ك ا ن
28ayette
29kez geçiyor
24/114surede
1farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %72 · Medenî %28
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 50
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Mâide
2 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| كَاَنَّهُمْ | Harfi Nasb | كَأَنَّهُمْ | Onların ...ması gibi | 29 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
28 ayet
كَاَنَّهُنَّ
الْيَاقُوتُ
وَالْمَرْجَانُۚ
Onlar yakut ve mercan gibidirler.[58]
اِنَّ
اللّٰهَ
يُحِبُّ
الَّذ۪ينَ
يُقَاتِلُونَ
ف۪ي
سَب۪يلِه۪
صَفاًّ
كَاَنَّهُمْ
بُنْيَانٌ
مَرْصُوصٌ
Doğrusu Allah, kendi uğrunda, kenetlenmiş bir duvar gibi, saf halinde çarpışanları sever.[4]
وَاِذَا
رَاَيْتَهُمْ
تُعْجِبُكَ
اَجْسَامُهُمْۜ
وَاِنْ
يَقُولُوا
تَسْمَعْ
لِقَوْلِهِمْۜ
كَاَنَّهُمْ
خُشُبٌ
مُسَنَّدَةٌۜ
يَحْسَبُونَ
كُلَّ
صَيْحَةٍ
عَلَيْهِمْۜ
هُمُ
الْعَدُوُّ
فَاحْذَرْهُمْۜ
قَاتَلَهُمُ
اللّٰهُۘ
اَنّٰى
يُؤْفَـكُونَ
Onlara baktığın zaman cüsseleri hoşuna gider; konuşurlarsa sözlerini dinlersin; tıpkı, sıralanmış kof kütük gibidirler; her çığlığı kendi aleyhlerine sayarlar; onlar düşmandır, onlardan çekin; Allah canlarını alsın, nasıl da aldatılıp döndürülüyorlar.[4]
سَخَّرَهَا
عَلَيْهِمْ
سَبْعَ
لَيَالٍ
وَثَمَانِيَةَ
اَيَّامٍۙ
حُسُوماً
فَتَرَى
الْقَوْمَ
ف۪يهَا
صَرْعٰىۙ
كَاَنَّهُمْ
اَعْجَازُ
نَخْلٍ
خَاوِيَةٍۚ
Allah onların kökünü kesmek üzere, üzerlerine o rüzgarı yedi gece sekiz gün, estirdi. Halkın, kökünden çıkarılmış hurma kütükleri gibi yere yıkıldıklarını görürsün.[7]
يَوْمَ
يَخْرُجُونَ
مِنَ
الْاَجْدَاثِ
سِرَاعاً
كَاَنَّهُمْ
اِلٰى
نُصُبٍ
يُوفِضُونَۙ
Kabirlerden çabuk çabuk çıkacakları gün, gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak sanki dikili taşlara doğru koşarlar. İşte bu, onlara söz verilmiş olan gündür.[43-44]
كَاَنَّهُمْ
حُمُرٌ
مُسْتَنْفِرَةٌۙ
Aslandan ürkerek kaçan yabani merkeplere benzerler.[50-51]
كَاَنَّهُ
جِمَالَتٌ
صُفْرٌۜ
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.[32-33]
كَاَنَّهُمْ
يَوْمَ
يَرَوْنَهَا
لَمْ
يَلْبَثُٓوا
اِلَّا
عَشِيَّةً
اَوْ
ضُحٰيهَا
Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.[46]
Yükleniyor...