ك و ن
1.176ayette
1.390kez geçiyor
86/114surede
23farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %66 · Medenî %34
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Alak 11
1. inen sure
En çok geçtiği sure
Nisâ
114 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| كَانَ | Feale-Yefulu | فَعَلَ | Oldu | 696 |
| كُنْتُمْ | Feale-Yefulu | فَعَلْتُمْ | Oldunuz | 348 |
| تَكُونُوا | Feale-Yefulu | تَفْعُلُوا | Olur | 81 |
| يَكُونُ | Feale-Yefulu | يَفْعُلُ | Olur | 75 |
| كَانَتْ | Feale-Yefulu | فَعَلَتْ | Oldu | 37 |
| يَكُنْ | Feale-Yefulu | يَفْعُلْ | Olur | 32 |
| تَكُنْ | Feale-Yefulu | تَفْعُلْ | Olur | 21 |
| مَكَانٍ | İsim | فَعَالٍ | Mekan | 18 |
| لَنَكُونَنَّ | Feale-Yefulu | لَنَفْعُلَنَّ | Kesinlikle olacağız | 12 |
| كُونُوا | Feale-Yefulu | افْعُلُوا | Olun | 11 |
| اَكُونَ | Feale-Yefulu | أَفْعُلَ | Olurum | 11 |
| يَكُ | Feale-Yefulu | يَفْعُلْ | Olur | 8 |
| تَكُ | Feale-Yefulu | تَفْعُلْ | Olma | 7 |
| مَكَاناً | İsim | فَعَالًا | Mekan | 7 |
| اَكُنْ | Feale-Yefulu | أَفْعُلْ | Olurum | 6 |
| مَكَانَتِكُمْ | İsim | فَعَالَتِكُمْ | İmkanınız | 5 |
| نَكُنْ | Feale-Yefulu | نَفْعُلْ | Oluruz | 4 |
| كُنْتَ | Feale-Yefulu | فَعَلْتَ | Oldun | 2 |
| كُنْتُمْ | Feale-Yefulu | فَعَلْتُمْ | Oldunuz | 2 |
| كُنَّا | Feale-Yefulu | فَعَلْنَا | Olduk | 2 |
| مَكَاناً | Mekan Zarfı | فَعَالًا | Mekan | 2 |
| نَكُ | Feale-Yefulu | نَفْعُلْ | Oluruz | 2 |
| اَكُ | Feale-Yefulu | أَفْعُلْ | Olurum | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Oldu 417
Oldular 236
Oldunuz 186
Olur 98
Olduk 67
Oldun 36
Ve oldular 32
Ve oldu 25
Mekan 23
Oldum 15
Olurum 14
Olurlar 14
Olursun 12
Ve olduk 12
Diğer 69 anlam
Hemen olur 11
Olma 11
Olmayın 10
Olursunuz 10
Olun 9
Ol 9
Kesinlikle olma 9
Hemen oldu 9
Oluruz 8
Ve oldunuz 7
Ve olur 6
Öyleyse oldu 6
Olması için 6
İkisi oldu 5
Kesinlikle olacağız 5
İmkanınız 4
Hemen olursun 3
Ve oluruz 3
Öyleyse olduk 3
Onun mekanı 3
Ve ol 3
İkiniz olmanız sebebiyle 2
Olmanız için 2
Ve oldum 2
Ve olması için 2
Olmasın 2
İkiniz olursunuz 2
olduğunuz 2
Olman sebebiyle 2
Ve olursunuz 2
Olmaları için 2
Olması sebebiyle 2
Hemen oldunuz 2
Kesinlikle olacaksın 2
Öyleyse oldum 2
-dığı şey 2
Olmaları 1
Olmadılar 1
siz idiyseniz 1
idiyseniz 1
Öyleyse oldunuz 1
olsanız 1
İkisi olur 1
Olsun 1
Hemen olursunuz 1
Öyleyse olsunlar 1
Kesinlikle olacağım 1
Ve kesinlikle olacağız 1
Ve olun 1
Oldu mu? 1
Yerinizde kalın 1
Ve oldun 1
Ve kesinlikle olacak 1
Ve olurum 1
isen 1
Ve olurlar 1
Olmamız sebebiyle 1
Şey nedir? 1
Ol- 1
Kesinlikle olacaklar 1
Onların mekanı 1
Olmam sebebiyle 1
Ve kesinlikle olacaksın 1
İkisinin olması için 1
onlar ol- 1
Hemen sadaka veririm 1
Yakında olacak 1
-dir. 1
