م ث ل
148ayette
169kez geçiyor
50/114surede
10farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %64 · Medenî %36
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Müddessir 31
4. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
22 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| مِثْلَ | İsim | فِعْلَ | Örnek | 120 |
| مَثَلاً | İsim | فَعَلًا | Örnek | 22 |
| الْاَمْثَالَ | İsim | الْأَفْعَالَ | Örnekler | 18 |
| مِثْلَيْهِمْ | İsim | فِعْلَيْهِمْ | Onların iki katı | 2 |
| التَّمَاث۪يلُ | İsim | التَّفَاعِيلُ | Heykeller | 2 |
| اَمْثَالُكُمْۜ | Sıfat | أَفْعَالُكُمْ | Sizin benzerleriniz | 1 |
| الْمَثُلَاتُۜ | İsim | الْفَعُلَاتُ | İbret olan örnekler | 1 |
| فَتَمَثَّلَ | Tefe'ale Babı | فَتَفَعَّلَ | Hemen şeklinde göründü | 1 |
| الْمُثْلٰى | Sıfat | الْفُعْلَى | İdeal | 1 |
| اَمْثَلُهُمْ | İsim | أَفْعَلُهُمْ | Onların en iyi örneği | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Örnek 46
Benzer 25
Onun benzeri 14
Örnek gibi 12
Örnekler 10
Sizin benzeriniz 7
Benzerimiz 6
Benzer ile 5
Onların benzeri 4
Onların örneği 3
Onun örneği 3
Ve örnek 3
Ve onun benzeri 3
Onun benzeri ile 3
Diğer 21 anlam
Sizin benzerleriniz 2
Onun benzerleri 2
Ve onların benzeri 2
Onların benzerleri 2
gibidir 1
Onun benzerin- 1
Onların iki katı 1
Onun iki katı 1
İbret olan örnekler 1
Hemen şeklinde göründü 1
İdeal 1
Onların en iyi örneği 1
Heykeller 1
Onun benzeri için 1
Örnek ile 1
Ve heykeller 1
Benzeri için 1
Onun benzeri gibi 1
sizin gibi 1
Benzerleri gibi 1
Sizin örnekleriniz 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ ت ي ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
28 ayet
فَاسْتَجَبْنَا
لَهُ
فَكَشَفْنَا
مَا
بِه۪
مِنْ
ضُرٍّ
وَاٰتَيْنَاهُ
اَهْلَهُ
وَمِثْلَهُمْ
مَعَهُمْ
رَحْمَةً
مِنْ
عِنْدِنَا
وَذِكْرٰى
لِلْعَابِد۪ينَ
Biz de onun duasını kabul etmiş ve başına gelenleri kaldırmıştık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha vermiştik.[84]
وَلَا
يَأْتُونَكَ
بِمَثَلٍ
اِلَّا
جِئْنَاكَ
بِالْحَقِّ
وَاَحْسَنَ
تَفْس۪يراًۜ
Sana bir misal vermezler ki, Biz onun gerçeğini ve en iyi anlaşılanını sana vermemiş olalım.[33]
مَٓا
اَنْتَ
اِلَّا
بَشَرٌ
مِثْلُنَاۚ
فَأْتِ
بِاٰيَةٍ
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
«Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir» dediler.[153-154]
فَلَمَّا
جَٓاءَهُمُ
الْحَقُّ
مِنْ
عِنْدِنَا
قَالُوا
لَوْلَٓا
اُو۫تِيَ
مِثْلَ
مَٓا
اُو۫تِيَ
مُوسٰىۜ
اَوَلَمْ
يَكْفُرُوا
بِمَٓا
اُو۫تِيَ
مُوسٰى
مِنْ
قَبْلُۚ
قَالُوا
سِحْرَانِ
تَظَاهَرَا۠
وَقَالُٓوا
اِنَّا
بِكُلٍّ
كَافِرُونَ
Ama onlara katımızdan gerçek gelince: «Musa’ya verildiği gibi buna da mucize verilmesi gerekmez mi?» dediler. Daha önce Musa’ya verileni de inkar etmemişler miydi? «Yardımlaşan iki sihir (Tevrat ve Kuran); hepsini inkar edenleriz» dediler.[48]
فَخَرَجَ
عَلٰى
قَوْمِه۪
ف۪ي
ز۪ينَتِه۪ۜ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
يُر۪يدُونَ
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَا
يَا لَيْتَ
لَنَا
مِثْلَ
مَٓا
اُو۫تِيَ
قَارُونُۙ
اِنَّهُ
لَذُو
حَظٍّ
عَظ۪يمٍ
Karun, ihtişam içinde milletinin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler: «Karun’a verildiği gibi bizim de olsa; doğrusu o büyük bir varlık sahibidir» demişlerdi.[79]
فَلْيَأْتُوا
بِحَد۪يثٍ
مِثْلِه۪ٓ
اِنْ
كَانُوا
صَادِق۪ينَۜ
Eğer iddialarında samimi iseler Kuran’ın benzeri bir söz meydana getirsinler.[34]
وَاِنْ
فَاتَكُمْ
شَيْءٌ
مِنْ
اَزْوَاجِكُمْ
اِلَى
الْـكُفَّارِ
فَعَاقَبْتُمْ
فَاٰتُوا
الَّذ۪ينَ
ذَهَبَتْ
اَزْوَاجُهُمْ
مِثْلَ
مَٓا
اَنْفَقُواۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
الَّـذ۪ٓي
اَنْتُمْ
بِه۪
مُؤْمِنُونَ
Ey mümin erkekler! Eğer inkar eden (kafir olan) eşlerinize sarfettiklerinizden inkarcılara bir şey geçecek olursa ganimetten, eşleri giden mümin erkeklere sarfettikleri miktar kadarını verin. İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.[11]
وَمَا
جَعَلْنَٓا
اَصْحَابَ
النَّارِ
اِلَّا
مَلٰٓئِكَةًۖ
وَمَا
جَعَلْنَا
عِدَّتَهُمْ
اِلَّا
فِتْنَةً
لِلَّذ۪ينَ
كَـفَرُواۙ
لِيَسْتَيْقِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْـكِتَابَ
وَيَزْدَادَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
ا۪يمَاناً
وَلَا
يَرْتَابَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْـكِتَابَ
وَالْمُؤْمِنُونَۙ
وَلِيَقُولَ
الَّذ۪ينَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
مَرَضٌ
وَالْـكَافِرُونَ
مَاذَٓا
اَرَادَ
اللّٰهُ
بِهٰذَا
مَثَلاًۜ
كَذٰلِكَ
يُضِلُّ
اللّٰهُ
مَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَـهْد۪ي
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَمَا
يَعْلَمُ
جُنُودَ
رَبِّكَ
اِلَّا
هُوَۜ
وَمَا
هِيَ
اِلَّا
ذِكْرٰى
لِلْبَشَرِ۟
Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdır. Sayılarını bildirmekle de, ancak inkar edenlerin denenmesini ve kendilerine kitap verilenlerin kesin bilgi edinmesini ve inananların da imanlarının artmasını sağladık. Kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve inkarcılar: «Allah bu misalle neyi muradetti?» desinler. İşte Allah, böylece, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu, insanoğluna bir öğütten ibarettir.[31]
Yükleniyor...