelime | 21 |
| لِكَلِمَاتِ | İsim | لِفَعِلَاتِ | Onun kelimeleri ile | 13 |
| كَلِمَتُ | İsim | فَعِلَةُ | Kelime | 7 |
| يُكَلِّمُهُمُ | Tef'il Babı | يُفَعِّلُهُمُ | Onlarla konuşur | 6 |
| كَلَّمَ | Tef'il Babı | فَعَّلَ | Konuştu | 6 |
| تُكَلِّمَ | Tef'il Babı | تُفَعِّلَ | Konuşursun | 6 |
| كَلَامَ | İsim | فَعَالَ | Kelam | 4 |
| الْكَلِمَ | İsim | الْفَعِلَ | Kelimeler | 4 |
| يَتَكَلَّمُ | Tefe'ale Babı | يَتَفَعَّلُ | Konuşur | 2 |
| تَكْل۪يماًۚ | İsim | تَفْعِيلًا | Konuşmak | 1 |
| وَكَلِمَاتِه۪ | İsim | وَفَعِلَاتِهِ | Ve onun kelimeleri | 1 |
| تَكَلَّمُ | Tefe'ale Babı | تَتَفَعَّلُ | Konuşur | 1 |
| اُكَلِّمَ | Tef'il Babı | أُفَعِّلَ | Konuşurum | 1 |
| نُكَلِّمُ | Tef'il Babı | نُفَعِّلُ | Konuşuruz | 1 |
| نَتَكَلَّمَ | Tefe'ale Babı | نَتَفَعَّلَ | Konuşuruz | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kelime 24
Kelimeler 6
Onlarla konuşur 4
Kelam 3
Konuşursun 3
Onun kelimeleri ile 3
Konuştu 2
Kelimeyi 2
Kelimelerini 2
Onun kelimelerini 2
Konuşur 2
Konuşuruz 2
Bizimle konuşur 1
Kelimelerle 1
Diğer 18 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Âl-i İmrân suresi ✕ Süzgeci kaldır
6 ayet
فَنَادَتْهُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
وَهُوَ
قَٓائِمٌ
يُصَلّ۪ي
فِي
الْمِحْرَابِۙ
اَنَّ
اللّٰهَ
يُبَشِّرُكَ
بِيَحْيٰى
مُصَدِّقاً
بِكَلِمَةٍ
مِنَ
اللّٰهِ
وَسَيِّداً
وَحَصُوراً
وَنَبِياًّ
مِنَ
الصَّالِح۪ينَ
Mabedde namaz kılarken melekler ona seslendiler: «Allah sana Allah’ın emriyle (vücud bulan İsa’yı) tasdik eden, efendi, iffetli, iyilerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeler».[39]
قَالَ
رَبِّ
اجْعَلْ
ل۪ٓي
اٰيَةًۜ
قَالَ
اٰيَتُكَ
اَلَّا
تُكَلِّمَ
النَّاسَ
ثَلٰثَةَ
اَيَّامٍ
اِلَّا
رَمْزاًۜ
وَاذْكُرْ
رَبَّكَ
كَث۪يراً
وَسَبِّـحْ
بِالْعَشِيِّ
وَالْاِبْكَارِ۟
«Ya Rabbi! Bana bir alamet ver» dedi, «Alametin, üç gün, işaretle anlaşma dışında insanlarla konuşmamandır; Rabbini çok an, akşam sabah hamd et» dedi.[41]
اِذْ
قَالَتِ
الْمَلٰٓئِكَةُ
يَا مَرْيَمُ
اِنَّ
اللّٰهَ
يُبَشِّرُكِ
بِكَلِمَةٍ
مِنْهُۗ
اِسْمُهُ
الْمَس۪يحُ
ع۪يسَى
ابْنُ
مَرْيَمَ
وَج۪يهاً
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِ
وَمِنَ
الْمُقَرَّب۪ينَۙ
Melekler demişti ki: «Ey Meryem! Allah sana, Kendinden bir sözü, adı Meryem oğlu İsa olan Mesihi, dünya ve ahirette şerefli ve Allah’a yakın kılınanlardan olarak müjdeler».[45]
وَيُكَلِّمُ
النَّاسَ
فِي
الْمَهْدِ
وَكَهْلاً
وَمِنَ
الصَّالِح۪ينَ
«İnsanlarla, beşikte iken de, yetişkin iken de konuşacaktır ve o, iyilerdendir».[46]
قُلْ
يَٓا اَهْلَ
الْكِتَابِ
تَعَالَوْا
اِلٰى
كَلِمَةٍ
سَوَٓاءٍ
بَيْنَنَا
وَبَيْنَكُمْ
اَلَّا
نَعْبُدَ
اِلَّا
اللّٰهَ
وَلَا
نُشْرِكَ
بِه۪
شَيْـٔاً
وَلَا
يَتَّخِذَ
بَعْضُنَا
بَعْضاً
اَرْبَاباً
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِۜ
فَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَقُولُوا
اشْهَدُوا
بِاَنَّا
مُسْلِمُونَ
De ki: «Ey Kitap ehli! Ancak Allah’a kulluk etmek, O’na bir şeyi eş koşmamak, Allah’ı bırakıp birbirimizi rab olarak benimsememek üzere, bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin». Eğer yüz çevirirlerse: «Bizim müslüman olduğumuza şahid olun» deyin.[64]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَشْتَرُونَ
بِعَهْدِ
اللّٰهِ
وَاَيْمَانِهِمْ
ثَمَناً
قَل۪يلاً
اُو۬لٰٓئِكَ
لَا
خَلَاقَ
لَهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
وَلَا
يُكَلِّمُهُمُ
اللّٰهُ
وَلَا
يَنْظُرُ
اِلَيْهِمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
وَلَا
يُزَكّ۪يهِمْۖ
وَلَهُمْ
عَذَابٌ
اَل۪يمٌ
Allah’ın ahdini ve yeminlerini az bir değere değişenlerin, işte onların, ahirette bir payları yoktur. Allah onlara kıyamet günü hitab etmeyecek, onlara bakmayacak, onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azab onlar içindir.[77]
Yükleniyor...