ol- 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Ve olduk” ✕ Süzgeci kaldır
12 ayet
اَوْ
تَقُولُٓوا
اِنَّـمَٓا
اَشْرَكَ
اٰبَٓاؤُ۬نَا
مِنْ
قَبْلُ
وَكُنَّا
ذُرِّيَّةً
مِنْ
بَعْدِهِمْۚ
اَفَتُهْلِكُنَا
بِمَا
فَعَلَ
الْمُبْطِلُونَ
Rabbin, insanoğlunun sulbünden soyunu alıp devam ettirmiş, onlara: «Ben sizin Rabbiniz değil miyim» demiş ve buna kendilerini şahit tutmuştu. Onlar da: «Evet şahidiz» demişlerdi. Bu, kıyamet günü, «Bizim bundan haberimiz yoktu» dersiniz veya «Daha önce babalarımız Allah’a ortak koşmuşlardı, biz de onlardan sonra gelen bir soyuz, bizi, boşa çalışanların yaptıklarından ötürü yok eder misin?» dersiniz diyedir.[172-173]
وَلَقَدْ
اٰتَيْنَٓا
اِبْرٰه۪يمَ
رُشْدَهُ
مِنْ
قَبْلُ
وَكُنَّا
بِه۪
عَالِم۪ينَۚ
And olsun ki, daha önce İbrahim’e de akla uygun olanı göstermiştik. Biz onu biliyorduk.[51]
وَمِنَ
الشَّيَاط۪ينِ
مَنْ
يَغُوصُونَ
لَهُ
وَيَعْمَلُونَ
عَمَلاً
دُونَ
ذٰلِكَۚ
وَكُنَّا
لَهُمْ
حَافِظ۪ينَۙ
Dalgıçlık yapan ve bundan başka işler de gören şeytanlardan da onun buyruğu altına verdik. Onların hepsini gözetiyorduk.[82]
قَالُٓوا
ءَاِذَا
مِتْنَا
وَكُنَّا
تُرَاباً
وَعِظَاماً
ءَاِنَّا
لَمَبْعُوثُونَ
Öncekiler: «Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? And olsun ki biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir» demişlerdi.[82-83]
قَالُوا
رَبَّـنَا
غَلَبَتْ
عَلَيْنَا
شِقْوَتُنَا
وَكُنَّا
قَوْماً
ضَٓالّ۪ينَ
Şöyle derler: «Rabbimiz! Bizi bedbahtlığımız yenmişti; sapık bir millet olmuştuk.»[106]
فَلَمَّا
جَٓاءَتْ
ق۪يلَ
اَهٰكَذَا
عَرْشُكِۜ
قَالَتْ
كَاَنَّهُ
هُوَۚ
وَاُو۫ت۪ينَا
الْعِلْمَ
مِنْ
قَبْلِهَا
وَكُنَّا
مُسْلِم۪ينَ
Melike geldiğinde «Senin tahtın böyle miydi?» denildi. O da «Sanki odur, daha önce bize bilgi verilmişti ve teslim olmuştuk» dedi.[42]
ءَاِذَا
مِتْنَا
وَكُنَّا
تُرَاباً
وَعِظَاماً
ءَاِنَّا
لَمَبْعُوثُونَۙ
«Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?» derler.[15-17]
ءَاِذَا
مِتْنَا
وَكُنَّا
تُرَاباً
وَعِظَاماً
ءَاِنَّا
لَمَد۪ينُونَ
İçlerinden biri şöyle der: «Benim bir dostum vardı, bana: ’Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?’ derdi.»[51-53]
ءَاِذَا
مِتْنَا
وَكُنَّا
تُرَاباًۚ
ذٰلِكَ
رَجْعٌ
بَع۪يدٌ
Kafirler, Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da: «Bu şaşılacak bir şey; öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman dirilecek miyiz? Bu, ihtimali olmayan bir dönüştür» dediler.[2-3]
وَكَانُوا
يَقُولُونَ
اَئِذَا
مِتْنَا
وَكُنَّا
تُرَاباً
وَعِظَاماً
ءَاِنَّا
لَمَبْعُوثُونَۙ
Şöyle söylerlerdi: «Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz?»[47]
وَكُنَّا
نَخُوضُ
مَعَ
الْخَٓائِض۪ينَۙ
«Batıla dalanlarla biz de dalardık.»[45]
وَكُنَّا
نُكَذِّبُ
بِيَوْمِ
الدّ۪ينِۙ
«Ceza gününü yalanlardık.»[46]
Yükleniyor...